İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5446 E. 2023/5561 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra dairesinin yetkisine itiraz↗ yetkisizlik itirazı↗ icazet↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ irsaliye↗ yetki itirazı↗ ihbar olunan↗ ticari defter kayıtları↗ dava şartı yokluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ alacak davası↗ taşıyıcı↗ kötü niyet↗ ihbar↗ ticari defter↗ yetki↗ geçersizlik↗ iflas↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 29.06.2020 tarih, 2017/95 E. ve 2020/286 K. sayılı kararı ile davacının dayandığı sözleşmenin davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığının tespiti için ticari defter kayıtları ve diğer delillerin incelendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı üçüncü kişiden talep ettiği, bu durumda davalı ile aralarında bir hukuki ilişkinin olmadığı ya da olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından davalının yetki itirazının yerinde olduğu, takibin ve davanın yetkili mahkemede açılmasının bir dava şartı olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.12.2021 tarih, 2020/6953 E. ve 2021/7103 K. sayılı kararıyla davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 890 ıncı maddesine göre taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesinin yetkili olduğu, mahkemece davacının delil olarak dayandığı sözleşme geçersiz kabul edilmişse de, taşıyıcının adresi Antalya olup, davacı taşıyıcı malı Antalya’dan alıp, yine Antalya’da bulunan Expo 2016 inşaatına teslim ettiğini iddia ederek, irsaliyeler ibraz ettiği, davacı alacaklının, davanın dayanağı takibi Antalya’da başlattığı gözetilerek davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı sözleşmenin davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının açık olduğu, son alınan bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı ihbar olunan şirketten talep ettiğinin anlaşıldığı, davacının davalı ile aralarında takip konusu borcun doğumuna esas bir ticari ilişkinin varlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunun dosyaya sunulan deliller kapsamında sabit olduğunu, müvekkilinin malları davalıya teslim etmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, malları teslim alan kişinin davalı şirketin yetkilisi olmadığı kabul edilse dahi davalının malları alıp kullanarak yetkisiz kişinin işlemine icazet etmiş olduğunu, taraflar arasında malzeme teminine dair yapılan sözleşmeyi imzalayan Yavuz Kuru'nun davalı şirket tarafından sözleşme imzalanmasından sonra yetkili kılındığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkili ile ihbar olunan şirket arasındaki ticari ilişkinin davalıyla olan ilişkiden ayrı ve bağımsız olduğunu, bu sebeple müvekkilinin her iki şirketten olan alacağının ayrı ve bağımsız olduğunu, bilirkişinin değerlendirme yaparken yetki ve görevi dışına çıktığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmenin hukuken geçerli olup olmadığı ve davacının icra takibine dayanak taşıma irsaliyelerinde belirtilen malları davalıya teslim edip etmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6953 E. 2021/7103 K.
Ortak:irsaliye · yetki itirazı · ticari defter kayıtları · dava şartı yokluğu · taşıma sözleşmesi · alacak davası · taşıyıcı · ticari defter · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 13.12.2021 tarih, 2020/6953 E. ve 2021/7103 K. sayılı kararıyla davanın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 890 ıncı maddesine göre taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın «teslim» alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesinin yetkili olduğu, mahkemece davacının delil olarak dayandığı sözleşme «geçersiz» kabul edilmişse de, «taşıyıcının» adresi Antalya olup, davacı taşıyıcı malı Antalya’dan alıp, yine Antalya’da bulunan Expo 2016 inşaatına teslim ettiğini iddia ederek, «irsaliyeler» «ibraz» ettiği, davacı «alacaklının, davanın» dayanağı takibi Antalya’da başlattığı gözetilerek davalının «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
… davacının dayandığı sözleşmenin davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığının tespiti için «ticari defter kayıtları» ve diğer delillerin incelendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı üçüncü kişiden talep ettiği, bu durumda davalı ile aralarında bir hukuki ilişkinin olmadığı ya da olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından davalının «yetki itirazının» yerinde olduğu, takibin ve davanın yetkili mahkemede açılmasının bir dava şartı olduğu gerekçesiyle icra dairesinin «yetkisizliği» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmenin hukuken geçerli olup olmadığı ve davacının icra takibine dayanak taşıma «irsaliyelerinde» belirtilen malları davalıya «teslim» edip etmediği hususlarına ilişkindir.
Benzer bu kararda… avacının dayandığı sözleşmenin, davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığının tespiti için «ticari defter kayıtları» ve diğer delillerin incelendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı üçüncü kişiden talep ettiği, bu durumda davalı ile aralarında bir hukuki ilişkinin olmadığı ya da olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından, davalının «yetki itirazının» yerinde olduğu, takibin ve davanın yetkili mahkemede açılmasının bir dava şartı olduğu gerekçesiyle icra dairesinin «yetkisizliği» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının delil olarak dayandığı sözleşme «geçersiz» kabul edilmişse de, «taşıyıcının» adresi Antalya olup, davacı taşıyıcı malı Antalya’dan alıp, yine Antalya’da bulunan Expo 2016 inşaatına «teslim» ettiğini iddia ederek, «irsaliyeler» «ibraz» etmektedir.
Davacı «alacaklının, davanın» dayanağı takibi Antalya’da başlattığı gözetilerek davalının «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece takibi yapan icra dairesinin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3713 E. 2015/13816 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu kez davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5446 E. , 2023/5561 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin Antalya bölgesinde hafriyat, maden ve nakliyat hizmetini verdiğini, taraflar arasında düzenlenen inşaat malzeme temini sözleşmesi gereği olarak malzemelerin davalı şirkeitn yapımını üstlendiği Antalya Expo 2016 inşaat alanına teslim edildiğini, ancak davalının borcunu ödememesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını,taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, borçlu davalı tarafça haksız olarak takibe ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, haksız itiraz üzerine de takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davaya konu ürünleri sipariş etmediği gibi teslim de almadığını, davacı tarafın dayandığı teslim fişlerinin altında imzası bulunan şahısları tanımadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 29.06.2020 tarih, 2017/95 E. ve 2020/286 K. sayılı kararı ile davacının dayandığı sözleşmenin davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığının tespiti için ticari defter kayıtları ve diğer delillerin incelendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı üçüncü kişiden talep ettiği, bu durumda davalı ile aralarında bir hukuki ilişkinin olmadığı ya da olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından davalının yetki itirazının yerinde olduğu, takibin ve davanın yetkili mahkemede açılmasının bir dava şartı olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.12.2021 tarih, 2020/6953 E. ve 2021/7103 K. sayılı kararıyla davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 890 ıncı maddesine göre taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesinin yetkili olduğu, mahkemece davacının delil olarak dayandığı sözleşme geçersiz kabul edilmişse de, taşıyıcının adresi Antalya olup, davacı taşıyıcı malı Antalya’dan alıp, yine Antalya’da bulunan Expo 2016 inşaatına teslim ettiğini iddia ederek, irsaliyeler ibraz ettiği, davacı alacaklının, davanın dayanağı takibi Antalya’da başlattığı gözetilerek davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı sözleşmenin davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının açık olduğu, son alınan bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı ihbar olunan şirketten talep ettiğinin anlaşıldığı, davacının davalı ile aralarında takip konusu borcun doğumuna esas bir ticari ilişkinin varlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunun dosyaya sunulan deliller kapsamında sabit olduğunu, müvekkilinin malları davalıya teslim etmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, malları teslim alan kişinin davalı şirketin yetkilisi olmadığı kabul edilse dahi davalının malları alıp kullanarak yetkisiz kişinin işlemine icazet etmiş olduğunu, taraflar arasında malzeme teminine dair yapılan sözleşmeyi imzalayan Yavuz Kuru'nun davalı şirket tarafından sözleşme imzalanmasından sonra yetkili kılındığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkili ile ihbar olunan şirket arasındaki ticari ilişkinin davalıyla olan ilişkiden ayrı ve bağımsız olduğunu, bu sebeple müvekkilinin her iki şirketten olan alacağının ayrı ve bağımsız olduğunu, bilirkişinin değerlendirme yaparken yetki ve görevi dışına çıktığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmenin hukuken geçerli olup olmadığı ve davacının icra takibine dayanak taşıma irsaliyelerinde belirtilen malları davalıya teslim edip etmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963212700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz