Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10991 E. 2011/4026 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim şekli↗ ifa yeri↗ tekel hakkı↗ müspet zarar↗ kar mahrumiyeti↗ kar kaybı↗ tanık beyanı↗ kâr mahrumiyeti↗ münhasırlık↗ sözleşmeye aykırılık↗ cezai şart↗ ifa↗ fesih↗ kâr kaybı↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09.04.2007 tarihinden itibaren davalının davacıya iş vermediğinin sabit olduğu, sözleşme ile davacıya tekel hakkı tanınmadığı, davacı tanıklarının beyanlarına göre dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma işini kendi araçları ile yapmaya başlaması nedeniyle davacı ve davalı arasındaki taşıma işinin fiilen ortadan kalktığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin taraflarca usulüne uygun olarak feshedilmediği, davacı tarafça BK’nun 106 vd. maddeleri uyarınca yasanın kendisine tanıdığı tercih hakkı kullanılmayıp sözleşme feshedilmeyip müspet zarar niteliğindeki 1 aylık kar kaybının talep edildiği, davacının usulüne uygun tutulmayan defter ve belgelerine göre müspet zararının kanıtlanamadığı, sözleşmede münhasır taşıma hakkı tanınmayıp, ifa yeri ve zamanı kararlaştırılmadığı, dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma ve teslim şeklini değiştirip kendi araçları ile taşımaya başlaması halinde davacının davalı adına yapacağı taşıma işinin azalacağının aşikar olduğu, davalının ticari ve ekonomik nedenlerle iş yoğunluğunun azalıp arttığı yönündeki savunmasına itibar edildiği, cezai şart isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan müspet zarar (kar mahrumiyeti) ve sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalının kendisine iş vermediğini ve eylemli olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüş, davalı ise feshin söz konusu olmadığını savunmuştur. Ayrıca davalı tarafın bir fesih bildirimi de mevcut değildir. Davacı taraf davada iş vermemeye dayalı kar mahrumiyeti ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart isteminde bulunduğuna göre mahkemece, davalının sözleşmeyle 3 yıllık süre içerisinde İstanbul-Avrupa yakasına yapacağı taşıma işlerini davacıya verdiği ve sözleşmede başkalarına ait araçlarla da taşıma yaptırma hakkını saklı tuttuğuna dair bir ifadeye yer verilmediğinden davalının 3 yıl müddetle sözleşme konusu işi davacıya yaptırması gerektiği nazara alınıp gerektiğinde tarafların daha önceki ticari ilişkisinin boyutu nazara alınıp davacının dava konusu yaptığı 1 aylık kar mahrumiyeti tutarı hesaplattırılıp buna hükmedilmesi ve sözleşmenin 9. maddesindeki cezai şartın niteliği tartışılarak davacının bunu istemekte haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12291 E. 2012/19715 K.
Ortak:müspet zarar · kâr mahrumiyeti · fesih
İncelediğiniz karardaDava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan «müspet zarar» («kar mahrumiyeti») ve sözleşme ile kararlaştırılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalının kendisine iş vermediğini ve eylemli olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüş, davalı ise feshin söz konusu olmadığını savunmuştur.
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09.04.2007 tarihinden itibaren davalının davacıya iş vermediğinin sabit olduğu, sözleşme ile davacıya «tekel hakkı» tanınmadığı, davacı «tanıklarının beyanlarına» göre dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma işini kendi araçları ile yapmaya başlaması nedeniyle davacı ve davalı arasındaki taşıma işinin fiilen ortadan kalktığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin taraflarca usulüne uygun olarak feshedilmediği, davacı tarafça BK’nun 106 vd. maddeleri uyarınca yasanın kendisine tanıdığı tercih hakkı kullanılmayıp sözleşme feshedilmeyip «müspet zarar» niteliğindeki 1 aylık «kar kaybının» talep edildiği, davacının usulüne uygun tutulmayan «defter» ve belgelerine göre müspet zararının kanıtlanamadığı, sözleşmede «münhasır» taşıma hakkı tanınmayıp, «ifa yeri» ve zamanı kararlaştırılmadığı, dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma ve «teslim şeklini» değiştirip kendi araçları ile taşımaya başlaması halinde davacının davalı adına yapacağı taşıma işinin azalacağının aşikar olduğu, davalının ticari ve ekonomik nedenlerle iş yoğunluğunun azalıp arttığı yönündeki savunmasına itibar edildiği, «cezai şart» isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca davalı tarafın bir «fesih» bildirimi de mevcut değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında imzalanan öğrenci «taşıma sözleşmesinin» 16.12.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından feshedildiği, birleşen dava davalısı şirketin davacının 2.762,58 TL alacağı bulunduğunu kabul etmesi dikkate alındığında ...’ın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının 16.12.2006 «fesih» tarihinden taşıma ediminin yerine getirileceği «son» tarih olan 15.06.2007 tarihleri arasında sözleşme feshedilmemiş olsa idi («komisyon bedelinin» akaryakıt gideri düşülmeden yapılan hesaplama ile) 10.363,68 TL gelirden «mahrum» kalacağı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, birleşen davada davacının 5.563,75 TL davalı şirketten alacaklı bulunduğu, davacının 1.400 TL «kısmi ödeme» yapıldığı beyanı dikkate alınarak bakiye 4.163,75 TL alacağı olduğu gerekçesiyle birleşen davada taleple bağlı kalınarak 3.860 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalı şirketten tahsiline, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı- karşı davacının talebiyle bağlı kalınarak 2.000 TL «maddi tazminatın» yasal faizi ile davacıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2) Karşı davada, sözleşmeyi fesheden davalı-karşı davacı ...’ın karşı davasına konu ettiği «mahrum» kaldığı kâr talebi «müspet zarara» ilişkindir.
BK’nun 106. maddesine göre sözleşmeyi fesheden tarafın «müspet zararının» tazminini talep edemeyeceği nazara alındığında karşı davaya konu «maddi tazminat» isteminin reddi gerekirken, bu yönden karşı davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı-karşı davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · komisyon bedeli · gerekçenin düzeltilmesi · taşıma sözleşmesi · komisyon · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında imzalanan öğrenci «taşıma sözleşmesinin» 16.12.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından feshedildiği, birleşen dava davalısı şirketin davacının 2.762,58 TL alacağı bulunduğunu kabul etmesi dikkate alındığında ...’ın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının 16.12.2006 «fesih» tarihinden taşıma ediminin yerine getirileceği «son» tarih olan 15.06.2007 tarihleri arasında sözleşme feshedilmemiş olsa idi («komisyon bedelinin» akaryakıt gideri düşülmeden yapılan hesaplama ile) 10.363,68 TL gelirden «mahrum» kalacağı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, birleşen davada davacının 5.563,75 TL davalı şirketten alacaklı bulunduğu, davacının 1.400 TL «kısmi ödeme» yapıldığı beyanı dikkate alınarak bakiye 4.163,75 TL alacağı olduğu gerekçesiyle birleşen davada taleple bağlı kalınarak 3.860 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalı şirketten tahsiline, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı- karşı davacının talebiyle bağlı kalınarak 2.000 TL «maddi tazminatın» yasal faizi ile davacıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… ının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sözleşmeyi feshedenin davalı olması, davacının «maddi tazminat» talep ettiği maddi vakıanın ise yeni araç satın almak zorunda kalıp bunun için faiz ve diğer «masraflar» yaptığı iddiasına dayanması nedeniyle, feshin haksız olması halinde dahi bu nitelikteki maddi tazminat talebinin kabulü mümkün bulunmadığı ve manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığından asıl davada davacının davasının reddine karar verilmesi gerekiyor olmakla, davacı vekilin temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nun 438/«son» maddesi uyarınca «gerekçesi düzeltilerek» onanmasına karar vermek gerekmiştir.
BK’nun 106. maddesine göre sözleşmeyi fesheden tarafın «müspet zararının» tazminini talep edemeyeceği nazara alındığında karşı davaya konu «maddi tazminat» isteminin reddi gerekirken, bu yönden karşı davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı-karşı davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12293 E. 2012/19716 K.
Ortak:müspet zarar · kâr mahrumiyeti · fesih
İncelediğiniz karardaDava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan «müspet zarar» («kar mahrumiyeti») ve sözleşme ile kararlaştırılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalının kendisine iş vermediğini ve eylemli olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüş, davalı ise feshin söz konusu olmadığını savunmuştur.
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09.04.2007 tarihinden itibaren davalının davacıya iş vermediğinin sabit olduğu, sözleşme ile davacıya «tekel hakkı» tanınmadığı, davacı «tanıklarının beyanlarına» göre dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma işini kendi araçları ile yapmaya başlaması nedeniyle davacı ve davalı arasındaki taşıma işinin fiilen ortadan kalktığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin taraflarca usulüne uygun olarak feshedilmediği, davacı tarafça BK’nun 106 vd. maddeleri uyarınca yasanın kendisine tanıdığı tercih hakkı kullanılmayıp sözleşme feshedilmeyip «müspet zarar» niteliğindeki 1 aylık «kar kaybının» talep edildiği, davacının usulüne uygun tutulmayan «defter» ve belgelerine göre müspet zararının kanıtlanamadığı, sözleşmede «münhasır» taşıma hakkı tanınmayıp, «ifa yeri» ve zamanı kararlaştırılmadığı, dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma ve «teslim şeklini» değiştirip kendi araçları ile taşımaya başlaması halinde davacının davalı adına yapacağı taşıma işinin azalacağının aşikar olduğu, davalının ticari ve ekonomik nedenlerle iş yoğunluğunun azalıp arttığı yönündeki savunmasına itibar edildiği, «cezai şart» isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca davalı tarafın bir «fesih» bildirimi de mevcut değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında imzalanan öğrenci «taşıma sözleşmesinin» 16.12.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından feshedildiği, birleşen dava davalısı şirketin davacının 1.469,15 TL alacağı bulunduğunu kabul etmesi dikkate alındığında ...’ın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının 16.12.2006 «fesih» tarihinden taşıma ediminin yerine getirileceği «son» tarih olan 15.06.2007 tarihleri arasında sözleşme feshedilmemiş olsa idi («komisyon bedelinin» akaryakıt gideri düşülmeden yapılan hesaplama ile) 6.182,80 TL gelirden «mahrum» kalacağı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, birleşen davada davacının 3.317,91 TL davalı şirketten alacaklı bulunduğu, davacının 1.200 TL «kısmi ödeme» yapıldığı beyanı dikkate alınarak bakiye 2.177,91 TL alacağı olduğu gerekçesiyle birleşen davada 2.177,91 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalı şirketten tahsiline, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı- karşı davacı yönünden talebiyle bağlı kalınarak 2.000 TL «maddi tazminatın» yasal faizi ile davacıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2) Karşı davada, sözleşmeyi fesheden davalı-karşı davacı ...’ın karşı davasına konu ettiği «mahrum» kaldığı kar talebi «müspet zarara» ilişkindir.BK’nun 106. maddesine göre sözleşmeyi fesheden tarafın varsa ancak «menfi zararına» yönelik istemde bulunabileceği, müspet zararının tazminini talep edemeyeceği nazara alındığında karşı davaya konu «maddi tazminat» isteminin reddi gerekirken, bu yönden karşı davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı-karşı davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · kısmi ödeme · komisyon bedeli · gerekçenin düzeltilmesi · taşıma sözleşmesi · komisyon · dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında imzalanan öğrenci «taşıma sözleşmesinin» 16.12.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından feshedildiği, birleşen dava davalısı şirketin davacının 1.469,15 TL alacağı bulunduğunu kabul etmesi dikkate alındığında ...’ın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının 16.12.2006 «fesih» tarihinden taşıma ediminin yerine getirileceği «son» tarih olan 15.06.2007 tarihleri arasında sözleşme feshedilmemiş olsa idi («komisyon bedelinin» akaryakıt gideri düşülmeden yapılan hesaplama ile) 6.182,80 TL gelirden «mahrum» kalacağı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, birleşen davada davacının 3.317,91 TL davalı şirketten alacaklı bulunduğu, davacının 1.200 TL «kısmi ödeme» yapıldığı beyanı dikkate alınarak bakiye 2.177,91 TL alacağı olduğu gerekçesiyle birleşen davada 2.177,91 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalı şirketten tahsiline, asıl davada davacı şirketin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı- karşı davacı yönünden talebiyle bağlı kalınarak 2.000 TL «maddi tazminatın» yasal faizi ile davacıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… ının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sözleşmeyi feshedenin davalı olması, davacının «maddi tazminat» talep ettiği maddi vakıanın ise yeni araç satın almak zorunda kalıp bunun için faiz ve diğer «masraflar» yaptığı iddiasına dayanması nedeniyle, feshin haksız olması halinde dahi bu nitelikteki maddi tazminat talebinin kabulü mümkün bulunmadığı ve manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığından asıl davada davacının davasının reddine karar verilmesi gerekiyor olmakla, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nun 438/«son» maddesi uyarınca «gerekçesi düzeltilerek» onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Karşı davada, sözleşmeyi fesheden davalı-karşı davacı ...’ın karşı davasına konu ettiği «mahrum» kaldığı kar talebi «müspet zarara» ilişkindir.BK’nun 106. maddesine göre sözleşmeyi fesheden tarafın varsa ancak «menfi zararına» yönelik istemde bulunabileceği, müspet zararının tazminini talep edemeyeceği nazara alındığında karşı davaya konu «maddi tazminat» isteminin reddi gerekirken, bu yönden karşı davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı-karşı davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11136 E. 2011/10699 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece , davanın kısmen kabulüne, «haksız rekabet» yönünden davanın kabulü ile davalı eyleminin davacı şirket ünvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalı ünvanının ticaret sicilinden terkinine davalının Kiler sözcüğünü ünvan olarak kullanmasının önlenmesine, davalının Kiler sözcüğünü kullandığı tanıtım vasıtalarının tabela ve reklamlarda kullanılmasının, poşet, insert ve basılı benzer evraklarda kullanılmasının önlenmesine, kullanılanların toplanmasına, hüküm kesinleştiğinde «ilanına», «maddi tazminat» isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 22.04.2008 tarih ve 2007/3728 E.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5079 E. 2022/2571 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz karardaDava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan «müspet zarar» («kar mahrumiyeti») ve sözleşme ile kararlaştırılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalının kendisine iş vermediğini ve eylemli olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüş, davalı ise feshin söz konusu olmadığını savunmuştur.
Davacı taraf davada iş vermemeye dayalı «kar mahrumiyeti» ve «sözleşmeye aykırılık» nedeniyle «cezai şart» isteminde bulunduğuna göre mahkemece, davalının sözleşmeyle 3 yıllık süre içerisinde İstanbul-Avrupa yakasına yapacağı taşıma işlerini davacıya verdiği ve sözleşme …
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09.04.2007 tarihinden itibaren davalının davacıya iş vermediğinin sabit olduğu, sözleşme ile davacıya «tekel hakkı» tanınmadığı, davacı «tanıklarının beyanlarına» göre dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma işini kendi araçları ile yapmaya başlaması nedeniyle davacı ve davalı arasındaki taşıma işinin fiilen ortadan kalktığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin taraflarca usulüne uygun olarak feshedilmediği, davacı tarafça BK’nun 106 vd. maddeleri uyarınca yasanın kendisine tanıdığı tercih hakkı kullanılmayıp sözleşme feshedilmeyip «müspet zarar» niteliğindeki 1 aylık «kar kaybının» talep edildiği, davacının usulüne uygun tutulmayan «defter» ve belgelerine göre müspet zararının kanıtlanamadığı, sözleşmede «münhasır» taşıma hakkı tanınmayıp, «ifa yeri» ve zamanı kararlaştırılmadığı, dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma ve «teslim şeklini» değiştirip kendi araçları ile taşımaya başlaması halinde davacının davalı adına yapacağı taşıma işinin azalacağının aşikar olduğu, davalının ticari ve ekonomik nedenlerle iş yoğunluğunun azalıp arttığı yönündeki savunmasına itibar edildiği, «cezai şart» isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği, davacının sözleşmeye dayalı ve haksız feshe dayalı olarak «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10991 E. , 2011/4026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.04.2009 tarih ve 2007/440-2009/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında bağıtlanan 20.01.2007 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalının anlaşmalı olduğu İstanbul Avrupa yakasında firmalara piliç eti ve parça ürünlerin frigorifik araçlarla taşınmasını üstlendiğini, sözleşmenin gereği gibi ifası için araç alıp işe uygun personel istihdam ettiğini, davalının 2007 yılı Şubat ayında sözleşmeye aykırı araçları ve dava dışı kişilere yapıldığının duyulması üzerine, davalıya 06.03.2007 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnameden sonra bir süre daha müvekkiline iş verilip 09.04.2007 tarihinden sonra müvekkiline hiç iş verilmediğini, müvekkilinin araçları, personelinin davalının eylemi nedeniyle boşta kaldığını, ticari hayatının tehlikeye girdiğini, 09.04.2007 tarihi ile 09.05.2007 tarihi arasında 30 günlük sürede müvekkilinin kar kaybının 20.000,00 TL olduğunu, davalının eyleminin tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih niteliğinde olduğunu, sözleşmenin 9.
maddesine göre de sözleşme şartlarına uyulmaması halinde 100.000,00 TL cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, sözleşmenin davalı tarafça haksız yere ihlali nedeniyle 100.000,00 TL cezai şart ve 20.000,00 TL kar kaybı alacağının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince sözleşmenin fesh edilmediğini, bazı ticari ve ekonomik sebeplerle iş yoğunluğunun zaman zaman azalıp arttığını, sözleşmede davacıya tek başına dağıtım yaptırılacağına, tekel hakkı tanınacağına, belirli sürede belirli miktarda iş verileceğine dair hüküm bulunmadığını, davacının aldığını iddia ettiği araçların kendi iştigal alanı ile ilgili olduğunu savunarak, davanın reddindi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09.04.2007 tarihinden itibaren davalının davacıya iş vermediğinin sabit olduğu, sözleşme ile davacıya tekel hakkı tanınmadığı, davacı tanıklarının beyanlarına göre dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma işini kendi araçları ile yapmaya başlaması nedeniyle davacı ve davalı arasındaki taşıma işinin fiilen ortadan kalktığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin taraflarca usulüne uygun olarak feshedilmediği, davacı tarafça BK’nun 106 vd. maddeleri uyarınca yasanın kendisine tanıdığı tercih hakkı kullanılmayıp sözleşme feshedilmeyip müspet zarar niteliğindeki 1 aylık kar kaybının talep edildiği, davacının usulüne uygun tutulmayan defter ve belgelerine göre müspet zararının kanıtlanamadığı, sözleşmede münhasır taşıma hakkı tanınmayıp, ifa yeri ve zamanı kararlaştırılmadığı, dava dışı Kiler Market AŞ ve Şalvarlı Et firmalarının taşıma ve teslim şeklini değiştirip kendi araçları ile taşımaya başlaması halinde davacının davalı adına yapacağı taşıma işinin azalacağının aşikar olduğu, davalının ticari ve ekonomik nedenlerle iş yoğunluğunun azalıp arttığı yönündeki savunmasına itibar edildiği, cezai şart isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan müspet zarar (kar mahrumiyeti) ve sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalının kendisine iş vermediğini ve eylemli olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüş, davalı ise feshin söz konusu olmadığını savunmuştur. Ayrıca davalı tarafın bir fesih bildirimi de mevcut değildir. Davacı taraf davada iş vermemeye dayalı kar mahrumiyeti ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart isteminde bulunduğuna göre mahkemece, davalının sözleşmeyle 3 yıllık süre içerisinde İstanbul-Avrupa yakasına yapacağı taşıma işlerini davacıya verdiği ve sözleşmede başkalarına ait araçlarla da taşıma yaptırma hakkını saklı tuttuğuna dair bir ifadeye yer verilmediğinden davalının 3 yıl müddetle sözleşme konusu işi davacıya yaptırması gerektiği nazara alınıp gerektiğinde tarafların daha önceki ticari ilişkisinin boyutu nazara alınıp davacının dava konusu yaptığı 1 aylık kar mahrumiyeti tutarı hesaplattırılıp buna hükmedilmesi ve sözleşmenin 9.
maddesindeki cezai şartın niteliği tartışılarak davacının bunu istemekte haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019116700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz