Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8461 E. 2013/14621 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ terkin↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece ticaret unvanının terkini talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının davacılar tarafından tanınmış hale getirildiğinin tespiti talebinin bu nedenle yerinde olmadığı, davalının “www.aksamotor.com” ibareli internet alan adını 08.04.2003 tarihinde tescil ettirdiği, iş yerinde AKSA MOTOR ibaresini tek başına ve şirket binasına çok uzaktan görülebilecek şekilde yazdırmak suretiyle ticaret unvanı niteliğinde olmayan ve markasal kullanım boyutuna varan şekilde kullandığı, davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda TTK'nın 56-57. maddeleri anlamında haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespit ve önlenmesine, marka hakkı sahibi olan davacılar Aksa Jeneratör A.Ş., Kazancı Holding A.Ş. ve Aksa Makine A.Ş. yararına takdiren 5.000'er TL'den toplam 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.01.2013 günlü ilamıyla davacıların tüm temyiz itirazları reddedilerek, karar ilamda açıklanan nedenlerle davalı taraf yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3888 E. 2014/10606 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · terkin
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece «ticaret unvanının terkini» talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının davacılar tarafından tanınmış hale getirildiğinin tespiti talebinin bu nedenle yerinde olmadığı, davalının “www.aksamotor.com” ibareli internet alan adını 08.04.2003 tarihinde tescil ettirdiği, iş yerinde AKSA MOTOR ibaresini tek başına ve şirket binasına çok uzaktan görülebilecek şekilde yazdırmak suretiyle ticaret unvanı niteliğinde olmayan ve markasal kullanım boyutuna varan şekilde kullandığı, davalının bu eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda TTK'nın 56-57. maddeleri anlamında «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespit ve önlenmesine, marka hakkı sahibi olan dav …
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece «ticaret unvanının terkini» talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının dav …
MOTOR ibaresini işletme adı olarak kullanması yönünden de sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, davalının “www.a...com” ibareli internet alan adını davacıya ait markayı ticari etki yaratacak şekilde kullanması eyleminin bozma kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «marka hakkına tecavüz» oluşturması nedeniyle davalının www.a...com internet adresinin, alan adının kullanmasının önlenmesine ve men' ine, marka hakkı sahibi olan davacılar A..
Sanayi A.Ş.' nin manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile bu davacılardan her biri için 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının ticaret unvanındaki A.. ibaresinin «ticaret sicilinden terkini», davalının "A..MOTOR" ibaresini işletme adı olarak kullanmasının önlenmesi, "A.." ibaresinin tanınmış marka olduğu taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · bozma sonrası karar · vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, "A.." ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesi yönündeki talep «bozma sonrası» reddedilmiş olup, reddedilen bu talep için her bir davacı aleyhine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine tek «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sanayi A.Ş.' nin manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile bu davacılardan her biri için 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının ticaret unvanındaki A.. ibaresinin «ticaret sicilinden terkini», davalının "A..MOTOR" ibaresini işletme adı olarak kullanmasının önlenmesi, "A.." ibaresinin tanınmış marka olduğu taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15033 E. 2011/9297 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece «ticaret unvanının terkini» talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının davacılar tarafından tanınmış hale getirildiğinin tespiti talebinin bu nedenle yerinde olmadığı, davalının “www.aksamotor.com” ibareli internet alan adını 08.04.2003 tarihinde tescil ettirdiği, iş yerinde AKSA MOTOR ibaresini tek başına ve şirket binasına çok uzaktan görülebilecek şekilde yazdırmak suretiyle ticaret unvanı niteliğinde olmayan ve markasal kullanım boyutuna varan şekilde kullandığı, davalının bu eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda TTK'nın 56-57. maddeleri anlamında «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespit ve önlenmesine, marka hakkı sahibi olan dav …
Benzer bu kararda2-Asıl dava, davacı markasının tanınmış olunduğunun tespiti, «ticaret unvanının» «sicilden terkini», «haksız rekabetin» önlenmesi ve manevi tazminat, karşı dava ise marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece davalının "Aksa Endüstri" ibaresini işletme adı olarak kullanıp kullanmadığının, şayet kullanmakta ise bu kullanımın tescile dayalı olup olmadığının araştırılması, tescile dayalı işletme adı ve unvan kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağının gözetilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğu olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hem TTK’da düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine, hem de tescilli marka sahibi olması nedeniyle 556 sayılı KHK hükümlerine dayandığı, ticaret unvanları arasında «iltibas» varsa önce tescil yaptıran tüzel kişinin haksız rekabetin meni davası açabileceği, tarafların unvanlarındaki esas unsurun “AKSA” ibaresi olduğu, diğer eklerin işletmenin mevzu ve şirketin cinsine yönelik olduğu, öncelik hakkına sahip olan davacının davalının unvanının terkinini isteyebileceği, davacı ...’in gerek yurt içinde gerekse yurt dışında faaliyet gösterdiği, bu faaliyetlerini promosyonla desteklediği, bu faaliyetler sonucunda “AKSA GRUP” markasının ilgili sektörde güvenilirlik kazandığı ve belirli bir marka itibarına sahip olduğu, tanınmış markanın en önemli unsurlarından biri olan «garanti» fonksiyonunu gerçekleştirdiği, bu durumda tanınmış marka olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edildiğinden bu marka kapsamında kalan emtia sınıfı ile davalının ürettiği mal ve hizmetlerin aynı sınıfta olup olmadığının değerlendirilmesine gerek olmadığı, davalının söz konusu ibareyi kullanarak marka sahibi Kazancı Holding A.Ş. yönünden manevi zarara sebebiyet verdiği, diğer davacıların da bu davacının bünyesindeki işletmeler olması nedeniyle onlar lehine manevi tazminat istenemeyeceği, karşı davanın ise «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden, davacılardan Kazancı Holding A.Ş.’nin sahibi bulunduğu “AKSA GRUP” markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, davalının unvanındaki “AKSA” ibaresinin sicilden terkinine, “Aksa Endüstri” ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesine, Kazancı Holding A.Ş. lehine 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer davacılar yönünden manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın HUMK 409. maddesine göre «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · sicilden terkin · garantörlük · uyuşmazlık konusu · yetki · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hem TTK’da düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine, hem de tescilli marka sahibi olması nedeniyle 556 sayılı KHK hükümlerine dayandığı, ticaret unvanları arasında «iltibas» varsa önce tescil yaptıran tüzel kişinin haksız rekabetin meni davası açabileceği, tarafların unvanlarındaki esas unsurun “AKSA” ibaresi olduğu, diğer eklerin işletmenin mevzu ve şirketin cinsine yönelik olduğu, öncelik hakkına sahip olan davacının davalının unvanının terkinini isteyebileceği, davacı ...’in gerek yurt içinde gerekse yurt dışında faaliyet gösterdiği, bu faaliyetlerini promosyonla desteklediği, bu faaliyetler sonucunda “AKSA GRUP” markasının ilgili sektörde güvenilirlik kazandığı ve belirli bir marka itibarına sahip olduğu, tanınmış markanın en önemli unsurlarından biri olan «garanti» fonksiyonunu gerçekleştirdiği, bu durumda tanınmış marka olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edildiğinden bu marka kapsamında kalan emtia sınıfı ile davalının ürettiği mal ve hizmetlerin aynı sınıfta olup olmadığının değerlendirilmesine gerek olmadığı, davalının söz konusu ibareyi kullanarak marka sahibi Kazancı Holding A.Ş. yönünden manevi zarara sebebiyet verdiği, diğer davacıların da bu davacının bünyesindeki işletmeler olması nedeniyle onlar lehine manevi tazminat istenemeyeceği, karşı davanın ise «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden, davacılardan Kazancı Holding A.Ş.’nin sahibi bulunduğu “AKSA GRUP” markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, davalının unvanındaki “AKSA” ibaresinin sicilden terkinine, “Aksa Endüstri” ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesine, Kazancı Holding A.Ş. lehine 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer davacılar yönünden manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın HUMK 409. maddesine göre «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
3-Ayrıca, yukarıdaki bentte isimleri belirtilen şirketler dışında kalan davacı şirketlerin "AKSA" ibaresi üzerinde öncelik hakları bulunduğu, davalının "AKSA" ibaresini ticaret unvanında tescilli olarak kullandığı, söz konusu unvanlar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2-Asıl dava, davacı markasının tanınmış olunduğunun tespiti, «ticaret unvanının» «sicilden terkini», «haksız rekabetin» önlenmesi ve manevi tazminat, karşı dava ise marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece davalının "Aksa Endüstri" ibaresini işletme adı olarak kullanıp kullanmadığının, şayet kullanmakta ise bu kullanımın tescile dayalı olup olmadığının araştırılması, tescile dayalı işletme adı ve unvan kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağının gözetilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğu olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/572 E. 2013/313 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece «ticaret unvanının terkini» talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının davacılar tarafından tanınmış hale getirildiğinin tespiti talebinin bu nedenle yerinde olmadığı, davalının “www.aksamotor.com” ibareli internet alan adını 08.04.2003 tarihinde tescil ettirdiği, iş yerinde AKSA MOTOR ibaresini tek başına ve şirket binasına çok uzaktan görülebilecek şekilde yazdırmak suretiyle ticaret unvanı niteliğinde olmayan ve markasal kullanım boyutuna varan şekilde kullandığı, davalının bu eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda TTK'nın 56-57. maddeleri anlamında «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespit ve önlenmesine, marka hakkı sahibi olan dav …
Benzer bu kararda… raporuna dayanılarak, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece «ticaret unvanının terkini» talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, ... markalarının davacılar tarafından tanınmış hale getirildiğinin tespiti talebinin bu nedenle yerinde olmadığı, davalının “...” ibareli internet alan adını 08.04.2003 tarihinde tescil ettirdiği, ancak ... ibaresini şirket unvanından farklı şekilde büyük harflerle kullandığı, ayrıca iş yerinde ... ibaresini tek başına ve şirket binasına çok uzaktan görülebilecek şekilde yazdırmak suretiyle ticaret unvanı niteliğinde olmayan ve markasal kullanım boyutuna varan şekilde kullandığı, davalının bu eylemlerinin 556 sayılı KHK'nın 9. maddesi ile 61. maddesi anlamında «marka hakkına tecavüz» ve aynı zamanda TTK'nun 56-57. maddeleri anlamında «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı taraf markalarının tanınmış marka olduğu, tanınmışlığın tespiti talepleri usulü nedenlerle reddedilmiş ise de manevi tazminat taleplerinin bu n …
Mahkemenin, davalı tarafından ... ibaresinin fabrika binasının giriş kısmında «ticaret unvanının» tescil olunduğu haliyle bir bütün olarak kullanılmaksızın sadece “... ” şeklinde kullanılmasına, davacılar tarafından uzun süre sessiz kalınması halinde, tıpkı ticaret unvanında olduğu gibi işletme adına dayalı dava hakları yönünden de, sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradıklarının kabulü gerekirken bu hususun «haksız rekabet» teşkil ettiği sonucuna varılması bozmayı gerektirmiştir.
… ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının 08.04.2003 tarihinden itibaren “...” ibaresini “...” şeklinde internet alan adı olarak kullanımının davacıların «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmasına göre, davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… avalılar yararına (1.800) TL (anılan hüküm uyarınca karşı taraf vekili için hükmedilecek avukatlık ücretinin, davacı vekili için belirlenen ücreti geçemeyeceğinden) «nispi vekalet ücretinin takdir» edilmesi gerekirken, taraflar yararına ayrı ayrı (1.500) TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiştir.
3- Kabul şekline göre de, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan, mahkemece hükmedilecek «vekalet ücretinin», kabul ve reddedilen talepler dikkate alınarak, her bir davacı için ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, kazanılmış hakların da mutlaka gözetilmesi gerektiğinin gözden kaçırılmaması suretiyle, «vekalet ücretinin» yukarıda açıklanan şekilde her bir davacı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2440 E. 2023/5852 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · garanti sözleşmesi · istinaf sebebi · eda davası · lehdar · teminat mektubu · lehtar · maktu vekalet ücreti
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «teminat» mektuplarının Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. adına «gayrinakdi kredi» hesabından Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından düzenlenerek Aksa Dogalgaz Dağıtım A.Ş. ile Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan Konut Dışı Doğal Gaz Kullanım Sözleşmesi nedeniyle oluşabilecek borca ilişkin hususların «garantörlüğü» için verildiği, bir başka deyişle, banka teminat mektupları ile asıl sözleşme kapsamında tedariki sağlanan doğalgaz nedeniyle Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (muhatap) nezdinde oluşacak borç ve zararların teminat altına alındığı, dava dışı muhatap konumunda bulunan Aksa Doğalgaz Dağıtım A.Ş. tarafından teminat mektuplarının Kapatılan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp-Sağlık Hizmetleri A.Ş. yerine «lehdar» pozisyonunda bulunan davacıya iade edildiğinden teminat mektuplarının teminat fonksiyonunun kalmadığı, dolayısıyla teminat mektuplarının niteliği ve fonksiyonu itibariyle «lehtar» olan davacının «teminat mektubunun» nakde dönüştürülmesini isteme hakkının bulunmadığı, bu hakkın sadece şartların oluşması durumunda, başka bir ifade ile teminat mektubu ile garanti edilen edimlerin yerine getirilmemesi halinde muhataba ait olduğu, davacının «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği yönündeki «istinaf sebebi» de davanın paraya çevrilmesi talebini içermekte olması nedeniyle «eda davası» olarak açılmış bulunduğundan yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «teminat» mektuplarının bir bütün olarak «kefalet» veya «garanti sözleşmesi» olarak nitelendirilmesi uygun olmasa da bankacılık uygulamasında teminat mektuplarının genellikle garanti sözleşmesi niteliğinde yapılması nedeni ile doktrinin ağırlıklı görüşü doğrultusunda teminat mektuplarının garanti sözleşmesi mahiyetinde değerlendirilmesi gerektiğinden «teminat mektubu» ile «üçüncü kişi» konumundaki bankanın asli ve bağımsız bir borç altına girdiğini, riskin gerçekleşmemiş olması halinde de teminat mektuplarındaki bedellerin her şekilde hazineye hak ve alacak olarak geçmesi gerektiğini, ayrıca davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, dava konusu bedel üzerinden 13.718,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kara …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8461 E. , 2013/14621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.07.2010 gün ve 2006/297-2010/189 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.01.2013 gün ve 2011/572-2013/313 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, jeneratör üretimi yapan müvekkillerinin marka ve lisans hakkı sahipleri olduğu tanınmış AKSA ibaresinin davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir biçimde marka, şirket unvanı ve işletme adı olarak kullanıldığını ileri sürerek, AKSA ibaresinin davacı şirketler tarafından tanınmış hale getirildiğinin ve tanınmış marka olduğunun tespitini, davalının ticaret unvanındaki AKSA ibaresinin sicilden terkinini, davalının AKSA MOTOR ibaresini işletme adı, “www.aksamotor.com” ibaresini de internet adresi olarak kullanmasının önlenmesini, davacı ...Ş. ile Aksa Jeneratör A.Ş. için ayrı ayrı 10.000 TL, diğer davacılar için ise 5.000'er TL olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her iki tarafın da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, 1995 yılından bu yana davacılar ile müvekkili arasında ticari münasebetin bulunduğunu, müvekkilinin varlığından ve ticari unvanından haberdar olan ve 10 yıldır dava açmayan davacıların kötü niyetli bulunduğunu, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece ticaret unvanının terkini talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının davacılar tarafından tanınmış hale getirildiğinin tespiti talebinin bu nedenle yerinde olmadığı, davalının “www.aksamotor.com” ibareli internet alan adını 08.04.2003 tarihinde tescil ettirdiği, iş yerinde AKSA MOTOR ibaresini tek başına ve şirket binasına çok uzaktan görülebilecek şekilde yazdırmak suretiyle ticaret unvanı niteliğinde olmayan ve markasal kullanım boyutuna varan şekilde kullandığı, davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda TTK'nın 56-57.
maddeleri anlamında haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespit ve önlenmesine, marka hakkı sahibi olan davacılar Aksa Jeneratör A.Ş., Kazancı Holding A.Ş. ve Aksa Makine A.Ş. yararına takdiren 5.000'er TL'den toplam 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.01.2013 günlü ilamıyla davacıların tüm temyiz itirazları reddedilerek, karar ilamda açıklanan nedenlerle davalı taraf yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043299900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz