İpoteğin fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2428 E. 2023/6101 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayri nakdi kredi↗ ipoteğin kaldırılması↗ ipoteğin fekki↗ ipotek↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ limited şirket↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu iki adet taşınmazın birinde ipotek bulunmadığının belirtildiği ve taşınmaz üzerinde davalı banka lehine konulmuş hacizlerin bulunduğu, davacı vekilinin haczin kaldırılmasına yönelik dava taleplerinin olmadığına yönelik beyanı bulunduğu, bu kapsamda bu taşınmaza yönelik ipoteğin kaldırılmasına yönelik davanın konusuz kaldığı, diğer taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki talebinin ise alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak davalı bankanın gayrinakdi ve nakdi risklerinin bulunduğu ve ipoteğin devamının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Bilirkişi tarafından dosya kapsamı ve içeriğindeki belgelere göre rapor düzenlenmesi gerekirken davalı banka tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulmayan belgelerin talep edilerek ve yeni deliller dikkate alınarak rapor hazırlanmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazları doğrultusunda yeni rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2.Bilirkişi raporlarında gayri nakdi çek riskinin bulunduğu şeklindeki kabulün açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyadan alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını,
3. 16.08.2011 tarihli belgenin bilirkişi heyetince değerlendirilmediği gibi mahkemece de dikkate alınmadığını, gerekçeli mahkeme kararında söz konusu belgeden hiç bahsedilmediğini, dosya kapsamında ipoteğin fekki gerektiği hususunun açık olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tamamının davacı adına kayıtlı iken taşınmazın dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı krediler nedeniyle doğmuş doğacak asalet ve kefalet borçlarının teminatını teşkil etmek üzere birinci dereceden 120.000,00 TL bedelle asıl borçlu şirket lehine ipotek verildiği, dava konusu diğer taşınmaz üzerinde herhangi bir ipotek bulunmadığı, dosya kapsamına uygun denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişilerden alınan raporlarda lehine taşınmaz ipotek verilen dava dışı şirketin ayrıca davalı bankanın diğer müşterisi olan Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi'nin imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunduğunu, Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi'nin kullandığı gayri nakdi kredilerden ötürü davalı bankaya inceleme tarihi itibariyle 22.120,00 TL, dava tarihi itibariyle de 20.960,00 TL borcu bulunduğu, ayrıca dava dışı Akdoğan Gıda Turizm Kavafiye Ticaret Limited Şirketi'nin yine gayri nakdi krediden kaynaklı davalı bankaya 6.120,00 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, bu hale göre davalı bankaya dava dışı şirketin kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredilerin teminatı olarak davacıya ait taşınmazın ipotek verildiği, halen dava dışı şirketin asaleten ve kefaleten davalı bankaya gayri nakdi krediden ötürü borcunun bulunduğu, ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan, davacı yanca 16.08.2011 tarihli takip kapatma yazısı kapsamında davalı bankaya borcun kalmadığından ipoteğin kaldırılması gerektiği iddia edilmiş ise de, söz konusu yazı içeriğine göre dava dışı şirketin nakdi krediden kaynaklı borcunun ödendiği, yazının da nakdi kredi borcunun kapatılması nedeniyle verildiği, söz konusu yazı içeriğinin dava dışı şirketin gayri nakdi kredi borcunu içermediğinden bu yazı gereğince ipoteğin kaldırılması gerektiği yönündeki davacı iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı şirketin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Her ne kadar Bölge adliye mahkemesince davacının Çardak Konsantre Meyve Suları Ltd. Şti.'nin borçlarına da kefaletinin bulunduğu ve bu şirketin borçlarının devam etmesi nedeniyle de ipoteğin fek edilemeyeceği hususu da gerekçeye eklenmişse de, ipotek belgesinde sadece dava dışı Alpdoğan Gıda Turizm ve Kavafiye San. Tic. Ltd. Şti.'nin doğmuş doğacak asalet ve kefalet borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davacı bankanın lehine ipotek tesis edildiği gözetildiğinde, davacının kefil olduğu başka bir şirketin borcunun da davanın reddine gerekçe gösterilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru kararın onanması gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10881 E. 2012/2248 K.
Ortak:ipoteğin fekki · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz kararda… u taşınmazın tamamının davacı adına kayıtlı iken taşınmazın dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı krediler nedeniyle doğmuş doğacak asalet ve «kefalet» borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere birinci dereceden 120.000,00 TL bedelle asıl borçlu şirket lehine «ipotek» verildiği, dava konusu diğer taşınmaz üzerinde herhangi bir ipotek bulunmadığı, dosya kapsamına uygun denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişilerden alınan raporlarda lehine taşınmaz ipotek verilen dava dışı şirketin ayrıca davalı bankanın diğer müşterisi olan Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi'nin imzalamış olduğu «genel kredi sözleşmesinde» kefaletinin bulunduğunu, Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi'nin kullandığı gayri nakdi kredilerden ötürü davalı bankaya inceleme tarihi itibariyle 22.120,00 TL, dava tarihi itibariyle de 20.960,00 TL borcu bulunduğu, ayrıca dava dışı Akdoğan Gıda Turizm Kavafiye Ticaret Limited Şirketi'nin yine gayri nakdi krediden kaynaklı davalı bankaya 6.120,00 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, bu hale göre davalı bankaya dava dışı şirketin kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredilerin teminatı olarak davacıya ait taşınmazın ipotek verildiği, halen dava dışı şirketin asaleten ve kefaleten davalı bankaya gayri nakdi krediden ötürü borcunun bulunduğu, «ipoteğin kaldırılması» koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan, davacı yanca 16.08.2011 tarihli takip kapatma yazısı kapsamında davalı bankaya borcun kalmadığından ipoteğin kaldırılması gerektiği iddia edilmiş ise de, söz konusu yazı içeriğine göre dava dışı şirketin nakdi krediden kaynaklı borcunun ödendiği, yazının da nakdi kredi borcunun kapatılması nedeniyle verildiği, söz konusu yazı içeriğinin dava dışı şirketin «gayri nakdi kredi» borcunu içermediğinden bu yazı gereğince ipoteğin kaldırılması gerektiği yönündeki davacı iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başv …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dışı şirketin «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere tesis edilen «ipoteğin fekki» istemine ilişkindir.
Şti.'nin doğmuş doğacak asalet ve «kefalet» borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere davacı bankanın lehine «ipotek» tesis edildiği gözetildiğinde, davacının «kefil» olduğu başka bir şirketin borcunun da davanın reddine gerekçe gösterilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru kararın onanması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen «kredi sözleşmesine» dava dışı ...’nin «kefil» olduğunu, kredi borcunu «teminat» altına almak amacıyla davalı banka lehine «ipotek» tesis edildiğini ancak borç ödenip «ipoteğin fekki» talep edildiğinde, davalı bankanın kredi sözleşmesi kefilinin borcu nedeniyle ipoteğin fekki talebini reddettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, dosya içinde mevcut ve taraflar arasında düzenlenmiş olan ipotek resmi senedi incelendiğinde, davacı kefillerinin asaleten veya «kefaleten» doğmuş veya doğacak tüm borçlarının da ipotek «teminatı kapsamına» alındığı anlaşılmaktadır.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» «kefilinin» kredi kartı borcunun asıl borçludan tahsili nedeniyle «istirdat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı ...’ın borçlarına ilişkin olarak bir «kefaletinin» bulunmadığı, B.K. m.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · istirdat · taahhütname · avans faizi
Benzer bu kararda110 gereğince «taahhüt» eden sıfatını da haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.488 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» «kefilinin» kredi kartı borcunun asıl borçludan tahsili nedeniyle «istirdat» istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen «kredi sözleşmesine» dava dışı ...’nin «kefil» olduğunu, kredi borcunu «teminat» altına almak amacıyla davalı banka lehine «ipotek» tesis edildiğini ancak borç ödenip «ipoteğin fekki» talep edildiğinde, davalı bankanın kredi sözleşmesi kefilinin borcu nedeniyle ipoteğin fekki talebini reddettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, dosya içinde mevcut ve taraflar arasında düzenlenmiş olan ipotek resmi senedi incelendiğinde, davacı kefillerinin asaleten veya «kefaleten» doğmuş veya doğacak tüm borçlarının da ipotek «teminatı kapsamına» alındığı anlaşılmaktadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2763 E. 2020/5207 K.
Ortak:kefalet · kefil · çek · teminat
İncelediğiniz karardaŞti.'nin doğmuş doğacak asalet ve «kefalet» borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere davacı bankanın lehine «ipotek» tesis edildiği gözetildiğinde, davacının «kefil» olduğu başka bir şirketin borcunun da davanın reddine gerekçe gösterilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru kararın onanması gerekmiştir.
… u taşınmazın tamamının davacı adına kayıtlı iken taşınmazın dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı krediler nedeniyle doğmuş doğacak asalet ve «kefalet» borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere birinci dereceden 120.000,00 TL bedelle asıl borçlu şirket lehine «ipotek» verildiği, dava konusu diğer taşınmaz üzerinde herhangi bir ipotek bulunmadığı, dosya kapsamına uygun denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişilerden alınan raporlarda lehine taşınmaz ipotek verilen dava dışı şirketin ayrıca davalı bankanın diğer müşterisi olan Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi'nin imzalamış olduğu «genel kredi sözleşmesinde» kefaletinin bulunduğunu, Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi'nin kullandığı gayri nakdi kredilerden ötürü davalı bankaya inceleme tarihi itibariyle 22.120,00 TL, dava tarihi itibariyle de 20.960,00 TL borcu bulunduğu, ayrıca dava dışı Akdoğan Gıda Turizm Kavafiye Ticaret Limited Şirketi'nin yine gayri nakdi krediden kaynaklı davalı bankaya 6.120,00 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, bu hale göre davalı bankaya dava dışı şirketin kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredilerin teminatı olarak davacıya ait taşınmazın ipotek verildiği, halen dava dışı şirketin asaleten ve kefaleten davalı bankaya gayri nakdi krediden ötürü borcunun bulunduğu, «ipoteğin kaldırılması» koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan, davacı yanca 16.08.2011 tarihli takip kapatma yazısı kapsamında davalı bankaya borcun kalmadığından ipoteğin kaldırılması gerektiği iddia edilmiş ise de, söz konusu yazı içeriğine göre dava dışı şirketin nakdi krediden kaynaklı borcunun ödendiği, yazının da nakdi kredi borcunun kapatılması nedeniyle verildiği, söz konusu yazı içeriğinin dava dışı şirketin «gayri nakdi kredi» borcunu içermediğinden bu yazı gereğince ipoteğin kaldırılması gerektiği yönündeki davacı iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başv …
… lduğunu, bilirkişi raporlarına itirazları doğrultusunda yeni rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2.Bilirkişi raporlarında gayri nakdi «çek» riskinin bulunduğu şeklindeki kabulün açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyadan alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 3.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · nakit alacak · kefalet tarihi · depo talebi · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · akdi faiz oranı · akdi faiz
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
… takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, nakdi ve gayrinakdi «çek» bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde «gayrinakdi alacak» kapsamında «depo» talebinde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2428 E. , 2023/6101 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Konya İlinde bulunan iki adet taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmazları müvekkilinin Alpdoğan Gıda Turizm ve Kavafiye San. Tic. Ltd. Şti'nin davalı bankanın Nalçacı Şubesinden kullanmış olduğu krediye istinaden işbu şirket lehine ipotek verdiğini, ekte sunulan 16.08.2011 tarihli takip hesabı kapatma yazısından da anlaşılacağı üzere lehine ipotek verdiği şirketin davalı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, buna rağmen müvekkil adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmadığını ileri sürerek söz konusu taşınmazlar üzerinde davalı banka lehine olan ipoteklerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Temlik eden davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gerek dava dışı Alpdoğan Gıda Turizm ve Kavafiye San.Tic. Ltd. Şti.'nin kullanmış olduğu krediye, gerekse dava dışı Çardak Konsantre Meyve Suları Ltd. Şti. firmasının müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredilere kefaletinin bulunduğunu, müvekkili banka tarafından söz konusu kredi alacaklarının bir kısmının tahsil edildiğini, dava dışı firmaların halen müvekkili banka nezdinde riskinin bulunmakta olduğunu, müvekkil bankanın bu alacaklarını ipotek ile teminat altına aldığını, bu nedenle davacı tarafın ipotek fek taleplerinin yerine getirilemediğini, davacının taraf olarak imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin ve tapuda düzenlenmiş olan ipotek resmi senetlerinin ilgili hükümlerine göre davacının davalı bankaya asaleten ve kefaleten olan borçlarının dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipotek teminatına dahil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu iki adet taşınmazın birinde ipotek bulunmadığının belirtildiği ve taşınmaz üzerinde davalı banka lehine konulmuş hacizlerin bulunduğu, davacı vekilinin haczin kaldırılmasına yönelik dava taleplerinin olmadığına yönelik beyanı bulunduğu, bu kapsamda bu taşınmaza yönelik ipoteğin kaldırılmasına yönelik davanın konusuz kaldığı, diğer taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki talebinin ise alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak davalı bankanın gayrinakdi ve nakdi risklerinin bulunduğu ve ipoteğin devamının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Bilirkişi tarafından dosya kapsamı ve içeriğindeki belgelere göre rapor düzenlenmesi gerekirken davalı banka tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulmayan belgelerin talep edilerek ve yeni deliller dikkate alınarak rapor hazırlanmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazları doğrultusunda yeni rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2.Bilirkişi raporlarında gayri nakdi çek riskinin bulunduğu şeklindeki kabulün açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyadan alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını,
3.
16. 08.2011 tarihli belgenin bilirkişi heyetince değerlendirilmediği gibi mahkemece de dikkate alınmadığını, gerekçeli mahkeme kararında söz konusu belgeden hiç bahsedilmediğini, dosya kapsamında ipoteğin fekki gerektiği hususunun açık olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tamamının davacı adına kayıtlı iken taşınmazın dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı krediler nedeniyle doğmuş doğacak asalet ve kefalet borçlarının teminatını teşkil etmek üzere birinci dereceden 120.000,00 TL bedelle asıl borçlu şirket lehine ipotek verildiği, dava konusu diğer taşınmaz üzerinde herhangi bir ipotek bulunmadığı, dosya kapsamına uygun denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişilerden alınan raporlarda lehine taşınmaz ipotek verilen dava dışı şirketin ayrıca davalı bankanın diğer müşterisi olan Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi'nin imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunduğunu, Çardak Konsantre Meyve Suları Limited Şirketi'nin kullandığı gayri nakdi kredilerden ötürü davalı bankaya inceleme tarihi itibariyle 22.120,00 TL, dava tarihi itibariyle de 20.960,00 TL borcu bulunduğu, ayrıca dava dışı Akdoğan Gıda Turizm Kavafiye Ticaret Limited Şirketi'nin yine gayri nakdi krediden kaynaklı davalı bankaya 6.120,00 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, bu hale göre davalı bankaya dava dışı şirketin kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredilerin teminatı olarak davacıya ait taşınmazın ipotek verildiği, halen dava dışı şirketin asaleten ve kefaleten davalı bankaya gayri nakdi krediden ötürü borcunun bulunduğu, ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan, davacı yanca 16.08.2011 tarihli takip kapatma yazısı kapsamında davalı bankaya borcun kalmadığından ipoteğin kaldırılması gerektiği iddia edilmiş ise de, söz konusu yazı içeriğine göre dava dışı şirketin nakdi krediden kaynaklı borcunun ödendiği, yazının da nakdi kredi borcunun kapatılması nedeniyle verildiği, söz konusu yazı içeriğinin dava dışı şirketin gayri nakdi kredi borcunu içermediğinden bu yazı gereğince ipoteğin kaldırılması gerektiği yönündeki davacı iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı şirketin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Her ne kadar Bölge adliye mahkemesince davacının Çardak Konsantre Meyve Suları Ltd. Şti.'nin borçlarına da kefaletinin bulunduğu ve bu şirketin borçlarının devam etmesi nedeniyle de ipoteğin fek edilemeyeceği hususu da gerekçeye eklenmişse de, ipotek belgesinde sadece dava dışı Alpdoğan Gıda Turizm ve Kavafiye San. Tic. Ltd. Şti.'nin doğmuş doğacak asalet ve kefalet borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davacı bankanın lehine ipotek tesis edildiği gözetildiğinde, davacının kefil olduğu başka bir şirketin borcunun da davanın reddine gerekçe gösterilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru kararın onanması gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963673800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz