Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4493 E. 2023/5528 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '10 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar usulü↗ ihtarat↗ yeniden tescil↗ re'sen terkin↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davalı ... tarafından 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesine göre 13.11.2015 tarihinde ticaret sicilinden tasfiyesiz ve re’sen terkin edildiği, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, şirketin halen tasfiye edilmemiş motorlu taşıtları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Tamso Soğutma Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin ihyası ile Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için, terkin öncesi son tasfiye memuru olan ...'un yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı tarafından terkin işlemi öncesinde ilgili şirkete veya yöneticilerine bir ihtaratta bulunulmadığı anlaşıldığından davanın açılmasında kusuru bulunan davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı asıl istinaf dilekçesinde özetle; re'sen terkine ilişkin işlemde hiçbir eksiklik olmadığını, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirket adına kayıtlı araçların bulunması nedeniyle ihyası talebinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye niteliğinde olduğu, hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil memurluğunca ihtarname hazırlandığı, ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde 19 Kasım 2015 tarihinde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirkete veya temsilcisine tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tebligat parçasının yargılama sırasında istenilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı, her ne kadar davalı istinaf dilekçesinde şirket yetkilisine ihtarnamenin elden tebliğine ilişkin belge sunmuş ise de istinaf aşamasında yeni delile dayanılamayacağı, terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın, öncelikle şirkete ya da yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, davalı ... sicil memurluğu kusurlu olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 357 nci maddesinin birinci fıkrası, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi, 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… klerini yerine getirmemesi nedeniyle davalı ... tarafından 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesine göre 13.11.2015 tarihinde ticaret sicilinden tasfiyesiz ve re’«sen terkin» edildiği, davanın 10 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açıldığı, şirketin halen «tasfiye» edilmemiş motorlu taşıtları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Tamso Soğutma Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin «ihyası» ile Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne «yeniden tesciline», ek tasfiye işlemlerinin yapılması için, terkin öncesi «son» «tasfiye memuru» olan ...'un yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı tarafından terkin işlemi öncesinde ilgili şirkete veya yöneticilerine bir «ihtaratta» bulunulmadığı anlaşıldığından davanın açılmasında «kusuru» bulunan davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirket adına kayıtlı araçların bulunması nedeniyle ihyası talebinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek «tasfiye» niteliğinde olduğu, «hak düşürücü sürenin» söz konusu olmadığı, şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil memurluğunca «ihtarname» hazırlandığı, ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde 19 Kasım 2015 tarihinde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirkete veya «temsilcisine» tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya «tebligat» parçasının yargılama sırasında istenilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı, her ne kadar davalı istinaf dilekçesinde şirket yetkilisine ihtarnamenin elden tebliğine ilişkin belge sunmuş ise de istinaf aşamasında yeni delile dayanılamayacağı, «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın», öncelikle şirkete ya da yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, davalı ... sicil memurluğu kusurlu olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve …
İstinaf Sebepleri Davalı asıl istinaf dilekçesinde özetle; re'«sen terkine» ilişkin işlemde hiçbir eksiklik olmadığını, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · yasal hasım · sicilden terkin · yargılama giderleri · derdestlik · fesih · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14639 E. 2017/130 K.
Ortak:tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · ilan · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… klerini yerine getirmemesi nedeniyle davalı ... tarafından 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesine göre 13.11.2015 tarihinde ticaret sicilinden tasfiyesiz ve re’«sen terkin» edildiği, davanın 10 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açıldığı, şirketin halen «tasfiye» edilmemiş motorlu taşıtları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Tamso Soğutma Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin «ihyası» ile Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne «yeniden tesciline», ek tasfiye işlemlerinin yapılması için, terkin öncesi «son» «tasfiye memuru» olan ...'un yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı tarafından terkin işlemi öncesinde ilgili şirkete veya yöneticilerine bir «ihtaratta» bulunulmadığı anlaşıldığından davanın açılmasında «kusuru» bulunan davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirket adına kayıtlı araçların bulunması nedeniyle ihyası talebinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek «tasfiye» niteliğinde olduğu, «hak düşürücü sürenin» söz konusu olmadığı, şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil memurluğunca «ihtarname» hazırlandığı, ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde 19 Kasım 2015 tarihinde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirkete veya «temsilcisine» tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya «tebligat» parçasının yargılama sırasında istenilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı, her ne kadar davalı istinaf dilekçesinde şirket yetkilisine ihtarnamenin elden tebliğine ilişkin belge sunmuş ise de istinaf aşamasında yeni delile dayanılamayacağı, «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın», öncelikle şirkete ya da yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, davalı ... sicil memurluğu kusurlu olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve …
İstinaf Sebepleri Davalı asıl istinaf dilekçesinde özetle; re'«sen terkine» ilişkin işlemde hiçbir eksiklik olmadığını, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece ek «tasfiye» için şirketin ihyasına, tescil ve «ilanına», davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dava kabul edildiğine ve şirketin ihyasına karar verildiğine göre bu tür davalarda «yargılama giderinin» «tasfiye memuru» olan davalı ...'a yüklenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu yön gözetilmeden «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya ve davanın niteliğine uygun görülmediğinden mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4493 E. , 2023/5528 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı ve münferiden yetkilisi olduğu Tamso Soğutma Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesi uyarınca aralıksız son beş yıl genel kurul yapılmadığı gerekçesiyle ticaret sicil kaydının resen silinerek 19.11.2015 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirket adına kayıtlı dört adet araç bulunduğunu ileri sürerek araçların satış işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Memurluğu cevap dilekçesinde; davaya konu şirketin terkin işlemi yapılmadan önce ihtarlı davetiyelerin tebliğ edildiğini, sicil gazetesinde ilan edilmek suretiyle 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında şirketin 13.11.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, terkin işleminde kusurlarının bulunmadığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden, yasal hasım durumunda olduklarından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davalı ... tarafından 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesine göre 13.11.2015 tarihinde ticaret sicilinden tasfiyesiz ve re’sen terkin edildiği, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, şirketin halen tasfiye edilmemiş motorlu taşıtları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Tamso Soğutma Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin ihyası ile Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için, terkin öncesi son tasfiye memuru olan ...'un yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı tarafından terkin işlemi öncesinde ilgili şirkete veya yöneticilerine bir ihtaratta bulunulmadığı anlaşıldığından davanın açılmasında kusuru bulunan davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı asıl istinaf dilekçesinde özetle; re'sen terkine ilişkin işlemde hiçbir eksiklik olmadığını, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirket adına kayıtlı araçların bulunması nedeniyle ihyası talebinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye niteliğinde olduğu, hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil memurluğunca ihtarname hazırlandığı, ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde 19 Kasım 2015 tarihinde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirkete veya temsilcisine tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tebligat parçasının yargılama sırasında istenilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı, her ne kadar davalı istinaf dilekçesinde şirket yetkilisine ihtarnamenin elden tebliğine ilişkin belge sunmuş ise de istinaf aşamasında yeni delile dayanılamayacağı, terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın, öncelikle şirkete ya da yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, davalı ...
sicil memurluğu kusurlu olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 357 nci maddesinin birinci fıkrası, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi, 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963649200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz