Sözleşmenin geçersizliği | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2160 E. 2023/4449 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
opsiyon sözleşmesi↗ opsiyon işlemi↗ müşterek temsilci↗ aydınlatma yükümlülüğü↗ genel işlem koşulu↗ çerçeve sözleşme↗ i̇i̇k 167↗ başvurma harcı↗ tanıma↗ ba formu↗ dürüstlük kuralı↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 21.12.2016 tarih, 2014/598 E. ve 2016/124 K. sayılı kararı ile sözleşmedeki düzenlemeler karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz opsiyon sözleşmeleri kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 25 inci madde hükümlerine aykırı olduğu ve aynı Kanun'un 27 nci madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle 167.580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.10.2020 tarihli, 2019/1251 E. ve 2020/4358 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce imzalanan sözleşmede yer alan hükümlerin genel işlem koşullarına ilişkin maddeler uyarınca denetime tabi tutulamayacağı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan ve geçerli olup bu kapsamda sözleşmeyi imzalayan her iki tarafı bağladığı kabul edilen sözleşme ve ekleri kapsamında davacı taraf bilgi ve talimatları doğrultusunda dava konusu işlemlerin davalı banka tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın gerekli aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmenin tek taraflı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekilinin mağdur olduğunu ileri sürerek belirtilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen opsiyon sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 20 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözleşmenin geçersizliği | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1251 E. 2020/4358 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · genel işlem koşulu · çerçeve sözleşme · i̇i̇k 167 · ba formu · geçersizlik · Sözleşmenin geçersizliği, Alacak
İncelediğiniz kararda… yılı kararı ile sözleşmedeki düzenlemeler karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 25 inci madde hükümlerine aykırı olduğu ve aynı Kanun'un 27 nci madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Bozma Kararı Dairemizin 22.10.2020 tarihli, 2019/1251 E. ve 2020/4358 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce imzalanan sözleşmede yer alan hükümlerin «genel işlem koşullarına» ilişkin maddeler uyarınca denetime tabi tutulamayacağı gerekçesiyle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapıldığı çekişme konusu olmayan 08.01.2010 tarihli genel türev işlemler «çerçevesi sözleşmesine» dayalı yapılan münferit döviz opsiyonu işlemleri ile ilgili 08.07.2011, 12.07.2011 ve 15.07.2011 tarihli bariyerli opsiyon dekontu ve sözleşmeleri düzenlendiği, «kamu düzenine» ilişkn TBK hükümlerinin 01.07.2012 tarihinden önce yapılan sözleşmelere de uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki söz konusu sözleşmelerin özelliği itibariyle bariyer tipi knock out sözleşmesi olduğu ve sadece alt bariyer olup, üst bariyerlerin kararlaştırılmadığı, davacının sözleşmeler öncesi dava dışı HSBC Bank A.Ş ile vadeli döviz «opsiyon işlemlerini» gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve «formlarda» opsiyon işlemlerinin niteliği, özellikleri ve riskleri hakkında ayrıntılı bilgilerin yer aldığı nazara alındığında davacının söz konusu işlemler ve riskler yönünden bilgi sahibi olduğu ancak, türev işlemler çerçeve sözleşmenin 2.7.maddesi uyarınca, davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak sonlandırmayı talep etmesi halinde bankaya tamamen kendi insiyatifinde ve tek taraflı olarak belirleyebileceği bir fiyatı verme hakkının tanındığı ve ancak müşterinin bu fiyatı kabul etmesi ve tarafların mutabık olmaları durumanda sözleşmenin sonlandırılmasının mümkün olabileceği düzenlemesi karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin TBK'nun 25 m. hükümlerine aykırı olduğu ve TBK 27. madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle, «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece sözleşmede bulunan hükümlerin TBK'nın 20-25. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarına» aykırı olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 08.01.2010, Bariyerli Opsiyon Dekontu ve Sözleşmeleri ise, 08.07.2011, 12.07.2011, 15.07.2011 tarihli olup, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış sözleşmeler olduğu anlaşılmakla, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Konun'un 1. maddesi gereğince uyuşmazlıkta mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması sonucunda sözleşmede yer alan hükümlerin «genel işlem koşullarına» ilişkin TBK 20 ve devamı maddeleri uyarınca denetime tabi tutulamayacağı nazara alınarak inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı de …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · kamu düzeni
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapıldığı çekişme konusu olmayan 08.01.2010 tarihli genel türev işlemler «çerçevesi sözleşmesine» dayalı yapılan münferit döviz opsiyonu işlemleri ile ilgili 08.07.2011, 12.07.2011 ve 15.07.2011 tarihli bariyerli opsiyon dekontu ve sözleşmeleri düzenlendiği, «kamu düzenine» ilişkn TBK hükümlerinin 01.07.2012 tarihinden önce yapılan sözleşmelere de uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki söz konusu sözleşmelerin özelliği itibariyle bariyer tipi knock out sözleşmesi olduğu ve sadece alt bariyer olup, üst bariyerlerin kararlaştırılmadığı, davacının sözleşmeler öncesi dava dışı HSBC Bank A.Ş ile vadeli döviz «opsiyon işlemlerini» gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve «formlarda» opsiyon işlemlerinin niteliği, özellikleri ve riskleri hakkında ayrıntılı bilgilerin yer aldığı nazara alındığında davacının söz konusu işlemler ve riskler yönünden bilgi sahibi olduğu ancak, türev işlemler çerçeve sözleşmenin 2.7.maddesi uyarınca, davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak sonlandırmayı talep etmesi halinde bankaya tamamen kendi insiyatifinde ve tek taraflı olarak belirleyebileceği bir fiyatı verme hakkının tanındığı ve ancak müşterinin bu fiyatı kabul etmesi ve tarafların mutabık olmaları durumanda sözleşmenin sonlandırılmasının mümkün olabileceği düzenlemesi karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin TBK'nun 25 m. hükümlerine aykırı olduğu ve TBK 27. madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle, «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece sözleşmede bulunan hükümlerin TBK'nın 20-25. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarına» aykırı olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 08.01.2010, Bariyerli Opsiyon Dekontu ve Sözleşmeleri ise, 08.07.2011, 12.07.2011, 15.07.2011 tarihli olup, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış sözleşmeler olduğu anlaşılmakla, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Konun'un 1. maddesi gereğince uyuşmazlıkta mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması sonucunda sözleşmede yer alan hükümlerin «genel işlem koşullarına» ilişkin TBK 20 ve devamı maddeleri uyarınca denetime tabi tutulamayacağı nazara alınarak inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı de …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5564 E. 2015/3271 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · tanıma · taahhütname
İncelediğiniz kararda… yılı kararı ile sözleşmedeki düzenlemeler karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 25 inci madde hükümlerine aykırı olduğu ve aynı Kanun'un 27 nci madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… e işlemleri konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, tarafların iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına karşı ciddi itirazları değerlendirilerek, vadeli «opsiyon işlem» tipine göre tarafların hak ve yükümlülükleri tespit edilerek, opsiyon hakkını hangi tarafın kullanma hakkının bulunduğu belirlenerek, taraflar arasındaki genel türev «çerçeve sözleşmesinin» «tanımlar» kısmı ile maddeleri ve bariyerli opsiyon dekont sözlemesinin hükümleri bir arada incelenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekil …
… rli opsiyon dekont sözleşmesinde işlem tipinin Avrupa tipi olduğunun belirtildiğini, bu işlem tipinde vadeden önce opsiyon hakkının kullanılamayacağını, genel türev «çerçeve sözleşmesinin» «tanımlar» kısmında opsiyon hakkının alıcıya tanındığını, «vade tarihi» olan 30.12.2011 tarihinden önce işlemi sonlandırma yükümlülüğü bulunmadığını, bilirkişilerin «uyuşmazlık konusu» olay hakkında bilgilerinin olmadığını, yatırım ve hazine işlemleri konusunda uzman kişilerden rapor alınması gerektiğini belirttiği halde, mahkemece yetersiz, tara …
… 2.2011 tarihinde 1,6750 TL kur üzerinden 500.000 USD, yine 1,7000 TL kur üzerinden 500.000 USD satmayı, bankanın ise opsiyon hakkına sahip olabilmek için 11.000 USD «prim» ödemeyi «taahhüt» ettiği, davacının 27.10.2011 tarihinde USD kuru 1.752 TL iken opsiyon hakkını kullanmak istediği, bankanın işlemin sonlandırılması için USD üzerinden «kur farkı» talep ettiği, «vade» sonunda ise 216.500 TL'yi davacını hesabından aldığı, telefon görüşmelerinde işlem tipinin Amerikan opsiyon olarak belirtildiği, vadeye kadar herhangi bir tarihte …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı · vade tarihi · ek prim · uyuşmazlık konusu · vade
Benzer bu kararda… 2.2011 tarihinde 1,6750 TL kur üzerinden 500.000 USD, yine 1,7000 TL kur üzerinden 500.000 USD satmayı, bankanın ise opsiyon hakkına sahip olabilmek için 11.000 USD «prim» ödemeyi «taahhüt» ettiği, davacının 27.10.2011 tarihinde USD kuru 1.752 TL iken opsiyon hakkını kullanmak istediği, bankanın işlemin sonlandırılması için USD üzerinden «kur farkı» talep ettiği, «vade» sonunda ise 216.500 TL'yi davacını hesabından aldığı, telefon görüşmelerinde işlem tipinin Amerikan opsiyon olarak belirtildiği, vadeye kadar herhangi bir tarihte …
… rli opsiyon dekont sözleşmesinde işlem tipinin Avrupa tipi olduğunun belirtildiğini, bu işlem tipinde vadeden önce opsiyon hakkının kullanılamayacağını, genel türev «çerçeve sözleşmesinin» «tanımlar» kısmında opsiyon hakkının alıcıya tanındığını, «vade tarihi» olan 30.12.2011 tarihinden önce işlemi sonlandırma yükümlülüğü bulunmadığını, bilirkişilerin «uyuşmazlık konusu» olay hakkında bilgilerinin olmadığını, yatırım ve hazine işlemleri konusunda uzman kişilerden rapor alınması gerektiğini belirttiği halde, mahkemece yetersiz, tara …
Davacı taraf, banka ile bariyerli «opsiyonlu sözleşme» imzaladıklarını, USD kurunun fiyat farkı esasına dayalı vadeli işlem yapıldığını, bankanın sözleşmenin riskleri konusunda kendilerini yeterince uyarmadığını, «vade tarihine» kadar herhangi bir günde işlemi sonlandırabileceklerinin belirtildiğini, 27.10.2011 tarihinde işlemi sonlandırmak isteği halde kabul edilmediğini, bu tarih itibari …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2400 E. 2019/2291 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · geçersizlik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
… yılı kararı ile sözleşmedeki düzenlemeler karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 25 inci madde hükümlerine aykırı olduğu ve aynı Kanun'un 27 nci madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan 8 adet bariyerli «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Opsiyon sözleşmesinden kaynaklanan tazminat | Sözleşmenin geçersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5722 E. 2017/782 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · ba formu · geçersizlik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
… yılı kararı ile sözleşmedeki düzenlemeler karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 25 inci madde hükümlerine aykırı olduğu ve aynı Kanun'un 27 nci madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili İstemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:risk bildirim formu · haksız şart · genel işlem şartı · yasal faiz · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede bulunan hükümlerin TBK’nın 20-.... madde hükümlerinde düzenlenen «genel işlem şartlarına» aykırı bulunduğu belirtilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 07/06/2011 tarihli olup TBK’nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla, somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, 07/06/2011 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun "risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedİlebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği, aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği, sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
-
Opsiyon sözleşmesinden kaynaklanan tazminat | Sözleşmenin geçersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12583 E. 2017/658 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · çerçeve sözleşme · ba formu · geçersizlik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
… yılı kararı ile sözleşmedeki düzenlemeler karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 25 inci madde hükümlerine aykırı olduğu ve aynı Kanun'un 27 nci madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili İstemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:risk bildirim formu · haksız şart · genel işlem şartı · yasal faiz · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında ... adet genel türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» akdedildiği, davalı bankanın davacı tarafa imzalattığı sözleşmelerin bankaca hazırlanarak karşı tarafa sunulduğu, standart bir sözleşme olduğu, davalı taraf sözleşme içeriğinden davacının haberdar olduğunu savunmuş ise de ayrıntılı olan bu nitelikte bir sözleşmenin kısa sürede okunup değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, «opsiyon sözleşmelerinin» diğer yatırım araçlarından farklı olarak özel bilgi ve tecrübe gerektirdiği, davacının risk düzeyini algılama durumunun gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmelerde sermaye piyasası işlemleri «risk bildirim formu» başlığında davacıya "sermaye piyasalarında yapacağınız işlemler sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskininde bulunabileceğinin" belirtilmiş ise de sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, ayrıca bankaların güven kurumları olması dolayısıyla risklere yeteri kadar dikkat çekmeden opsiyon sözleşmeleri yapılmasının özen borcuna da aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan ... adet bariyerli opsiyon sözleşmesinin «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmedeki hükümlerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlandığı, bu hali ile «haksız şart» («genel işlem şartı») niteliğinde olduğu, davalı bankanın «opsiyon sözleşmelerinin» riskleri konusunda davacıyı yeterince aydınlatmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede bulunan hükümlerin TBK’nın 20-.... madde hükümlerinde düzenlenen «genel işlem şartlarına» aykırı bulunduğu belirtilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 07/06/2011 tarihli olup TBK’nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla, somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, 07/06/2011 tarihli türev işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunun "risk bildirimi” başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde; sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedİlebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği, aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği, sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5053 E. 2021/4189 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · geçersizlik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
… yılı kararı ile sözleşmedeki düzenlemeler karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 25 inci madde hükümlerine aykırı olduğu ve aynı Kanun'un 27 nci madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.
… le 62.270,25 TL'nin davacıların murisinin davalı banka nezdindeki hesabından tahsil edildiği, dava konusu oluşturan 08.07.2011 ve 20.07.2011 işlem tarihli bariyerli «opsiyon sözleşmelerinin» 19.08.2011 tarihi itibariyle sonlandırılmasına ilişkin davacılar murisi ... tarafından 18.08.2011 tarihinde gönderilen e-posta mesajinın Opsiyon Sözleşmelerinin erken sonlandırılma açısından geçerli kabul edilmesi gerektiği ve 19.08.2011 tarihli Merkez Bankası dolar kuru esas alınarak netleşme fiyatının belirlenmesi halinde, 19.08.2011 erken sonlandırma tarihi itibariyle davacılar murisinden toplam 198.669,00 TL opsiyon «kur farkı» zararı tahsil edilecek iken davacılar murisinin talebinin dikkate alınmayarak opsiyon sözleşmelerinin «vade» bitim tarihlerinde oluşan netleşme fiyatı üzerinden işlem yapılarak, davacılar murisi hesabından toplam 460.503,75 TL tahsil edilmek suretiyle davacılar murisinin 261.834,75 TL «kayba» uğratıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 261.834,75 TL'nin dava tarihinden itibarin işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… acağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu, davacılar murisinin 20.04.2011 tarihli opsiyon işleminde zarar etmesine rağmen «opsiyon işlemi» yapmaya devam ettiği ve davalı bankanın şube müdürüne gönderdiği e-postalarda da açık bir «fesih» iradesi bulunmadığı gözetilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı · fesih · vade · kâr kaybı · yasal faiz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… le 62.270,25 TL'nin davacıların murisinin davalı banka nezdindeki hesabından tahsil edildiği, dava konusu oluşturan 08.07.2011 ve 20.07.2011 işlem tarihli bariyerli «opsiyon sözleşmelerinin» 19.08.2011 tarihi itibariyle sonlandırılmasına ilişkin davacılar murisi ... tarafından 18.08.2011 tarihinde gönderilen e-posta mesajinın Opsiyon Sözleşmelerinin erken sonlandırılma açısından geçerli kabul edilmesi gerektiği ve 19.08.2011 tarihli Merkez Bankası dolar kuru esas alınarak netleşme fiyatının belirlenmesi halinde, 19.08.2011 erken sonlandırma tarihi itibariyle davacılar murisinden toplam 198.669,00 TL opsiyon «kur farkı» zararı tahsil edilecek iken davacılar murisinin talebinin dikkate alınmayarak opsiyon sözleşmelerinin «vade» bitim tarihlerinde oluşan netleşme fiyatı üzerinden işlem yapılarak, davacılar murisi hesabından toplam 460.503,75 TL tahsil edilmek suretiyle davacılar murisinin 261.834,75 TL «kayba» uğratıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 261.834,75 TL'nin dava tarihinden itibarin işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… n olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin «kesin» olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarr …
… acağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu, davacılar murisinin 20.04.2011 tarihli opsiyon işleminde zarar etmesine rağmen «opsiyon işlemi» yapmaya devam ettiği ve davalı bankanın şube müdürüne gönderdiği e-postalarda da açık bir «fesih» iradesi bulunmadığı gözetilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4202 E. 2015/4918 K.
Ortak:çerçeve sözleşme
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince el konulan paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 15/08/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/(1)-k maddesi gereğince «bankacılık sözleşmelerinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» olduğu ve bu sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2160 E. , 2023/4449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/164 Esas, 2021/1045 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... Tad ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı banka şubesi arasında 08.07.2011- 12.07.2011- 15.07.2011 tarihli bariyerli opsiyon sözleşmeleri imzalandığını, türev araçlar ve opsiyon sözleşmeleri konusunda hiçbir bilgisi olmadığı anlaşılan davalı bankanın müşteri temsilcisi tarafından telefonda konuşarak müvekkil şehir dışında iken hiçbir riski olmadığı telkinleri doğrultusunda sözleşme dahi imzalatmadan telefonda işlem yaptığını, bariyerli opsiyon sözleşmesinin müvekkili ile akdedilirken SPK seri: ... sayılı tebliğin amir hükümlerine riayet edilmediğini, müvekkilini bankanın işlemi içeriği hakkında bilgilendirmediğini ve sözleşmenin ayrılmaz parçası olan müşteri tanıma formunun müvekkilinden edinilmediğini, bankanın müşterisini tanımadığını ve müşterinin imzaladığı sözleşme ile üstlendiği taahhütleri anlamadığını, yine yatırımını nasıl değerlendireceğini bilmediğini, müşteri tanıma formu ve genel türev işlemler çerçeve sözleşmesi, opsiyon sözleşmesi yapıldıktan sonra müvekkilinin imzasının sonradan alındığını, SPK Tebliği gereğince bariyerli opsiyon sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkili ile işlem yapan şube personellerinin tebliğ hükümleri gereğine mesleki yeterliliklerinin bulunmadığını, müvekkilinin toplamda, 167.580,00 TL'nin tahsil tarihlerinden itibaren işleyen faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu edilen opsiyon işlemi ve riskleri konusunda bilgi sahibi olduğunu, daha önce birçok kez müvekkili banka dışındaki bankalar ile opsiyon işlemi yaptığını, davacının bilinçli olarak dava konusu işlemleri serbest iradesi ile gerçekleştirdiğini, dava konusu işlemlerin SPK mevzuatına tabi olmadığını, müvekkili bankaca yapılan işlemlerde taraflar arasında imzalanmış olan opsiyon sözleşmelerine ve bankacılık teammüllerine aykırı bir husus bulunmadığını, her işlem öncesi davacı tarafa yeterince bilgi verildiğini, davacı tarafından imzalanan genel türev ürünler çerçeve sözleşmesinde de işlemin riskleri, risk bildirim formunda açıklık kazandığını, davacının ilk kez opsiyon işlemi yapmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 21.12.2016 tarih, 2014/598 E. ve 2016/124 K. sayılı kararı ile sözleşmedeki düzenlemeler karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz opsiyon sözleşmeleri kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 25 inci madde hükümlerine aykırı olduğu ve aynı Kanun'un 27 nci madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle 167.580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.10.2020 tarihli, 2019/1251 E. ve 2020/4358 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce imzalanan sözleşmede yer alan hükümlerin genel işlem koşullarına ilişkin maddeler uyarınca denetime tabi tutulamayacağı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan ve geçerli olup bu kapsamda sözleşmeyi imzalayan her iki tarafı bağladığı kabul edilen sözleşme ve ekleri kapsamında davacı taraf bilgi ve talimatları doğrultusunda dava konusu işlemlerin davalı banka tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın gerekli aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmenin tek taraflı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekilinin mağdur olduğunu ileri sürerek belirtilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen opsiyon sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 20 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Alınmadığı anlaşılan 179,90 TL temyiz ilam harcı ile 886,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/966121500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz