6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2111 E. 2024/4983 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr delil tespiti tescilsiz tasarım sicilden terkin eş rızası hakkaniyet maddi ve manevi tazminat esastan ret ortalama tüketici ıslah terkin ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması yasal faiz haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 51 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/214 E., 2021/449 K.

Taraflar arasındaki asıl davada tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemlerinin durdurulması, değiştirilmesi, toplatılması, sökülmesi ile maddi ve manevi tazminat istemleri; karşı davadaki endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kuruluşunun 1989 yılına dayandığını, kuruyemiş ve gıda alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın “Kahveci Hanzade” isimli işyerinde kullanılan avize ve aydınlatmaların müvekkili şirketin tescilli tasarımları ile aynı olduğunun tespit edildiğini, ilgili delil tespiti istemi kapsamında söz konusu işyerindeki “Kahveci Hanzade” markasının da müvekkilinin logosuna benzer şekilde kullanıldığının belirlendiğini, davalının söz konusu tasarımları müvekkilinin rızası olmadan kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve tescilli bir hakka tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, mağazada kullanılan tasarımların değiştirilmesine, "Kahveci Hanzade" ibaresinin kullanıldığı tüm ürünlerin toplatılmasına, sökülmesine, değiştirilmesine, 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin marka ibaresinin esas unsurunun “HANZADE” tali unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, davacı markanın ise esaslı unsurunun “HACIBABA” yardımcı unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak herhangi bir benzerliğin mümkün bulunmadığını, KAHVECİ kelimesinin harcı alem bir kelime olduğunu, kişi veya kişilere ya da kuruluşlara özgülenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yine yardımcı unsur olarak “BİZ O HATIRA TALİBİZ” sloganını kullandığını, HACIBABA firması adına kayıtlı tescilli tasarımın yenilik ve özgünlük içermemesi sebebiyle iptal başvurusu yapılacağını, davacı ve davalı firmaların kullanmış olduğu avize tasarımının kişi veya kişilere özgülenmesinin mümkün olmadığını, Selçuklu mimarisinin önemli unsurlarını taşıdığını bu sebeple hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek asıl davanın reddine, tecavüzün mevcut olmadığının tespitine, karşı davasında ise, harcı alem olmuş kişi ve/veya kurumlara özgülenmesi mümkün olmayan KAHVECİ teriminin ve Selçuklu mimarisine ait olduğu herkesçe malum olan sarı-mavi-kırmızı avize tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile; davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğinin, ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının tescilli tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile markaya ve tasarıma tecavüzün men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, marka ve tasarıma tecavüz teşkil eden her türlü kullanımın önlenmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olanların değiştirilmesine ve silinmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olmayanların imhasına, markaya ve tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin ticari amaçla bulunduruldukları her yerde el konulmasına, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle ıslah dilekçesi de göz önünde bulundurularak toplam 14.979,33 TL tazminatın 1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişir oranlarda 13.979,33 TL'ye de ıslah tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, "KAHVECİ'' kelimesinin harcı alem olduğunu, yardımcı unsurlar incelenecek olursa markaların karıştırılmasının mümkün bulunmadığını, davacı şirketin "KAHVECİ HACIBABA" ibareli markası tanınmış bir marka olmayıp sadece belli bir kesime hitap ettiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan şartları karşılamadığını, tecavüzün mevcut olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, kişi veya kurumlara özgülenmesi mümkün olmayan "KAHVECİ" teriminin ve Selçuklu mimarisine ait olduğu herkesçe malum olan sarı-mavi-kırmızı avize tasarımlarının tescilinin iptalinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının tescilli markası ile davalının kafeterya, restoran hizmetlerinde fiilen kullandığı markasının genel tasarım unsurları itibariyle benzer olduğu, "KAHVECİ" ibaresinin herkesin kullanımına açık bir kelime olmasına rağmen, davalının bu ibareyi davacı markasındaki kompozisyonunu benzer yaparak kullandığı, davalı markası ile karşılaşan bir tüketicinin, bu markanın davacıya ait olduğunu düşünmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, davalının bu eylemlerinin 556 sayılı KHK’nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) fıkrası bağlamında davacının markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, diğer yandan davalının ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının tescilli 2014/00031-1, 3 sayılı tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiğinin de hüküm kurmaya elverişli bulunduğu değerlendirilen bilirkişi raporu ile belirlendiği, karşı davalıya ait 2006 08596 sayılı markanın 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu, aynı yasanın’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi anlamında da somut ayırt ediciliği haiz bulunduğu, 2014/00031 sayılı “avize” tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin verinin dosya kapsamında elde edilemediği, belirlenen tazminatların dosya kapsamındaki delillerle uyumlu bulunmasının yanında hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl dava, davacı karşı davalı adına tescilli tasarımlardan doğan haklara vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, maddi (yoksun kalınan kazanç) ve manevi tazminat, karşı dava ise; davacı karşı davalı adına tescilli endüstriyel tasarımları ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri.

3.556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6217 E. 2023/5911 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3678 E. 2020/669 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4280 E. 2023/3337 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5240 E. 2023/219 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2111 E.  ,  2024/4983 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/214 E., 2021/449 K.

Taraflar arasındaki asıl davada tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemlerinin durdurulması, değiştirilmesi, toplatılması, sökülmesi ile maddi ve manevi tazminat istemleri; karşı davadaki endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kuruluşunun 1989 yılına dayandığını, kuruyemiş ve gıda alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın “Kahveci Hanzade” isimli işyerinde kullanılan avize ve aydınlatmaların müvekkili şirketin tescilli tasarımları ile aynı olduğunun tespit edildiğini, ilgili delil tespiti istemi kapsamında söz konusu işyerindeki “Kahveci Hanzade” markasının da müvekkilinin logosuna benzer şekilde kullanıldığının belirlendiğini, davalının söz konusu tasarımları müvekkilinin rızası olmadan kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve tescilli bir hakka tecavüz edildiğini ileri sürerek davalının tasarım ve marka haklarına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, mağazada kullanılan tasarımların değiştirilmesine, "Kahveci Hanzade" ibaresinin kullanıldığı tüm ürünlerin toplatılmasına, sökülmesine, değiştirilmesine, 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin marka ibaresinin esas unsurunun “HANZADE” tali unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, davacı markanın ise esaslı unsurunun “HACIBABA” yardımcı unsurunun ise “KAHVECİ” olduğunu, markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak herhangi bir benzerliğin mümkün bulunmadığını, KAHVECİ kelimesinin harcı alem bir kelime olduğunu, kişi veya kişilere ya da kuruluşlara özgülenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yine yardımcı unsur olarak “BİZ O HATIRA TALİBİZ” sloganını kullandığını, HACIBABA firması adına kayıtlı tescilli tasarımın yenilik ve özgünlük içermemesi sebebiyle iptal başvurusu yapılacağını, davacı ve davalı firmaların kullanmış olduğu avize tasarımının kişi veya kişilere özgülenmesinin mümkün olmadığını, Selçuklu mimarisinin önemli unsurlarını taşıdığını bu sebeple hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek asıl davanın reddine, tecavüzün mevcut olmadığının tespitine, karşı davasında ise, harcı alem olmuş kişi ve/veya kurumlara özgülenmesi mümkün olmayan KAHVECİ teriminin ve Selçuklu mimarisine ait olduğu herkesçe malum olan sarı-mavi-kırmızı avize tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile; davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğinin, ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının tescilli tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile markaya ve tasarıma tecavüzün men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, marka ve tasarıma tecavüz teşkil eden her türlü kullanımın önlenmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olanların değiştirilmesine ve silinmesine, silinmesi ve değiştirilmesi mümkün olmayanların imhasına, markaya ve tasarıma tecavüz teşkil eden ürünlerin ticari amaçla bulunduruldukları her yerde el konulmasına, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle ıslah dilekçesi de göz önünde bulundurularak toplam 14.979,33 TL tazminatın 1.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişir oranlarda 13.979,33 TL'ye de ıslah tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, marka ve tasarıma tecavüz nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların esas unsurları incelendiğinde her iki marka arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacak herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, "KAHVECİ'' kelimesinin harcı alem olduğunu, yardımcı unsurlar incelenecek olursa markaların karıştırılmasının mümkün bulunmadığını, davacı şirketin "KAHVECİ HACIBABA" ibareli markası tanınmış bir marka olmayıp sadece belli bir kesime hitap ettiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan şartları karşılamadığını, tecavüzün mevcut olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, kişi veya kurumlara özgülenmesi mümkün olmayan "KAHVECİ" teriminin ve Selçuklu mimarisine ait olduğu herkesçe malum olan sarı-mavi-kırmızı avize tasarımlarının tescilinin iptalinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının tescilli markası ile davalının kafeterya, restoran hizmetlerinde fiilen kullandığı markasının genel tasarım unsurları itibariyle benzer olduğu, "KAHVECİ" ibaresinin herkesin kullanımına açık bir kelime olmasına rağmen, davalının bu ibareyi davacı markasındaki kompozisyonunu benzer yaparak kullandığı, davalı markası ile karşılaşan bir tüketicinin, bu markanın davacıya ait olduğunu düşünmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, davalının bu eylemlerinin 556 sayılı KHK’nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) fıkrası bağlamında davacının markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, diğer yandan davalının ışıklandırmada kullandığı avizelerin davacının tescilli 2014/00031-1, 3 sayılı tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiğinin de hüküm kurmaya elverişli bulunduğu değerlendirilen bilirkişi raporu ile belirlendiği, karşı davalıya ait 2006 08596 sayılı markanın 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu, aynı yasanın’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi anlamında da somut ayırt ediciliği haiz bulunduğu, 2014/00031 sayılı “avize” tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin verinin dosya kapsamında elde edilemediği, belirlenen tazminatların dosya kapsamındaki delillerle uyumlu bulunmasının yanında hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl dava, davacı karşı davalı adına tescilli tasarımlardan doğan haklara vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, maddi (yoksun kalınan kazanç) ve manevi tazminat, karşı dava ise; davacı karşı davalı adına tescilli endüstriyel tasarımları ile endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri.

3.556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060388300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.