Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1638 E. 2023/5560 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet etmeme yasağı↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ kötüleme↗ rekabet yasağı↗ kısıtlılık↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haksız rekabetin özel hallerinden hiçbirisinin gerçekleşmediği, dürüstlük kuralına aykırılık neticesinde genel hüküm niteliğinde olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ncü maddesi uyarınca da haksız rekabetin oluşmadığı, davalıların, davacı ile aynı işi yapan merkez açmış olması, davacının bazı öğrencileriyle ve velileriyle iletişime geçmeleri ve davacı şirketin bazı öğrencilerine kendi açtıkları kurum bünyesinde davalılarca eğitim verilmiş olmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeyeceği, bu eylemleri gerçekleştirmiş olmalarının davalıların kötüniyetle, dürüst ve bozulmamış rekabet ortamını bozmaya giriştiklerinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada bulunan tüm delillerin ve beyanların davalıların söylem ve eylemlerinin haksız rekabet olduğunu ortaya koyduğunu, eksik incelemeye dayanan 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, davalıların rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede düzenlemeye yer verildiğini inkar etmelerinin açıkça kötüniyete ve yine rekabet yasağını ihlale işaret ettiğini, herkesle aynı tip sözleşmelerin imzalandığını ve sözleşmelerin içerisinde rekabet yasağına ilişkin hüküm bulunduğunu, bunun tanıkların ifadeleri ile de ispatlandığını, davalı ...'in müdür olması nedeniyle müvekkili kurumun öğrencilerinin bilgilerine ulaşarak onları kendi açtığı kuruma yönlendirmesinin haksız rekabete yol açtığını, davalıların "kardeş kurum" ifadesi ve "dil ve konuşma eğitimi destek programı"nın varlığı hususunda aldatıcı reklamlar ile kendileri lehine maddi menfaat elde ederken müvekkil şirket aleyhine hareket ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların davacıyı kötülediği iddiasının ispatının olmadığı, davalıların davacı ile aynı işi yapan bir merkez açmış olmalarının bu yönde kısıtlayıcı bir hüküm olmaması nedeniyle hukuka aykırı bulunmadığı, davacının öğrencisi olan bir kısım öğrencinin daha sonra davalıların açtığı merkeze gitmelerinin bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere verilen eğitimin doğal bir sonucu olduğu, davalılara isnat edilen eylemlerin haksız rekabet yaratmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların söylem ve eylemlerinin haksız rekabet yarattığını, davalıların iş akdinde yer alan rekabet etmeme yasağına aykırı davrandıklarını, Mahkemece sözleşmenin varlığının kanıtlamadığı kanaatinin doğru olmadığını, sadece ceza yargılaması sonucuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'in davacı işyerindeki bilgileri ele geçirdiğini, iş sırlarına vakıf olduğunu, dosyada mübrez whatsapp konuşmalarından da anlaşılacağı üzere kimi zaman kardeş kurum olarak gösterilirken kimi zaman da müvekkilin öğrenci portföyündeki kişileri dil ve konuşma eğitimi verileceği yönündeki yanıltıcı beyanları ile kendilerine çekmeye çalıştıklarını, sonuç olarak davalıların dil ve konuşma eğitimi hususunda eğitim verdiği ve bu yönde ifadeler ile müvekkilin öğrenci profilindeki insanlara ulaşarak müvekkili kurum öğrencilerini aldatarak onları kendi bünyesinde topladığını, müvekkilini kötülediğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin meni ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun 54 ncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16183 E. 2014/17036 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada bulunan tüm delillerin ve beyanların davalıların söylem ve eylemlerinin «haksız rekabet» olduğunu ortaya koyduğunu, «eksik incelemeye» dayanan 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, davalıların «rekabet yasağına» ilişkin olarak sözleşmede düzenlemeye yer verildiğini inkar etmelerinin açıkça «kötüniyete» ve yine rekabet yasağını ihlale işaret ettiğini, herkesle aynı tip sözleşmelerin imzalandığını ve sözleşmelerin içerisinde rekabet yasağına ilişkin hüküm bulunduğu …
Benzer bu kararda… p yapılmayacağının tartışılması gerekirken, tespit edilen lisans bedelinden indirim yapılmasına yönelik olarak kararda gösterilen sebeplerin doğrudan davacı tarafın «olumsuz» davranışları sonucu gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle ve «eksik inceleme» sonucu lisans bedelinden % 40 oranında indirim yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenkis · ticari avans faizi · ticari itibar · ba formu · sözleşmenin feshi · hakkaniyet · olumsuz oy · avans faizi
Benzer bu kararda… alacağını talep etmeye hakkı var ise de marka hakkının lisans sözleşmesine uygun olarak davalı tarafından kullanımına önemli ölçüde engellemeler yaptığı, davalının «ticari itibarını» zarara uğratacak davranışlarda bulunduğu, bu nedenle marka hakkını lisans yoluyla kullanan davalının bedelde «tenkis» etme hakkının doğduğu, bu indirimin % 40 oranında olmasının «hakkaniyete» uygun olduğu, bu durumda tespit olunan 95.758,72 TL lisans bedelinden % 40 oranında indirim yapıldığında talep edilebilecek lisans bedeli alacağının 57.106,14 TL olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile marka lisans bedelinden doğan 57.106,14 TL alacağın davalı taraftan 14.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf, ancak, 21. maddedeki hallerin varlığını kanıtlaması halinde «sözleşmenin feshi» ya da ücretin «tenkisini» isteyebilir.
Davalı taraf, davacının bir takım davranışları sonucu markayı kullanmasının engellendiğini, davacının kırtasiye, «forma» gibi emtiaları göndermediğini, eğitim hizmetinin verildiği öğrenci velileri ile başka mekanlarda toplantı yapmak suretiyle okulun itibarının zedelendiğini, marka kullanımına engeller yapıldığını savunmuştur.
… p yapılmayacağının tartışılması gerekirken, tespit edilen lisans bedelinden indirim yapılmasına yönelik olarak kararda gösterilen sebeplerin doğrudan davacı tarafın «olumsuz» davranışları sonucu gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle ve «eksik inceleme» sonucu lisans bedelinden % 40 oranında indirim yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1638 E. , 2023/5560 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkili mercilerden aldığı izinle zihinsel yetersizliği, işitme yetersizliği, görme engeli, otistik yaygın gelişimsel bozukluğu, gelişim geriliği, çoklu engelli, üstün zekalı ve yetenekli kişilere yönelik devamlı bakımevi, tedavi ve sağlık merkezi olarak hizmet verdiğini, müvekkili şirket ile Güngör Gürbüz ve Nevin Oduncugil arasında iş akdi imzalandığını, iş akdinin 30.11.2014 tarihinde Güngör Gürbüz'ün, 12.12.2014 tarihinde Nevin Oduncugil'in haksız istifası ile son bulduğunu, davalı ... Oduncugil'in iş sözleşmelerinin saklı tutulduğu klasörden kendisine ve Güngör Gürbüz'e ait iş sözleşmelerinin sadece ilk sayfalarını şirkette bırakarak geriye kalan özel şartlar, rekabet yasağı sözleşmesi ve imzaların bulunduğu sayfaları yanında götürdüğünü, davalıların bir araya gelerek müvekkili şirketin iş alanı içerisinde aynı hizmet amacıyla yeni bir şirket kurduklarını, rekabet yasağı sözleşmelerini ellerinde bulunduran davalıların bununla da kalmayarak müvekkilinden eğitim ve rehabilitasyon hizmeti alan çocukların ailelerini arayarak kendi şirketlerine gelmeleri konusunda ısrarlı uğraşlar sergilediklerini, davalıların müvekkili şirketi kötülediklerini, müşterilerini yavaş yavaş kaybetmeye başlayan müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılar arasında aktedilen iş sözleşmelerinde rekabet yasağına ilişkin düzenleme bulunduğu, davalıların iş aktinin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle tabi oldukları rekabet yasağına aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekili asıl davada cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın üç yıldır müdür sıfatıyla çalışmakta iken 12.12.2014 tarihli istifa dilekçesini kuruma ibraz ettiğini, bu istifasının kabul edilerek Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden istifa olur yazısı aldığını, müvekkili Güngör Gürbüz'ün de üç yıldır öğretmen sıfatıyla çalışmakta iken 30.11.2014 tarihli istifa dilekçesini kuruma ibraz ettiğini, bu istifasının kabul edilerek Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 17.12.2014 tarihli istifa olur yazısı alındığını, iş akdinin müvekkilleri tarafından haksız olarak sonlandırıldığı iddiasının maddi gerçeklerden uzak olduğunu, müvekkilleri arasında kurumdan ayrılış iradeleri bakımından bir birlikteliğin söz konusu olmadığını, müvekkillerinin davacı ile iş akdi imzalarken rekabet yasağı ile ilgili herhangi bir düzenleme içeren sözleşme imzalamadıklarını, müvekkillerinin rekabet ihlali oluşturacak hiçbir eylemlerinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalılara tebligat çıkarılmadığından cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haksız rekabetin özel hallerinden hiçbirisinin gerçekleşmediği, dürüstlük kuralına aykırılık neticesinde genel hüküm niteliğinde olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ncü maddesi uyarınca da haksız rekabetin oluşmadığı, davalıların, davacı ile aynı işi yapan merkez açmış olması, davacının bazı öğrencileriyle ve velileriyle iletişime geçmeleri ve davacı şirketin bazı öğrencilerine kendi açtıkları kurum bünyesinde davalılarca eğitim verilmiş olmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeyeceği, bu eylemleri gerçekleştirmiş olmalarının davalıların kötüniyetle, dürüst ve bozulmamış rekabet ortamını bozmaya giriştiklerinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada bulunan tüm delillerin ve beyanların davalıların söylem ve eylemlerinin haksız rekabet olduğunu ortaya koyduğunu, eksik incelemeye dayanan 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, davalıların rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede düzenlemeye yer verildiğini inkar etmelerinin açıkça kötüniyete ve yine rekabet yasağını ihlale işaret ettiğini, herkesle aynı tip sözleşmelerin imzalandığını ve sözleşmelerin içerisinde rekabet yasağına ilişkin hüküm bulunduğunu, bunun tanıkların ifadeleri ile de ispatlandığını, davalı ...'in müdür olması nedeniyle müvekkili kurumun öğrencilerinin bilgilerine ulaşarak onları kendi açtığı kuruma yönlendirmesinin haksız rekabete yol açtığını, davalıların "kardeş kurum" ifadesi ve "dil ve konuşma eğitimi destek programı"nın varlığı hususunda aldatıcı reklamlar ile kendileri lehine maddi menfaat elde ederken müvekkil şirket aleyhine hareket ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların davacıyı kötülediği iddiasının ispatının olmadığı, davalıların davacı ile aynı işi yapan bir merkez açmış olmalarının bu yönde kısıtlayıcı bir hüküm olmaması nedeniyle hukuka aykırı bulunmadığı, davacının öğrencisi olan bir kısım öğrencinin daha sonra davalıların açtığı merkeze gitmelerinin bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere verilen eğitimin doğal bir sonucu olduğu, davalılara isnat edilen eylemlerin haksız rekabet yaratmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların söylem ve eylemlerinin haksız rekabet yarattığını, davalıların iş akdinde yer alan rekabet etmeme yasağına aykırı davrandıklarını, Mahkemece sözleşmenin varlığının kanıtlamadığı kanaatinin doğru olmadığını, sadece ceza yargılaması sonucuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'in davacı işyerindeki bilgileri ele geçirdiğini, iş sırlarına vakıf olduğunu, dosyada mübrez whatsapp konuşmalarından da anlaşılacağı üzere kimi zaman kardeş kurum olarak gösterilirken kimi zaman da müvekkilin öğrenci portföyündeki kişileri dil ve konuşma eğitimi verileceği yönündeki yanıltıcı beyanları ile kendilerine çekmeye çalıştıklarını, sonuç olarak davalıların dil ve konuşma eğitimi hususunda eğitim verdiği ve bu yönde ifadeler ile müvekkilin öğrenci profilindeki insanlara ulaşarak müvekkili kurum öğrencilerini aldatarak onları kendi bünyesinde topladığını, müvekkilini kötülediğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin meni ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun 54 ncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964561000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz