Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2440 E. 2023/5852 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin nitelendirilmesi↗ olağanüstü hal↗ gayrinakdi kredi↗ garanti sözleşmesi↗ istinaf sebebi↗ eda davası↗ lehdar↗ teminat mektubu↗ lehtar↗ maktu vekalet ücreti↗ üçüncü kişi↗ kefalet↗ garantörlük↗ kâr dağıtımı↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maliye Hazinesi tarafından, dava konusu teminat mektuplarının paraya çevrilerek davalı bankadan bedeli talep edilmişse de; Aksa Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ile Uzmanlar Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında akdedilen doğalgaz kullanım sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiği, Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin doğalgaz kullanım sözleşmesinden kaynaklı olarak, Aksa Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. lehine doğacak bir borcu veya yükümlüğü yerine getirmediğinde davalı banka tarafından bu bedelin Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'ne ödeneceği, davalı Bankanın teminat mektupları ile Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'nin dava dışı şirketten olan alacaklarını temin ettiği, riskin gerçekleşmesi halinde ödeme yükümlüğünün doğal gaz firmasına karşı olduğu, kaldı ki; Aksa Doğalgaz firmasının 23.03.2018 tarihli yazısından riskin gerçekleşmediği, gerçekleşse dahi ödemenin davalı banka tarafından Aksa Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım AŞ'ye yapılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, teminat mektuplarının bir bütün olarak kefalet veya garanti sözleşmesi olarak nitelendirilmesi uygun olmasa da bankacılık uygulamasında teminat mektuplarının genellikle garanti sözleşmesi niteliğinde yapılması nedeni ile doktrinin ağırlıklı görüşü doğrultusunda teminat mektuplarının garanti sözleşmesi mahiyetinde değerlendirilmesi gerektiğinden teminat mektubu ile üçüncü kişi konumundaki bankanın asli ve bağımsız bir borç altına girdiğini, riskin gerçekleşmemiş olması halinde de teminat mektuplarındaki bedellerin her şekilde hazineye hak ve alacak olarak geçmesi gerektiğini, ayrıca davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava konusu bedel üzerinden 13.718,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu teminat mektuplarının Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. adına gayrinakdi kredi hesabından Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından düzenlenerek Aksa Dogalgaz Dağıtım A.Ş. ile Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan Konut Dışı Doğal Gaz Kullanım Sözleşmesi nedeniyle oluşabilecek borca ilişkin hususların garantörlüğü için verildiği, bir başka deyişle, banka teminat mektupları ile asıl sözleşme kapsamında tedariki sağlanan doğalgaz nedeniyle Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (muhatap) nezdinde oluşacak borç ve zararların teminat altına alındığı, dava dışı muhatap konumunda bulunan Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. tarafından teminat mektuplarının Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. yerine lehdar pozisyonunda bulunan davacıya iade edildiğinden teminat mektuplarının teminat fonksiyonunun kalmadığı, dolayısıyla teminat mektuplarının niteliği ve fonksiyonu itibariyle lehtar olan davacının teminat mektubunun nakde dönüştürülmesini isteme hakkının bulunmadığı, bu hakkın sadece şartların oluşması durumunda, başka bir ifade ile teminat mektubu ile garanti edilen edimlerin yerine getirilmemesi halinde muhataba ait olduğu, davacının maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi de davanın paraya çevrilmesi talebini içermekte olması nedeniyle eda davası olarak açılmış bulunduğundan yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi istemine ilişkin olup, davacının teminat mektuplarının nakde çevrilmesi talep etme hakkının bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükümünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15033 E. 2011/9297 K.
Ortak:garantörlük
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «teminat» mektuplarının bir bütün olarak «kefalet» veya «garanti sözleşmesi» olarak nitelendirilmesi uygun olmasa da bankacılık uygulamasında teminat mektuplarının genellikle garanti sözleşmesi niteliğinde yapılması nedeni ile doktrinin ağırlıklı görüşü doğrultusunda teminat mektuplarının garanti sözleşmesi mahiyetinde değerlendirilmesi gerektiğinden «teminat mektubu» ile «üçüncü kişi» konumundaki bankanın asli ve bağımsız bir borç altına girdiğini, riskin gerçekleşmemiş olması halinde de teminat mektuplarındaki bedellerin her şekilde hazineye hak ve alacak olarak geçmesi gerektiğini, ayrıca davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, dava konusu bedel üzerinden 13.718,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kara …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «teminat» mektuplarının Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. adına «gayrinakdi kredi» hesabından Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından düzenlenerek Aksa Dogalgaz Dağıtım A.Ş. ile Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan Konut Dışı Doğal Gaz Kullanım Sözleşmesi nedeniyle oluşabilecek borca ilişkin hususların «garantörlüğü» için verildiği, bir başka deyişle, banka teminat mektupları ile asıl sözleşme kapsamında tedariki sağlanan doğalgaz nedeniyle Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (muhatap) nezdinde oluşacak borç ve zararların teminat altına alındığı, dava dışı muhatap konumunda bulunan Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. tarafından teminat mektuplarının Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. yerine «lehdar» pozisyonunda bulunan davacıya iade edildiğinden teminat mektuplarının teminat fonksiyonunun kalmadığı, dolayısıyla teminat mektuplarının niteliği ve fonksiyonu itibariyle «lehtar» olan davacının «teminat mektubunun» nakde dönüştürülmesini isteme hakkının bulunmadığı, bu hakkın sadece şartların oluşması durumunda, başka bir ifade ile teminat mektubu ile garanti edilen edimlerin yerine getirilmemesi halinde muhataba ait olduğu, davacının «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği yönündeki «istinaf sebebi» de davanın paraya çevrilmesi talebini içermekte olması nedeniyle «eda davası» olarak açılmış bulunduğundan yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hem TTK’da düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine, hem de tescilli marka sahibi olması nedeniyle 556 sayılı KHK hükümlerine dayandığı, ticaret unvanları arasında «iltibas» varsa önce tescil yaptıran tüzel kişinin haksız rekabetin meni davası açabileceği, tarafların unvanlarındaki esas unsurun “AKSA” ibaresi olduğu, diğer eklerin işletmenin mevzu ve şirketin cinsine yönelik olduğu, öncelik hakkına sahip olan davacının davalının unvanının terkinini isteyebileceği, davacı ...’in gerek yurt içinde gerekse yurt dışında faaliyet gösterdiği, bu faaliyetlerini promosyonla desteklediği, bu faaliyetler sonucunda “AKSA GRUP” markasının ilgili sektörde güvenilirlik kazandığı ve belirli bir marka itibarına sahip olduğu, tanınmış markanın en önemli unsurlarından biri olan «garanti» fonksiyonunu gerçekleştirdiği, bu durumda tanınmış marka olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edildiğinden bu marka kapsamında kalan emtia sınıfı ile davalının ürettiği mal ve hizmetlerin aynı sınıfta olup olmadığının değerlendirilmesine gerek olmadığı, davalının söz konusu ibareyi kullanarak marka sahibi Kazancı Holding A.Ş. yönünden manevi zarara sebebiyet verdiği, diğer davacıların da bu davacının bünyesindeki işletmeler olması nedeniyle onlar lehine manevi tazminat istenemeyeceği, karşı davanın ise «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden, davacılardan Kazancı Holding A.Ş.’nin sahibi bulunduğu “AKSA GRUP” markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, davalının unvanındaki “AKSA” ibaresinin sicilden terkinine, “Aksa Endüstri” ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesine, Kazancı Holding A.Ş. lehine 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer davacılar yönünden manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın HUMK 409. maddesine göre «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · sicilden terkin · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · yetki · terkin
Benzer bu kararda2-Asıl dava, davacı markasının tanınmış olunduğunun tespiti, «ticaret unvanının» «sicilden terkini», «haksız rekabetin» önlenmesi ve manevi tazminat, karşı dava ise marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hem TTK’da düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine, hem de tescilli marka sahibi olması nedeniyle 556 sayılı KHK hükümlerine dayandığı, ticaret unvanları arasında «iltibas» varsa önce tescil yaptıran tüzel kişinin haksız rekabetin meni davası açabileceği, tarafların unvanlarındaki esas unsurun “AKSA” ibaresi olduğu, diğer eklerin işletmenin mevzu ve şirketin cinsine yönelik olduğu, öncelik hakkına sahip olan davacının davalının unvanının terkinini isteyebileceği, davacı ...’in gerek yurt içinde gerekse yurt dışında faaliyet gösterdiği, bu faaliyetlerini promosyonla desteklediği, bu faaliyetler sonucunda “AKSA GRUP” markasının ilgili sektörde güvenilirlik kazandığı ve belirli bir marka itibarına sahip olduğu, tanınmış markanın en önemli unsurlarından biri olan «garanti» fonksiyonunu gerçekleştirdiği, bu durumda tanınmış marka olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edildiğinden bu marka kapsamında kalan emtia sınıfı ile davalının ürettiği mal ve hizmetlerin aynı sınıfta olup olmadığının değerlendirilmesine gerek olmadığı, davalının söz konusu ibareyi kullanarak marka sahibi Kazancı Holding A.Ş. yönünden manevi zarara sebebiyet verdiği, diğer davacıların da bu davacının bünyesindeki işletmeler olması nedeniyle onlar lehine manevi tazminat istenemeyeceği, karşı davanın ise «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden, davacılardan Kazancı Holding A.Ş.’nin sahibi bulunduğu “AKSA GRUP” markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, davalının unvanındaki “AKSA” ibaresinin sicilden terkinine, “Aksa Endüstri” ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesine, Kazancı Holding A.Ş. lehine 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer davacılar yönünden manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın HUMK 409. maddesine göre «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
3-Ayrıca, yukarıdaki bentte isimleri belirtilen şirketler dışında kalan davacı şirketlerin "AKSA" ibaresi üzerinde öncelik hakları bulunduğu, davalının "AKSA" ibaresini ticaret unvanında tescilli olarak kullandığı, söz konusu unvanlar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu itibarla, mahkemece davalının "Aksa Endüstri" ibaresini işletme adı olarak kullanıp kullanmadığının, şayet kullanmakta ise bu kullanımın tescile dayalı olup olmadığının araştırılması, tescile dayalı işletme adı ve unvan kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağının gözetilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğu olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8461 E. 2013/14621 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · terkin · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece «ticaret unvanının terkini» talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının davacılar tarafından tanınmış hale getirildiğinin tespiti talebinin bu nedenle yerinde olmadığı, davalının “www.aksamotor.com” ibareli internet alan adını 08.04.2003 tarihinde tescil ettirdiği, iş yerinde AKSA MOTOR ibaresini tek başına ve şirket binasına çok uzaktan görülebilecek şekilde yazdırmak suretiyle ticaret unvanı niteliğinde olmayan ve markasal kullanım boyutuna varan şekilde kullandığı, davalının bu eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda TTK'nın 56-57. maddeleri anlamında «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespit ve önlenmesine, marka hakkı sahibi olan dav …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2440 E. , 2023/5852 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki teminat mektuplarının nakde çevrilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Şanlıurfa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 14.11.2018 tarihli yazısı ve eklerinde belirtildiği üzere 04.09.2018 tarih ve E.6849 sayılı yazı, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükümünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 2 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kapatılan kurumlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı alacak ve hakların belge ve evrakın Hazine ye bedelsiz olarak devredilmiş sayıldığını, Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ne ait teminat mektuplarının (27.000,00TL-110.100,00TL) nakte dönüştürülebilir mahiyette olması halinde nakde dönüştürülerek, ödeme yapan kurum ve alacaklı kapatılan kurum belirtilerek Hazine hesabına yatırılmasını, nakde dönüştürülemeyen bir teminat olması halinde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü İl KHK İşlemleri Bürosu'na iade edilmesini Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'den istenildiğini, Türkiye Halk Bankası A.Ş.'den alınan 03.07.2018 tarihli yazı ile KHK İşlemleri Bürosunca tazmini istenen teminat mektuplarının bankaca kapatılan kuruma verilen mektup bedelleri kadar gayrinakdi bir kredi kullandırıldığını, söz konusu tutarların kapatılan kurumun bankaya olan gayri nakdi kredi borcu olduğunu ve tasfiyesi gerektiğini, teminat mektuplarının iade edildiği takdirde tasfiyenin söz konusu olacağını belirterek OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamında kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık Hizmetleri A.Ş.
tarafından Aksa Doğalgaz A.Ş.'ne verilen 2 adet Halk Bankası A.Ş.'ne ait 20.03.2015 tarihli 110.100,00 TL ile 23.10.2013 tarihli 27.000,00 TL süresiz teminat mektuplarının nakde çevrilmesini ve teminat mektuplarında belirtilen 110.100,00 TL ile 27.000,000 TL tutarların davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık Hizmetleri A.Ş arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını ve şirkete bu çerçevede kredi kullandırıldığını, Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin talebi üzerine davaya konu teminat mektuplarının Aksa Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ile imzalanan doğalgaz kullanım sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiğini, Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin doğalgaz kullanım sözleşmesinden kaynaklı olarak doğacak bir borcu veya yükümlüğü yerine getirmediğinde müvekkili banka tarafından bu bedelin Aksa Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'ne ödeneceğinin taahhüt edildiğini, bu sebeple Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ne gayrinakdi kredi kullandırıldığını, herhangi bir nakdi ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, davacının Türkiye Halk Bankası A.Ş.'den teminat mektubu bedellerini talep etme hakkına sahip olmadığını, davacı hazinenin teminat mektuplarını bankaya iade etmesi gerektiğini ve Hazine'nin teminat mektupları ile teminat altına alınan bedelleri talep etmesinin hiç bir hukuki dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maliye Hazinesi tarafından, dava konusu teminat mektuplarının paraya çevrilerek davalı bankadan bedeli talep edilmişse de; Aksa Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ile Uzmanlar Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında akdedilen doğalgaz kullanım sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiği, Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin doğalgaz kullanım sözleşmesinden kaynaklı olarak, Aksa Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. lehine doğacak bir borcu veya yükümlüğü yerine getirmediğinde davalı banka tarafından bu bedelin Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'ne ödeneceği, davalı Bankanın teminat mektupları ile Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'nin dava dışı şirketten olan alacaklarını temin ettiği, riskin gerçekleşmesi halinde ödeme yükümlüğünün doğal gaz firmasına karşı olduğu, kaldı ki;
Aksa Doğalgaz firmasının 23.03.2018 tarihli yazısından riskin gerçekleşmediği, gerçekleşse dahi ödemenin davalı banka tarafından Aksa Şanlıurfa Doğalgaz Dağıtım AŞ'ye yapılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, teminat mektuplarının bir bütün olarak kefalet veya garanti sözleşmesi olarak nitelendirilmesi uygun olmasa da bankacılık uygulamasında teminat mektuplarının genellikle garanti sözleşmesi niteliğinde yapılması nedeni ile doktrinin ağırlıklı görüşü doğrultusunda teminat mektuplarının garanti sözleşmesi mahiyetinde değerlendirilmesi gerektiğinden teminat mektubu ile üçüncü kişi konumundaki bankanın asli ve bağımsız bir borç altına girdiğini, riskin gerçekleşmemiş olması halinde de teminat mektuplarındaki bedellerin her şekilde hazineye hak ve alacak olarak geçmesi gerektiğini, ayrıca davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava konusu bedel üzerinden 13.718,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu teminat mektuplarının Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. adına gayrinakdi kredi hesabından Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından düzenlenerek Aksa Dogalgaz Dağıtım A.Ş. ile Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan Konut Dışı Doğal Gaz Kullanım Sözleşmesi nedeniyle oluşabilecek borca ilişkin hususların garantörlüğü için verildiği, bir başka deyişle, banka teminat mektupları ile asıl sözleşme kapsamında tedariki sağlanan doğalgaz nedeniyle Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (muhatap) nezdinde oluşacak borç ve zararların teminat altına alındığı, dava dışı muhatap konumunda bulunan Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş.
tarafından teminat mektuplarının Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. yerine lehdar pozisyonunda bulunan davacıya iade edildiğinden teminat mektuplarının teminat fonksiyonunun kalmadığı, dolayısıyla teminat mektuplarının niteliği ve fonksiyonu itibariyle lehtar olan davacının teminat mektubunun nakde dönüştürülmesini isteme hakkının bulunmadığı, bu hakkın sadece şartların oluşması durumunda, başka bir ifade ile teminat mektubu ile garanti edilen edimlerin yerine getirilmemesi halinde muhataba ait olduğu, davacının maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi de davanın paraya çevrilmesi talebini içermekte olması nedeniyle eda davası olarak açılmış bulunduğundan yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi istemine ilişkin olup, davacının teminat mektuplarının nakde çevrilmesi talep etme hakkının bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükümünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963199800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz