6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanla rakibin kötülenmesinin haksız rekabet teşkil etmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/957 E. 2023/4833 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Gerekçe özeti

Bir rakip hakkında gerçeğe aykırı, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici beyanlarla -örneğin yapmadığı bir eylemi (internetten satış) yaptığı izlenimi yaratacak biçimde- kaleme alınan ve kamuya açık tartışma platformu niteliği taşımayan bir sitede yayımlanan yazı kötüleme yoluyla haksız rekabet oluşturur; yazıyı rakip firma adına vekâleten yazan ile siteyi işleten aynı çıkar çevresindeki davalılar birlikte sorumlu olur. Tazminat, eylemin ağırlığı ve hakkaniyet ile taleple bağlılık ilkesine göre belirlenir; maddi tazminat tümüyle, manevi tazminat takdiren kısmen hükmedilebilir.

Ele alınan sorunlar

Yanıltıcı ve yanlış bilgi içeren yazıyla rakibin kötülenmesinin haksız rekabet oluşturması ve tazminat → kısmi kabul

İddia: Davacı, davalının kaleme aldığı yazıda müvekkilinin internet üzerinden lens satışı yaptığı ve kamu sağlığını tehdit ettiği izleniminin yaratıldığını, oysa böyle bir eylem/ceza bulunmadığını, idari yaptırımın yalnızca yönlendirme gerekçesiyle verilip idare mahkemesince iptal edildiğini, yazının kötüleme yoluyla haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu yazının başlığında davacının internet üzerinden lens satışı yaptığı belirtilerek yanıltıcı ve gereksiz yere incitici ibarelere yer verildiği; davacıya internetten lens satışı yaptığı gerekçesiyle verilmiş bir idari yaptırım bulunmadığı, verilen uyarı cezasının kullanıcıları yönlendirme eyleminden kaynaklandığı, davacının böyle bir yönlendirme eyleminin bulunmadığının da kesinleşmiş idare mahkemesi kararıyla tespit edildiği; bu yönüyle yazının yanıltıcı ve incitici olmanın yanında yanlış bilgi de içerdiği; yazıyı yazan davalının davacı hakkındaki şikâyeti rakip firma adına vekâleten yaptığı ve bu firma ile siteyi işleten diğer davalının ortaklarının aynı kişiler olduğu dikkate alındığında yazının kötüleme amacı taşıdığı; yazının yayımlandığı sitenin herkesin görüşünü paylaşabildiği kamuya açık bir platform niteliği taşımadığı; bu nedenle haksız rekabetin gerçekleştiği ve her iki davalının birlikte sorumlu olduğu; yazının niteliği, eylemin ağırlığı, tarafların sosyal-ekonomik durumu ve hakkaniyet ile taleple bağlılık ilkesi gözetilerek maddi tazminat isteminin tümüyle, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü gerektiği. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yanlış ve yanıltıcı içerikli yazıyla rakibin kötülenmesinin haksız rekabet oluşturması ve yazan ile yayımlayanın birlikte sorumluluğu yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet kötüleme yanıltıcı beyan maddi ve manevi tazminat müteselsil / birlikte sorumluluk taleple bağlılık ilkesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 55

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8823 E. 2023/3388 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3114 E. 2020/475 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/957 E.  ,  2023/4833 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1506 Esas, 2021/1786 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/976 E., 2019/378 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından Yargıtayca duruşma istemli, davalı şirketçe duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ilaç ve göz bakım ürünleri üreten müvekkilinin aynı zamanda www.lenskullan.com adlı internet sitesinin de sahibi olduğunu, davalı ... tarafından Optik Gazete adlı internet sitesinde "İnternet Üzerinden Kontakt Lens Pazarlama ve Satışı Yapan Alcon'a İdari Yaptırım Kararı" başlıklı bir yazı yazıldığını, ...'in yazısında aynen "Türkiye'de kontak lenslerin satış, tanıtım ve reklamının sıkı şartlara ve denetimi tabi olduğu hususu bilinmekle birlikte, bu şartlara uymayarak halk sağlığını tehdit ettiği gibi dürüst ticari faaliyetlere de zarar veren firmalar hakkında T.C. Sağlık Bakanlığı Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı, 09.05.2017 tarih ve 26944 sayılı kararı ile idari yaptırım uygulama kararı" alındığını, Eke&Şimşek Law Consultancy olarak, internet üzerinden yapılan ticari faaliyetlerin getirdiği maddi kolaylıkları fırsat olarak görüp, halk sağlığını ve güvenliğini hiçe sayar biçimde internetten tıbbi cihazların satış, reklam ve pazarlamasını yapan firmaların..." ifadelerini kullanarak müvekkili firmanın, internet üzerinden kontakt lens pazarlama ve satışı yaptığını, halk sağlığını ve güvenliğini tehdit ettiğini, dürüst ticari faaliyette bulunmadığını öne sürdüğünü, yazının ekinde ise söz konusu uyarma cezası kararına yer verildiğini, ...

vekili olan davalı tarafından yapılan şikayet neticesinde müvekkili aleyhine bir uyarma cezası verildiğini, ancak uyarma cezasına dair kararın iptali için İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2017/993 E. sayılı dosyasıyla cezanın iptali için dava açıldığını, bu uyarma cezasının gerekçesinin ise yazıda yer aldığı şekilde internet üzerinden ürün satışı yapılması değil, promosyon kodu verilmek suretiyle belirli optisyenlik müesseselerine yönlendirme yapılması olduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman internet üzerinden ürün satışı veya pazarlaması yapmadığını, müvekkilinin aldığı uyarı cezasının gerekçesi ile tamamen farklı ve gerçek dışı olan bu haberle, müvekkilinin diğer firmalara ve tüketicilere karşı kötülendiğini, yanıltıcı beyanlarla ticari itibarının zedelendiğini ve kişilik haklarının ihlal edildiğini, Optik Gazete internet sitesinin ve alan adının sahibinin diğer davalı HC Kontakt Lens Deposu Ltd.

Şti. olduğunu, şirket ortak ve yetkililerinin aynı zamanda ... ve Cihan Medikal firmalarının ortağı ve yetkilisi olarak müvekkilinin rakibi konumunda olduklarını, söz konusu yazı ve davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, ilamın ulusal gazetelerde ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin "optikgazete.com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, müvekkili şirketin internet sitesinde yer alan dava konusu haberin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesi vd. hükümlerde tip olarak sayılan dürüstlük kuralına aykırı davranışlara, ticari uygulamalardan hiçbirine uymadığını savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; avukatlık görevini ifa eden müvekkilinin internet üzerinden tıbbi cihaz satışı yapılmasının hukuka, yürürlükteki mevzuat hükümlerine, daha da mühimi insan ve kamu sağlığına aykırı olduğunu her mecrada söylemekten kaçınmadığını, müvekkili tacir olmadığından mahkemenin görevli olmadığını, ileri sürülen iddia ve talepler ile maddi olayların çeliştiğini, müvekkilinin yazısı art niyetten ari olmakla beraber haksız rekabetin şartlarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından davacının promosyon kodu vermek sureti ile belirli optisyenlik müesseselerine yönlendirme yaptığının tespit edildiği, bu nedenle idari yaptırım kararının yazı tarihi itibari ile var olduğu, davalının da bu karara istinaden uyuşmazlık konusu yazıyı kaleme aldığı ve diğer davalının ise yazının yayımlandığı internet sitesinin sahibi olduğu, davalı yazısının haksız rekabet teşkil edebilmesi için davacının faaliyetlerinin veya ticari işlerinin yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemesi gerektiği, davalı ... tarafından kaleme alınan yazının mahkemelerince irdelendiğinde, davalı ...

tarafından yazının Sağlık Bakanlığının mezkur kararına dayalı olarak kalem alındığı ve yazının başlığında dahi Sağlık Bakanlığının yaptırım kararından esinlendiğinin görüldüğü, davalı tarafından kaleme alınan köşe yazısında Sağlık Bakanlığı idari yaptırım kararı kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesinin yapıldığı, davacının doğrudan doğruya faaliyetlerinin ve ticari işinin hedef alınmadığı, davalının avukat olması ve bu sıfatı ile köşe yazısını kaleme aldığı, kamuoyunu aydınlatma saikinin ön planda olduğu, davalının yanlış ve yanıltıcı bilgi verme kastı ile hareket etttiğinin sabit olmadığı, yazının Sağlık Bakanlığının kararına neticesi itibari ile uyumluluk gösterdiği, bu nedenle yazının yanıltıcı olarak addedilemeyeceği, davalının davacı şirketin değerini küçümsetme ve düşürme amacı ile hareket ettiğinin yazının bütünü itibari ile değerlendirilemeyeceği, kötülemenin oluşabilmesi için salt incitici ve küçük düşürücü açıklamaların olması gerektiği, davalı ...'in kaleme aldığı yazının bu kapsamda haksız rekabet oluşturur nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı tespitler içerdiğini, itirazların giderilmediğini, savcılık tarafından suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespitine yönelik hazırlatılan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm verilemeyeceğini, müvekkilinin internet üzerinden lens satışı yaptığına ilişkin bir tespit veya idari yaptırım kararı bulunmadığını, uyarı cezasının belirli optisyenlere yönlendirme yapıldığı gerekçesiyle verildiğini, ancak bu kararın idare mahkemesince iptal edilerek kesinleştiğini, davalının, müvekkilini promosyon kodu vermek suretiyle belirli optisyenlik müesseselerine yönlendirme yaptığı için verilen hukuka aykırı cezayı, kamuoyuna yanıltıcı ve gerçeğe aykırı şekilde duyurarak müvekkilini internet üzerinden satış yapmakla suçladığını, davalının söz konusu uyarı cezasına neden olan şikayeti ...

vekili olarak yaptığını, davalı ...'in yazısında, Alcon tarafından internet üzerinden satış yapıldığının iddia edildiği, kamu sağlığı ile oynandığı, yönetmelik hükümlerinin ihlal edildiği gibi iddiaların bulunduğunu, kötüleyici beyan olması bir yana, esasen kamu sağlığına zarar verme şeklinde suç isnadının dahi yapıldığını, yazıda internet üzerinden lens satışı yapılmasının suç olduğunu, müvekkilinin ise bu nedenle ceza aldığını ileri sürdüğünü, oysa müvekkiline verilen tek ceza 30.12.2016 tarihli uyarı cezası olup, gerekçesinin ise optisyenlik müesseselerine yönlendirme yapılması olduğunu, halk sağlığını tehdit ettiği iddia olunan eylemin, en yakın optisyenlik müessesesinin arama motorunda gösterilmesi olduğunu, İstanbul 2.

İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararda, www.lenskullan.com adlı sitede kullanıcılara kolaylık sağlamak amacıyla kullanıcıların bulundukları adrese en yakın optikleri gösteren bir bölüme yer verilerek kullanıcıların arama motoruna girerek bulundukları yeri belirtmelerinin ardından en yakın optiklerin dökümünün yapıldığı, böylelikle kullanıcılara kolay ve hızlı şekilde en yakın optisyenin nerede olduğunu adresleri ile birlikte görme imkanı sağlandığı, arama motorunun google tabanlı olup seçimin kullanıcıların inisiyatifine bırakıldığı, kayıtlı tüm alternatiflerin sitede kullanıcılara sunulduğu, Türkiye’de bulunan tüm optisyenlik müesseselerinin bir şart aranmadan siteye kayıt olabildiği, bu haliyle davacı şirketin kullanıcıları herhangi bir sağlık kurumuna, kuruluşuna veya tabibe yönlendirdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığının tespit edildiğini, kararda bir satış eyleminden bahsedilmediğini, kötüleme yoluyla davalıların haksız rekabet fiili ika ettiğinin açık olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından yazılan dava konusu yazının başlığında aynen "İnternet Üzerinden Kontakt Lens Pazarlama ve Satışı Yapan Alcon'a İdari Yaptırım Kararı" denilmek suretiyle yanıltıcı veya gereksiz yere incitici ibarelere yer verildiği, davacı hakkında, internet üzerinden lens satışı yapmadığı halde ortalama tüketici nezdinde lens satışı yapıyor izlenimi yaratıldığı, oysa davacıya internetten lens satışı yaptığı gerekçesiyle verilmiş bir idari yaptırım kararı bulunmadığı, TİTCK tarafından verilen uyarı cezasının ise kullanıcıları yönlendirme eyleminden kaynaklandığı, davacının yönlendirme niteliğinde bulunan bir eyleminin bulunmadığının da kesinleşmiş İdare Mahkemesi kararıyla tespit edildiği, bu yönüyle dava konusu yazının yanıltıcı ve incitici olmanın yanında yanlış bilgi de içerdiği, davalı ...'in davacı hakkında yaptığı şikayetin ...

firması adına vekaleten yapıldığı, bu firma ile davalı HC Kontakt Lens firmasının ortaklarının da aynı kişiler olduğu dikkate alındığında, yazının kötüleme amacı taşıdığı sonucuna varıldığı, diğer davalı HC Kontakt Lens ise yazının yayınlandığı internet sitesi ve alan adının sahibi olduğu, herkesin görüşlerini paylaşabildiği kamuya açık bir platform niteliği taşımadığından, haksız rekabet eyleminden her iki davalının birlikte sorumlu tutulması gerektiği, bu durumda haksız rekabet olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, dava konusu yazının niteliği, haksız rekabet eyleminin ağırlık derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek, davacı yararına taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.000,00 TL maddi ve takdiren 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına davalı şirkete ait optikgazete.com adresinde 23.05.2017 tarihinde ...

imzasıyla yayınlanan "internet üzerinden kontakt lens pazarlama ve satışı yapan Alcon'a idari yaptırım kararı" yazı ve içeriğinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine; maddi tazminat isteminin kabulüne, 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin kanaatinin aksine, dava konusu yazıyla davacının lens satışı yapıyor izlenimi yapılmadığını, davacının doğrudan pazarlama faaliyeti yaptığını, ancak dolaylı yönden satış yaptığının ifade edildiğini, davacının TİTCK hakkında ikame etmiş olduğu idari davanın huzurdaki davaya bir etkisi sözkonusu değilken bu kararı hükme gerekçe olarak gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin diğer davalının dava dışı ... firması ile olan vekalet ilişkisini dava konusu haberin kötüleme maksadı taşıdığına gerekçe yapmasının da ayrı bir hatalı değerlendirme olduğunu, ... Firması ile müvekkili şirketin ortaklarının aynı olmasını ve haberin yayımlandığı internet sitesinin herkesin görüşünün paylaşıldığı bir portal olmadığı yönündeki Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin de isabetsiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin istinaf mahkemesinin gerekçesinde de bildirdiği gibi dava konusu yazıyı vekaleten kaleme almış olup müvekkiline avukatlık görevini yapmış olması nedeniyle haksız rekabet eylemi ika ettiğinin tespitinin hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin kararına esas teşkil eden 04.03.2019 tarihli bilirkişi raporunun istinaf mahkemesinde değerlendirilmediğini, bunun yerine yanlı ve taraflı davacının sunduğu uzman mütalaasına dayalı olarak gerekçe oluşturulduğunu, müvekkili tarafından kaleme alınan yazının malumun ilanı niteliğinde olup ilgili sektörü hukuki açıdan bilgilendirme gayesi taşıdığını, davacı tarafın mahkemeye sunduğu İstanbul 2.

İdare Mahkemesinin 2017/993 E. ve 2017/2424 K. sayılı kararda; tarafı müvekkili olmayan idari makamların daha önce verdiği bir cezanın mahkemece kaldırılması amacıyla ikame edilmiş bir dava olduğunu, idari makamın bir yaptırım kararı uyguladığını, sonrasında bu karara karşı ikame edilen dava sonucu işlemin iptaline karar verildiğini, müvekkilinin işlemin tarafı dahi olmadığını, dolayısıyla huzurdaki dosyaya bu kararı sunmanın hiçbir etkisi, ilgisi ve gereği bulunmadığını, müvekkilinin kaleme aldığı yazının hiçbir satırında kötüleme unsuru bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/958349400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1506 E. 2021/1786 K.

İnternet yazısıyla kötüleme suretiyle haksız rekabet ve tazminat

Gerekçe özeti

Bir kişi veya kurum hakkında, kesinleşmiş bir idari/yargısal tespitle çelişen ve o kişiye ilişkin gerçeğe aykırı ya da yanıltıcı bir fiil isnat eden yazı yayımlanmışsa; bu yazı yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklama niteliğinde olduğundan TTK 55/1-a-1 uyarınca kötüleme suretiyle haksız rekabet oluşturur. Yazının, isnat edilen fiile ilişkin şikayeti yapan kişi ile aynı ekonomik çıkar grubuna (rakip firmayla ortak yapı) bağlı olması, kötüleme kastının varlığını güçlendiren bir unsurdur. Yazının yayımlandığı internet sitesinin sahibi, site içeriğin serbestçe kullanıcılar tarafından oluşturulduğu bir platform olmayıp editoryal nitelikte ise, yazıyı kaleme alan ile birlikte haksız rekabetten sorumlu tutulur. Maddi zararın miktarı kesin olarak ispatlanamadığında TBK 50 uyarınca hakim, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zararı hakkaniyete uygun şekilde belirler; tüzel kişinin ticari itibarının zedelenmesi manevi tazminat talebini haklı kılar.

Emsal değeri

Kesinleşmiş bir idari yargı kararıyla çelişen isnatlar içeren basın/yazı içeriklerinin TTK 55/1-a-1 kapsamında kötüleme suretiyle haksız rekabet oluşturduğuna ve yazının yayımlandığı editoryal nitelikli internet sitesi sahibinin de yazarla birlikte sorumlu tutulacağına ilişkin tespitleri içermesi nedeniyle bölgesel ölçekte ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: haksız rekabet kötüleme TTK 55/1-a-1 yanıltıcı beyan manevi tazminat gerçek zarar ilkesi TBK 50 içerik sağlayıcısı sorumluluğu ticari itibar

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1506

KARAR NO 2021/1786

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/04/2019

NUMARASI 2017/976 Esas 2019/378 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/12/2021

Maddi ve manevi tazminat davasının reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ilaç ve göz bakım ürünleri üreten müvekkilinin aynı zamanda www...com adlı internet sitesinin de sahibi olduğunu, davalı ... tarafından ... adlı internet sitesinde "..." başlıklı bir yazı yazıldığını, ...'in yazısında aynen "Türkiyede kontak lenslerin satış, tanıtım ve reklamının sıkı şartlara ve denetimi tabi olduğu hususu bilinmekle birlikte; bu şartlara uymayarak halk sağlığını tehdit ettiği gibi dürüst ticari faaliyetlere de zarar veren firmalar hakkında Sağlık Bakanlığı Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı tarafından 09.05.2017 tarih ve 26944 sayılı kararı ile idari yaptırım uygulama kararı" alındığını, ... olarak, internet üzerinden yapılan ticari faaliyetlerin getirdiği maddi kolaylıkları fırsat olarak görüp, halk sağlığını ve güvenliğini hiçe sayar biçimde internetten tıbbi cihazların satış, reklam ve pazarlamasını yapan firmaların..." ifadelerini kullanarak müvekkili firmanın, internet üzerinden kontakt lens pazarlama ve satışı yaparak halk sağlığını ve güvenliğini tehdit ettiğini, dürüst ticari faaliyette bulunmadığını öne sürdüğünü, yazının ekinde ise söz konusu uyarma cezası kararına yer verildiğini, ...

vekili olan davalı tarafından yapılan şikayet neticesinde müvekkili aleyhine bir uyarma cezası verildiğini ancak uyarma cezasına dair kararın iptali için İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2017/993 esas sayılı dosyasıyla cezanın iptali için dava açıldığını, bu uyarma cezasının gerekçesinin ise yazıda yer aldığı şekilde internet üzerinden ürün satışı yapılması değil, promosyon kodu verilmek suretiyle belirli optisyenlik müesseselerine yönlendirme yapılması olduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman internet üzerinden ürün satışı yapmadığını, müvekkilinin aldığı uyarı cezasının gerekçesi ile tamamen farklı bu haberle, müvekkilinin kötülendiğini, yanıltıcı beyanlarla ticari itibarı zedelenerek kişilik haklarının ihlal edildiğini, ...

web sitesinin ve alan adının sahibinin diğer davalı ... firması olduğunu, şirket ortak ve yetkililerinin aynı zamanda ... ve ... firmalarının ortağı ve yetkilisi olarak müvekkilinin rakibi konumunda olduklarını, söz konusu yazı ve davalıların eylemlerinin TTK'nın 55/1-a maddesine göre başkalarını veya onların mallarını kötülemenin haksız rekabet hali oluşturduğunu, kötüleme beyanının sözle, yazıyla veya her hangi bir yayın vasıtasıyla gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu,bu kapsamda davalı ...'in, yaptığı şikayet neticesinde elde ettiği kararı kamuoyuna gerçeğe uygun olmayan ve dürüstlük sınırlarını aşarak yayımladığını, ...'un internet üzerinden kontakt lens satışı yaparak halk sağlığını ve güvenliğini tehdit ettiğini ve dürüst rekabet kurallarına uymadığını ileri sürdüğünü,diğer davalının içerik sağlayıcısı olduğu internet sitesinde diğer davalının yazısına yer vererek kusurlu davrandığını, zira bu internet sitesinin kullanıcıların yazı ve yorumlarını serbestçe yayımladığı bir mecra olmadığını belirterek, 1.000-TL maddi tazminat ile 20.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, ayrıca ilamın TTK'nın 59.

maddesi kapsamında ulusal gazetelerde masrafı davalıdan alınarak ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili; müvekkili şirketin "....com" adlı internet sitesinin sahibi olduğunu,davaya konu haberde internetten lens satışının yasal olmadığının Sağlık Bakanlığı tarafından bir kez daha tescil edildiği, internet üzerinden kontakt lens satışı yapan ...’a idari yaptırım kararı verildiği, internet üzerinden kontak lenslerin satış tanıtım ve reklamının sıkı şartlarla denetiminin Sağlık Bakanlığı tarafından yapıldığı ve buna aykırı faaliyet gösteren kişiler hakkında idari yaptırım kararı uygulandığının belirtildiğini, yazının devamında internet üzerinden gerçekleştirilen pazarlama ve satış faaliyetleri hakkında yazarın tamamen genel değerlendirme niteliğindeki tespit ve yorumlarının yer aldığını, davacı özelinde bir ifadenin yer almadığını, söz konusu idari yaptırım kararıyla ...

firmasının internet sitesi aracılığıyla kullanıcıları belirli firmalara yönlendirdiğini, internet üzerinden dolaylı olarak kontak lens satışı yaptığını,müvekkili şirketin internet sitesinde yer alan haberin haksız rekabet oluşturmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... vekili; Avukatlık görevini ifa eden müvekkilinin internet üzerinden tıbbi cihaz satışı yapılmasının hukuka, yürürlükteki mevzuat hükümlerine, daha da mühimi insan ve kamu sağlığına aykırı olduğunu her mecrada söylemekten kaçınmadığını, müvekkili tacir olmadığından mahkemenin görevli olmadığını, ileri sürülen iddia ve talepler ile maddi olayların çeliştiğini, müvekkilinin yazısında 09.05.2017 tarihli uyarma ceza kararına yer verildiğini, davacının idari yargıda dava konusu ettiği idari işlemin yazı konusu olmadığını, yazının art niyet taşımamakla beraber haksız rekabet şartlarının gerçekleşmediğini, internet aracılığıyla kontakt lens satışının hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, müvekkilinin yanlış veya yanıltıcı beyanlarda bulunmadığını, yazıdaki olaylar tamamen gerçeğe dayalı olduğundan haksız rekabet oluşturmadığını, müvekkilinin yazarken ve konuşurken düşüncelerini açıklamasının engellenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından davacının promosyon kodu vermek sureti ile belirli optisyenlik müesselerine yönlendirme yaptığının tespit edildiğini, bu nedenle idari yaptırım kararının yazı tarihi itibari ile var olduğu, davalının da bu karara istinaden uyuşmazlık konusu yazıyı kaleme aldığı ve diğer davalının internet sitesinin sahibi olduğu, davalı yazısının haksız rekabet teşkil edebilmesi için, davacının faaliyetlerinin veya ticari işlerinin yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülenmesi gerektiği, yazının Sağlık Bakanlığının mezkur kararına dayalı olarak kalem alındığı ve yazının başlığında dahi Sağlık Bakanlığının yaptırım kararından esinlenildiği, idari yaptırım kararı kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesinin yapıldığı, davacının doğrudan doğruya faaliyetlerinin ve ticari işinin hedef alınmadığı, davalının avukat olması sıfatı ile köşe yazısını kaleme aldığı, kamuoyunu aydınlatma saikinin ön planda olduğu, davalının yanlış ve yanıltıcı bilgi verme kastı ile hareket ettiğinin sabit olmadığı, yazının Sağlık Bakanlığının kararına neticesi itibari ile uyum gösterdiği, yanıltıcı olarak addedilemeyeceği, davalının davacı şirketin değerini küçümsetme amacı ile hareket ettiğinin yazının bütünü itibari ile değerlendirilemeyeceği, kötülemenin oluşabilmesi için salt incitici ve küçük düşürücü açıklamaların olması gerektiği, davalının kaleme aldığı yazının haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı tespitler içerdiğini,itirazların giderilmediğini, savcılık tarafından suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespitine yönelik hazırlatılan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm verilemeyeceğini,müvekkilinin internet üzerinden lens satışı yaptığına ilişkin bir tespit veya idari yaptırım kararı bulunmadığını, uyarı cezasının belirli optisyenlere yönlendirme yapıldığı gerekçesiyle verildiğini, ancak bu kararın idare mahkemesince iptal edilerek kesinleştiğini, davalının, müvekkilini promosyon kodu vermek suretiyle belirli optisyenlik müesseselerine yönlendirme yaptığı için verilen hukuka aykırı cezayı, kamuoyuna yanıltıcı ve gerçeğe aykırı şekilde duyurarak müvekkilini internet üzerinden satış yapmakla suçladığını, davalının söz konusu uyarı cezasına neden olan şikayeti ...

vekili olarak yaptığını, davalı ...'in yazısında, ... tarafından internet üzerinden satış yapıldığının iddia edildiği, kamu sağlığı ile oynandığı, yönetmelik hükümlerinin ihlal edildiği gibi iddiaların bulunduğunu, kötüleyici beyan olması bir yana, esasen kamu sağlığına zarar verme şeklinde suç isnadının dahi yapıldığını,yazıda internet üzerinden lens satışı yapılmasının suç olduğunu, müvekkilinin ise bu nedenle ceza aldığını ileri sürdüğünü, oysa müvekkiline verilen tek ceza 30.12.2016 tarihli uyarı cezası olup, gerekçesinin ise optisyenlik müesseselerine yönlendirme yapılması olduğunu,halk sağlığını tehdit ettiği iddia olunan eylemin, en yakın optisyenlik müessesesinin arama motorunda gösterilmesi olduğunu,İstanbul 2.

İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararda, www...com adlı sitede kullanıcılara kolaylık sağlamak amacıyla kullanıcıların bulundukları adrese en yakın optikleri gösteren bir bölüme yer verilerek kullanıcıların arama motoruna girerek bulundukları yeri belirtmelerinin ardından en yakın optiklerin dökümünün yapıldığı, böylelikle kullanıcılara kolay ve hızlı şekilde en yakın optisyenin nerede olduğunu adresleri ile birlikte görme imkanı sağlandığı, arama motorunun google tabanlı olup seçimin kullanıcıların inisiyatifine bırakıldığı, kayıtlı tüm alternatiflerin sitede kullanıcılara sunulduğu, Türkiye’de bulunan tüm optisyenlik müesseselerinin bir şart aranmadan siteye kayıt olabildiği, bu haliyle davacı şirketin kullanıcıları herhangi bir sağlık kurumuna, kuruluşuna veya tabibe yönlendirdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığının tespit edildiğini,kararda bir satış eyleminden bahsedilmediğini, kötüleme yoluyla davalıların haksız rekabet fiili ika ettiğinin açık olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58.

maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. TTK'nın 55(1)a-1 maddesinde "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" eylemi haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir. Somut olayda; davalı ... tarafından, diğer davalının sahibi olduğu ...com web sitesinde "..." başlıklı yazılan, yazıda; "Türkiyede kontak lenslerin satış, tanıtım ve reklamının sıkı şartlara ve denetimi tabi olduğu hususu bilinmekle birlikte; bu şartlara uymayarak halk sağlığını tehdit ettiği gibi dürüst ticari faaliyetlere de zarar veren firmalar hakkında Sağlık Bakanlığı tarafından 09.05.2017 tarih ve 26944 sayılı kararı ile idari yaptırım uygulama kararı aldığı" belirtilerek TİTCK Başkanlığının idari yaptırım kararına itirazın reddine ilişkin 09.05.2017 tarihli kararına yer verildiği, davalı ...

tarafından şikayetçi ... firması adına vekaleten yapılan şikayet sonucunda Beykoz İlçe Sağlık Müdürlüğünce 30.12.2016 tarihli karar ile, davacı hakkında lenskullan.com internet sitesi üzerinden yürütülen faaliyetlerin 15.05.2014 tarihli yönetmeliğin 8/2 fıkrasındaki "satış merkezleri, kullanıcıları herhangi bir sağlık kurumuna, kuruluşuna veya tabibe yönlendiremez" hükmüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle uyarı cezası verilmesine karar verildiği, davacı tarafından söz konusu idari işlemin iptali istemiyle İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2017/993 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece, "www...com adlı sitede kullanıcılara kolaylık sağlamak amacıyla kullanıcıların bulundukları adres veya bölgeye en yakın optikleri gösteren bir bölüme yer verilerek kullanıcıların arama motoruna girerek bulundukları yeri belirtmelerinin ardından en yakın optiklerin dökümünün yapıldığı, böylelikle kullanıcılara kolay ve hızlı şekilde en yakın optiklerine nerede olduğunu adresleri ile birlikte görme imkanı sağlandığı, arama motorunun google tabanlı olup seçimin kullanıcıların inisiyatifine bırakıldığı, kayıtlı tüm alternatiflerin sitede kullanıcılara sunulduğu, Türkiye’de bulunan tüm optisyenlik müesseselerinin herhangi bir şart aranmadan siteye kayıt olabildiği, bu haliyle davacı şirketin kullanıcıları herhangi bir sağlık kurumuna, kuruluşuna veya tabibe yönlendirdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul BİM 8.

İdare Dava Dairesinin 25.09.2018 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilerek kesinleştiği, yine davalılar hakkında aynı eylem nedeniyle haksız rekabet suçundan dolayı cezalandırılmaları istemiyle yapılan şikayet sonucunda İstanbul Anadolu C.Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonucunda suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, söz konusu kararın da kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı ... tarafından yazılan dava konusu yazının başlığında aynen "..." denilmek suretiyle yanıltıcı veya gereksiz yere incitici ibarelere yer verildiği, davacı hakkında, internet üzerinden lens satışı yapmadığı halde ortalama tüketici nezdinde lens satışı yapıyor izlenimi yaratıldığı, oysa davacıya internetten lens satışı yaptığı gerekçesiyle verilmiş bir idari yaptırım kararı bulunmadığı, TİTCK tarafından verilen uyarı cezasının ise kullanıcıları yönlendirme eyleminden kaynaklandığı, davacının yönlendirme niteliğinde bulunan bir eyleminin bulunmadığının da kesinleşmiş İdare Mahkemesi kararıyla tespit edildiği, bu yönüyle dava konusu yazının yanıltıcı ve incitici olmanın yanında yanlış bilgi de içerdiği, davalı ...'in davacı hakkında yaptığı şikayetin ...

firması adına vekaleten yapıldığı, bu firma ile davalı ... firmasının ortaklarının da aynı kişiler olduğu dikkate alındığında, yazının kötüleme amacı taşıdığı sonucuna varılmıştır. Diğer davalı ... ise yazının yayımlandığı internet sitesi ve alan adının sahibi olup, herkesin görüşlerini paylaşabildiği kamuya açık bir platform niteliği taşımadığından, haksız rekabet eyleminden her iki davalı birlikte sorumlu tutulmalıdır. Bu durumda haksız rekabet olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi isabetsizdir. Diğer yandan Türk hukuk sisteminde gerçek zarar ilkesi kabul edilmiş olup, gerçek zararını ispat edenin bu zararın tazminini talep edebileceği kural olarak benimsenmiş, ancak TBK'nın 50.

maddesinde uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemediği takdirde, hakimin olayların olağan akışına ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği düzenlenmiştir. Ayrıca davalıların eylemi davacı şirket tüzel kişiliğinin ticari itibarını da zedelediğinden, davacı lehine manevi tazminata da hükmedilmelidir. Somut olayda da davalının haksız rekabet eylemi nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar miktarının tespiti mümkün değildir. Bu itibarla dava konusu yazının niteliği, haksız rekabet eyleminin ağırlık derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek, davacı yararına taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.000-TL maddi ve takdiren 10.000-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2019 Tarih 2017/976 Esas 2019/378 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı şirkete ait ...com adresinde 23/05/2017 tarihinde ... imzasıyla yayınlanan "internet üzerinden kontakt lens pazarlama ve satışı yapan ...'a idari yaptırım kararı" yazı ve içeriğinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbitine; Maddi tazminat isteminin kabulüne, 1.000-TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 10.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, Karar kesinleştiğinde hükmün ulusal gazetede ilanına, ilan masrafının davalılar tarafından karşılanmasına" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

Alınması gereken 751,41-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 358,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 392,78-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 394,63-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.300-TL bilirkişi ücreti, 261,50-TL teb. ve müz. gideri olmak üzere toplam 1.561,50-TL yargı giderinin davanın kabul oranına göre 818-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için maddi tazminat tutarı üzerinden takdir olunan 1.000-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için manevi tazminat tutarı üzerinden takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar vekili için reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 80,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 42-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.02/12/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.