Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16183 E. 2014/17036 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis↗ ticari avans faizi↗ ticari itibar↗ ba formu↗ sözleşmenin feshi↗ hakkaniyet↗ olumsuz oy↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2010-2011 eğitim dönemi lisans bedeli alacağını talep etmeye hakkı var ise de marka hakkının lisans sözleşmesine uygun olarak davalı tarafından kullanımına önemli ölçüde engellemeler yaptığı, davalının ticari itibarını zarara uğratacak davranışlarda bulunduğu, bu nedenle marka hakkını lisans yoluyla kullanan davalının bedelde tenkis etme
hakkının doğduğu, bu indirimin % 40 oranında olmasının hakkaniyete uygun olduğu, bu durumda tespit olunan 95.758,72 TL lisans bedelinden % 40 oranında indirim yapıldığında talep edilebilecek lisans bedeli alacağının 57.106,14 TL olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile marka lisans bedelinden doğan 57.106,14 TL alacağın davalı taraftan 14.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan 08.01.2001 tarihli “Eğitim İşbirliği Sözleşmesi” uyarınca davalının ödemekle yükümlü olduğu lisans bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalının taraflar arasında devam eden ihtilafı gerekçe göstererek 2010-2011 eğitim yılı bedelini ödemediğini, oysaki davalının sözleşme konusu okulu 2010-2011 eğitim öğretim dönemi sonuna kadar açık tutarak işlettiğini ve ...markasını kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, 2010-2011 lisans bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı ise sözleşme koşullarının lisans veren davacı tarafından ihlali nedeniyle ödeme yapılmadığını savunmuştur.556 sayılı KHK'nın Lisans Şartlarına ilişkin 21. maddesinin 8. bendinde, sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde, tescilli bir markadan doğan hakların lisans alana karşı dava yoluyla ileri sürülebileceği belirtilmiştir.Bu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere taraflar sözleşme ile kararlaştırılan hükümlere uygun davranmak zorunda olup, bu hususların ihlali halinde anılan maddenin tartışılması gerekmektedir. Davalı taraf, davacının bir takım davranışları sonucu markayı kullanmasının engellendiğini, davacının kırtasiye, forma gibi emtiaları göndermediğini, eğitim hizmetinin verildiği öğrenci velileri ile başka mekanlarda toplantı yapmak suretiyle okulun itibarının zedelendiğini, marka kullanımına engeller yapıldığını savunmuştur. Davacı tarafça da, söz konusu emtianın ücret mukabili verilmesi gerektiği, yine öğrenci velileri ile yapılan toplantıda itibar zedeleyici ifadeler kullanılmadığı belirtmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan lisans bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğundan asıl olan öncelikle sözleşme ile kararlaştırılan marka lisans bedelinin ödenmesidir. Davalı taraf, ancak, 21. maddedeki hallerin varlığını kanıtlaması halinde sözleşmenin feshi ya da ücretin tenkisini isteyebilir. Bu durumda, taraflar arasındaki çekişme ve sözleşmenin 17.06.2011 tarihi itibariyle feshedildiği göz önüne alınarak, tarafların fesihten önceki eğitim döneminde geçerli olan sözleşme hükümleri itibariyle sözleşmenin taraflara yüklediği yükümlülükler ve edimler de gözetilmek ve öncelikle hangi tarafın edim yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği de değerlendirilmek suretiyle, 556 sayılı KHK'nın 21. maddesi kapsamında lisans ücretinin tenkisi icap edip etmediği ve bu hususta makul bir indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması gerekirken, tespit edilen lisans bedelinden indirim yapılmasına yönelik olarak kararda gösterilen sebeplerin doğrudan davacı tarafın olumsuz davranışları sonucu gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle ve eksik inceleme sonucu lisans bedelinden % 40 oranında indirim yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6711 E. 2018/681 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda2- Dava, öğrenci ve öğretmen taşıma «hizmet bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 2010-2011 eğitim öğretim yılı için yapılmış herhangi bir sözleşme olmayıp, davacı ile Okul Aile Birliği Komisyonu arasında 28/08/2007 tarih ve 26627 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik'in 7. maddesine uygun olarak akdedilen 21/07/2010 tarihli sözleşme ile daha sonra Yönetmelik'in 7/3 maddesi kapsamında öğrenci velileri ile ayrı ayrı yapılmış «taşıma sözleşmeleri» bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4554 E. 2015/11616 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:servis sözleşmesi · hizmet bedeli · taşıma sözleşmesi · alacak davası · komisyon · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · taşıyan
Benzer bu kararda… amına göre, davanın 818 sayılı BK'nın 410-415 ve devamı maddelerinde ( 6098 Sayılı BK'nın 526 ve devamı maddelerinde ) düzenlenen vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, davacı ile davalı işletme arasında 2010 -2011 eğitim öğretim yılı için yapılmış herhangi bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığı, davacı tarafın önce 28/08/2007 tarih ve 26627 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik'in 7. maddesine uygun olarak davalı işletmenin okul aile birliği «komisyonu» ile 21/07/2010 tarihinde taşıma sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmenin 11/g maddesinde “davacı yüklenicinin öğretmen, idareci ve personeli mümkün olduğunda öğrenci servisleri ile beraber yada ayrı olarak yeterli araç tahsis ederek «taşıyacağı» ve bu taşımanın ücretsiz olacağı”, 11/h maddesinde “okul idaresi tarafından talep edilen il sınırları içinde yapılacak her türlü resmi veya özel etkinliklere okul saatleri içerisinde olmak üzere velilerden ücret talep edilmeksizin hizmet verileceği, bunun dışındaki taleplerde karşılıklı mutabık olunan ücretinin ödeneceği” düzenlemesinin yer aldığı, davalının davacıya gönderdiği 03/09/2010 tarihli 000/251 sayılı yazıda “işletmenin okul aile birliği «yönetim kurulu» toplantısında alınan kararlar gereği imzalanan «servis sözleşmesinin» idarece «geçersiz» sayıldığı ve feshedildiğinin bildirildiği, yeniden oluşturulan komisyonca 2010-2011 öğretim yılı servis sözleşmesi yapılmak üzere 07/09/2010 tarihinde yapılacak toplantıda hazır bulunmasının istendiği”, davacının bu toplantıya katılmadığı, idarenin sözleşmenin feshedildiğini bildirmesi nedeniyle örnekleri dosya içinde mevcut ve Yönetmeliğin 7/3 maddesine uygun olarak davacının öğrenci velileri ile taşıma sözleşmesi yaptığı ve bu sözleşmeler uyarınca öğrencileri taşıdığı, davacı ile öğrenci velileri arasında tek tek yapılan sözleşmelerde öğretmen, idareci ve personele ya da kültürel ve sosyal etkinliklere araç tahsisinin ücretsiz olarak davacı tarafından gerçekleştirileceği konusunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı, öğretmenler için verilen taşıma «hizmetinin bedelinin» davalıdan istenemeyeceği, burslu öğrenciler için verilen servis hizmeti için de aynı durumun söz konusu olduğu, 2010-2011 eğitim öğretim dönemi içindeki sosyal, kültürel, sportif faaliyetler için davalı işletmenin okul müdürlüklerince davacı şirketten araç temini talebinde bulundukları, bu faliyetlerin mesai saati içinde ve şehir içinde bulunan yerlerde olduğu, davacının araç tahsis ettiği, okul müdürlerinin işletmeyi «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı, ancak işletmenin okullarına da bu hizmetin verildiği dikkate alındığında vekaletsiz işgörme hükümleri uyarıca davacının bu hizmet için 23.718,00 TL' y …
2-Dava, öğrenci ve öğretmen taşıma «hizmet bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere davacı ile davalı arasında 2010-2011 eğitim öğretim yılı için yapılmış herhangi bir «taşıma sözleşmesi» bulunmamaktadır.
Davacı taraf ile Okul Aile Birliği Komisyonu arasında 28/08/2007 tarih ve 26627 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik'in 7. maddesine uygun olarak imzalanan 21/07/2010 tarihli «taşıma sözleşmesi» bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16183 E. , 2014/17036 K.
"İçtihat Metni"
YARGITAYİLAMI
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/07/2013 tarih ve 2011/425-2013/169 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/11/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 08.01.2001 tarihinde imzalanan “Eğitim İşbirliği Sözleşmesi” uyarınca davalının, ... ilinde müvekkiline bağlı olarak bir okul açıp işletmeye başladığını, anılan sözleşme kapsamında davalı Vakfa müvekkiline ait markaları kullanma hakkının da verildiğini, ancak zaman içinde davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirememesi, sözleşmeye ve hukuka aykırı davranışlarını kendisine tanınan süreye rağmen devam ettirmesi nedeniyle taraflar arasındaki akdi ilişkinin müvekkili tarafından 17.06.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.4. maddesi uyarınca davalının, müvekkiline her yıl, o yıla ait elde etmiş olduğu brüt eğitim gelirlerinin % 2'si oranında ödemekle yükümlü olduğu isim hakkı-lisans bedelini taraflar arasında devam eden ihtilafı gerekçe göstererek 2010-2011 yılında ödemediğini, oysaki davalının sözleşme konusu okulu 2010-2011 eğitim öğretim dönemi sonuna kadar açık tutarak işlettiğini ve ...markasını kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle davalının anılan eğitim dönemine ilişkin olarak ödemede bulunmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yapılan ıslah sonucu bilirkişi tarafından hesaplanmış olan 95.176,91 TL'nin davalıdan temerrüt tarihi olan 14.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu süreç boyunca davacı tarafından isim hakkının kullanılmasına yönelik uygulamaların askıya alındığını, müvekkilinin haklarının kullandırılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2010-2011 eğitim dönemi lisans bedeli alacağını talep etmeye hakkı var ise de marka hakkının lisans sözleşmesine uygun olarak davalı tarafından kullanımına önemli ölçüde engellemeler yaptığı, davalının ticari itibarını zarara uğratacak davranışlarda bulunduğu, bu nedenle marka hakkını lisans yoluyla kullanan davalının bedelde tenkis etme
hakkının doğduğu, bu indirimin % 40 oranında olmasının hakkaniyete uygun olduğu, bu durumda tespit olunan 95.758,72 TL lisans bedelinden % 40 oranında indirim yapıldığında talep edilebilecek lisans bedeli alacağının 57.106,14 TL olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile marka lisans bedelinden doğan 57.106,14 TL alacağın davalı taraftan 14.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan 08.01.2001 tarihli “Eğitim İşbirliği Sözleşmesi” uyarınca davalının ödemekle yükümlü olduğu lisans bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalının taraflar arasında devam eden ihtilafı gerekçe göstererek 2010-2011 eğitim yılı bedelini ödemediğini, oysaki davalının sözleşme konusu okulu 2010-2011 eğitim öğretim dönemi sonuna kadar açık tutarak işlettiğini ve ...markasını kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, 2010-2011 lisans bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı ise sözleşme koşullarının lisans veren davacı tarafından ihlali nedeniyle ödeme yapılmadığını savunmuştur.556 sayılı KHK'nın Lisans Şartlarına ilişkin 21. maddesinin 8. bendinde, sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde, tescilli bir markadan doğan hakların lisans alana karşı dava yoluyla ileri sürülebileceği belirtilmiştir.Bu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere taraflar sözleşme ile kararlaştırılan hükümlere uygun davranmak zorunda olup, bu hususların ihlali halinde anılan maddenin tartışılması gerekmektedir.
Davalı taraf, davacının bir takım davranışları sonucu markayı kullanmasının engellendiğini, davacının kırtasiye, forma gibi emtiaları göndermediğini, eğitim hizmetinin verildiği öğrenci velileri ile başka mekanlarda toplantı yapmak suretiyle okulun itibarının zedelendiğini, marka kullanımına engeller yapıldığını savunmuştur. Davacı tarafça da, söz konusu emtianın ücret mukabili verilmesi gerektiği, yine öğrenci velileri ile yapılan toplantıda itibar zedeleyici ifadeler kullanılmadığı belirtmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan lisans bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğundan asıl olan öncelikle sözleşme ile kararlaştırılan marka lisans bedelinin ödenmesidir. Davalı taraf, ancak, 21. maddedeki hallerin varlığını kanıtlaması halinde sözleşmenin feshi ya da ücretin tenkisini isteyebilir. Bu durumda, taraflar arasındaki çekişme ve sözleşmenin 17.06.2011 tarihi itibariyle feshedildiği göz önüne alınarak, tarafların fesihten önceki eğitim döneminde geçerli olan sözleşme hükümleri itibariyle sözleşmenin taraflara yüklediği yükümlülükler ve edimler de gözetilmek ve öncelikle hangi tarafın edim yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği de değerlendirilmek suretiyle, 556 sayılı KHK'nın 21.
maddesi kapsamında lisans ücretinin tenkisi icap edip etmediği ve bu hususta makul bir indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması gerekirken, tespit edilen lisans bedelinden indirim yapılmasına yönelik olarak kararda gösterilen sebeplerin doğrudan davacı tarafın olumsuz davranışları sonucu gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle ve eksik inceleme sonucu lisans bedelinden % 40 oranında indirim yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101975100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz