Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2111 E. 2024/4983 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr↗ delil tespiti↗ tescilsiz tasarım↗ sicilden terkin↗ eş rızası↗ hakkaniyet↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ıslah↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/214 E., 2021/449 K.
Taraflar arasındaki asıl davada tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemlerinin durdurulması, değiştirilmesi, toplatılması, sökülmesi ile maddi ve manevi tazminat istemleri; karşı davadaki endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kuruluşunun 1989 yılına dayandığını, kuruyemiş ve gıda alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın “Kahveci Hanzade” isimli işyerinde kullanılan avize ve aydınlatmaların müvekkili şirketin tescilli tasarımları ile aynı olduğunun tespit edildiğini, ilgili delil tespiti istemi kapsamında söz konusu işyerindeki “Kahveci Hanzade” markasının da müvekkilinin logosuna benzer şekilde kullanıldığının belirlendiğini, davalının söz konusu tasarımları müvekkilinin rızası olmadan kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve tescilli bir hakka tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, mağazada kullanılan tasarımların değiştirilmesine, "Kahveci Hanzade" ibaresinin kullanıldığı tüm ürünlerin toplatılmasına, sökülmesine, değiştirilmesine, 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin marka ibaresinin esas unsurunun “HANZADE” tali unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, davacı markanın ise esaslı unsurunun “HACIBABA” yardımcı unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak herhangi bir benzerliğin mümkün bulunmadığını, KAHVECİ kelimesinin harcı alem bir kelime olduğunu, kişi veya kişilere ya da kuruluşlara özgülenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yine yardımcı unsur olarak “BİZ O HATIRA TALİBİZ” sloganını kullandığını, HACIBABA firması adına kayıtlı tescilli tasarımın yenilik ve özgünlük içermemesi sebebiyle iptal başvurusu yapılacağını, davacı ve davalı firmaların kullanmış olduğu avize tasarımının kişi veya kişilere özgülenmesinin mümkün olmadığını, Selçuklu mimarisinin önemli unsurlarını taşıdığını bu sebeple hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek asıl davanın reddine, tecavüzün mevcut olmadığının tespitine, karşı davasında ise, harcı alem olmuş kişi ve/veya kurumlara özgülenmesi mümkün olmayan KAHVECİ teriminin ve Selçuklu mimarisine ait olduğu herkesçe malum olan sarı-mavi-kırmızı avize tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile; davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğinin, ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının tescilli tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile markaya ve tasarıma tecavüzün men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, marka ve tasarıma tecavüz teşkil eden her türlü kullanımın önlenmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olanların değiştirilmesine ve silinmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olmayanların imhasına, markaya ve tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin ticari amaçla bulunduruldukları her yerde el konulmasına, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle ıslah dilekçesi de göz önünde bulundurularak toplam 14.979,33 TL tazminatın 1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişir oranlarda 13.979,33 TL'ye de ıslah tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, "KAHVECİ'' kelimesinin harcı alem olduğunu, yardımcı unsurlar incelenecek olursa markaların karıştırılmasının mümkün bulunmadığını, davacı şirketin "KAHVECİ HACIBABA" ibareli markası tanınmış bir marka olmayıp sadece belli bir kesime hitap ettiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan şartları karşılamadığını, tecavüzün mevcut olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, kişi veya kurumlara özgülenmesi mümkün olmayan "KAHVECİ" teriminin ve Selçuklu mimarisine ait olduğu herkesçe malum olan sarı-mavi-kırmızı avize tasarımlarının tescilinin iptalinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının tescilli markası ile davalının kafeterya, restoran hizmetlerinde fiilen kullandığı markasının genel tasarım unsurları itibariyle benzer olduğu, "KAHVECİ" ibaresinin herkesin kullanımına açık bir kelime olmasına rağmen, davalının bu ibareyi davacı markasındaki kompozisyonunu benzer yaparak kullandığı, davalı markası ile karşılaşan bir tüketicinin, bu markanın davacıya ait olduğunu düşünmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, davalının bu eylemlerinin 556 sayılı KHK’nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) fıkrası bağlamında davacının markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, diğer yandan davalının ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının tescilli 2014/00031-1, 3 sayılı tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiğinin de hüküm kurmaya elverişli bulunduğu değerlendirilen bilirkişi raporu ile belirlendiği, karşı davalıya ait 2006 08596 sayılı markanın 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu, aynı yasanın’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi anlamında da somut ayırt ediciliği haiz bulunduğu, 2014/00031 sayılı “avize” tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin verinin dosya kapsamında elde edilemediği, belirlenen tazminatların dosya kapsamındaki delillerle uyumlu bulunmasının yanında hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava, davacı karşı davalı adına tescilli tasarımlardan doğan haklara vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, maddi (yoksun kalınan kazanç) ve manevi tazminat, karşı dava ise; davacı karşı davalı adına tescilli endüstriyel tasarımları ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri.
3.556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6217 E. 2023/5911 K.
Ortak:yoksun kalınan kâr · tescilsiz tasarım · hakkaniyet · yasal faiz · haksız rekabet · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, davacı karşı davalı adına «tescilli tasarımlardan» doğan haklara vaki tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile, maddi («yoksun kalınan» kazanç) ve manevi tazminat, karşı dava ise; davacı karşı davalı adına tescilli endüstriyel tasarımları ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… davanın kısmen kabulü ile; davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğinin, ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının «tescilli tasarımlarından» doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile markaya ve tasarıma tecavüzün men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, marka ve tasarıma tecavüz teşkil eden her türlü kullanımın önlenmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olanların değiştirilmesine ve silinmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olmayanların imhasına, markaya ve tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin ticari amaçla bulunduruldukları her yerde el konulmasına, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle «ıslah» dilekçesi de göz önünde bulundurularak toplam 14.979,33 TL tazminatın 1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişir oranlarda 13.979,33 TL'ye de ıslah tarihinden itibaren değişir oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranla …
… ığını, kuruyemiş ve gıda alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın “Kahveci Hanzade” isimli işyerinde kullanılan avize ve aydınlatmaların müvekkili şirketin «tescilli tasarımları» ile aynı olduğunun tespit edildiğini, ilgili «delil tespiti» istemi kapsamında söz konusu işyerindeki “Kahveci Hanzade” markasının da müvekkilinin logosuna benzer şekilde kullanıldığının belirlendiğini, davalının söz konusu tasarımları müvekkilinin «rızası» olmadan kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve tescilli bir hakka tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemler …
Benzer bu kararda… n davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratacak nitelikte olduğu, davacının «yoksun kalınan» kazanç hesabının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin «kesin» olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00 TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "HACIBABA" tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… e başlayan yeniliği kaldırmaya elverişli kullanımın, sonraki tarihte gerçekleşen tescile dayanarak engellenemeyeceği, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde de «haksız rekabet» iddiasına dayanılmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin «istinaf yoluna başvurması» üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · marka hakkına tecavüz · taşıyan · kesin hüküm
Benzer bu kararda… n davacı ile aynı olan iştigal mevzunda ticari faaliyette bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markasal ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratacak nitelikte olduğu, davacının «yoksun kalınan» kazanç hesabının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince yapılmasını istediği, bu usul seçildiğinde emsal araştırması yapılmasının ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesinin gerektiği, böyle bir bedelin «kesin» olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, talep edilebilecek yoksun kalınan kazanç miktarının 10.000,00 TL, manevî tazminat miktarının 10.000,00 TL olarak belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün durdurulmasına, "HACIBABA" tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… bozma ilamına uyularak 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, her biri yönünden istenen miktarın 1/2 oranında olduğu kabul edilerek «marka hakkına tecavüz» nedeniyle davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetini sunduğu işletmenin tanıtımında kullandığı dürümce hacıbaba tanıtım işaretinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, davalının tecavüzünün durdurulmasına, Hacıbaba tanıtım işaretini «taşıyan» her türlü ürünün toplanmasına, anılan ibarenin tabelalardan ve bu ürünlerden çıkartılmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise bunların imhasına, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteminin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3678 E. 2020/669 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… ığını, kuruyemiş ve gıda alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın “Kahveci Hanzade” isimli işyerinde kullanılan avize ve aydınlatmaların müvekkili şirketin «tescilli tasarımları» ile aynı olduğunun tespit edildiğini, ilgili «delil tespiti» istemi kapsamında söz konusu işyerindeki “Kahveci Hanzade” markasının da müvekkilinin logosuna benzer şekilde kullanıldığının belirlendiğini, davalının söz konusu tasarımları müvekkilinin «rızası» olmadan kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve tescilli bir hakka tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemler …
… olduğunu, davacı markanın ise esaslı unsurunun “HACIBABA” yardımcı unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerliğin mümkün bulunmadığını, KAHVECİ kelimesinin harcı alem bir kelime olduğunu, kişi veya kişilere ya da kuruluşlara özgülenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yine yardımcı unsur olarak “BİZ O HATIRA TALİBİZ” sloganını kullandığını, HACIBABA firması adına kayıtlı «tescilli tasarımın» yenilik ve özgünlük içermemesi sebebiyle iptal başvurusu yapılacağını, davacı ve davalı firmaların kullanmış olduğu avize tasarımının kişi veya kişilere özgülenmes …
… davanın kısmen kabulü ile; davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğinin, ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının «tescilli tasarımlarından» doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile markaya ve tasarıma tecavüzün men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, marka ve tasarıma tecavüz teşkil eden her türlü kullanımın önlenmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olanların değiştirilmesine ve silinmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olmayanların imhasına, markaya ve tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin ticari amaçla bulunduruldukları her yerde el konulmasına, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle «ıslah» dilekçesi de göz önünde bulundurularak toplam 14.979,33 TL tazminatın 1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişir oranlarda 13.979,33 TL'ye de ıslah tarihinden itibaren değişir oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranla …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre takip edilmediği gerekçesiyle karşı «davanın açılmamış sayılmasına», asıl davada davalı Teknikel Avize Ltd Şti’ye ait 2013/03675-1, 4, 5, 7, 9, 17, 19, 23, 24, 27, 2013/03667-5, 6, 8 numaralı «tescilli tasarımların» yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davalı-k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre takip edilmediği gerekçesiyle karşı «davanın açılmamış sayılmasına», asıl davada davalı Teknikel Avize Ltd Şti’ye ait 2013/03675-1, 4, 5, 7, 9, 17, 19, 23, 24, 27, 2013/03667-5, 6, 8 numaralı «tescilli tasarımların» yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davalı-k …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01.03.2016 tarihli birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» dair kararının bozulmasına dair 20.02.2018 tarihli Dairemizin kararının düzeltilmesine yönelik davacı-karşı davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4280 E. 2023/3337 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · bekletici mesele · tanık beyanı · yemin delili · yazılı delil · bedelsizlik · iyiniyet · yemin
Benzer bu kararda… rektiği, davalının gerek işbu dosyada gerekse ceza yargılamasının hiçbir aşamasında çeki avans olarak aldığını kabul etmediği, davacının çeki avans olarak verdiğini «yazılı deliller» ile ispat edemediği, dava dilekçesinde açıkça «yemin delilini» bildirmediği, ceza dava dosyası ile de davalının çeki avans olarak aldığını yahut «çekin bedelsiz» kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tanık beyanlarının» kamera kayıtlarının dikkate alınmadığını, çekin alındığını, «iyiniyetli» olarak anlaştıklarını, avizeleri «teslim» ettiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece bu davaya etki edecek ceza dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesi uyarınca «bekletici mesele» yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5240 E. 2023/219 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · hakkaniyet · maddi ve manevi tazminat · ortalama tüketici · ıslah · ayırt edicilik · yasal faiz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… davanın kısmen kabulü ile; davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğinin, ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının «tescilli tasarımlarından» doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile markaya ve tasarıma tecavüzün men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, marka ve tasarıma tecavüz teşkil eden her türlü kullanımın önlenmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olanların değiştirilmesine ve silinmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olmayanların imhasına, markaya ve tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin ticari amaçla bulunduruldukları her yerde el konulmasına, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle «ıslah» dilekçesi de göz önünde bulundurularak toplam 14.979,33 TL tazminatın 1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişir oranlarda 13.979,33 TL'ye de ıslah tarihinden itibaren değişir oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranla …
… olduğunu, davacı markanın ise esaslı unsurunun “HACIBABA” yardımcı unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerliğin mümkün bulunmadığını, KAHVECİ kelimesinin harcı alem bir kelime olduğunu, kişi veya kişilere ya da kuruluşlara özgülenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yine yardımcı unsur olarak “BİZ O HATIRA TALİBİZ” sloganını kullandığını, HACIBABA firması adına kayıtlı «tescilli tasarımın» yenilik ve özgünlük içermemesi sebebiyle iptal başvurusu yapılacağını, davacı ve davalı firmaların kullanmış olduğu avize tasarımının kişi veya kişilere özgülenmes …
… en bilirkişi raporu ile belirlendiği, karşı davalıya ait 2006 08596 sayılı markanın 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında somut «ayırt ediciliği» haiz olduğu, aynı yasanın’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi anlamında da somut ayırt ediciliği haiz bulunduğu, 2014/00031 sayılı “avize” tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin verinin dosya kapsamında elde edilemediği, belirlenen tazminatların dosya kapsamındaki delillerle uyumlu bulunmasının yanında «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «marka hakkına tecavüz» yönünden; markaların iş konuları içinde "yiyecek- içecek sağlanması hizmetleri" olarak ifade edilen iş konusunda "kahveci" ibaresinin doğrudan doğruya genel ibare sayılabilecek bir ibare olması nedeniyle Kahveci ibaresinin tek başına kullanılmasından yola çıkılarak yapılabilecek benzerlik ididalarının haklı bir iddia olamayacağı, kahveci ibaresinin «ayırt edicilik» bakımından zayıf bir ibare olduğu, markaların değerlendirilmesi yapılırken esas unsur olan HACIBABA ve PEHLİVAN ibarelerinin dikkate alınması gerektiği böylelikle somut olayda marka haklarına tecavüz şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin markaya yönelik tecavüz davasının reddine karar verilmesi gerektiği, endüstriyel tasarımlar yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafa ait 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " açık raf " tasarımlar olduğu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılanlanmaları nedeniyle davacının 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarımla ilgili açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait 2014/00028(1) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların dolap tasarımlar olduğu, davacıya ait tasarımla davalıya ait işyerinde bulunan tasarım arasında yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı benzer olarak algılandıkları kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait 2014/00029(1) numaralı endüstriyel tasarımla davalının iş yerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " mağaza içi banko " tasarımı olduğu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farkılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait; 2014/00029(2) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " mağaza içi yerleşim " tasarımları olduğu, karşılaştırılan tasarımların loca görünümlü olduğu, ahşap malzeme kullanıldığı, ürünlerde kullanılan ahşap dikmeler ve üst «bölümde» yer alan «formların» birbirine benzediği, yan ve ön bölümlerde boşluk oluşturacak şekilde oluşturulduğu, davacıya ait dikmelerin üst bölümünde vitraydan aydınlatmalar bulunurken, davalıya ait üründe bunların yer almadığı, her iki üründe de L biçiminde oturma elemanları yer aldığını, duvarda benzer çerçeve içinde vitraylar yer aldığı davacıya ait ürünlerde tavandan avizeler kullanılırken, davalıya ait üründe duvardan aydınlatma tercih edildiği ancak kullanılan aydınlatmaların vitraylara benzediği, yapılan değerlendirme soncunda davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları kanaatine varılmakla,davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait;2014/00031(4) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların "aydınlatma armatürü" tasarımı olduğunu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait; 2014/00031(5) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada,tasarımların diktörtgen ahşap çerçeve içerisinde yer alan vitray camdan oluştuğu, vitray cam içinde kullanılan motif ve renklerin benzer olduğu, davacıya ait vitray bölümünde marka logosu yer alırken davalıya ait vitray bölümünde motifin yer aldığı, yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, manevi «tazminat davası» yönünden; davacı vekilince 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulduğu, davacıya ait diğer endüstriyel tasarımların bir kısmına tecavüzün sabit olması, tecavüz oluşturan tasarımlar yönünden dava konusunu oluşturan davacı adına «tescilli tasarımları», davalının aynı hizmet sektöründe «iltibas» yaratacak şekilde kullanmak şeklindeki davranışların ağırlığı ile davacı tasarımının piyasadaki imajı ile güvende ve manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zarar durumu ve davacının markaya yönelik tecavüz davasının rededilmesi aynı şekilde 2014/00028(2) nolu endüstriyel tasarımla ilgili davanın da reddedildiği hususları nazara alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği,«maddi tazminat» davası yönünden; davalının işyerinde bulunduğu tespit edilen, davacıya ait tasarımlara tecavüzlü olan ürünlerin niteliği, işyerinin özelliği,ürünlerin sayısı göz önünde bulundurulmak sureti ile, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile adalet ve «hakkaniyet» ilkesi uyarınca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davalı vekili;davaya konu edilen tasarımların müvekkili tarafından davacı adına oluşturulan başvuru ve tescil tarihinden önce kullanıldığına dair iddiada bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş ise de,davalının bu savunmasının marka veya tasarım tescilinin hükümsüzlüğü davasının konusunu oluşturacağı, davalı yanca bu yönde bir davanın açılmadığı, tasarım, tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup, tescilli bir tasarımın haksız kullanılmasından sözedilemeyeceğinden,davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının, davacı adına tescilli 2006/008569 sayılı markaya yönelik tecavüz davasının reddine, davacının davalı aleyhine açtığı endüstriyel tasarıma tecavüz davasının kısmen kabulü ile , davalının davacı adına tescilli 2014/00028(1) , 2014/00029 (1) ve (2), 2014/00031 (1), (4) ve (5) numaralı endüstriyel tasarıma tecavüz davasının kabulü ile vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, davacının 2014/00028 (2) numaralı endüstriyel tasarıma yönelik tecavüz davasının reddine, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manev …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin «tescilli tasarımları» ile davalının işletmesinde kullandığı tasarımlarının birebir derecede aynı olduğunu, 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarım yönünden davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin tescilli tasarımları işletmelerinde bir konsept yarattığını ve bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu endüstriyel tasarım açısından da tecavüzün varlığına hükmedilmesi gerektiğini "Kahveci" ibaresi müvekkil markasının ayırt edici unsuru olduğundan ve verilen hizmeti nitelediğinden dolayı markaya yönelik tecavüz iddiasının reddine karar vermesinin bütüncül değerlendirme ilkesine aykırı bir değerlendirme olduğunu, müvekkilin tescilli markasına yapılan tecavüzün ve «ıslah» edilen tutar üzerinden tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek 2014/00028(2) sayılı endüstriyel tasarım ve 2006/008569 sayılı marka yönünden verilen ret kararının kaldırılmasını ve tecavüzün tespiti ile davanın kabulüne, 10.000,00 TL tutarındaki maddi ve manevi tazminat tutarlarının kaldırılarak «maddi tazminat» taleplerinin 152.440,00 TL üzerinden, manevi tazminatın 50.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin tescilden önce başlayan mağaza tasarımı kullanımının, davacının sonraki tarihte «tescilli tasarımlarından» doğan haklara karşı tecavüz teşkil ettiğini iddia etmenin mümkün olmadığını, kullanımın tescilden önce başlaması durumunda sonraki tarihli tescilin önceki tarihli kullanımı hukuka aykırı hale getirmeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, hukuki dinlenilme haklarının «kısıtlandığını», gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğunu, müvekkilinin tasarımlarının davacının tescilli tasarımlarına tecavüz teşkil etmediğini, davacı adına tescilli tasarım ile müvekkil iş yeri tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdindeki farklılık olmakla birlikte müvekkilinin tasarımın davacı tasarımlarının başvurusundan önce yapılmış olması nedeniyle davacı tasarımına tecavüz ettiğinden söz edilemeyeceğini, maddi ve manevi tazminat talep edilmesi koşullarının oluşmadığını, «vekalet ücretinin» yanlış hesap edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · ba/bs formları · vekalet ücreti takdiri · kısıtlılık · tazminat davası · iş bölümü · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «marka hakkına tecavüz» yönünden; markaların iş konuları içinde "yiyecek- içecek sağlanması hizmetleri" olarak ifade edilen iş konusunda "kahveci" ibaresinin doğrudan doğruya genel ibare sayılabilecek bir ibare olması nedeniyle Kahveci ibaresinin tek başına kullanılmasından yola çıkılarak yapılabilecek benzerlik ididalarının haklı bir iddia olamayacağı, kahveci ibaresinin «ayırt edicilik» bakımından zayıf bir ibare olduğu, markaların değerlendirilmesi yapılırken esas unsur olan HACIBABA ve PEHLİVAN ibarelerinin dikkate alınması gerektiği böylelikle somut olayda marka haklarına tecavüz şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin markaya yönelik tecavüz davasının reddine karar verilmesi gerektiği, endüstriyel tasarımlar yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafa ait 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " açık raf " tasarımlar olduğu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı olarak algılanlanmaları nedeniyle davacının 2014/00028(2) numaralı endüstriyel tasarımla ilgili açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait 2014/00028(1) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların dolap tasarımlar olduğu, davacıya ait tasarımla davalıya ait işyerinde bulunan tasarım arasında yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı benzer olarak algılandıkları kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait 2014/00029(1) numaralı endüstriyel tasarımla davalının iş yerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " mağaza içi banko " tasarımı olduğu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farkılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait; 2014/00029(2) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların " mağaza içi yerleşim " tasarımları olduğu, karşılaştırılan tasarımların loca görünümlü olduğu, ahşap malzeme kullanıldığı, ürünlerde kullanılan ahşap dikmeler ve üst «bölümde» yer alan «formların» birbirine benzediği, yan ve ön bölümlerde boşluk oluşturacak şekilde oluşturulduğu, davacıya ait dikmelerin üst bölümünde vitraydan aydınlatmalar bulunurken, davalıya ait üründe bunların yer almadığı, her iki üründe de L biçiminde oturma elemanları yer aldığını, duvarda benzer çerçeve içinde vitraylar yer aldığı davacıya ait ürünlerde tavandan avizeler kullanılırken, davalıya ait üründe duvardan aydınlatma tercih edildiği ancak kullanılan aydınlatmaların vitraylara benzediği, yapılan değerlendirme soncunda davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları kanaatine varılmakla,davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait;2014/00031(4) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada, tasarımların "aydınlatma armatürü" tasarımı olduğunu, davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafa ait; 2014/00031(5) numaralı endüstriyel tasarımla davalının işyerinde bulunan endüstriyel tasarımlar arasında yapılan karşılaştırmada,tasarımların diktörtgen ahşap çerçeve içerisinde yer alan vitray camdan oluştuğu, vitray cam içinde kullanılan motif ve renklerin benzer olduğu, davacıya ait vitray bölümünde marka logosu yer alırken davalıya ait vitray bölümünde motifin yer aldığı, yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, kanaatine varılmakla, davacının bu tasarımla ilgili açtığı davanın kabulü ile davalının bu tasarıma yönelik tecavüzünün durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiği, manevi «tazminat davası» yönünden; davacı vekilince 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulduğu, davacıya ait diğer endüstriyel tasarımların bir kısmına tecavüzün sabit olması, tecavüz oluşturan tasarımlar yönünden dava konusunu oluşturan davacı adına «tescilli tasarımları», davalının aynı hizmet sektöründe «iltibas» yaratacak şekilde kullanmak şeklindeki davranışların ağırlığı ile davacı tasarımının piyasadaki imajı ile güvende ve manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zarar durumu ve davacının markaya yönelik tecavüz davasının rededilmesi aynı şekilde 2014/00028(2) nolu endüstriyel tasarımla ilgili davanın da reddedildiği hususları nazara alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği,«maddi tazminat» davası yönünden; davalının işyerinde bulunduğu tespit edilen, davacıya ait tasarımlara tecavüzlü olan ürünlerin niteliği, işyerinin özelliği,ürünlerin sayısı göz önünde bulundurulmak sureti ile, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile adalet ve «hakkaniyet» ilkesi uyarınca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davalı vekili;davaya konu edilen tasarımların müvekkili tarafından davacı adına oluşturulan başvuru ve tescil tarihinden önce kullanıldığına dair iddiada bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş ise de,davalının bu savunmasının marka veya tasarım tescilinin hükümsüzlüğü davasının konusunu oluşturacağı, davalı yanca bu yönde bir davanın açılmadığı, tasarım, tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup, tescilli bir tasarımın haksız kullanılmasından sözedilemeyeceğinden,davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının, davacı adına tescilli 2006/008569 sayılı markaya yönelik tecavüz davasının reddine, davacının davalı aleyhine açtığı endüstriyel tasarıma tecavüz davasının kısmen kabulü ile , davalının davacı adına tescilli 2014/00028(1) , 2014/00029 (1) ve (2), 2014/00031 (1), (4) ve (5) numaralı endüstriyel tasarıma tecavüz davasının kabulü ile vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, davacının 2014/00028 (2) numaralı endüstriyel tasarıma yönelik tecavüz davasının reddine, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manev …
… hveci" ibaresinin doğrudan doğruya genel ibare sayılabilecek bir ibare olması nedeniyle, tarafların markalarındaki "Kahveci" ibaresinin ortaklığından yola çıkılarak «iltibas» değerlendirilmesi yapılamayacağı, markalardaki esas unsurların "HACIBABA" ve "PEHLİVAN" olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere ibarelerin yazım şekillerinde de farklılık bulunduğu, bu itibarla tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı adına tescilli 2014/00028(1), 2014/00029(1), 2014/00029(2), 2014/00031(1), 2014/00031(4), 2014/00031(5) numaralı tasarımlara davalının kullanımlarının tecavüz ettiğinin tespit edildiği, bu tespitin yerinde bulunduğu ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının 2014/00028 (2) numaralı endüstriyel tasarımı açısından tecavüz bulunmadığı yönündeki tespitin yerinde bulunduğu, hüküm altına alınan manevi ve «maddi tazminat» tutarlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği ancak Mahkemece yargılamaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına rağmen hükmedilen vekâlet ücreti açısından Asliye Hukuk Mahkemesi tutarlarının dikkate alınarak «vekalet ücreti takdir» edilmesi yerinde olmadığı gibi doğru da bulunmadığı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, hukuki dinlenilme haklarının «kısıtlandığını», gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğunu, vekâlet ücretlerinin yanlış hesap edildiğini, müvekkilinin tasarımlarının davacının tasarımlarına tecavüz etmediği …
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin tescilden önce başlayan mağaza tasarımı kullanımının, davacının sonraki tarihte «tescilli tasarımlarından» doğan haklara karşı tecavüz teşkil ettiğini iddia etmenin mümkün olmadığını, kullanımın tescilden önce başlaması durumunda sonraki tarihli tescilin önceki tarihli kullanımı hukuka aykırı hale getirmeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, hukuki dinlenilme haklarının «kısıtlandığını», gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğunu, müvekkilinin tasarımlarının davacının tescilli tasarımlarına tecavüz teşkil etmediğini, davacı adına tescilli tasarım ile müvekkil iş yeri tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdindeki farklılık olmakla birlikte müvekkilinin tasarımın davacı tasarımlarının başvurusundan önce yapılmış olması nedeniyle davacı tasarımına tecavüz ettiğinden söz edilemeyeceğini, maddi ve manevi tazminat talep edilmesi koşullarının oluşmadığını, «vekalet ücretinin» yanlış hesap edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2111 E. , 2024/4983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/214 E., 2021/449 K.
Taraflar arasındaki asıl davada tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemlerinin durdurulması, değiştirilmesi, toplatılması, sökülmesi ile maddi ve manevi tazminat istemleri; karşı davadaki endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kuruluşunun 1989 yılına dayandığını, kuruyemiş ve gıda alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın “Kahveci Hanzade” isimli işyerinde kullanılan avize ve aydınlatmaların müvekkili şirketin tescilli tasarımları ile aynı olduğunun tespit edildiğini, ilgili delil tespiti istemi kapsamında söz konusu işyerindeki “Kahveci Hanzade” markasının da müvekkilinin logosuna benzer şekilde kullanıldığının belirlendiğini, davalının söz konusu tasarımları müvekkilinin rızası olmadan kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve tescilli bir hakka tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, mağazada kullanılan tasarımların değiştirilmesine, "Kahveci Hanzade" ibaresinin kullanıldığı tüm ürünlerin toplatılmasına, sökülmesine, değiştirilmesine, 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin marka ibaresinin esas unsurunun “HANZADE” tali unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, davacı markanın ise esaslı unsurunun “HACIBABA” yardımcı unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak herhangi bir benzerliğin mümkün bulunmadığını, KAHVECİ kelimesinin harcı alem bir kelime olduğunu, kişi veya kişilere ya da kuruluşlara özgülenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yine yardımcı unsur olarak “BİZ O HATIRA TALİBİZ” sloganını kullandığını, HACIBABA firması adına kayıtlı tescilli tasarımın yenilik ve özgünlük içermemesi sebebiyle iptal başvurusu yapılacağını, davacı ve davalı firmaların kullanmış olduğu avize tasarımının kişi veya kişilere özgülenmesinin mümkün olmadığını, Selçuklu mimarisinin önemli unsurlarını taşıdığını bu sebeple hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek asıl davanın reddine, tecavüzün mevcut olmadığının tespitine, karşı davasında ise, harcı alem olmuş kişi ve/veya kurumlara özgülenmesi mümkün olmayan KAHVECİ teriminin ve Selçuklu mimarisine ait olduğu herkesçe malum olan sarı-mavi-kırmızı avize tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile; davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğinin, ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının tescilli tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile markaya ve tasarıma tecavüzün men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, marka ve tasarıma tecavüz teşkil eden her türlü kullanımın önlenmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olanların değiştirilmesine ve silinmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olmayanların imhasına, markaya ve tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin ticari amaçla bulunduruldukları her yerde el konulmasına, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle ıslah dilekçesi de göz önünde bulundurularak toplam 14.979,33 TL tazminatın 1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişir oranlarda 13.979,33 TL'ye de ıslah tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, "KAHVECİ'' kelimesinin harcı alem olduğunu, yardımcı unsurlar incelenecek olursa markaların karıştırılmasının mümkün bulunmadığını, davacı şirketin "KAHVECİ HACIBABA" ibareli markası tanınmış bir marka olmayıp sadece belli bir kesime hitap ettiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan şartları karşılamadığını, tecavüzün mevcut olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, kişi veya kurumlara özgülenmesi mümkün olmayan "KAHVECİ" teriminin ve Selçuklu mimarisine ait olduğu herkesçe malum olan sarı-mavi-kırmızı avize tasarımlarının tescilinin iptalinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının tescilli markası ile davalının kafeterya, restoran hizmetlerinde fiilen kullandığı markasının genel tasarım unsurları itibariyle benzer olduğu, "KAHVECİ" ibaresinin herkesin kullanımına açık bir kelime olmasına rağmen, davalının bu ibareyi davacı markasındaki kompozisyonunu benzer yaparak kullandığı, davalı markası ile karşılaşan bir tüketicinin, bu markanın davacıya ait olduğunu düşünmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, davalının bu eylemlerinin 556 sayılı KHK’nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) fıkrası bağlamında davacının markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, diğer yandan davalının ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının tescilli 2014/00031-1, 3 sayılı tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiğinin de hüküm kurmaya elverişli bulunduğu değerlendirilen bilirkişi raporu ile belirlendiği, karşı davalıya ait 2006 08596 sayılı markanın 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu, aynı yasanın’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi anlamında da somut ayırt ediciliği haiz bulunduğu, 2014/00031 sayılı “avize” tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin verinin dosya kapsamında elde edilemediği, belirlenen tazminatların dosya kapsamındaki delillerle uyumlu bulunmasının yanında hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava, davacı karşı davalı adına tescilli tasarımlardan doğan haklara vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, maddi (yoksun kalınan kazanç) ve manevi tazminat, karşı dava ise; davacı karşı davalı adına tescilli endüstriyel tasarımları ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri.
3.556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060388300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz