İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3852 E. 2023/6031 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu tazmini↗ hmk 389↗ teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ ödemeden men kararı↗ tazmin talebi↗ protesto↗ geri çevirme↗ ilamsız icra takibi↗ teminat mektubu↗ lehtar↗ müteselsil sorumluluk↗ münhasırlık↗ ara karar↗ ihtiyati tedbir↗ satım sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ garantörlük↗ keşideci↗ temlik↗ anonim şirket↗ kötü niyet↗ taahhütname↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı Kiler Holding A.Ş., Nahit Kiler, Ümit Kiler, Vahit Kiler, Hikmet Kiler, Sevgül Kiler, Denge Reklam San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 15.05.2015 tarihli "Kiler Alışveriş Hizmetleri Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Paylarının Devir Ve Temlikine İlişkin Pay Alım-Satım Sözleşmesi" akdedildiği, anılan sözleşme ile pay sahiplerinin değişik oranlardaki paylarını davacıya devir ettikleri, davalı banka tarafından davacıya hitaben 06.07.2015 tarihinde düzenlenen 9027TM04172 mektup nolu teminat mektubu ile anılan sözleşmenin 8.4.1 maddesinde ve sözleşmenin ek-9'unda listelenen mağazalardan herhangi birinin 10.07.2017 tarihine kadar resmî makamlar tarafından münhasıran işyeri açma ve çalışma ruhsatının veya işletme kayıt belgesinin olmaması nedeni ile kapatılması halinde satıcıların sözleşmenin 8.4.1 maddesine uygun olarak hesaplanacak meblağı ödememeleri halinde teminat mektubunda belirtilen şekilde yapılacak tazmin talebi üzerine davalı bankanın bu meblağı davacıya ödemeyi garanti ettiği, teminat sınırının 10.000.000,00 TL'ye kadar garanti edildiği, dava dışı Kiler Holding A.Ş., Nahit Kiler, Ümit Kiler, Vahit Kiler, Hikmet Kiler, Sevgül Kiler, Denge Reklam San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı aleyhine anılan sözleşmenin 8.4.1 maddesi kapsamında borçlu bulunulmadığının tespiti talebi ile Mahkemenin 2016/521 E. sırasında açılan davada 17.05.2016 tarihli tedbir kararı ile söz konusu teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği, ihtiyati tedbir kararında yazılı teminatın yatırıldığı, kararın davalı bankaya bildirildiği, bu durumda bankanın tedbir kararı kendisine tebliğ edilen ve ödemeden men edilen 3. kişi konumunda olduğu, tedbir kararının kaldırıldığı bildirilmedikçe bankanın teminat mektubu tahtında ödemede bulunamayacağı, ayrıca bankanın mevcut ihtiyati tedbir kararına uymayarak ödeme yapması hâlinde ilgili banka çalışanlarının hapis cezası ile cezalandırılmalarının söz konusu olabileceği, davacı tarafından 10.07.2017 tarihinde borçlu Kiler Holding A.Ş.'nin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı teminat mektubunun nakte çevrilmesi talebinde bulunulmuş ise de davalı bankanın ihtiyati tedbir kararı gereği ödeme yapmamakta haklı olduğu, bu sebeple davalı banka aleyhine açılan takibin haksız olduğu, somut olayın açıklanan özelliklerine göre davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı satıcılarla yapılan pay satım sözleşmesinde satıcıların müteselsilen sorumlu olduklarının açıkça düzenlendiğini, davalı banka garantörlüğündeki teminat mektubu ile her bir satıcının yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda ayrı ayrı riskin garanti edildiğini, davalı bankanın Mahkeme tedbir kararını gerekçe göstererek teminat mektubunu nakde çevirmemesine rağmen Mahkemece tüm satıcılar yönünden verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığını, satıcı Hikmet Kiler'in tedbir talebinin bulunmadığını ve bu satıcı yönünden verilmiş bir tedbir kararının da olmadığını, bu durumda davalı bankanın talebi geri çevirmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece aldırılan bilirkişi heyeti raporunda da müvekkilinin talebinin haklılığının tespit edildiğini, raporda teminat mektubunun nakde çevrilmesini ve davacıya ödeme yapılmasını engelleyen bir hususun bulunmadığının vurgulandığını, dava dışı satıcılar tarafından açılan menfi tespit davasının reddedildiğini ve o dosyadan verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, ancak bu hususun işbu dava dosyasında tartışılmadığını, davada kötü niyet tazminatı şartları bulunmadığı hâlde müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usule aykırı olduğunu, zira müvekkilinin alacaklı olduğu bir miktarı tahsil talebinde bulunduğunu, ancak davalı banka ve Mahkeme tarafından ihtiyati tedbirin kimleri kapsadığı konusunda yanılgıya düşüldüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen teminat mektubunun davalı banka tarafından düzenlendiği, 06.07.2015 düzenleme tarihli ve 10.000.000,00 TL limitli olduğu, teminat mektubunda "Davacı ile dava dışı satıcılar arasındaki pay alım sözleşmesi kapsamında muhataba (davacıya) olan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde sözleşmenin 8.4.1.maddesine uygun olarak hesaplanacak bedelin önceden herhangi bir ihtarname keşidesine, protesto çekmeye, hüküm alınmasına ve lehtarın iznine gerek olmaksızın ilk yazılı talep üzerine derhal ve nakden ödeneceğinin davalı banka tarafından taahhüt ve garanti edildiği, davacının 10.07.2017 tarihinde e-posta ile davalı bankaya başvurarak sözleşmenin 8.4.1.maddesi gereğince hesaplanan 1.838.854,41 TL ile sınırlı olarak teminat mektubunun tazmini talebinin, davalı banka tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/521 E. sayılı dosyası ile verilen ihtiyati tedbir kararı gereğince geri çevrildiği, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/521 E. sayılı dosyasında 17.05.2016 tarihli ara kararı ile "... yüzde 30 teminat yatırıldığında Alternatifbank A.Ş. tarafından tanzim edilmiş olan 06.07.2015 tarihli, 90.27TM04172 numaralı teminat mektubunun bu aşamada dava konusu ihtilaf ve miktarla (1.838.854,41 TL) ile sınırlı olmak şartıyla paraya çevrilmesinin önlenmesine dair HMK.389. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine." karar verildiği, anılan tedbir kararında, tarafların sıfatına göre ayrım yapılmaksızın teminat mektubunun paraya çevrilmemesi konusunda net bir ifade kullanılmış olduğundan ve karar davalı bankaya da bildirilmiş olduğundan, davacının başvurusu üzerine davalı banka tarafından teminat mektubunun paraya çevrilmemesi işleminin usule uygun olduğu, davacı vekili her ne kadar satıcılardan Hikmet Kiler'in tedbire konu dava dosyasında davacı olmadığı ve onun yönünden tedbir kararının verilmemiş olması nedeniyle satıcı Hikmet Kiler yönünden müteselsil sorumluluk hükümleri gözetilerek teminat mektubunun paraya çevrilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, tedbir kararı veren Mahkemece taraf sıfatı zikredilmeksizin teminat mektubunun paraya çevrilmemesi konusunda açık bir ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki beyanlarının yerinde görülmediği, davacı alacaklının takipten önce davalı bankaya başvurusu üzerine tedbir kararı nedeniyle talebin reddine karar verildiği, buna göre davacının davalı banka cevabı ile tedbir kararından haberdar olduğu hâlde icra takibi açtığı, davacının hukuken talep edilebilir durumda olmayan bir alacağı tahsil eyleminin kötü niyet olarak kabul edilerek Mahkemece davalı lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, teminat mektubu bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11136 E. 2011/10699 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece , davanın kısmen kabulüne, «haksız rekabet» yönünden davanın kabulü ile davalı eyleminin davacı şirket ünvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalı ünvanının ticaret sicilinden terkinine davalının Kiler sözcüğünü ünvan olarak kullanmasının önlenmesine, davalının Kiler sözcüğünü kullandığı tanıtım vasıtalarının tabela ve reklamlarda kullanılmasının, poşet, insert ve basılı benzer evraklarda kullanılmasının önlenmesine, kullanılanların toplanmasına, hüküm kesinleştiğinde «ilanına», «maddi tazminat» isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 22.04.2008 tarih ve 2007/3728 E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7376 E. 2014/12014 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · husumet yokluğu · limited şirket · husumet
Benzer bu kararda… .000,00 TL'lik senedin davacı tarafça davalının vekili ... aracılığı ile davalı ...'na gönderildiği, senet bedeli ödendiği halde Hikmet'in hisselerini devretmediği, «limited şirket ortakları» hisselerine düşen oranda vergi borcundan sorumlu olduğu halde davalı ortağın hissesine düşen vergi borcunu ödemediği, davalı ...'in borcunun davacı tarafça ödendiği ve ödenmekte bulunduğu, davacının bu nedenle davalı ortak Hikmet'ten 29.997,21 TL alacaklı bulunduğu, davalı ... davacının da kabul ettiği gibi vekaleten senedi aldığından davacıya bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 29.997,21 TL'nin faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair tesis edilen karar, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10991 E. 2011/4026 K.
Ortak:münhasırlık
İncelediğiniz kararda… ahiplerinin değişik oranlardaki paylarını davacıya devir ettikleri, davalı banka tarafından davacıya hitaben 06.07.2015 tarihinde düzenlenen 9027TM04172 mektup nolu «teminat mektubu» ile anılan sözleşmenin 8.4.1 maddesinde ve sözleşmenin ek-9'unda listelenen mağazalardan herhangi birinin 10.07.2017 tarihine kadar resmî makamlar tarafından «münhasıran» işyeri açma ve çalışma ruhsatının veya işletme kayıt belgesinin olmaması nedeni ile kapatılması halinde satıcıların sözleşmenin 8.4.1 maddesine uygun olarak hesaplanacak meblağı ödememeleri halinde teminat mektubunda belirtilen şekilde yapılacak «tazmin talebi» üzerine davalı bankanın bu meblağı davacıya ödemeyi «garanti» ettiği, teminat sınırının 10.000.000,00 TL'ye kadar garanti edildiği, dava dışı Kiler Holding A.Ş., Nahit Kiler, Ümit Kiler, Vahit Kiler, Hikmet Kiler, Sevgül Kile …
Benzer bu kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09.04.2007 tarihinden itibaren davalının davacıya iş vermediğinin sabit olduğu, sözleşme ile davacıya «tekel hakkı» tanınmadığı, davacı «tanıklarının beyanlarına» göre dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma işini kendi araçları ile yapmaya başlaması nedeniyle davacı ve davalı arasındaki taşıma işinin fiilen ortadan kalktığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin taraflarca usulüne uygun olarak feshedilmediği, davacı tarafça BK’nun 106 vd. maddeleri uyarınca yasanın kendisine tanıdığı tercih hakkı kullanılmayıp sözleşme feshedilmeyip «müspet zarar» niteliğindeki 1 aylık «kar kaybının» talep edildiği, davacının usulüne uygun tutulmayan «defter» ve belgelerine göre müspet zararının kanıtlanamadığı, sözleşmede «münhasır» taşıma hakkı tanınmayıp, «ifa yeri» ve zamanı kararlaştırılmadığı, dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma ve «teslim şeklini» değiştirip kendi araçları ile taşımaya başlaması halinde davacının davalı adına yapacağı taşıma işinin azalacağının aşikar olduğu, davalının ticari ve ekonomik nedenlerle iş yoğunluğunun azalıp arttığı yönündeki savunmasına itibar edildiği, «cezai şart» isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim şekli · ifa yeri · tekel hakkı · müspet zarar · kar mahrumiyeti · kar kaybı · tanık beyanı · kâr mahrumiyeti
Benzer bu kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09.04.2007 tarihinden itibaren davalının davacıya iş vermediğinin sabit olduğu, sözleşme ile davacıya «tekel hakkı» tanınmadığı, davacı «tanıklarının beyanlarına» göre dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma işini kendi araçları ile yapmaya başlaması nedeniyle davacı ve davalı arasındaki taşıma işinin fiilen ortadan kalktığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin taraflarca usulüne uygun olarak feshedilmediği, davacı tarafça BK’nun 106 vd. maddeleri uyarınca yasanın kendisine tanıdığı tercih hakkı kullanılmayıp sözleşme feshedilmeyip «müspet zarar» niteliğindeki 1 aylık «kar kaybının» talep edildiği, davacının usulüne uygun tutulmayan «defter» ve belgelerine göre müspet zararının kanıtlanamadığı, sözleşmede «münhasır» taşıma hakkı tanınmayıp, «ifa yeri» ve zamanı kararlaştırılmadığı, dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma ve «teslim şeklini» değiştirip kendi araçları ile taşımaya başlaması halinde davacının davalı adına yapacağı taşıma işinin azalacağının aşikar olduğu, davalının ticari ve ekonomik nedenlerle iş yoğunluğunun azalıp arttığı yönündeki savunmasına itibar edildiği, «cezai şart» isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan «müspet zarar» («kar mahrumiyeti») ve sözleşme ile kararlaştırılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalının kendisine iş vermediğini ve eylemli olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüş, davalı ise feshin söz konusu olmadığını savunmuştur.
Davacı taraf davada iş vermemeye dayalı «kar mahrumiyeti» ve «sözleşmeye aykırılık» nedeniyle «cezai şart» isteminde bulunduğuna göre mahkemece, davalının sözleşmeyle 3 yıllık süre içerisinde İstanbul-Avrupa yakasına yapacağı taşıma işlerini davacıya verdiği ve sözleşme …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3852 E. , 2023/6031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı İlkler Holding A.Ş., Vahit Kiler, Ümit Kiler, Hikmet Kiler, Sevgül Kiler, Denge Reklam San.. Ltd. Şti. arasında 15.05.2015 tarihli pay alım satım sözleşmesi akdedildiğini, satıcıların bu sözleşme tahtındaki olası borçlarının teminatı olarak Alternatif Bank A.Ş. tarafından 06.07.2015 tarihli, 9027TM04172 numaralı, azami 10.000.000,00 TL tutarlı ve 10.07.2017 tarihine kadar geçerlilik süresi bulunan teminat mektubunun müvekkiline teslim edildiğini, müvekkili tarafından 10.07.2017 tarihinde Alternatif Bank A.Ş.'ye gerçekleştirilen bildirim ile söz konusu teminat mektubu uyarınca bankanın garanti taahhüdü ve ödeme yükümlülüğü bulunan 1.838.854,41 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, ancak Alternatif Bank A.Ş.
tarafından 10.07.2017 tarihinde müvekkiline gönderilen cevabi yazı ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/521 E. sayılı davasında verilen 17.05.2016 tarihli ara kararı uyarınca teminat mektubunun nakte çevrilmesini engelleyecek biçimde ihtiyati tedbir kararı verildiği belirtilerek ödeme yapmaktan kaçınıldığını, müvekkili şirket adına davalı aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2017/27334 E. Sayılı dosyasında takip başlatıldığını, icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu teminat mektubunun ödenmesi ihtiyati tedbir kararı ile yasaklanmış olduğundan ihtiyati tedbir kararı kaldırılmadan müvekkili aleyhine dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından açılan geçerli bir icra takibi ve likit bir alacak söz konusu olmadığından itiraz edilen davalı talebine istinaden icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, teminat mektubu vadesi içerisinde teminat mektubu koşullarına uygun tazmin talebinde bulunulmadığından bankanın teminat mektubu tahtında ödeme borcu bulunmadığını, garanti edilmeyen Hikmet Kiler'in sözleşme ile ilgili müşterek ve müteselsil borçlarını ifa etmediğini belirten yazılı tazmin talebi yapılmadığını, tazmin taleplerine istinaden teminat mektubu tahtında ödeme yapılmasının ihtiyati tedbir kararının ihlaline yol açacağını, teminat mektubu tahtında müvekkili temerrüde düşmediğinden temerrüt faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı Kiler Holding A.Ş., Nahit Kiler, Ümit Kiler, Vahit Kiler, Hikmet Kiler, Sevgül Kiler, Denge Reklam San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 15.05.2015 tarihli "Kiler Alışveriş Hizmetleri Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Paylarının Devir Ve Temlikine İlişkin Pay Alım-Satım Sözleşmesi" akdedildiği, anılan sözleşme ile pay sahiplerinin değişik oranlardaki paylarını davacıya devir ettikleri, davalı banka tarafından davacıya hitaben 06.07.2015 tarihinde düzenlenen 9027TM04172 mektup nolu teminat mektubu ile anılan sözleşmenin 8.4.1 maddesinde ve sözleşmenin ek-9'unda listelenen mağazalardan herhangi birinin 10.07.2017 tarihine kadar resmî makamlar tarafından münhasıran işyeri açma ve çalışma ruhsatının veya işletme kayıt belgesinin olmaması nedeni ile kapatılması halinde satıcıların sözleşmenin 8.4.1 maddesine uygun olarak hesaplanacak meblağı ödememeleri halinde teminat mektubunda belirtilen şekilde yapılacak tazmin talebi üzerine davalı bankanın bu meblağı davacıya ödemeyi garanti ettiği, teminat sınırının 10.000.000,00 TL'ye kadar garanti edildiği, dava dışı Kiler Holding A.Ş., Nahit Kiler, Ümit Kiler, Vahit Kiler, Hikmet Kiler, Sevgül Kiler, Denge Reklam San.
ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı aleyhine anılan sözleşmenin 8.4.1 maddesi kapsamında borçlu bulunulmadığının tespiti talebi ile Mahkemenin 2016/521 E. sırasında açılan davada 17.05.2016 tarihli tedbir kararı ile söz konusu teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiği, ihtiyati tedbir kararında yazılı teminatın yatırıldığı, kararın davalı bankaya bildirildiği, bu durumda bankanın tedbir kararı kendisine tebliğ edilen ve ödemeden men edilen 3. kişi konumunda olduğu, tedbir kararının kaldırıldığı bildirilmedikçe bankanın teminat mektubu tahtında ödemede bulunamayacağı, ayrıca bankanın mevcut ihtiyati tedbir kararına uymayarak ödeme yapması hâlinde ilgili banka çalışanlarının hapis cezası ile cezalandırılmalarının söz konusu olabileceği, davacı tarafından 10.07.2017 tarihinde borçlu Kiler Holding A.Ş.'nin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı teminat mektubunun nakte çevrilmesi talebinde bulunulmuş ise de davalı bankanın ihtiyati tedbir kararı gereği ödeme yapmamakta haklı olduğu, bu sebeple davalı banka aleyhine açılan takibin haksız olduğu, somut olayın açıklanan özelliklerine göre davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı satıcılarla yapılan pay satım sözleşmesinde satıcıların müteselsilen sorumlu olduklarının açıkça düzenlendiğini, davalı banka garantörlüğündeki teminat mektubu ile her bir satıcının yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda ayrı ayrı riskin garanti edildiğini, davalı bankanın Mahkeme tedbir kararını gerekçe göstererek teminat mektubunu nakde çevirmemesine rağmen Mahkemece tüm satıcılar yönünden verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığını, satıcı Hikmet Kiler'in tedbir talebinin bulunmadığını ve bu satıcı yönünden verilmiş bir tedbir kararının da olmadığını, bu durumda davalı bankanın talebi geri çevirmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece aldırılan bilirkişi heyeti raporunda da müvekkilinin talebinin haklılığının tespit edildiğini, raporda teminat mektubunun nakde çevrilmesini ve davacıya ödeme yapılmasını engelleyen bir hususun bulunmadığının vurgulandığını, dava dışı satıcılar tarafından açılan menfi tespit davasının reddedildiğini ve o dosyadan verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, ancak bu hususun işbu dava dosyasında tartışılmadığını, davada kötü niyet tazminatı şartları bulunmadığı hâlde müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usule aykırı olduğunu, zira müvekkilinin alacaklı olduğu bir miktarı tahsil talebinde bulunduğunu, ancak davalı banka ve Mahkeme tarafından ihtiyati tedbirin kimleri kapsadığı konusunda yanılgıya düşüldüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen teminat mektubunun davalı banka tarafından düzenlendiği, 06.07.2015 düzenleme tarihli ve 10.000.000,00 TL limitli olduğu, teminat mektubunda "Davacı ile dava dışı satıcılar arasındaki pay alım sözleşmesi kapsamında muhataba (davacıya) olan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde sözleşmenin 8.4.1.maddesine uygun olarak hesaplanacak bedelin önceden herhangi bir ihtarname keşidesine, protesto çekmeye, hüküm alınmasına ve lehtarın iznine gerek olmaksızın ilk yazılı talep üzerine derhal ve nakden ödeneceğinin davalı banka tarafından taahhüt ve garanti edildiği, davacının 10.07.2017 tarihinde e-posta ile davalı bankaya başvurarak sözleşmenin 8.4.1.maddesi gereğince hesaplanan 1.838.854,41 TL ile sınırlı olarak teminat mektubunun tazmini talebinin, davalı banka tarafından İstanbul 3.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/521 E. sayılı dosyası ile verilen ihtiyati tedbir kararı gereğince geri çevrildiği, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/521 E. sayılı dosyasında 17.05.2016 tarihli ara kararı ile "... yüzde 30 teminat yatırıldığında Alternatifbank A.Ş. tarafından tanzim edilmiş olan 06.07.2015 tarihli, 90.27TM04172 numaralı teminat mektubunun bu aşamada dava konusu ihtilaf ve miktarla (1.838.854,41 TL) ile sınırlı olmak şartıyla paraya çevrilmesinin önlenmesine dair HMK.389. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine." karar verildiği, anılan tedbir kararında, tarafların sıfatına göre ayrım yapılmaksızın teminat mektubunun paraya çevrilmemesi konusunda net bir ifade kullanılmış olduğundan ve karar davalı bankaya da bildirilmiş olduğundan, davacının başvurusu üzerine davalı banka tarafından teminat mektubunun paraya çevrilmemesi işleminin usule uygun olduğu, davacı vekili her ne kadar satıcılardan Hikmet Kiler'in tedbire konu dava dosyasında davacı olmadığı ve onun yönünden tedbir kararının verilmemiş olması nedeniyle satıcı Hikmet Kiler yönünden müteselsil sorumluluk hükümleri gözetilerek teminat mektubunun paraya çevrilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, tedbir kararı veren Mahkemece taraf sıfatı zikredilmeksizin teminat mektubunun paraya çevrilmemesi konusunda açık bir ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki beyanlarının yerinde görülmediği, davacı alacaklının takipten önce davalı bankaya başvurusu üzerine tedbir kararı nedeniyle talebin reddine karar verildiği, buna göre davacının davalı banka cevabı ile tedbir kararından haberdar olduğu hâlde icra takibi açtığı, davacının hukuken talep edilebilir durumda olmayan bir alacağı tahsil eyleminin kötü niyet olarak kabul edilerek Mahkemece davalı lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, teminat mektubu bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964241900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz