Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6217 E. 2023/5911 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yoluyla istinaf↗ franchise sözleşmesi↗ yoksun kalınan kâr↗ tescilsiz tasarım↗ hakkaniyet↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ hmk 353(1)b-2↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli ve 2015/480 E., 2017/379 K. sayılı kararıyla; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı tasarım tescil belgelerinin 03.01.2014 tarihinde yapılan başvuru üzerine tescil edildiği, oysa davalının iddia konusu tasarımları 2013 yılı Ekim ayı içerisinde kullanmaya başladığı, yani davalının işyerindeki ürün biçimlerini kullanmasının, tescil tarihinden daha evvel başlamış olduğu, tescilden önce başlayan yeniliği kaldırmaya elverişli kullanımın sonraki tarihte gerçekleşen tescile dayanarak engellenemeyeceği, bu sebeple tasarım hakkına dayalı iddiaların kabul edilmediği, buna karşılık davacının markasının asıl ve ayırt edici unsurunun "HACIBABA" ibaresinden oluştuğu, davalının da "dürümce HACIBABA" tanıtım işaretiyle içeriği tamamen davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet yaratacak nitelikte olduğu, davacının yoksun kalınan kazanç hesabının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00 TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "HACIBABA" tanıtım işaretini taşıyan her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2019/272 E., 2020/622 K. sayılı kararıyla; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının “Dürümce” ve “HACIBABA” isimlerinin birleştirilmesi suretiyle “Safranbolu Hacıbaba Dürümce” ismi ile 2013 yılı Ekim ayından itibaren ticari faaliyetine şahıs firması olarak devam ettiğini bildirdiği, dolayısıyla 2013 yılı Ekim ayından itibaren davacının markasının ve tasarımlarının davalı tarafından kullanımının haksız olduğunun kabul edildiği, davalının iddia konusu tasarımları davacıdan daha önce kullanmaya başladığı, tescilden önce başlayan yeniliği kaldırmaya elverişli kullanımın, sonraki tarihte gerçekleşen tescile dayanarak engellenemeyeceği, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde de haksız rekabet iddiasına dayanılmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.02.2022 tarih, 2020/6748 E., 2022/963 K. sayılı kararıyla;"...1-İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, tescilli marka ve tasarım hakkına tecavüzün durdurulması, ürünlerin toplatılması, tabelaların sökülmesi, değiştirilmesi ile 10.000.- TL maddi, 50.000.- TL manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece tasarım hakkına yönelik ihlal olmadığı, marka hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, ürünlerin toplatılmasına, ibarenin tabelalardan çıkarılmasına, 10.000.- TL maddi ve 10.000.- TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak davacının hem marka hakkı hem de tasarım hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek 10.000.- TL maddi, 10.000.- TL manevi tazminat talebinde bulunduğu dikkate alınarak her biri yönünden istenen miktarın ½ oranında olduğu kabulüyle markaya tecavüz nedeniyle 5.000.- TL maddi, 5.000.- TL manevi tazminata karar verilmesi gerekirken talep aşılarak yazılı şekilde 10.000.- TL maddi, 10.000.- TL manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, her biri yönünden istenen miktarın 1/2 oranında olduğu kabul edilerek marka hakkına tecavüz nedeniyle davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, davalının tecavüzünün durdurulmasına, Hacıbaba tanıtım işaretini taşıyan her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde … (asıl/vekili) temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, tazminatın hesaplamasının ve kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 62 ve 66 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6748 E. 2022/963 K.
Ortak:yoksun kalınan kâr · hakkaniyet · marka hakkına tecavüz · taşıyan · yasal faiz · haksız rekabet · kesin hüküm · istinaf yoluna başvurulabilirlik · Manevi tazminat
İncelediğiniz kararda… n davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratacak nitelikte olduğu, davacının «yoksun kalınan» kazanç hesabının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin «kesin» olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00 TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "HACIBABA" tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… bozma ilamına uyularak 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, her biri yönünden istenen miktarın 1/2 oranında olduğu kabul edilerek «marka hakkına tecavüz» nedeniyle davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, davalının tecavüzünün durdurulmasına, Hacıbaba tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteminin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… n davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratacak nitelikte olduğu, davacının «yoksun kalınan» kazanç hesabının 556 sayılı KHK'nın 66/I-c maddesi hükmü gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin «kesin» olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, TBK.'nın 50/II. maddesi uyarınca eylemin devam ettiği süre, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların hal ve durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile «kusurun» ağırlığı, markanın ekonomik önemi, «marka hakkına tecavüz» edildiği anda geçerlilik süresi nazara alınarak talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00.-TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00.-TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "Hacıbaba" tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00.-TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
… e başlayan yeniliği kaldırmaya elverişli kullanımın, sonraki tarihte gerçekleşen tescile dayanarak engellenemeyeceği, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde de «haksız rekabet» iddiasına dayanılmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin «istinaf yoluna başvurması» üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu kararda… n davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratacak nitelikte olduğu, davacının «yoksun kalınan» kazanç hesabının 556 sayılı KHK'nın 66/I-c maddesi hükmü gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin «kesin» olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, TBK.'nın 50/II. maddesi uyarınca eylemin devam ettiği süre, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların hal ve durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile «kusurun» ağırlığı, markanın ekonomik önemi, «marka hakkına tecavüz» edildiği anda geçerlilik süresi nazara alınarak talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00.-TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00.-TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "Hacıbaba" tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00.-TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2111 E. 2024/4983 K.
Ortak:yoksun kalınan kâr · tescilsiz tasarım · hakkaniyet · yasal faiz · haksız rekabet · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… n davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratacak nitelikte olduğu, davacının «yoksun kalınan» kazanç hesabının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin «kesin» olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00 TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "HACIBABA" tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… e başlayan yeniliği kaldırmaya elverişli kullanımın, sonraki tarihte gerçekleşen tescile dayanarak engellenemeyeceği, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde de «haksız rekabet» iddiasına dayanılmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin «istinaf yoluna başvurması» üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, davacı karşı davalı adına «tescilli tasarımlardan» doğan haklara vaki tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile, maddi («yoksun kalınan» kazanç) ve manevi tazminat, karşı dava ise; davacı karşı davalı adına tescilli endüstriyel tasarımları ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… davanın kısmen kabulü ile; davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğinin, ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının «tescilli tasarımlarından» doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile markaya ve tasarıma tecavüzün men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, marka ve tasarıma tecavüz teşkil eden her türlü kullanımın önlenmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olanların değiştirilmesine ve silinmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olmayanların imhasına, markaya ve tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin ticari amaçla bulunduruldukları her yerde el konulmasına, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle «ıslah» dilekçesi de göz önünde bulundurularak toplam 14.979,33 TL tazminatın 1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişir oranlarda 13.979,33 TL'ye de ıslah tarihinden itibaren değişir oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranla …
… ığını, kuruyemiş ve gıda alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın “Kahveci Hanzade” isimli işyerinde kullanılan avize ve aydınlatmaların müvekkili şirketin «tescilli tasarımları» ile aynı olduğunun tespit edildiğini, ilgili «delil tespiti» istemi kapsamında söz konusu işyerindeki “Kahveci Hanzade” markasının da müvekkilinin logosuna benzer şekilde kullanıldığının belirlendiğini, davalının söz konusu tasarımları müvekkilinin «rızası» olmadan kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve tescilli bir hakka tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · sicilden terkin · eş rızası · ortalama tüketici · ıslah · terkin · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… ığını, kuruyemiş ve gıda alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın “Kahveci Hanzade” isimli işyerinde kullanılan avize ve aydınlatmaların müvekkili şirketin «tescilli tasarımları» ile aynı olduğunun tespit edildiğini, ilgili «delil tespiti» istemi kapsamında söz konusu işyerindeki “Kahveci Hanzade” markasının da müvekkilinin logosuna benzer şekilde kullanıldığının belirlendiğini, davalının söz konusu tasarımları müvekkilinin «rızası» olmadan kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve tescilli bir hakka tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemler …
… olduğunu, davacı markanın ise esaslı unsurunun “HACIBABA” yardımcı unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerliğin mümkün bulunmadığını, KAHVECİ kelimesinin harcı alem bir kelime olduğunu, kişi veya kişilere ya da kuruluşlara özgülenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yine yardımcı unsur olarak “BİZ O HATIRA TALİBİZ” sloganını kullandığını, HACIBABA firması adına kayıtlı «tescilli tasarımın» yenilik ve özgünlük içermemesi sebebiyle iptal başvurusu yapılacağını, davacı ve davalı firmaların kullanmış olduğu avize tasarımının kişi veya kişilere özgülenmes …
İstinaf Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, "KAHVECİ'' kelimesinin harcı alem olduğunu, yardımcı unsurlar incelenecek olursa markaların karıştırılmasının …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, davacı karşı davalı adına «tescilli tasarımlardan» doğan haklara vaki tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile, maddi («yoksun kalınan» kazanç) ve manevi tazminat, karşı dava ise; davacı karşı davalı adına tescilli endüstriyel tasarımları ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
-
Ticari işletme devri sözleşmesini şirket adına imzalayanda aktif husumet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3029 E. 2023/5371 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet · ticari işletme devri · sözleşmenin nispiliği
Benzer bu kararda… ahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ve ödeme belgelerinin tarafı davacılar ile davalı gerçek kişiler olup, davacıların taraf ve dava «ehliyeti» bulunduğu gibi, «sözleşmelerin nispiliği ilkesi» gereğince, sözleşme ile belirlenen bedelden sözleşmede imzası bulunan davalının sorumlu olduğu anlaşılmasına göre, davalı vekilinin «husumete» yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, sözleşmede açıkça davacıların işlettiği restorantın davalıya devri kararlaştırılmış olup, işletme değerinin de «ticari işletmenin» bir unsuru olduğu, davalı tarafından da dayanak sözleşme benimsenerek bir kısım ödemeler yapıldığı, davalının bakiye bedelden sorumlu tutulması gerektiği, davacının asıl alacağı tam olarak «işlemiş faiz» bakımından ise 145,98 TL'sı dışında itirazın iptaline karar verildiği, bu cüzi miktar bakımından alacaklının takipde kötü niyetli olduğu kabul edilemez ise de bu hususta olumlu «olumsuz» bir karar verilmediği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, alacağın hukuki «sebebi» ve «aktif husumete» ilişkindir.
Değerlendirme 1.Dava, taraflarca imzalanan 19.09.2012 tarihli «ticari işletmenin devrine» ilişkin sözleşme ile belirlenen bakiye bedelin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, alacağa dayanak belge davalı tarafından ve dava dışı ... tarafından şirket kaşesi ile imzalanmıştır.
Şti.'nin yetkilisi ...ın imzası ile şirket kaşesi de bulunduğu dikkate alındığında, sözleşmeyi esasen şirket adına imzaladığı, bu nedenle «husumetin» şirkete düştüğü, davacı gerçek kişilerin davada «aktif husumetinin» bulunmadığı anlaşılmakla kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5240 E. 2023/219 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · hakkaniyet · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · yasal faiz · haksız rekabet · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… n davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratacak nitelikte olduğu, davacının «yoksun kalınan» kazanç hesabının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin «kesin» olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00 TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "HACIBABA" tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… bozma ilamına uyularak 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, her biri yönünden istenen miktarın 1/2 oranında olduğu kabul edilerek «marka hakkına tecavüz» nedeniyle davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, davalının tecavüzünün durdurulmasına, Hacıbaba tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteminin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «marka hakkına tecavüz» yönünden; markaların iş konuları içinde "yiyecek- içecek sağlanması hizmetleri" olarak ifade edilen iş konusunda "kahveci" ibaresinin doğrudan doğruya genel ibare sayılabilecek bir ibare olması nedeniyle Kahveci ibaresinin tek başına kullanılmasından yola çıkılarak yapılabilecek benzerlik ididalarının haklı bir iddia olamayacağı, kahveci ibaresinin «ayırt edicilik» bakımından zayıf bir ibare olduğu, markaların değerlendirilmesi yapılırken esas unsur olan HACIBABA ve PEHLİVAN ibarelerinin dikkate alınması gerektiği böylelikle somut olayda marka haklarına tecavüz şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin markaya yönelik tecavüz davasının reddine karar verilmesi gerektiği, endüstriyel tasarımlar yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafa ait 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " açık raf " tasarımlar olduğu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılanlanmaları nedeniyle davacının 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarımla ilgili açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait 2014/00028(1) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların dolap tasarımlar olduğu, davacıya ait tasarımla davalıya ait işyerinde bulunan tasarım arasında yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı benzer olarak algılandıkları kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait 2014/00029(1) numaralı endüstriyel tasarımla davalının iş yerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " mağaza içi banko " tasarımı olduğu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farkılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait; 2014/00029(2) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " mağaza içi yerleşim " tasarımları olduğu, karşılaştırılan tasarımların loca görünümlü olduğu, ahşap malzeme kullanıldığı, ürünlerde kullanılan ahşap dikmeler ve üst «bölümde» yer alan «formların» birbirine benzediği, yan ve ön bölümlerde boşluk oluşturacak şekilde oluşturulduğu, davacıya ait dikmelerin üst bölümünde vitraydan aydınlatmalar bulunurken, davalıya ait üründe bunların yer almadığı, her iki üründe de L biçiminde oturma elemanları yer aldığını, duvarda benzer çerçeve içinde vitraylar yer aldığı davacıya ait ürünlerde tavandan avizeler kullanılırken, davalıya ait üründe duvardan aydınlatma tercih edildiği ancak kullanılan aydınlatmaların vitraylara benzediği, yapılan değerlendirme soncunda davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları kanaatine varılmakla,davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait;2014/00031(4) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların "aydınlatma armatürü" tasarımı olduğunu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait; 2014/00031(5) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada,tasarımların diktörtgen ahşap çerçeve içerisinde yer alan vitray camdan oluştuğu, vitray cam içinde kullanılan motif ve renklerin benzer olduğu, davacıya ait vitray bölümünde marka logosu yer alırken davalıya ait vitray bölümünde motifin yer aldığı, yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, manevi «tazminat davası» yönünden; davacı vekilince 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulduğu, davacıya ait diğer endüstriyel tasarımların bir kısmına tecavüzün sabit olması, tecavüz oluşturan tasarımlar yönünden dava konusunu oluşturan davacı adına «tescilli tasarımları», davalının aynı hizmet sektöründe «iltibas» yaratacak şekilde kullanmak şeklindeki davranışların ağırlığı ile davacı tasarımının piyasadaki imajı ile güvende ve manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zarar durumu ve davacının markaya yönelik tecavüz davasının rededilmesi aynı şekilde 2014/00028(2) nolu endüstriyel tasarımla ilgili davanın da reddedildiği hususları nazara alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği,«maddi tazminat» davası yönünden; davalının işyerinde bulunduğu tespit edilen, davacıya ait tasarımlara tecavüzlü olan ürünlerin niteliği, işyerinin özelliği,ürünlerin sayısı göz önünde bulundurulmak sureti ile, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile adalet ve «hakkaniyet» ilkesi uyarınca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davalı vekili;davaya konu edilen tasarımların müvekkili tarafından davacı adına oluşturulan başvuru ve tescil tarihinden önce kullanıldığına dair iddiada bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş ise de,davalının bu savunmasının marka veya tasarım tescilinin hükümsüzlüğü davasının konusunu oluşturacağı, davalı yanca bu yönde bir davanın açılmadığı, tasarım, tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup, tescilli bir tasarımın haksız kullanılmasından sözedilemeyeceğinden,davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının, davacı adına tescilli 2006/008569 sayılı markaya yönelik tecavüz davasının reddine, davacının davalı aleyhine açtığı endüstriyel tasarıma tecavüz davasının kısmen kabulü ile , davalının davacı adına tescilli 2014/00028(1) , 2014/00029 (1) ve (2), 2014/00031 (1), (4) ve (5) numaralı endüstriyel tasarıma tecavüz davasının kabulü ile vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, davacının 2014/00028 (2) numaralı endüstriyel tasarıma yönelik tecavüz davasının reddine, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manev …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin «tescilli tasarımları» ile davalının işletmesinde kullandığı tasarımlarının birebir derecede aynı olduğunu, 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarım yönünden davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin tescilli tasarımları işletmelerinde bir konsept yarattığını ve bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu endüstriyel tasarım açısından da tecavüzün varlığına hükmedilmesi gerektiğini "Kahveci" ibaresi müvekkil markasının ayırt edici unsuru olduğundan ve verilen hizmeti nitelediğinden dolayı markaya yönelik tecavüz iddiasının reddine karar vermesinin bütüncül değerlendirme ilkesine aykırı bir değerlendirme olduğunu, müvekkilin tescilli markasına yapılan tecavüzün ve «ıslah» edilen tutar üzerinden tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek 2014/00028(2) sayılı endüstriyel tasarım ve 2006/008569 sayılı marka yönünden verilen ret kararının kaldırılmasını ve tecavüzün tespiti ile davanın kabulüne, 10.000,00 TL tutarındaki maddi ve manevi tazminat tutarlarının kaldırılarak «maddi tazminat» taleplerinin 152.440,00 TL üzerinden, manevi tazminatın 50.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… hveci" ibaresinin doğrudan doğruya genel ibare sayılabilecek bir ibare olması nedeniyle, tarafların markalarındaki "Kahveci" ibaresinin ortaklığından yola çıkılarak «iltibas» değerlendirilmesi yapılamayacağı, markalardaki esas unsurların "HACIBABA" ve "PEHLİVAN" olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere ibarelerin yazım şekillerinde de farklılık bulunduğu, bu itibarla tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı adına tescilli 2014/00028(1), 2014/00029(1), 2014/00029(2), 2014/00031(1), 2014/00031(4), 2014/00031(5) numaralı tasarımlara davalının kullanımlarının tecavüz ettiğinin tespit edildiği, bu tespitin yerinde bulunduğu ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının 2014/00028 (2) numaralı endüstriyel tasarımı açısından tecavüz bulunmadığı yönündeki tespitin yerinde bulunduğu, hüküm altına alınan manevi ve «maddi tazminat» tutarlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği ancak Mahkemece yargılamaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına rağmen hükmedilen vekâlet ücreti açısından Asliye Hukuk Mahkemesi tutarlarının dikkate alınarak «vekalet ücreti takdir» edilmesi yerinde olmadığı gibi doğru da bulunmadığı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · ba/bs formları · vekalet ücreti takdiri · kısıtlılık · tazminat davası · iş bölümü · kaldırma ve yeniden hüküm · ıslah
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «marka hakkına tecavüz» yönünden; markaların iş konuları içinde "yiyecek- içecek sağlanması hizmetleri" olarak ifade edilen iş konusunda "kahveci" ibaresinin doğrudan doğruya genel ibare sayılabilecek bir ibare olması nedeniyle Kahveci ibaresinin tek başına kullanılmasından yola çıkılarak yapılabilecek benzerlik ididalarının haklı bir iddia olamayacağı, kahveci ibaresinin «ayırt edicilik» bakımından zayıf bir ibare olduğu, markaların değerlendirilmesi yapılırken esas unsur olan HACIBABA ve PEHLİVAN ibarelerinin dikkate alınması gerektiği böylelikle somut olayda marka haklarına tecavüz şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin markaya yönelik tecavüz davasının reddine karar verilmesi gerektiği, endüstriyel tasarımlar yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafa ait 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " açık raf " tasarımlar olduğu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılanlanmaları nedeniyle davacının 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarımla ilgili açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait 2014/00028(1) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların dolap tasarımlar olduğu, davacıya ait tasarımla davalıya ait işyerinde bulunan tasarım arasında yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı benzer olarak algılandıkları kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait 2014/00029(1) numaralı endüstriyel tasarımla davalının iş yerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " mağaza içi banko " tasarımı olduğu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farkılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait; 2014/00029(2) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " mağaza içi yerleşim " tasarımları olduğu, karşılaştırılan tasarımların loca görünümlü olduğu, ahşap malzeme kullanıldığı, ürünlerde kullanılan ahşap dikmeler ve üst «bölümde» yer alan «formların» birbirine benzediği, yan ve ön bölümlerde boşluk oluşturacak şekilde oluşturulduğu, davacıya ait dikmelerin üst bölümünde vitraydan aydınlatmalar bulunurken, davalıya ait üründe bunların yer almadığı, her iki üründe de L biçiminde oturma elemanları yer aldığını, duvarda benzer çerçeve içinde vitraylar yer aldığı davacıya ait ürünlerde tavandan avizeler kullanılırken, davalıya ait üründe duvardan aydınlatma tercih edildiği ancak kullanılan aydınlatmaların vitraylara benzediği, yapılan değerlendirme soncunda davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları kanaatine varılmakla,davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait;2014/00031(4) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların "aydınlatma armatürü" tasarımı olduğunu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait; 2014/00031(5) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada,tasarımların diktörtgen ahşap çerçeve içerisinde yer alan vitray camdan oluştuğu, vitray cam içinde kullanılan motif ve renklerin benzer olduğu, davacıya ait vitray bölümünde marka logosu yer alırken davalıya ait vitray bölümünde motifin yer aldığı, yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, manevi «tazminat davası» yönünden; davacı vekilince 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulduğu, davacıya ait diğer endüstriyel tasarımların bir kısmına tecavüzün sabit olması, tecavüz oluşturan tasarımlar yönünden dava konusunu oluşturan davacı adına «tescilli tasarımları», davalının aynı hizmet sektöründe «iltibas» yaratacak şekilde kullanmak şeklindeki davranışların ağırlığı ile davacı tasarımının piyasadaki imajı ile güvende ve manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zarar durumu ve davacının markaya yönelik tecavüz davasının rededilmesi aynı şekilde 2014/00028(2) nolu endüstriyel tasarımla ilgili davanın da reddedildiği hususları nazara alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği,«maddi tazminat» davası yönünden; davalının işyerinde bulunduğu tespit edilen, davacıya ait tasarımlara tecavüzlü olan ürünlerin niteliği, işyerinin özelliği,ürünlerin sayısı göz önünde bulundurulmak sureti ile, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile adalet ve «hakkaniyet» ilkesi uyarınca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davalı vekili;davaya konu edilen tasarımların müvekkili tarafından davacı adına oluşturulan başvuru ve tescil tarihinden önce kullanıldığına dair iddiada bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş ise de,davalının bu savunmasının marka veya tasarım tescilinin hükümsüzlüğü davasının konusunu oluşturacağı, davalı yanca bu yönde bir davanın açılmadığı, tasarım, tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup, tescilli bir tasarımın haksız kullanılmasından sözedilemeyeceğinden,davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının, davacı adına tescilli 2006/008569 sayılı markaya yönelik tecavüz davasının reddine, davacının davalı aleyhine açtığı endüstriyel tasarıma tecavüz davasının kısmen kabulü ile , davalının davacı adına tescilli 2014/00028(1) , 2014/00029 (1) ve (2), 2014/00031 (1), (4) ve (5) numaralı endüstriyel tasarıma tecavüz davasının kabulü ile vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, davacının 2014/00028 (2) numaralı endüstriyel tasarıma yönelik tecavüz davasının reddine, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manev …
… hveci" ibaresinin doğrudan doğruya genel ibare sayılabilecek bir ibare olması nedeniyle, tarafların markalarındaki "Kahveci" ibaresinin ortaklığından yola çıkılarak «iltibas» değerlendirilmesi yapılamayacağı, markalardaki esas unsurların "HACIBABA" ve "PEHLİVAN" olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere ibarelerin yazım şekillerinde de farklılık bulunduğu, bu itibarla tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı adına tescilli 2014/00028(1), 2014/00029(1), 2014/00029(2), 2014/00031(1), 2014/00031(4), 2014/00031(5) numaralı tasarımlara davalının kullanımlarının tecavüz ettiğinin tespit edildiği, bu tespitin yerinde bulunduğu ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının 2014/00028 (2) numaralı endüstriyel tasarımı açısından tecavüz bulunmadığı yönündeki tespitin yerinde bulunduğu, hüküm altına alınan manevi ve «maddi tazminat» tutarlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği ancak Mahkemece yargılamaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına rağmen hükmedilen vekâlet ücreti açısından Asliye Hukuk Mahkemesi tutarlarının dikkate alınarak «vekalet ücreti takdir» edilmesi yerinde olmadığı gibi doğru da bulunmadığı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin «tescilli tasarımları» ile davalının işletmesinde kullandığı tasarımlarının birebir derecede aynı olduğunu, 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarım yönünden davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin tescilli tasarımları işletmelerinde bir konsept yarattığını ve bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu endüstriyel tasarım açısından da tecavüzün varlığına hükmedilmesi gerektiğini "Kahveci" ibaresi müvekkil markasının ayırt edici unsuru olduğundan ve verilen hizmeti nitelediğinden dolayı markaya yönelik tecavüz iddiasının reddine karar vermesinin bütüncül değerlendirme ilkesine aykırı bir değerlendirme olduğunu, müvekkilin tescilli markasına yapılan tecavüzün ve «ıslah» edilen tutar üzerinden tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek 2014/00028(2) sayılı endüstriyel tasarım ve 2006/008569 sayılı marka yönünden verilen ret kararının kaldırılmasını ve tecavüzün tespiti ile davanın kabulüne, 10.000,00 TL tutarındaki maddi ve manevi tazminat tutarlarının kaldırılarak «maddi tazminat» taleplerinin 152.440,00 TL üzerinden, manevi tazminatın 50.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, hukuki dinlenilme haklarının «kısıtlandığını», gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğunu, vekâlet ücretlerinin yanlış hesap edildiğini, müvekkilinin tasarımlarının davacının tasarımlarına tecavüz etmediği …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6217 E. , 2023/5911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tespit talebi üzerine davalının “HACIBABA dürümce” isimli işyerinde kullanılan tasarımların, müvekkilinin tescilli tasarımları ile aynı olduğunun tespit edildiğini, söz konusu işyerinde kullanılan “HACIBABA Dürümce” markasının, müvekkilinin 2005/23220 numara ile 35 ve 43 inci sınıfta tescilli “HACIBABA” markasına oldukça benzediğini, davalı tarafın 2013/43343 başvuru numarası ile “Safranbolu Hacıbaba Dürümce” markasını tescil ettirmek istediğini, müvekkilinin Safranbolu’daki şubesi imajını çizdiğini, tüketici nezdindeki tanınmışlığından faydalandığını ileri sürerek davalının müvekkilinin tescilli tasarım ve marka haklarına tecavüzlerinin durdurulmasına, "HACIBABA Dürümce" ibaresinin kullanıldığı tüm ürünlerin toplatılmasına, tabelaların sökülmesine, değiştirilmesine, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasındaki ticaretin 1999 yılında başladığını, 2007 yılında davacı yanın tamamen izni ve kontrolü altında, müvekkilinin "KAHVECİ HACIBABA" markasıyla cafe tarzında davacının şubesi olarak faaliyet gösterdiğini, "KAHVECİ HACIBABA” tasarımlarını gerçekleştiren iç mimar Ertan Danacı’ya ve davacı yanın dekor işlerini yapan firmalara iş yerinin dizayn ettirildigini, “KAHVECİ HACIBABA” ismiyle işletmenin açıldığını, bu işletmede faaliyetler sürerken müvekkilinin yan dükkanda Ocak 2010 yılında “Dürümce” adı ile kebapçı dükkânı açtığını, Mayıs 2010’da Hüsamettin Karaman’ın bir eleman vasıtasıyla gönderdiği tek nüsha franchise sözleşmesinin imzalandığını, dört ay sonra da Hüsamettin Karaman’ın “KAHVECİ HACIBABA” tabelasını söktürdüğünü, müvekkilinin de davacıdan satın aldığı "KAHVECİ HACIBABA” baskı ve logolu materyalleri ve demirbaşları toplayıp, iki dükkânı birleştirerek “Dürümce” ismiyle Ekim 2010 tarihinden itibaren kebap işine devam ettiğini, Ekim 2013 yılında ise Safranbolu mimarisine uygun bir tadilat projesi çizdirildiğini, projenin uygulama aşamasını içeren ilave ahşap dekorasyon ve dış cephe kaplamalarının, davacının tasarımcısı Ertan Danacı’ya yaptırıldığını, müvekkilinin hâlihazırda “Dürümce” ve “HACIBABA” isimlerinin birleştirilmesi suretiyle “Safranbolu Hacıbaba Dürümce” ismi ile 2013 yılı Ekim ayından itibaren ticari faaliyetine şahıs firması olarak devam ettiğini, müvekkilinin kullandığı “Hacıbaba+Dürümce” markasında ise baskın unsurun “Dürümce” ibaresi olduğunu, davacının markasında bulunan şekil ile müvekkilinin kullanımında olan desen karşılaştırıldığında görsel anlamda birbirlerine benzemediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarihli ve 2015/480 E., 2017/379 K. sayılı kararıyla; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı tasarım tescil belgelerinin 03.01.2014 tarihinde yapılan başvuru üzerine tescil edildiği, oysa davalının iddia konusu tasarımları 2013 yılı Ekim ayı içerisinde kullanmaya başladığı, yani davalının işyerindeki ürün biçimlerini kullanmasının, tescil tarihinden daha evvel başlamış olduğu, tescilden önce başlayan yeniliği kaldırmaya elverişli kullanımın sonraki tarihte gerçekleşen tescile dayanarak engellenemeyeceği, bu sebeple tasarım hakkına dayalı iddiaların kabul edilmediği, buna karşılık davacının markasının asıl ve ayırt edici unsurunun "HACIBABA" ibaresinden oluştuğu, davalının da "dürümce HACIBABA" tanıtım işaretiyle içeriği tamamen davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet yaratacak nitelikte olduğu, davacının yoksun kalınan kazanç hesabının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00 TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "HACIBABA" tanıtım işaretini taşıyan her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2019/272 E., 2020/622 K. sayılı kararıyla; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının “Dürümce” ve “HACIBABA” isimlerinin birleştirilmesi suretiyle “Safranbolu Hacıbaba Dürümce” ismi ile 2013 yılı Ekim ayından itibaren ticari faaliyetine şahıs firması olarak devam ettiğini bildirdiği, dolayısıyla 2013 yılı Ekim ayından itibaren davacının markasının ve tasarımlarının davalı tarafından kullanımının haksız olduğunun kabul edildiği, davalının iddia konusu tasarımları davacıdan daha önce kullanmaya başladığı, tescilden önce başlayan yeniliği kaldırmaya elverişli kullanımın, sonraki tarihte gerçekleşen tescile dayanarak engellenemeyeceği, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde de haksız rekabet iddiasına dayanılmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.02.2022 tarih, 2020/6748 E., 2022/963 K. sayılı kararıyla;"...1-İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, tescilli marka ve tasarım hakkına tecavüzün durdurulması, ürünlerin toplatılması, tabelaların sökülmesi, değiştirilmesi ile 10.000.- TL maddi, 50.000.- TL manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece tasarım hakkına yönelik ihlal olmadığı, marka hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, ürünlerin toplatılmasına, ibarenin tabelalardan çıkarılmasına, 10.000.- TL maddi ve 10.000.- TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak davacının hem marka hakkı hem de tasarım hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek 10.000.- TL maddi, 10.000.- TL manevi tazminat talebinde bulunduğu dikkate alınarak her biri yönünden istenen miktarın ½ oranında olduğu kabulüyle markaya tecavüz nedeniyle 5.000.- TL maddi, 5.000.- TL manevi tazminata karar verilmesi gerekirken talep aşılarak yazılı şekilde 10.000.- TL maddi, 10.000.- TL manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, her biri yönünden istenen miktarın 1/2 oranında olduğu kabul edilerek marka hakkına tecavüz nedeniyle davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, davalının tecavüzünün durdurulmasına, Hacıbaba tanıtım işaretini taşıyan her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde … (asıl/vekili) temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, tazminatın hesaplamasının ve kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 62 ve 66 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963273100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz