Ticari işletme devri sözleşmesini şirket adına imzalayanda aktif husumet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3029 E. 2023/5371 K. · · İlk derece: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari işletme devrine ilişkin sözleşme, altında şirket yetkilisinin imzası ve şirket kaşesi bulunacak şekilde imzalanmışsa sözleşme esasen şirket adına kurulmuş sayılır; bu durumda devir bedelinden doğan alacakta husumet şirkete düşer ve sözleşmede imzası bulunan gerçek kişilerin (ortakların) aktif husumeti bulunmaz.
Ele alınan sorunlar
Ticari işletme devri bedeline dayalı davada aktif husumet → kabul
İddia: Davalı, davacıların taraf ve dava ehliyeti bulunmadığını ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Alacağa dayanak devir sözleşmesi, dava dışı yetkili tarafından şirket kaşesi ile birlikte imzalanmıştır. Dava konusu ticari işletme, davacıların ve dava dışı kişinin ortağı ve yetkilisi olduğu şirket tarafından işletilmekteyken, sözleşmenin altında şirket yetkilisinin imzası ve şirket kaşesi bulunması karşısında sözleşmenin esasen şirket adına imzalandığı, bu nedenle husumetin şirkete düştüğü ve davacı gerçek kişilerin davada aktif husumetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle karar davalı yararına bozulmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sözleşmeyi şirket kaşesiyle imzalayan halinde husumetin şirkete düşmesi ve gerçek kişi ortakların aktif husumetinin bulunmaması bakımından bağlayıcı temyiz içtihadı.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- aktif husumet (taraf sıfatı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet↗ taraf sıfatı↗ ticari işletme devri↗ peştamaliye↗ sözleşmenin nispiliği↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6748 E. 2022/963 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · hakkaniyet · marka hakkına tecavüz · taşıyan · yasal faiz · kusur · haksız rekabet · kesin hüküm
Benzer bu kararda… n davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratacak nitelikte olduğu, davacının «yoksun kalınan» kazanç hesabının 556 sayılı KHK'nın 66/I-c maddesi hükmü gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin «kesin» olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, TBK.'nın 50/II. maddesi uyarınca eylemin devam ettiği süre, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların hal ve durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile «kusurun» ağırlığı, markanın ekonomik önemi, «marka hakkına tecavüz» edildiği anda geçerlilik süresi nazara alınarak talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00.-TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00.-TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "Hacıbaba" tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00.-TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
… e başlayan yeniliği kaldırmaya elverişli kullanımın, sonraki tarihte gerçekleşen tescile dayanarak engellenemeyeceği, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde de «haksız rekabet» iddiasına dayanılmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6217 E. 2023/5911 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · hakkaniyet · kazanılmış hak · marka hakkına tecavüz · taşıyan · yasal faiz · haksız rekabet · kesin hüküm
Benzer bu kararda… n davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratacak nitelikte olduğu, davacının «yoksun kalınan» kazanç hesabının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin «kesin» olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00 TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "HACIBABA" tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… bozma ilamına uyularak 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, her biri yönünden istenen miktarın 1/2 oranında olduğu kabul edilerek «marka hakkına tecavüz» nedeniyle davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, davalının tecavüzünün durdurulmasına, Hacıbaba tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteminin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… e başlayan yeniliği kaldırmaya elverişli kullanımın, sonraki tarihte gerçekleşen tescile dayanarak engellenemeyeceği, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde de «haksız rekabet» iddiasına dayanılmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3029 E. , 2023/5371 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2086 Esas, 2022/422 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/843 E., 2019/380 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile dava dışı ortak ...ın 1921 yılından beri işlettikleri Hacıbaba Restoran'ı davalının devralmak istemesi üzerine tarafların 19.09.2012 tarihli peştamaliye sözleşmesini imzaladıklarını, sözleşmeye göre davalının müvekkillerine 3.200.000,00 USD ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının 2.850.000,00 USD ödeyip bakiye kısmı ise ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, peştamaliye sözleşmesinde alacaklı olan ...’ın taraflarına verilen vekaleti bulunmadığından onun payı mahsup edilerek takip bedelinin belirlendiğini, Hacıbaba'nın meşhur olan bir restoran olup lokasyon olarak da çok işlek bir yerde bulunduğunu, müşteri portföyünün oldukça geniş olduğunu, bu kapsamda müvekkillerinin peştemaliye bedeli isteme haklarının bulunduğunu ileri sürerek davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların taraf ve dava ehliyeti olmadığını, müvekkiline de husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların iddia ettiği gibi bir peştemaliye sözleşmesi bulunmadığını, kira bedeli dışında hava parası istenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin restoranın işletmesini, unvanını veya başkaca bir maddi veya manevi değerini devir veya satın almadığını, Hacıbaba Restoranın kiracı olarak faaliyette bulunduğu taşınmazın Balıklı Rum Hastanesi Vakfına ait olup, taşınmazın müvekkilinin ortağı olduğu şirket tarafından boş olarak kiralandığını, restoranın Hatay Medeniyetler Sofrası adıyla farklı bir konseptle açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin taraflar arasında düzenlendiği, davacı tarafın, karşı taraftan edimini yerine getirmesini dava yolu ile talep etmesinde yasal engel bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 19.09.2012 ve sonraki tarihli belgelerdeki imzanın davalı tarafça inkar edilmediği, Hacıbaba Restaurant isimli iş yerinin davalıya 3.200.000,00 USD bedel karşılığı devrinin kararlaştırıldığı, bunun ticari bir işletmenin devri halinde işletmeyi devralanın bu işletme hakkının maddi değeri yanında işletmenin ünü ve manevi değerleri için ödemesi lazım gelen bedel olduğu ve bu haliyle yasaya ve ahlaka aykırı bir edim olmadığı, davacı tarafça ibraz edilen ödeme belgeleri dışında ödeme yaptığına yönelik bir belge ibraz etmediği, bakiye asıl alacak miktarının 296.000,00 USD olduğu, 76.295,01 USD faiz hesaplamasının yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılara yapılan ödemenin, kira akdinin feshini sağlamak üzere hava parası olarak yapıldığını, bu nedenle peştemaliye sözleşmesinin oluşmadığını, davacıların taraf ve dava ehliyeti bulunmadığı gibi müvekkiline de husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazın müvekkilinin ortağı olduğu şirket tarafından boş olarak kiralandığını, restoranın farklı bir konseptle açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ve ödeme belgelerinin tarafı davacılar ile davalı gerçek kişiler olup, davacıların taraf ve dava ehliyeti bulunduğu gibi, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince, sözleşme ile belirlenen bedelden sözleşmede imzası bulunan davalının sorumlu olduğu anlaşılmasına göre, davalı vekilinin husumete yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, sözleşmede açıkça davacıların işlettiği restorantın davalıya devri kararlaştırılmış olup, işletme değerinin de ticari işletmenin bir unsuru olduğu, davalı tarafından da dayanak sözleşme benimsenerek bir kısım ödemeler yapıldığı, davalının bakiye bedelden sorumlu tutulması gerektiği, davacının asıl alacağı tam olarak işlemiş faiz bakımından ise 145,98 TL'sı dışında itirazın iptaline karar verildiği, bu cüzi miktar bakımından alacaklının takipde kötü niyetli olduğu kabul edilemez ise de bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne;
mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek husumet itirazında bulunmuş, ayrıca ... imzalı ve hiçbir borçlarının kalmadığına dair yeni bir belge sunarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, alacağın hukuki sebebi ve aktif husumete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 202 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, taraflarca imzalanan 19.09.2012 tarihli ticari işletmenin devrine ilişkin sözleşme ile belirlenen bakiye bedelin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, alacağa dayanak belge davalı tarafından ve dava dışı ... tarafından şirket kaşesi ile imzalanmıştır. Davalı tarafça işbu sözleşme kapsamında kısmi ödeme yapılmış ancak bakiye kalan miktar ödenmemiştir. Davacılar vekili, Hacıbaba Restoran adıyla uzun yıllar aynı adreste faaliyet gösteren işletmenin davalıya devri nedeniyle peştamaliye sözleşmesi kapsamında alacaklı olduğunu iddia etmekte iken, davalı, peştemaliye sözleşmesinin söz konu olmadığını, talep edilen tutarın hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu savunmaktadır.
2. Dava konusu ticari işletme davacıların ve dava dışı ...ın ortağı ve yetkilisi olduğu Hacıbaba Restaurant Turizm İşletmeleri Tic. Ltd. Şti. tarafından "Hacıbaba" ismiyle faaliyet göstermekte iken, davalının aynı adreste faaliyet göstermek için taşınmazı davadışı malikinden kiraladığı, aynı zamanda dava dışı şirket ile de 19.09.2012 tarihli sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmaktadır. İşbu sözleşme altında Hacıbaba Restaurant Turizm İşletmeleri Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi ...ın imzası ile şirket kaşesi de bulunduğu dikkate alındığında, sözleşmeyi esasen şirket adına imzaladığı, bu nedenle husumetin şirkete düştüğü, davacı gerçek kişilerin davada aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 arihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978647200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz