İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1653 E. 2023/5391 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasır delil↗ kanun yolundan feragat yetkisi↗ kanun yolundan feragat↗ harç ikmali↗ feragat yetkisi↗ hesap kat ihtarı↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ ticari defter ve kayıtlar↗ bsmv↗ lehtar↗ münhasırlık↗ müteselsil kefil↗ mirasçılık↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ mahsup↗ temlik↗ sulh hukuk mahkemesi↗ vade↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ feragat↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ tebligat↗ ek tasfiye↗ iflas↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ teminat↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/617 E., 2019/553 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... mirasçıları ve diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davalılar ..., Panaroma Temizlik İnş. Elektrik Taş. Tur. Tic. A.Ş., Uzay Güvenlik Danış. ve Özel Hizm. Tic. A.Ş. Varan İş Güvenliği Sağlığı Danış. A.Ş. vekili Avukat ...'ın 01.06.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir.
Bu durumda, davalılar ..., Panaroma Temizlik İnş. Elektrik Taş. Tur. Tic. A.Ş., Uzay Güvenlik Danış. ve Özel Hizm. Tic. A.Ş. Varan İş Güvenliği Sağlığı Danış. A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... mirasçılarının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı temlik eden banka ile davalı Panorama Temizlik İnş Elektrik Taşımacılık Turizm Tic A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların da kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında genel kredi sözleşmesine istinaden kredi ilişkisi kurulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2017/20804 E. sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptali ile takibin nakdi alacak yönünden 97.984,25 TL asıl alacak, 2.799,08 TL işlemiş temerrüt faizi, 139,95 TL BSMV ve 421,10 TL ihtarname gideri olmak üzere 101.344,38 TL toplam alacak üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, belirlenen 101.344,38 TL alacağın %20'si oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, gayri nakdi alacak yönünden teminat mektuplarının vadesi 31.12.2018 tarihinde dolmuş olduğu ve konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takibe dayanak kredi sözleşmenin 13.2 maddesi uyarınca hesap kat ihtarının kredi lehtarı davalı firma ve kefil davalılara tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen bir günlük ödeme süresi içerisinde ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığı, yine sözleşmenin 13.2 maddesinde, taraflar arasında çıkacak her türlü uyuşmazlıkta, bankanın defter ve kayıtlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 193 üncü maddesi uyarınca münhasır delil olacağının düzenlendiği, dolayısıyla davacı bankanın ticari defter ve kayıtlarına göre bilirkişi incelemesi ve hesaplama yapılmasında usule aykırılık bulunmadığı gibi kat ihtarı tebliği ve verilen süre sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ve temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşmenin 11 M(b) maddesi uyarınca belirlenmesinde de usule aykırılık olmadığı, yine davacı tarafça, ipotekli taşınmaz satışından tahsilat yapılmış ise de, söz konusu ipoteğin davalı ... lehtarı şirketin kredi borçlarını kapsamadığı, dolayısıyla bu tahsilatın davalı ... lehtarı şirketin takibe dayanak kredi borcuna mahsup edilemeyeceği, alacak likit olmakla davacı lehine hükmedilen nakdi alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak, davacı banka tarafından icra takibinde fer'ileri ile birlikte toplam 101.521,57 TL nakti, 209.000,00 TL gayri nakdi olmak üzere toplam 310.521,57 TL alacak üzerinden takip başlatılmış, dava açılırken dava değeri 101.521,57 TL olarak (Takipte talep edilen fer'ileri ile birlikte toplam nakdi alacak tutarı) gösterilip, bu miktar üzerinden harç yatırılarak, davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesi talep edildiği, yargılama sırasında da gayri nakdi alacak yönünden harç ikmali yapılmadığı, bu hali ile gayri nakdi alacak talebi yönünden harcı yatırılarak usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından, mahkemece davacının nakdi alacak talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf talebinin usulen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, gayri nakdi alacak yönünden, usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçıları ve diğer davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... mirasçıları temyiz dilekçesinde özetle; murisleri ...'nun vefat etmesi sebebiyle Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/475 E. 2021/516 K. Sayılı kararıyla mirası reddettiklerini ancak kararda taraf olarak gösterildiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiş, 01.06.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 612 nci maddesi
3. Değerlendirme
Davalı ... 09.05.2021 tarihinde vefat etmiş, yargılamaya devam edilebilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince mirasçılarına tebligat gönderilmiş, mirasçılar ..., ..., ... tarafından gönderilen 31.12.2021 tarihli dilekçe ile Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/475 E., 2021/576 K. sayılı kararı ile mirası yasal süresi içinde reddettiklerini bildirmişler, anılan kararı dilekçelerine eklemişlerdir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 612 nci maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.07.2002 tarih E.15-572 K.577 sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir. O halde yukarıda sözü edildiği gibi araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5 E. 2016/6025 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı «temlik» eden banka ile davalı Panorama Temizlik İnş Elektrik Taşımacılık Turizm Tic A.Ş. arasında «genel kredi sözleşmesi» imzalandığını, diğer davalıların da kredi sözleşmesini «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… si'nin 2011/67 E- 2013/22 K. sayılı, 08/10/2007 tarihinde açılan davada davacının dava dilekçesinin 6 no'lu bendindeki açıklamalar dikkate alınarak alacağın şirkete «temlik» edilmediğini bildiği ve işbu davanın 26/12/2012 tarihinde açılması ile 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu ayrıca, davacı her ne kadar 410.000 USD'nin kendisine verilmesini istemiş ise de, UM grubundan alacağını 27/05/2005 tarihli görüşme tutanağının 5 …
A.Ş'ye «temlik» edilmesini istediği ve dolayısıyla davalı A..
B..'a «temlik» edilen alacağın davacıya değil ........
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · sözleşmeden doğan dava · husumet ehliyeti · alacak davası · taraf ehliyeti · taahhütname · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaB.. yönünden ise, «husumet ehliyeti» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, 27/07/2005 tarihli ''.......'' başlıklı sözleşme uyarınca, davacının 02/05/2005 tarihli ''Anlaşma Protokolu'' başlıklı «sözleşmeden doğan» alacağını ortağı olduğu şirkete «temlik» etme borcu altına girdiği, bu uğurda vekaletname vermeyi «taahhüt» ettiği ve anılan sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlüğü yerine getirmesine rağmen, davalı O..
B.. yönünden ise, davacının «husumet ehliyetinin» bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
B.. yönünden «husumet ehliyetinin» bulunduğunun kabulü gerekirken, anılan hususlar nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6410 E. 2014/16367 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · def'i · istirdat · kâr payı · yasal faiz · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaD.. yönünden miras «payı» oranında davanın kabulü ile 2.521, 46 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; davalı A..
K.. yönünden miras «payı» oranında davanın kabulü ile 2.521, 46 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı F..
1- Davaların birleştirilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini koruduğundan mahkemece, her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
K. yönünden davadan önce vefat ettiğinden hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalı H..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6042 E. 2015/8196 K.
Ortak:mirasçılık · ek tasfiye · iflas · sulh · temsil
İncelediğiniz kararda4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 612 nci maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal «mirasçıların» tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilir.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip «tasfiye» sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... «mirasçıları» ve diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Vekâletnamesinde «kanun yolundan feragat yetkisi» bulunan davalılar ..., Panaroma Temizlik İnş.
Benzer bu karardaTürk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal «mirasçıların» tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilir.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip «tasfiye» sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın 25.05.2011 tarihinde açıldığı, davalılardan Murat Uyan'ın 21.06.2011 tarihinde öldüğü, ölü kişi hakkında karar verilemeyeceği, onun yasal «mirasçıları» olan İ..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasın reddi · hisse devir sözleşmesi · limited şirket · ilan
Benzer bu karardaDava, noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» uyarınca şirket hisse devir ve müdür atama kararının tescil ve «ilanı» istemine ilişkindir.
Yine mahkemece, sırf yargılama sırasında ölen davalı M.U. «mirasçılarının» sunduğu «mirasın reddi» kararına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1653 E. , 2023/5391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2171 Esas, 2021/1602 Karar
HÜKÜM
Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/617 E., 2019/553 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... mirasçıları ve diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davalılar ..., Panaroma Temizlik İnş. Elektrik Taş. Tur. Tic. A.Ş., Uzay Güvenlik Danış. ve Özel Hizm. Tic. A.Ş. Varan İş Güvenliği Sağlığı Danış. A.Ş. vekili Avukat ...'ın 01.06.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir.
Bu durumda, davalılar ..., Panaroma Temizlik İnş. Elektrik Taş. Tur. Tic. A.Ş., Uzay Güvenlik Danış. ve Özel Hizm. Tic. A.Ş. Varan İş Güvenliği Sağlığı Danış. A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... mirasçılarının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı temlik eden banka ile davalı Panorama Temizlik İnş Elektrik Taşımacılık Turizm Tic A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların da kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında genel kredi sözleşmesine istinaden kredi ilişkisi kurulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2017/20804 E. sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların kısmen iptali ile takibin nakdi alacak yönünden 97.984,25 TL asıl alacak, 2.799,08 TL işlemiş temerrüt faizi, 139,95 TL BSMV ve 421,10 TL ihtarname gideri olmak üzere 101.344,38 TL toplam alacak üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, belirlenen 101.344,38 TL alacağın %20'si oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, gayri nakdi alacak yönünden teminat mektuplarının vadesi 31.12.2018 tarihinde dolmuş olduğu ve konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takibe dayanak kredi sözleşmenin 13.2 maddesi uyarınca hesap kat ihtarının kredi lehtarı davalı firma ve kefil davalılara tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen bir günlük ödeme süresi içerisinde ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığı, yine sözleşmenin 13.2 maddesinde, taraflar arasında çıkacak her türlü uyuşmazlıkta, bankanın defter ve kayıtlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 193 üncü maddesi uyarınca münhasır delil olacağının düzenlendiği, dolayısıyla davacı bankanın ticari defter ve kayıtlarına göre bilirkişi incelemesi ve hesaplama yapılmasında usule aykırılık bulunmadığı gibi kat ihtarı tebliği ve verilen süre sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ve temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşmenin 11 M(b) maddesi uyarınca belirlenmesinde de usule aykırılık olmadığı, yine davacı tarafça, ipotekli taşınmaz satışından tahsilat yapılmış ise de, söz konusu ipoteğin davalı ...
lehtarı şirketin kredi borçlarını kapsamadığı, dolayısıyla bu tahsilatın davalı ... lehtarı şirketin takibe dayanak kredi borcuna mahsup edilemeyeceği, alacak likit olmakla davacı lehine hükmedilen nakdi alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak, davacı banka tarafından icra takibinde fer'ileri ile birlikte toplam 101.521,57 TL nakti, 209.000,00 TL gayri nakdi olmak üzere toplam 310.521,57 TL alacak üzerinden takip başlatılmış, dava açılırken dava değeri 101.521,57 TL olarak (Takipte talep edilen fer'ileri ile birlikte toplam nakdi alacak tutarı) gösterilip, bu miktar üzerinden harç yatırılarak, davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesi talep edildiği, yargılama sırasında da gayri nakdi alacak yönünden harç ikmali yapılmadığı, bu hali ile gayri nakdi alacak talebi yönünden harcı yatırılarak usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından, mahkemece davacının nakdi alacak talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf talebinin usulen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, gayri nakdi alacak yönünden, usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçıları ve diğer davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... mirasçıları temyiz dilekçesinde özetle; murisleri ...'nun vefat etmesi sebebiyle Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/475 E. 2021/516 K. Sayılı kararıyla mirası reddettiklerini ancak kararda taraf olarak gösterildiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiş, 01.06.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 612 nci maddesi
3. Değerlendirme
Davalı ...
09. 05.2021 tarihinde vefat etmiş, yargılamaya devam edilebilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince mirasçılarına tebligat gönderilmiş, mirasçılar ..., ..., ... tarafından gönderilen 31.12.2021 tarihli dilekçe ile Gebze 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/475 E., 2021/576 K. sayılı kararı ile mirası yasal süresi içinde reddettiklerini bildirmişler, anılan kararı dilekçelerine eklemişlerdir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 612 nci maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.07.2002 tarih E.15-572 K.577 sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir. O halde yukarıda sözü edildiği gibi araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar ..., Panaroma Temizlik İnş. Elektrik Taş. Tur. Tic. A.Ş., Uzay Güvenlik Danış. ve Özel Hizm. Tic. A.Ş., Varan İş Güvenliği Sağlığı Danış. A.Ş. vekili Temyizi Yönünden,
Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine;
2.Davalı ... mirasçıları Temyizi Yönünden;
Davalı ... mirasçılarının bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/960714600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz