Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2462 E. 2023/6132 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asgari alım taahhüdü↗ olağanüstü hal↗ alım taahhüdü↗ haklı fesih↗ cari hesap ekstresi↗ kâr mahrumiyeti↗ cari hesap↗ bayilik sözleşmesi↗ şikayet↗ cezai şart↗ fesih↗ kâr dağıtımı↗ taahhütname↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 5 yıl süreli 18.09.2010 tarihli "Petrol Ofisi A.Ş. İstasyonu Bayilik Sözleşmesi"nin 9 uncu maddesi ile taraflar arasında akdedilen 5 yıl süreli 18.09.2010 tarihli "Petrol Ofisi A.Ş. Otogaz Bayilik Sözleşmesi"nin 11 inci maddesinde "Bayii, mahalli piyasa ihtiyaçlarını karşılamak için satış yerinde mutat satışı, olağanüstü hal ve vaziyetleri ve tatil günlerini göz önünde tutarak 24 saat kesintisiz bir şekilde mal satışını sürdürecek yeterli mal ve stok bulundurmakla yükümlüdür..' düzenlemesinin yer aldığı, davacının anılan sözleşmelerin 9 ve 11 inci maddesinde yer alan yükümlülüğün davalı tarafça gereğince yerine getirilmediğini, davalının akaryakıt alımının en son 20.12.2013 tarihinde, otogaz alımının ise en son 14.10.2013 tarihinde olduğunu, bu durumun fesih sebebi olduğunu öne sürdüğü, anılan sözleşme maddelerinde yer alan "yeterli" ibaresinin belirsiz ve muğlak olduğu, işyerinde bulundurulması gereken ürün miktarının rakamsal olarak tespit edilmediği, davacının ödemelerin zamanında yapılmadığına ilişkin iddiasının ispatı yönünde dosyaya yeterli delil sunulmadığı, dosyaya sunulan tüketici şikayetlerinin konusunun sebep ve saiki açıklanamayan hususlara ilişkin olduğu, şikayet tarihlerinin anılan sözleşmelerin fesih tarihlerinden geriye doğru yaklaşık 1 yılı aşkın bir süre önce olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı diğer sözleşmelerin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğinin belirlendiğini, bayilik sözleşmesinin 9 uncu ve otogaz bayilik sözleşmesinin 11 inci maddeleri uyarınca, akaryakıt istasyonunda 24 saat kesintisiz şekilde ürün satışını sürdürecek düzeyde yeterli ürün ve stok bulundurma yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğinin belirlendiğini, davalının yaptığı satış miktar ve tarihlerinden hareketle tereddüte mahal bırakmayacak açıklıkta belirlenmesi nedeniyle feshin haklı olduğunu, mahkemece diğer haklı fesih nedenlerinin de gereği gibi değerlendirilmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan 13 adet tüketici şikayetinin sunulan hizmetin yeterli kalitede olmamasından kaynaklandığını, tüketiciye karşı yapılan bu tür eylemlerin müvekkilinin kurumsal saygınlığını zedelediğini, davalının satın aldığı ürün bedellerini zamanında ödemediğini, sözleşmenin 5 inci maddesi gereğince ürün bedelinin süresinde ödenmemesinin haklı fesih nedeni olduğunu, cari hesap dökümüne göre davalının Mayıs 2013 tarihinden sonra borçlarını zamanında ödemediğini, bu tarihten itibaren cari hesabın sürekli borç bakiyesi verdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tacir olan taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, davalı bayinin asgari bir alım taahhüdü bulunmadığı gibi, feshe gerekçe yapılan süre içerisinde bayinin istasyonu kapattığı veya sözleşmeye aykırı bir şekilde başka bir dağıtıcıdan temin ettiği ürünleri sattığının iddia ve ispat edilmediği, davacı tarafın piyasa koşullarından bağımsız olarak davalının alması gereken miktardan daha az akaryakıt aldığını kanıtlayamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 inci maddesinde, ödemenin geç yapılmasının fesih nedeni olarak gösterildiği, ancak dosyada bulunan cari hesap ekstresinde ve davacının istinaf başvurusunda 2013 yılı Mayıs ayından itibaren ödemelerde gecikme yaşandığı anlaşılmış ise de yapılan ödemelerin davacı tarafından kabul edildiği ve sonuçta cari hesapta davacı alacağı bulunduğunun ileri sürülmemesi nedeniyle, dava dilekçesindeki açıklamalara göre bu hususun haklı fesih nedeni olamayacağına ilişkin mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan müşteri şikayetlerinin tamamına yakınının fesihten uzun süre öncesine ait olduğu ve şikayetlerden sonra fesih tarihine kadar belirtilen aykırılıkların giderilmesi için davacı tarafından davalıya herhangi bir uyarı yapıldığının kanıtlanmadığı, tüm bu aykırılık iddialarının fesih ihtarında belirtilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin, davalının eylemleri nedeniyle süresinden önce davacı tarafından haklı nedenle feshedilmesi sonucu oluşan kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/523 E. 2024/2778 K.
Ortak:bayilik sözleşmesi · kâr dağıtımı · dava sebebi · Alacak
İncelediğiniz karardaOtogaz Bayilik Sözleşmesi"nin 11 inci maddesinde "Bayii, mahalli piyasa ihtiyaçlarını karşılamak için satış yerinde mutat satışı, «olağanüstü hal» ve vaziyetleri ve tatil günlerini göz önünde tutarak 24 saat kesintisiz bir şekilde mal satışını sürdürecek yeterli mal ve stok bulundurmakla yükümlüdür..' düzenlemesinin yer aldığı, davacının anılan sözleşmelerin 9 ve 11 inci maddesinde yer alan yükümlülüğün davalı tarafça gereğince yerine getirilmediğini, davalının akaryakıt alımının en «son» 20.12.2013 tarihinde, otogaz alımının ise en son 14.10.2013 tarihinde olduğunu, bu durumun «fesih» «sebebi» olduğunu öne sürdüğü, anılan sözleşme maddelerinde yer alan "yeterli" ibaresinin belirsiz ve muğlak olduğu, işyerinde bulundurulması gereken ürün miktarının rakamsal olarak tespit edilmediği, davacının ödemelerin zamanında yapılmadığına ilişkin iddiasının ispatı yönünde dosyaya yeterli delil sunulmadığı, dosyaya sunulan tüketici «şikayetlerinin» konusunun sebep ve saiki açıklanamayan hususlara ilişkin olduğu, şikayet tarihlerinin anılan sözleşmelerin fesih tarihlerinden geriye doğru yaklaşık 1 yılı aşkın b …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» ve bu sözleşmeye bağlı diğer sözleşmelerin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğinin belirlendiğini, bayilik sözleşmesinin 9 uncu ve otogaz bayilik sözleşmesinin 11 inci maddeleri uyarınca, akaryakıt istasyonunda 24 saat kesintisiz şekilde ürün satışını sürdürecek düzeyde yeterli ürün ve stok bulundurma yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğinin belirlendiğini, davalının yaptığı satış miktar ve tarihlerinden hareketle tereddüte mahal bırakmayacak açıklıkta belirlenmesi nedeniyle feshin haklı olduğunu, mahkemece diğer «haklı fesih» nedenlerinin de gereği gibi değerlendirilmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan 13 adet tüketici «şikayetinin» sunulan hizmetin yeterli kalitede olmamasından kaynaklandığını, tüketiciye karşı yapılan bu tür eylemlerin müvekkilinin kurumsal saygınlığını zedelediğini, davalının satın aldığı ürün bedellerini zamanında ödemediğini, sözleşmenin 5 inci maddesi gereğince ürün bedelinin süresinde ödenmemesinin haklı fesih nedeni olduğunu, «cari hesap» dökümüne göre davalının Mayıs 2013 tarihinden sonra borçlarını zamanında ödemediğini, bu tarihten itibaren cari hesabın sürekli borç bakiyesi verdiğini belirterek …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tacir» olan taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, davalı bayinin asgari bir «alım taahhüdü» bulunmadığı gibi, feshe gerekçe yapılan süre içerisinde bayinin istasyonu kapattığı veya sözleşmeye aykırı bir şekilde başka bir «dağıtıcıdan» temin ettiği ürünleri sattığının iddia ve ispat edilmediği, davacı tarafın piyasa koşullarından bağımsız olarak davalının alması gereken miktardan daha az akaryakıt aldığını kanıtlayamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 inci maddesinde, ödemenin geç yapılmasının «fesih» nedeni olarak gösterildiği, ancak dosyada bulunan «cari hesap ekstresinde» ve davacının istinaf başvurusunda 2013 yılı Mayıs ayından itibaren ödemelerde gecikme yaşandığı anlaşılmış ise de yapılan ödemelerin davacı tarafından kabul edildiği ve sonuçta cari hesapta davacı alacağı bulunduğunun ileri sürülmemesi nedeniyle, dava dilekçesindeki açıklamalara göre bu hususun «haklı fesih» nedeni olamayacağına ilişkin mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan müşteri «şikayetlerinin» tamamına yakınının fesihten uzun süre öncesine ait olduğu ve şikayetlerden sonra fesih tarihine kadar belirtilen aykırılıkların giderilmesi için davacı tarafından …
Benzer bu karardaŞti.'nin davalıdan «prim alacağı» olduğu iddiasıyla davanın açıldığı, eski tarihli bu sözleşmede prim alacağına ilişkin hüküm bulunmakla birlikte, «işletme devri» sonrası davacı ile davalı arasında yeni bir otogaz «bayilik sözleşmesi» ile istasyonlu bayilik sözleşmesinin düzenlendiği, dava dışı işletmeyi devralan davacı ile davalının, devredilen işletmenin davalı ile yaptığı sözleşmeleri aynen devam ettirmedikleri, davacı ve davalı arasında yeni bir bayilik sözleşmesinin kurulduğu, yeni sözleşmede dava dışı işletmeyi devreden tarafın sözleşmelerine atıf yapılmayıp bu yeni sözleşmenin işletme devri yapan dava dışı işletme ile yapılan sözleşmelerin devamı olduğuna dair bir kayıt olmadığı, yeni sözleşmede prim alacağına ilişkin herhangi bir «kaydın» sözleşme metninde bulunmadığı, davacı tarafça tek taraflı tanzim olunup davalıya tebliğ edilen prime ilişkin faturaların, alacağın varlığını tek başına ispatlamadığı, Petrol Piyasa Yasasının 8 nci Maddesinde yer alan bayilerin birbirlerinin haklarına, devir yolu ile değil «dağıtıcılar» ile yapacakları tek elden «satış sözleşmeleri» ile faaliyette bulunabilecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığını, akaryakıt istasyonunun devri ile devredenin, «dağıtıcı» şirket ile arasındaki 06.09.2010 tarihli «bayilik sözleşmesinin» ve bunun ayrılmaz parçası hükmündeki 14.09.2010 tarihli «protokolün» işletmeyi devralan davacıya intikal etmiş sayılmayacağını, olayda önceki bayii ...
Petrol dahi önceki «bayilik sözleşmesinin» eki mahiyetindeki «protokol» hükmüne istinaden «prim» talep etmekte haklı olamayacağını, açıklanan nedenlerle, «ticari işletmenin devri» halinde, işletmeyi devredenin taraf olduğu fakat sona ermiş bulunan sözleşmelerdeki borç ve alacakların işletmeyi devralana geçmeyeceği, ayrıca yasaların devrine cevaz vermediği sözleşmelerdeki borç ve alacakların da ticari işletmenin devri neticesinde işletmeyi devralana geçmesinin mümkün olmadığının sabit olduğu, akaryakıt «dağıtım» sektöründe genel ve yerleşik uygulama da bu hususu istisnasız teyit ettiğini ileri sürerek kararın gerekçe yönünden düzeltilerek onanmasını, aksi kanaat halinde is …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme devri · işletme devri · prim alacağı · iade faturası · istinaf sebebi · halefiyet · ticari işletme · satış sözleşmesi
Benzer bu karardaŞti.'nin davalıdan «prim alacağı» olduğu iddiasıyla davanın açıldığı, eski tarihli bu sözleşmede prim alacağına ilişkin hüküm bulunmakla birlikte, «işletme devri» sonrası davacı ile davalı arasında yeni bir otogaz «bayilik sözleşmesi» ile istasyonlu bayilik sözleşmesinin düzenlendiği, dava dışı işletmeyi devralan davacı ile davalının, devredilen işletmenin davalı ile yaptığı sözleşmeleri aynen devam ettirmedikleri, davacı ve davalı arasında yeni bir bayilik sözleşmesinin kurulduğu, yeni sözleşmede dava dışı işletmeyi devreden tarafın sözleşmelerine atıf yapılmayıp bu yeni sözleşmenin işletme devri yapan dava dışı işletme ile yapılan sözleşmelerin devamı olduğuna dair bir kayıt olmadığı, yeni sözleşmede prim alacağına ilişkin herhangi bir «kaydın» sözleşme metninde bulunmadığı, davacı tarafça tek taraflı tanzim olunup davalıya tebliğ edilen prime ilişkin faturaların, alacağın varlığını tek başına ispatlamadığı, Petrol Piyasa Yasasının 8 nci Maddesinde yer alan bayilerin birbirlerinin haklarına, devir yolu ile değil «dağıtıcılar» ile yapacakları tek elden «satış sözleşmeleri» ile faaliyette bulunabilecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Petrol dahi önceki «bayilik sözleşmesinin» eki mahiyetindeki «protokol» hükmüne istinaden «prim» talep etmekte haklı olamayacağını, açıklanan nedenlerle, «ticari işletmenin devri» halinde, işletmeyi devredenin taraf olduğu fakat sona ermiş bulunan sözleşmelerdeki borç ve alacakların işletmeyi devralana geçmeyeceği, ayrıca yasaların devrine cevaz vermediği sözleşmelerdeki borç ve alacakların da ticari işletmenin devri neticesinde işletmeyi devralana geçmesinin mümkün olmadığının sabit olduğu, akaryakıt «dağıtım» sektöründe genel ve yerleşik uygulama da bu hususu istisnasız teyit ettiğini ileri sürerek kararın gerekçe yönünden düzeltilerek onanmasını, aksi kanaat halinde is …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «protokolün» devam ettiğine dair «istinaf sebebinin» yerinde olduğu, davacının dava dilekçesinde ve aşamalardaki tüm beyanlarında açıkça, dava konusu faturaların protokolün 9.maddesine dayalı olarak ve davalı tarafça ödenmeyen aylık «prim» alacaklarına ilişkin olarak düzenlendiğini iddia ettiği, istinaf dilekçesinde de özellikle aylık «prim alacağının» bulunduğunu beyan ettiği, davacı «defterleri» üzerinde yaptırılan mali «bilirkişi incelemesi» neticesinde; davacının 2014 ve 2015 yılları boyunca 2015 yılı Eylül ayı da «dahil» olmak üzere davalıya aylık prim faturaları kestiği, bu faturaların davalı tarafından da kabul edilerek, cari hesapta davacı borcundan düşülerek ödendiği, bu şekild …
… tme devir sözleşmesi ile akaryakıt istasyonu devraldığını, dava dışı şirketin bu işletme için imzaladığı tüm sözleşmelere halef sıfatı ile taraf olduğunu, 6750 nolu «protokolün» 9 ncu maddesine göre düzenlenmiş müvekkilinin «prim alacağına» ilişkin 15.09.2015 ve 30.09.2015 tarihli e-faturaların davalıya gönderildiğini, süresi içinde itiraz edilmemesi üzerine içeriğinin kesinleştiğini ancak faturalara konu borcun ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 250.000,00 TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12120 E. 2012/18561 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · rücu davası · alt taşıyıcı · nakliyat sigortası · rücu hakkı · sigorta ettiren · riziko · rücu
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan «rücu davası» olup, dava konusu edilen «mal sigortasının» sigortalısı dava dışı Petrol Ofisi A.Ş.'dir.
Mahkemece, idda, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca 25786026 nolu poliçe incelendiğinde taşınan malı «sigorta ettirenin» yani üretim kaynağının Koyuncu Akaryakıt A.Ş olduğu, sigorta şirketinin söz konusu «hasara» uğrayan malın bedeli Koyuncu Akaryakıt A.Ş'ne yada onun «muvafakati» alınarak Petrol Ofisi Anonim Şirketi'ne ödemesi gerektiği, mevcut olayda hasara uğrayan malın bedeli Koyuncu Akaryakıt A.Ş. muvafakati alınmadan Petrol Ofisi A.Ş'ne ödendiği, Petrol Ofisi'ne yapılan ödemenin yerinde olmadığı, bundan dolayıda davacı ... şirketinin «rücu hakkının» doğmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Poliçenin sigortalısı Petrol Ofisi A.Ş. olduğundan «rizikonun» gerçekleşmesi halinde davacı ... şirketinin, «sigorta ettirenin» «muvafakati» olmadan sigortalıya ödeme yapmasında yasaya aykırılık söz konusu değildir.
Sigortalı durumunda bulunan mal sahibine ödeme yapan davacının «alt taşıyıcı» durumunda bulunan davalılara «rücu» edebileceği kabul edilerek neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2462 E. , 2023/6132 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.09.2010 tarihinde 18.09.2010-18.09.2015 tarihleri arasını kapsayan akaryakıt bayilik sözleşmesi ile otogaz bayilik sözleşmesi ve 06.12.2010 tarihli protokol imzalandığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı eylemleri, artan müşteri şikayetleri üzerine davacı tarafca keşide edilen 05.03.2014 tarihli ihtarname ile akaryakıt ve otogaz bayilik sözleşmelerinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davalının sözleşmelerin stok başlıklı maddelerinde düzenlenen hükümlere aykırı şekilde, istasyonda yirmi dört saat kesintisiz şekilde satışı sürdürecek miktarda ürün bulundurması gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının en son 20.12.2013 tarihinde akaryakıt aldığını, feshe kadar geçen iki buçuk aylık sürede başkaca akaryakıt almadığını, ayrıca davalının 14.10.2013 tarihinden fesih tarihine kadar müvekkilinden otogaz almayarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, davalının satın aldığı emtia bedeline ilişkin verdiği çeklerin bedelini de süresinde ödemeyerek sözleşmelerin fiyat ve ödeme başlıklı maddesine aykırı davrandığını, süresinde ödeme yapılmaması halinde davacının sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğunu, davacının bayilik ilişkisi kapsamında ayrıca düzenlenen 06.12.2010 tarihli İstasyon Otomasyon Sistemleri Servis Bakım Sözleşmesine de aykırı davrandığını, buna ilişkin olarak bir çok müşteri şikayetinin ulaştığını, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra davalının başka bir dağıtım şirketi ile bayilik sözleşmesi yaptığını, sözleşmenin davalının kusuru ile feshedilmesi nedeniyle davacının akaryakıt yönünden son alım tarihi olan 20.10.2013 tarihinden, otogaz yönünden ise 14.10.2013 tarihi ile sözleşmenin sona ereceği 18.09.2015 tarihleri arasındaki kârdan mahrum kaldığını, sözleşmenin davalı bayinin eylemleri nedeniyle feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin cezai şart alacağı bulunduğunu ileri sürerek 83.220,00 TL kâr mahrumiyeti alacağı ile 100.000,00 USD cezai şart alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 5 yıl süreli 18.09.2010 tarihli "Petrol Ofisi A.Ş. İstasyonu Bayilik Sözleşmesi"nin 9 uncu maddesi ile taraflar arasında akdedilen 5 yıl süreli 18.09.2010 tarihli "Petrol Ofisi A.Ş. Otogaz Bayilik Sözleşmesi"nin 11 inci maddesinde "Bayii, mahalli piyasa ihtiyaçlarını karşılamak için satış yerinde mutat satışı, olağanüstü hal ve vaziyetleri ve tatil günlerini göz önünde tutarak 24 saat kesintisiz bir şekilde mal satışını sürdürecek yeterli mal ve stok bulundurmakla yükümlüdür..' düzenlemesinin yer aldığı, davacının anılan sözleşmelerin 9 ve 11 inci maddesinde yer alan yükümlülüğün davalı tarafça gereğince yerine getirilmediğini, davalının akaryakıt alımının en son 20.12.2013 tarihinde, otogaz alımının ise en son 14.10.2013 tarihinde olduğunu, bu durumun fesih sebebi olduğunu öne sürdüğü, anılan sözleşme maddelerinde yer alan "yeterli" ibaresinin belirsiz ve muğlak olduğu, işyerinde bulundurulması gereken ürün miktarının rakamsal olarak tespit edilmediği, davacının ödemelerin zamanında yapılmadığına ilişkin iddiasının ispatı yönünde dosyaya yeterli delil sunulmadığı, dosyaya sunulan tüketici şikayetlerinin konusunun sebep ve saiki açıklanamayan hususlara ilişkin olduğu, şikayet tarihlerinin anılan sözleşmelerin fesih tarihlerinden geriye doğru yaklaşık 1 yılı aşkın bir süre önce olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı diğer sözleşmelerin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğinin belirlendiğini, bayilik sözleşmesinin 9 uncu ve otogaz bayilik sözleşmesinin 11 inci maddeleri uyarınca, akaryakıt istasyonunda 24 saat kesintisiz şekilde ürün satışını sürdürecek düzeyde yeterli ürün ve stok bulundurma yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğinin belirlendiğini, davalının yaptığı satış miktar ve tarihlerinden hareketle tereddüte mahal bırakmayacak açıklıkta belirlenmesi nedeniyle feshin haklı olduğunu, mahkemece diğer haklı fesih nedenlerinin de gereği gibi değerlendirilmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan 13 adet tüketici şikayetinin sunulan hizmetin yeterli kalitede olmamasından kaynaklandığını, tüketiciye karşı yapılan bu tür eylemlerin müvekkilinin kurumsal saygınlığını zedelediğini, davalının satın aldığı ürün bedellerini zamanında ödemediğini, sözleşmenin 5 inci maddesi gereğince ürün bedelinin süresinde ödenmemesinin haklı fesih nedeni olduğunu, cari hesap dökümüne göre davalının Mayıs 2013 tarihinden sonra borçlarını zamanında ödemediğini, bu tarihten itibaren cari hesabın sürekli borç bakiyesi verdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tacir olan taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, davalı bayinin asgari bir alım taahhüdü bulunmadığı gibi, feshe gerekçe yapılan süre içerisinde bayinin istasyonu kapattığı veya sözleşmeye aykırı bir şekilde başka bir dağıtıcıdan temin ettiği ürünleri sattığının iddia ve ispat edilmediği, davacı tarafın piyasa koşullarından bağımsız olarak davalının alması gereken miktardan daha az akaryakıt aldığını kanıtlayamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 inci maddesinde, ödemenin geç yapılmasının fesih nedeni olarak gösterildiği, ancak dosyada bulunan cari hesap ekstresinde ve davacının istinaf başvurusunda 2013 yılı Mayıs ayından itibaren ödemelerde gecikme yaşandığı anlaşılmış ise de yapılan ödemelerin davacı tarafından kabul edildiği ve sonuçta cari hesapta davacı alacağı bulunduğunun ileri sürülmemesi nedeniyle, dava dilekçesindeki açıklamalara göre bu hususun haklı fesih nedeni olamayacağına ilişkin mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan müşteri şikayetlerinin tamamına yakınının fesihten uzun süre öncesine ait olduğu ve şikayetlerden sonra fesih tarihine kadar belirtilen aykırılıkların giderilmesi için davacı tarafından davalıya herhangi bir uyarı yapıldığının kanıtlanmadığı, tüm bu aykırılık iddialarının fesih ihtarında belirtilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin, davalının eylemleri nedeniyle süresinden önce davacı tarafından haklı nedenle feshedilmesi sonucu oluşan kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963669000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz