Usulüne uygun tebligat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1336 E. 2023/5003 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulüne uygun tebligat↗ fesih↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ taşıyan↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/382 E., 2020/663 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin özel güvenlik faaliyet izninin iptal edildiğini, şirketin tasfiye edilmesi veya unvan ve faaliyet konularını özel güvenlik hizmetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü ve 5995 sayılı Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30 gün içinde durumun düzeltilmesinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesine göre, görevli ticaret mahkemesinin tescili gerekli olan hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceğinin düzenlendiğini ileri sürerek, faaliyet izni sona eren şirketin tasfiye edilmesini veya unvan ve faaliyet konularının özel güvenlik hizmetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesini, tescil ve ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrasına göre, yapılan ilan ve ihtarlara rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veyahut faaliyette bulunduğunu adres ve kayıtlarıyla bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği, davalının özel güvenlik faaliyet izin belgesinin iptal edilmesi nedeniyle unvanında özel güvenlik ibaresini taşıyamayacağı, davacının geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrasına göre işlem yapması gerektiği, davalı şirketin adresinin tespitini istemesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin özel güvenlik faaliyet izninin iptal edildiğini, şirketin tasfiye edilmesi veya unvan ve faaliyet konularını özel güvenlik hizmetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesi için davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30 gün içinde durumun düzeltilmesinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, TTK’nın geçici 7 nci maddesinin 01.07.2015 tarihine kadar durumları tespit edilen şirketlere yönelik terkin işlemini kapsadığını, dava konusu olayın anılan tarihten sonra meydana geldiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrasının tatbikinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin FETÖ kapsamında özel güvenlik faaliyet izninin iptal edildiği, anasözleşmeye göre şirketin tek faaliyet alanının özel güvenlik hizmeti ve ferileri olduğu, özel güvenlik hizmetinin faaliyet konusundan çıkartılması durumunda şirketin kuruluş amacının ortadan kalkacağı, davalı şirketin ticaret unvanında sadece özel güvenlik ibaresinin bulunduğu, bu ibarenin çıkartılması durumunda unvanda başka bir faaliyet alanı kalmayacağı, bu durumda Ticaret Bakanlığı tarafından kuruluş amacını gerçekleştirme ihtimali bulunmayan davalı şirket hakkında fesih davası açılması gerektiği, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin, 01.07.2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağının olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iptal edilen iznin şirketin kuruluş izni olmadığını, söz konusu iznin iptal edilmesi şirketin fesih nedeni olarak değerlendirilemeyeceğini, şirketin alacağı genel kurul kararıyla faaliyet konusunu değiştirebileceği, şirket hakkında fesih davası açılmasının hukuken mümkün olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirketin fesih davasının açılabileceğini, ancak maddedeki şartların gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin tasfiye edilmesi veya unvan ve faaliyet konusunun değiştirilerek tescil ve ilan edilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrası, 33 üncü ve 210 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1337 E. 2023/4991 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · tebligat · ticaret sicili · terkin · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin özel güvenlik faaliyet izninin iptal edildiğini, şirketin «tasfiye» edilmesi veya unvan ve faaliyet konularını özel güvenlik hizmetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü ve 5995 sayılı Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne «tebligat» yapılarak 30 gün içinde durumun düzeltilmesinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesine göre, «görevli» ticaret mahkemesinin tescili gerekli olan hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceğinin düzenlendiğini ileri sürerek, faaliyet izni sona eren şirketin tasfiye edilmesini veya unvan ve faaliyet konularının özel güvenlik hizmetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesini, tescil ve «ilanını» talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin özel güvenlik faaliyet izninin iptal edildiğini, şirketin «tasfiye» edilmesi veya unvan ve faaliyet konularını özel güvenlik hizmetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesi için davalı şirket ve müdürüne «tebligat» yapılarak 30 gün içinde durumun düzeltilmesinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, TTK’nın geçici 7 nci maddesinin 01.07.2015 tarihine kadar durumları tespit edilen şirketlere yönelik «terkin» işlemini kapsadığını, dava konusu olayın anılan tarihten sonra meydana geldiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrasının tatbikinin müm …
… unda unvanda başka bir faaliyet alanı kalmayacağı, bu durumda Ticaret Bakanlığı tarafından kuruluş amacını gerçekleştirme ihtimali bulunmayan davalı şirket hakkında «fesih» davası açılması gerektiği, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin, 01.07.2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağının olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… mülk sahipleri tarafından bildirildiğini, bunun üzerine 6102 sayılı Tük Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne «tebligat» yapılarak 30 gün içinde yeni adresin tescilinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, aynı maddeye göre, «görevli» ticaret mahkemesinin tescili gerekli olan hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceğinin düzenlendiğini ileri sürerek davalı şirketin yeni adresinin tespiti ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tescilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket faaliyet adresinin ancak şirket organlarınca değiştirilebileceği, mahkemenin bu iradenin yerine geçemeyeceği, sicildeki adresine yapılan «tebligatların» geçerli olduğu, davacının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesini uygulayabileceğini, davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ulunmadığını, adresin boş olduğunun mülk sahipleri tarafından bildirildiğini, bunun üzerine 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davalı şirket ve müdürüne «tebligat» yapılarak 30. gün içinde yeni adresin tescilinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 01.07.2015 tarihine kadar durumları tespit edilen şirketlere yönelik «terkin» işlemini kapsadığını, dava konusu olayın anılan tarihten sonra meydana geldiğini, tatbikinin mümkün olmadığını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi davası · re'sen araştırma · resen inceleme · hukuki menfaat · şirketin feshi · ticaret sicili müdürlüğü · anonim şirket · usulden reddi
Benzer bu kararda… aret Sicil Yönetmeliğinin 34 üncü maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını «resen incelemesi» gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan aynı Kanun'un 33 üncü maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, «anonim şirket» tip anasözleşme hükmü ve aynı Kanun'un 529 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından «şirketin feshi davası» açılması gerektiği, ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davacının davanın açılmasında «hukuki menfaatin» bulunmadığı, Kanun'un geçici 7 nci maddesinin, 01.07.2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağının olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi anlamındaki incelemenin sınırlı bir «yetki» olduğunu, re'«sen araştırma» yapma yetkileri bulunmadığını, Kanun'un 33 üncü maddesinin uygulanmasının bu şarta bağlanamayacağını, haber almış olmalarının yeterli bulunduğunu, Ticaret Bakanlığı tarafından «şirketin feshi» davasının ancak kanunda yazılı sınırlı hallerde açılabileceğini, somut olayda böyle bir durumun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… mülk sahipleri tarafından bildirildiğini, bunun üzerine 6102 sayılı Tük Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne «tebligat» yapılarak 30 gün içinde yeni adresin tescilinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, aynı maddeye göre, «görevli» ticaret mahkemesinin tescili gerekli olan hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceğinin düzenlendiğini ileri sürerek davalı şirketin yeni adresinin tespiti ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tescilini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1336 E. , 2023/5003 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/2084 Esas, 2021/1774 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/382 E., 2020/663 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin özel güvenlik faaliyet izninin iptal edildiğini, şirketin tasfiye edilmesi veya unvan ve faaliyet konularını özel güvenlik hizmetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü ve 5995 sayılı Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 ncı maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30 gün içinde durumun düzeltilmesinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesine göre, görevli ticaret mahkemesinin tescili gerekli olan hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceğinin düzenlendiğini ileri sürerek, faaliyet izni sona eren şirketin tasfiye edilmesini veya unvan ve faaliyet konularının özel güvenlik hizmetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesini, tescil ve ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrasına göre, yapılan ilan ve ihtarlara rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veyahut faaliyette bulunduğunu adres ve kayıtlarıyla bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği, davalının özel güvenlik faaliyet izin belgesinin iptal edilmesi nedeniyle unvanında özel güvenlik ibaresini taşıyamayacağı, davacının geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrasına göre işlem yapması gerektiği, davalı şirketin adresinin tespitini istemesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin özel güvenlik faaliyet izninin iptal edildiğini, şirketin tasfiye edilmesi veya unvan ve faaliyet konularını özel güvenlik hizmetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesi için davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30 gün içinde durumun düzeltilmesinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, TTK’nın geçici 7 nci maddesinin 01.07.2015 tarihine kadar durumları tespit edilen şirketlere yönelik terkin işlemini kapsadığını, dava konusu olayın anılan tarihten sonra meydana geldiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrasının tatbikinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin FETÖ kapsamında özel güvenlik faaliyet izninin iptal edildiği, anasözleşmeye göre şirketin tek faaliyet alanının özel güvenlik hizmeti ve ferileri olduğu, özel güvenlik hizmetinin faaliyet konusundan çıkartılması durumunda şirketin kuruluş amacının ortadan kalkacağı, davalı şirketin ticaret unvanında sadece özel güvenlik ibaresinin bulunduğu, bu ibarenin çıkartılması durumunda unvanda başka bir faaliyet alanı kalmayacağı, bu durumda Ticaret Bakanlığı tarafından kuruluş amacını gerçekleştirme ihtimali bulunmayan davalı şirket hakkında fesih davası açılması gerektiği, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin, 01.07.2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağının olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iptal edilen iznin şirketin kuruluş izni olmadığını, söz konusu iznin iptal edilmesi şirketin fesih nedeni olarak değerlendirilemeyeceğini, şirketin alacağı genel kurul kararıyla faaliyet konusunu değiştirebileceği, şirket hakkında fesih davası açılmasının hukuken mümkün olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirketin fesih davasının açılabileceğini, ancak maddedeki şartların gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin tasfiye edilmesi veya unvan ve faaliyet konusunun değiştirilerek tescil ve ilan edilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on birinci fıkrası, 33 üncü ve 210 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/960684000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz