İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6953 E. 2021/7103 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
irsaliye↗ yetki itirazı↗ ticari defter kayıtları↗ dava şartı yokluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ alacak davası↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ ticari defter↗ geçersizlik↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının dayandığı sözleşmenin, davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığının tespiti için ticari defter kayıtları ve diğer delillerin incelendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı üçüncü kişiden talep ettiği, bu durumda davalı ile aralarında bir hukuki ilişkinin olmadığı ya da olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından, davalının yetki itirazının yerinde olduğu, takibin ve davanın yetkili mahkemede açılmasının bir dava şartı olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece takibi yapan icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 890. maddesine göre, taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi yetkilidir. Mahkemece davacının delil olarak dayandığı sözleşme geçersiz kabul edilmişse de, taşıyıcının adresi Antalya olup, davacı taşıyıcı malı Antalya’dan alıp, yine Antalya’da bulunan Expo 2016 inşaatına teslim ettiğini iddia ederek, irsaliyeler ibraz etmektedir. Davacı alacaklının, davanın dayanağı takibi Antalya’da başlattığı gözetilerek davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5446 E. 2023/5561 K.
Ortak:irsaliye · yetki itirazı · ticari defter kayıtları · dava şartı yokluğu · taşıma sözleşmesi · alacak davası · taşıyıcı · ticari defter · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… avacının dayandığı sözleşmenin, davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığının tespiti için «ticari defter kayıtları» ve diğer delillerin incelendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı üçüncü kişiden talep ettiği, bu durumda davalı ile aralarında bir hukuki ilişkinin olmadığı ya da olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından, davalının «yetki itirazının» yerinde olduğu, takibin ve davanın yetkili mahkemede açılmasının bir dava şartı olduğu gerekçesiyle icra dairesinin «yetkisizliği» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının delil olarak dayandığı sözleşme «geçersiz» kabul edilmişse de, «taşıyıcının» adresi Antalya olup, davacı taşıyıcı malı Antalya’dan alıp, yine Antalya’da bulunan Expo 2016 inşaatına «teslim» ettiğini iddia ederek, «irsaliyeler» «ibraz» etmektedir.
Davacı «alacaklının, davanın» dayanağı takibi Antalya’da başlattığı gözetilerek davalının «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 13.12.2021 tarih, 2020/6953 E. ve 2021/7103 K. sayılı kararıyla davanın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 890 ıncı maddesine göre taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın «teslim» alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesinin yetkili olduğu, mahkemece davacının delil olarak dayandığı sözleşme «geçersiz» kabul edilmişse de, «taşıyıcının» adresi Antalya olup, davacı taşıyıcı malı Antalya’dan alıp, yine Antalya’da bulunan Expo 2016 inşaatına teslim ettiğini iddia ederek, «irsaliyeler» «ibraz» ettiği, davacı «alacaklının, davanın» dayanağı takibi Antalya’da başlattığı gözetilerek davalının «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
… davacının dayandığı sözleşmenin davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığının tespiti için «ticari defter kayıtları» ve diğer delillerin incelendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı üçüncü kişiden talep ettiği, bu durumda davalı ile aralarında bir hukuki ilişkinin olmadığı ya da olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından davalının «yetki itirazının» yerinde olduğu, takibin ve davanın yetkili mahkemede açılmasının bir dava şartı olduğu gerekçesiyle icra dairesinin «yetkisizliği» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmenin hukuken geçerli olup olmadığı ve davacının icra takibine dayanak taşıma «irsaliyelerinde» belirtilen malları davalıya «teslim» edip etmediği hususlarına ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icazet · bilirkişi raporuna itiraz · ihbar olunan · ihbar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunun dosyaya sunulan deliller kapsamında sabit olduğunu, müvekkilinin malları davalıya «teslim» etmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, malları teslim alan kişinin davalı şirketin yetkilisi olmadığı kabul edilse dahi davalının malları alıp kullanarak «yetkisiz» kişinin işlemine «icazet» etmiş olduğunu, taraflar arasında malzeme teminine dair yapılan sözleşmeyi imzalayan Yavuz Kuru'nun davalı şirket tarafından sözleşme imzalanmasından sonra yetkili kılındığını, «bilirkişi raporuna itirazlarının» dikkate alınmadığını, müvekkili ile «ihbar olunan» şirket arasındaki ticari ilişkinin davalıyla olan ilişkiden ayrı ve bağımsız olduğunu, bu sebeple müvekkilinin her iki şirketten olan alacağının ayrı ve bağımsız olduğunu, bilirkişinin değerlendirme yaparken «yetki» ve görevi dışına çıktığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… n Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı sözleşmenin davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının açık olduğu, «son» alınan bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı «ihbar olunan» şirketten talep ettiğinin anlaşıldığı, davacının davalı ile aralarında takip konusu borcun doğumuna esas bir ticari ilişkinin varlığının ispatlanamadığı gerekçesiy …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3713 E. 2015/13816 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu kez davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11627 E. 2012/14846 K.
Ortak:yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… avacının dayandığı sözleşmenin, davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığının tespiti için «ticari defter kayıtları» ve diğer delillerin incelendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı üçüncü kişiden talep ettiği, bu durumda davalı ile aralarında bir hukuki ilişkinin olmadığı ya da olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından, davalının «yetki itirazının» yerinde olduğu, takibin ve davanın yetkili mahkemede açılmasının bir dava şartı olduğu gerekçesiyle icra dairesinin «yetkisizliği» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı «alacaklının, davanın» dayanağı takibi Antalya’da başlattığı gözetilerek davalının «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, ihtiyati hacze dayanak «bononun» «keşide yerinin» ve borçlularının tamamının adresinin Antalya olduğu, taraflar arasında yapılmış «yetki sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesi ile «yetki itirazının» kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · keşide yeri · ihtiyati haciz · bono · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, ihtiyati hacze dayanak «bononun» «keşide yerinin» ve borçlularının tamamının adresinin Antalya olduğu, taraflar arasında yapılmış «yetki sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesi ile «yetki itirazının» kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece sadece «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması ile yetinilmeyerek, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden H.U.M.K.nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6953 E. , 2021/7103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.06.2020 tarih ve 2017/95 E. - 2020/286 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin Antalya bölgesinde hafriyat, maden ve nakliyat hizmetini verdiğini, davalı şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle Expo 2016 inşaatına malzeme teslimi sağlandığını, ancak alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlu davalı tarafça haksız olarak takibe ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, haksız itiraz üzerine de takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davaya konu ürünleri sipariş etmediği gibi, teslim de almadığını, davacı tarafın dayandığı teslim fişlerinin altında imzası bulunan şahısları tanımadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının dayandığı sözleşmenin, davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığının tespiti için ticari defter kayıtları ve diğer delillerin incelendiği, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aynı alacağı hem davalıdan hem de dava dışı üçüncü kişiden talep ettiği, bu durumda davalı ile aralarında bir hukuki ilişkinin olmadığı ya da olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından, davalının yetki itirazının yerinde olduğu, takibin ve davanın yetkili mahkemede açılmasının bir dava şartı olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece takibi yapan icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 890. maddesine göre, taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi yetkilidir. Mahkemece davacının delil olarak dayandığı sözleşme geçersiz kabul edilmişse de, taşıyıcının adresi Antalya olup, davacı taşıyıcı malı Antalya’dan alıp, yine Antalya’da bulunan Expo 2016 inşaatına teslim ettiğini iddia ederek, irsaliyeler ibraz etmektedir. Davacı alacaklının, davanın dayanağı takibi Antalya’da başlattığı gözetilerek davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalı ve davacıya iadesine, 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721208200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz