Pay Devrinin Tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6042 E. 2015/8196 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasın reddi↗ hmk 297↗ mirasçılık↗ hisse devir sözleşmesi↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ iflas↗ sulh↗ ilan↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın 25.05.2011 tarihinde açıldığı, davalılardan Murat Uyan'ın 21.06.2011 tarihinde öldüğü, ölü kişi hakkında karar verilemeyeceği, onun yasal mirasçıları olan İ.. U.. ve H.. U..'ın mirası reddettikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, noterde düzenlenen limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca şirket hisse devir ve müdür atama kararının tescil ve ilanı istemine ilişkindir.
Mahkemece, kararın hüküm kısmında "davanın reddine" denmek suretiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmişse de, gerekçe kısmında yalnızca davalılardan M.U.'ın dava devam ederken vefat ettiği, ölü kişi hakkında karar verilemeyeceği, mirasçılarının da mirası reddetmeleri nedenyle davanın reddedildiği gerekçesine yer verilmiştir. Oysa ki eldeki davada davalı M. U. dışında başka davalılar da bulunmaktadır. Diğer davalılar hakkında davanın ne sebeple reddedildiğinin gerekçede açıklanmaması Anayasanın 141. maddesine ve HMK'nun 297 vd maddelerine aykırılık oluşturmaktadır.
Yine mahkemece, sırf yargılama sırasında ölen davalı M.U. mirasçılarının sunduğu mirasın reddi kararına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir. Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi gerekir. HGK'nun 3.7.2002 tarih E.15-572 K.577 sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir. O halde yukarıda sözü edildiği gibi araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5347 E. 2021/5520 K.
Ortak:mirasın reddi · mirasçılık · ek tasfiye · iflas · sulh · temsil
İncelediğiniz karardaTürk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal «mirasçıların» tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilir.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip «tasfiye» sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir.
Yine mahkemece, sırf yargılama sırasında ölen davalı M.U. «mirasçılarının» sunduğu «mirasın reddi» kararına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Benzer bu karardaZira, ilgili madde hükmü gereğince en yakın yasal «mirasçıların» tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilir.
Ayrıca sırf yargılama sırasında ölen davalı ... «mirasçılarının» sunduğu «mirasın reddi» kararına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesinde belirtilen usule de aykırıdır.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddeden davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalılardan ...’nun vefatı üzerine adı geçen davalı bakımından dosya «tefrik» edilerek «mirasçıları» aleyhinde davaya devam edilmiş ve yukarıda açıklanan gerekçe ile mirasçıların «pasif husumet ehliyetleri» olmadığı gerekçesi ile redddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/385 E. 2019/7808 K.
Ortak:mirasçılık · ek tasfiye · iflas · sulh · temsil
İncelediğiniz karardaTürk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal «mirasçıların» tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilir.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip «tasfiye» sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın 25.05.2011 tarihinde açıldığı, davalılardan Murat Uyan'ın 21.06.2011 tarihinde öldüğü, ölü kişi hakkında karar verilemeyeceği, onun yasal «mirasçıları» olan İ..
Benzer bu karardaYargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği, davaya «dahil» edilen tüm «mirasçıların» mirası red ettikleri, daha sonra mirasçı ...’ın da vefat ettiği ve annesi olan ...’in davaya dahil edildiği, kök muris Ayhan’a ait mirasın «miras ortaklık» «temsilcisi» sıfatıyla yargılamada temsil edildiği ve mahkemece davanın kabulüne yönelik karar verilerek hüküm kısmında dahili davalılar yönünden mirasçıların miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmişse de, Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre tasfiye edilir.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip «tasfiye» sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddeden «mirasçılar» için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir (Dairemiz’in 12/06/2015 tarih 2015/6042-2015-8196 sayılı ilamı).
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1445-2018/141 sayılı ilamıyla kök muris ... adına «miras ortaklığını» «temsil» etmek üzere Av....'ın miras ortaklık temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği, yapılan «bilirkişi incelemesiyle» davacının işbu davaya konu dosya kapsamında takip tarihi itibariyle 30.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasında 30.000 TL «asıl alacak» miktarına ilişkin müteveffa ... tarafından yapılan itirazın iptaline, 27/12/2005 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda «avans faiz» işletilmesi suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %40'ı olan 12.000 TL «icra inkar tazminatının» müteveffanın terekesinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, «dahili» davalılar yönünden ise «mirasçıların» miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · veraset ilamı · acentelik sözleşmesi · acentelik · bilirkişi incelemesi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaSulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1445-2018/141 sayılı ilamıyla kök muris ... adına «miras ortaklığını» «temsil» etmek üzere Av....'ın miras ortaklık temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği, yapılan «bilirkişi incelemesiyle» davacının işbu davaya konu dosya kapsamında takip tarihi itibariyle 30.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasında 30.000 TL «asıl alacak» miktarına ilişkin müteveffa ... tarafından yapılan itirazın iptaline, 27/12/2005 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda «avans faiz» işletilmesi suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %40'ı olan 12.000 TL «icra inkar tazminatının» müteveffanın terekesinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, «dahili» davalılar yönünden ise «mirasçıların» miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
1-Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği ve «veraset ilamına» göre «mirasçıları» olduğu görülen ..., ... ve ...’ın davaya «dahil» edildiği, davaya dahil edilen mirasçıların mirası red ettiklerinin mahkeme kararları ile tesciline karar verildiği, daha sonra ...’ın vefat ettiği ve veraset ilamı …
Yargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği, davaya «dahil» edilen tüm «mirasçıların» mirası red ettikleri, daha sonra mirasçı ...’ın da vefat ettiği ve annesi olan ...’in davaya dahil edildiği, kök muris Ayhan’a ait mirasın «miras ortaklık» «temsilcisi» sıfatıyla yargılamada temsil edildiği ve mahkemece davanın kabulüne yönelik karar verilerek hüküm kısmında dahili davalılar yönünden mirasçıların miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmişse de, Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre tasfiye edilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6042 E. , 2015/8196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ UŞAK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 29/05/2014
NUMARASI 2011/159-2014/188
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2014 tarih ve 2011/159-2014/188 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olup, müvekkili B. Ü.'ün aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, 08.12.2006 tarihli noterlik senetleriyle müvekkillerinin davalı şirketteki tüm hisselerini davalı M.U. ve davalı M.. K..'na devrettiklerini, aynı tarihte yeni ortaklarca davalı şirketin karar defterinde pay devrinin kabulüne ve münferit yetkili şirket müdürü olarak davalı M. U.'ın atanmasına karar verildiğini, müvekkillerinin davalı Uşak Ticaret Sicil Memurluğu'na hisse devrine ilişkin bildirim gönderdiğini, davalılar M. U. ve M.. K..'nun hisse devir alımını ve şirket müdürlüğü durumunu bu güne kadar Ticaret Sicil Memurluğuna başvurarak tescil ve ilan ettirmediklerini ileri sürerek, müvekkillerinin davalı şirketteki ortaklık kayıtları ile müvekkillerinden B..
Ö..'ün şirket müdürü kaydının silinmesine/iptal edilmesine, diğer davalılar M. U. ile M.. K..'nun davalı şirketin ortakları, davalı M. U.'ın şirket müdürü olarak tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]U. mirasçıları davalılar İ.. U.. ve Hava Uyan, mirasın reddi kararı aldıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın 25.05.2011 tarihinde açıldığı, davalılardan Murat Uyan'ın 21.06.2011 tarihinde öldüğü, ölü kişi hakkında karar verilemeyeceği, onun yasal mirasçıları olan İ.. U.. ve H.. U..'ın mirası reddettikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, noterde düzenlenen limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca şirket hisse devir ve müdür atama kararının tescil ve ilanı istemine ilişkindir.
Mahkemece, kararın hüküm kısmında "davanın reddine" denmek suretiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmişse de, gerekçe kısmında yalnızca davalılardan M.U.'ın dava devam ederken vefat ettiği, ölü kişi hakkında karar verilemeyeceği, mirasçılarının da mirası reddetmeleri nedenyle davanın reddedildiği gerekçesine yer verilmiştir. Oysa ki eldeki davada davalı M. U. dışında başka davalılar da bulunmaktadır. Diğer davalılar hakkında davanın ne sebeple reddedildiğinin gerekçede açıklanmaması Anayasanın 141. maddesine ve HMK'nun 297 vd maddelerine aykırılık oluşturmaktadır.
Yine mahkemece, sırf yargılama sırasında ölen davalı M.U. mirasçılarının sunduğu mirasın reddi kararına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir. Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi gerekir. HGK'nun 3.7.2002 tarih E.15-572 K.577 sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir.
O halde yukarıda sözü edildiği gibi araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133684100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz