Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8823 E. 2023/3388 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akde aykırılık↗ haklı fesih↗ haksız şart↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ irsaliye↗ sözleşmenin feshi↗ sözleşmeye aykırılık↗ ticari faiz↗ basiretli tacir↗ fesih↗ ihtar↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ fatura↗ taahhütname↗ ihtarname↗ tacir↗ maddi tazminat↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1151 E., 2018/1073 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında kontakt lens satışına ilişkin 22.08.2014 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme süresinin 5 yıl olduğunu, davalı tarafça, müvekkiline gönderilen ihtarname ile "Acuvue Oasys 8.4-1.75 6p Rx" isimli kontak lensin bölge dışında, etiketi çıkartılmış halde, kontakt lensin Litvanya'da nihai kullanıcıya satılmaya hazır halde tespit edildiği ve sözleşmenin 3.8. maddesi uyarınca satışı yapılan ürünlerin kaydının lot numarası ile tutulması, ayrıca davalı şirketçe talep edilmesi halinde en geç 24 saat içerisinde bu bilgilerin paylaşılması yükümlülüğünün olduğu bildirilerek fatura detayının ve lot kaydının davalı şirkete gönderilmesinin istenildiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline satılan ürünlerin faturalarında barkod numaralarının bulunmadığını, bu sebeple Litvanya'da nihai kullanıcıya satılmak üzere tespit edilen ürünün davacı müvekkiline ait olduğuna dair bir delil olmadığının bildirildiğini, daha sonra davalı şirket tarafından gönderilen 23.10.2017 tarihli ihtarname ile müvekkili şirket tarafından sözleşmede tıbbi cihaz statüsünde olan kontak lenslerin kayıtlarını tutma ve talep edildiğinde sağlama yükümlülüğünün herhangi bir çekince iletilmeksizin kabul edilmesi ve istenilen bilgilerin davalı şirket ile paylaşılmaması gerekçe gösterilerek sözleşmeyi feshettiğini, feshin haksız olduğunu, sözleşmenin müvekkili açısından ağır koşullar içermesi nedeniyle geçersiz olduğunu, üretici firmanın kendi ürünlerini izlemek için geliştirdiği ve takip etmek için kullandığı lot numarası kaydının tutulmasının müvekkilinden istenmesinin davalı tarafın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin davalı şirket ile yapmış olduğu 5 yıllık sözleşmeyi güvenerek bütün lens kullanıcısı müşteri pörtföyünü davalı şirketin üretiminde olan Acuvue marka lense yönlendirdiğini, davalı şirketten 13.10.2017, 14.10.2017, 16.10.2017 tarihlerinde toplam 9637 kutu lens, 20.10.2017, 21.10.2017, 23.10.2017 tarihlerinde ise 3434 kutu olmak üzere toplamda 13071 kutu lens siparişi verildiğini, siparişlerinin davalı şirket tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, müşterilerinin lens taleplerini karşılayamadığından müvekkil şirketin ciddi manada zararının olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitine ve şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın akdin feshi tarihi olan 23.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın açık bir şekilde sözleşmenin 3.8. maddesine aykırı olarak talep edilen bilgileri iletme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sözleşme ile taahhüt edilen kayıt tutma yükümlülüğünün de yerine getirilmediğini, sözleşmeye aykırılık nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, tacir olan davacının sözleşmeyi zorunlu olarak imzaladığı yönündeki iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının çekincesiz olarak 3 yıl önce imzaladığı sözleşme hükümlerinin ağır koşullar içermesi nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmesinin mümkün olmadığını savunarak haksız ve kötü niyetli davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5193 sayılı Optisyenlik Kanunu'nun (5193 sayılı Kanun) 12 nci maddesi, Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 18 nci ve 19 uncu maddeleri gereğince davacının, davalıdan satın aldığı kontak lenslerin ve reçetelerin kayıtlarını tutmasının yasal bir zorunluluk olduğu, denetime açık ve zorunlu bir iş kolu olmakla sözleşmede belirlenen lot numaralı kayıt hususunun haksız şart olarak nitelendirilemeyeceği, yurt dışına satışı yapılan/ satışa hazır bulunan ürünün davacı yanca satışının yapıldığına ilişkin davalı yanın lot numarası üzerinden delil sunmadığı, davacı yanın da satışını gerçekleştirmediğini lot numarası üzerinden kanıtlayamadığı, bu hususun davacı veya davalı aleyhine sözleşmenin feshi açısından red/kabul noktasında dikkate alınmadığı, davacının talep ettiği kontak lens siparişleri ve sipariş miktarının o tarihte davalı yanın stok kayıtları ile karşılaştırıldığında davacı yanın sözleşmenin feshi için lot kayıtlarının listesini talep ettiği önel döneminde ve fesih tarihine kadar geçen toplam bir haftalık süredeki 14.015 adet kontak lense ilişkin siparişin kabul edilmediği, davalı yanın akdi ilişkiye devam edebilmek için belli kayıtlar istediği ve sunulmaması halinde sözleşmenin feshedileceğini açıkça ihtar ettiği, davacı tarafın kayıt tutulmadığı ve sunulmayacağı beyanı üzerine de davalının akdi ilişkiyi sonlandırdığı, taraflar arasındaki ilişkinin tereddütlü olduğu dönemde 14.015 adet lens siparişinin gönderilmemesi ve reddedilmesinin akde aykırılık olarak değerlendirilmeyeceği, davacının üç yıl devam eden süreçte haksız şart olarak görmediği hususları akdin feshinden sonra haksız şart olarak ileri sürmesinin basiretli bir tacir davranışı olmadığı, akdin feshinin sözleşmeye aykırılık nedeni ile haklı bir fesih olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kendi fatura ve irsaliyelerinde dahi lot numarasını belirtmezken müvekkilinden lot numarası istemesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin satış merkezi olmadığını, davalının sözleşmenin feshinden önce verilen siparişleri temin etmediğini, bu durumun müvekkilinin zararına neden olacağının açık olduğunu, sözleşmenin 3.3. maddesinin müzakere edilmediğini, ihtarnameye konu edilen lensin müvekkili tarafından satıldığının ispat edilemediğini, davalı tarafından lot numarası istendiği ve akabinde bilgi verilmediğine binaen sözleşmenin 3.8 maddesine dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin bu maddesinin haksız şart olduğunu ve mevzuat gereği müvekkilinin lot numarası tutma zorunluluğu olmadığını, mevzuat gereği olan kayıtların tutulduğunu, sözleşmenin haksız feshedildiğini, davalının hiçbir iddiasını ispatlayamadığını, lot numarası tutma zorunluluğunun açıkça kanunda yazmadığını, davacı müvekkilinin de lot kaydı yapma zorunluluğunun olmadığını, davalının da kestiği faturalar dahil olmak üzere hiçbir kayıt evrakında lot numarası belirterek müvekkiline gönderim yapmadığını, mahkeme tarafından bu hususlar değerlendirilmeden, tarafların basiretli tacir olduklarından bahisle söz konusu lot numarası tutma zorunluluğunun haksız şart olmadığı değerlendirilerek davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yanca feshinin geçersizliğinin tespiti ve uğranılan zararın tazmini davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5193 sayılı Optisyenlik Kanunu'nun (5193 sayılı Kanun) 12 nci maddesi, Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 18 ve 19 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanla rakibin kötülenmesinin haksız rekabet teşkil etmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/957 E. 2023/4833 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet · kötüleme · taleple bağlılık ilkesi
Benzer bu kararda… i Yaptırım Kararı" denilmek suretiyle yanıltıcı veya gereksiz yere incitici ibarelere yer verildiği, davacı hakkında, internet üzerinden lens satışı yapmadığı halde «ortalama tüketici» nezdinde lens satışı yapıyor izlenimi yaratıldığı, oysa davacıya internetten lens satışı yaptığı gerekçesiyle verilmiş bir idari yaptırım kararı bulunmadığı, TİTCK tarafından verilen uyarı cezasının ise kullanıcıları yönlendirme eyleminden kaynaklandığı, davacının yönlendirme niteliğinde bulunan bir eyleminin bulunmadığının da kesinleşmiş İdare Mahkemesi kararıyla tespit edildiği, bu yönüyle dava konusu yazının yanıltıcı ve incitici olmanın yanında yanlış bilgi de içerdiği, davalı ...'in davacı hakkında yaptığı «şikayetin» ... firması adına vekaleten yapıldığı, bu firma ile davalı HC Kontakt Lens firmasının ortaklarının da aynı kişiler olduğu dikkate alındığında, yazının «kötüleme» amacı taşıdığı sonucuna varıldığı, diğer davalı HC Kontakt Lens ise yazının yayınlandığı internet sitesi ve alan adının sahibi olduğu, herkesin görüşlerini paylaşabildiği kamuya açık bir platform niteliği taşımadığından, «haksız rekabet» eyleminden her iki davalının birlikte sorumlu tutulması gerektiği, bu durumda haksız rekabet olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, dava konusu yazının niteliği, haksız rekabet eyleminin ağırlık derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile «hakkaniyet» kuralları gözetilerek, davacı yararına «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 1.000,00 TL maddi ve takdiren 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına davalı şirkete ait optikgazete.com adresinde 23.05.2017 tarihinde ... imzasıyla yayınlanan "internet üzerinden kontakt lens pazarlama ve satışı yapan Alcon'a idari yaptırım kararı" yazı ve içeriğinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine; «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazm …
… nlik müesseselerine yönlendirme yaptığının tespit edildiği, bu nedenle idari yaptırım kararının yazı tarihi itibari ile var olduğu, davalının da bu karara istinaden «uyuşmazlık konusu» yazıyı kaleme aldığı ve diğer davalının ise yazının yayımlandığı internet sitesinin sahibi olduğu, davalı yazısının «haksız rekabet» teşkil edebilmesi için davacının faaliyetlerinin veya ticari işlerinin yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemesi» gerektiği, davalı ... tarafından kaleme alınan yazının mahkemelerince irdelendiğinde, davalı ... tarafından yazının Sağlık Bakanlığının mezkur kararına dayalı olar …
… erilen gerekçeli kararda, www.lenskullan.com adlı sitede kullanıcılara kolaylık sağlamak amacıyla kullanıcıların bulundukları adrese en yakın optikleri gösteren bir «bölüme» yer verilerek kullanıcıların arama motoruna girerek bulundukları yeri belirtmelerinin ardından en yakın optiklerin dökümünün yapıldığı, böylelikle kullanıcılara kolay ve hızlı şekilde en yakın optisyenin nerede olduğunu adresleri ile birlikte görme imkanı sağlandığı, arama motorunun google tabanlı olup seçimin kullanıcıların inisiyatifine bırakıldığı, kayıtlı tüm alternatiflerin sitede kullanıcılara sunulduğu, Türkiye’de bulunan tüm optisyenlik müesseselerinin bir şart aranmadan siteye kayıt olabildiği, bu haliyle davacı şirketin kullanıcıları herhangi bir sağlık kurumuna, kuruluşuna veya tabibe yönlendirdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığının tespit edildiğini, kararda bir satış eyleminden bahsedilmediğini, «kötüleme» yoluyla davalıların «haksız rekabet» fiili ika ettiğinin açık olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8823 E. , 2023/3388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/420 Esas, 2021/1134 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1151 E., 2018/1073 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında kontakt lens satışına ilişkin 22.08.2014 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme süresinin 5 yıl olduğunu, davalı tarafça, müvekkiline gönderilen ihtarname ile "Acuvue Oasys 8.4-1.75 6p Rx" isimli kontak lensin bölge dışında, etiketi çıkartılmış halde, kontakt lensin Litvanya'da nihai kullanıcıya satılmaya hazır halde tespit edildiği ve sözleşmenin 3.8. maddesi uyarınca satışı yapılan ürünlerin kaydının lot numarası ile tutulması, ayrıca davalı şirketçe talep edilmesi halinde en geç 24 saat içerisinde bu bilgilerin paylaşılması yükümlülüğünün olduğu bildirilerek fatura detayının ve lot kaydının davalı şirkete gönderilmesinin istenildiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline satılan ürünlerin faturalarında barkod numaralarının bulunmadığını, bu sebeple Litvanya'da nihai kullanıcıya satılmak üzere tespit edilen ürünün davacı müvekkiline ait olduğuna dair bir delil olmadığının bildirildiğini, daha sonra davalı şirket tarafından gönderilen 23.10.2017 tarihli ihtarname ile müvekkili şirket tarafından sözleşmede tıbbi cihaz statüsünde olan kontak lenslerin kayıtlarını tutma ve talep edildiğinde sağlama yükümlülüğünün herhangi bir çekince iletilmeksizin kabul edilmesi ve istenilen bilgilerin davalı şirket ile paylaşılmaması gerekçe gösterilerek sözleşmeyi feshettiğini, feshin haksız olduğunu, sözleşmenin müvekkili açısından ağır koşullar içermesi nedeniyle geçersiz olduğunu, üretici firmanın kendi ürünlerini izlemek için geliştirdiği ve takip etmek için kullandığı lot numarası kaydının tutulmasının müvekkilinden istenmesinin davalı tarafın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin davalı şirket ile yapmış olduğu 5 yıllık sözleşmeyi güvenerek bütün lens kullanıcısı müşteri pörtföyünü davalı şirketin üretiminde olan Acuvue marka lense yönlendirdiğini, davalı şirketten 13.10.2017, 14.10.2017, 16.10.2017 tarihlerinde toplam 9637 kutu lens, 20.10.2017, 21.10.2017, 23.10.2017 tarihlerinde ise 3434 kutu olmak üzere toplamda 13071 kutu lens siparişi verildiğini, siparişlerinin davalı şirket tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, müşterilerinin lens taleplerini karşılayamadığından müvekkil şirketin ciddi manada zararının olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitine ve şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın akdin feshi tarihi olan 23.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın açık bir şekilde sözleşmenin 3.8. maddesine aykırı olarak talep edilen bilgileri iletme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sözleşme ile taahhüt edilen kayıt tutma yükümlülüğünün de yerine getirilmediğini, sözleşmeye aykırılık nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, tacir olan davacının sözleşmeyi zorunlu olarak imzaladığı yönündeki iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının çekincesiz olarak 3 yıl önce imzaladığı sözleşme hükümlerinin ağır koşullar içermesi nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmesinin mümkün olmadığını savunarak haksız ve kötü niyetli davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5193 sayılı Optisyenlik Kanunu'nun (5193 sayılı Kanun) 12 nci maddesi, Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 18 nci ve 19 uncu maddeleri gereğince davacının, davalıdan satın aldığı kontak lenslerin ve reçetelerin kayıtlarını tutmasının yasal bir zorunluluk olduğu, denetime açık ve zorunlu bir iş kolu olmakla sözleşmede belirlenen lot numaralı kayıt hususunun haksız şart olarak nitelendirilemeyeceği, yurt dışına satışı yapılan/ satışa hazır bulunan ürünün davacı yanca satışının yapıldığına ilişkin davalı yanın lot numarası üzerinden delil sunmadığı, davacı yanın da satışını gerçekleştirmediğini lot numarası üzerinden kanıtlayamadığı, bu hususun davacı veya davalı aleyhine sözleşmenin feshi açısından red/kabul noktasında dikkate alınmadığı, davacının talep ettiği kontak lens siparişleri ve sipariş miktarının o tarihte davalı yanın stok kayıtları ile karşılaştırıldığında davacı yanın sözleşmenin feshi için lot kayıtlarının listesini talep ettiği önel döneminde ve fesih tarihine kadar geçen toplam bir haftalık süredeki 14.015 adet kontak lense ilişkin siparişin kabul edilmediği, davalı yanın akdi ilişkiye devam edebilmek için belli kayıtlar istediği ve sunulmaması halinde sözleşmenin feshedileceğini açıkça ihtar ettiği, davacı tarafın kayıt tutulmadığı ve sunulmayacağı beyanı üzerine de davalının akdi ilişkiyi sonlandırdığı, taraflar arasındaki ilişkinin tereddütlü olduğu dönemde 14.015 adet lens siparişinin gönderilmemesi ve reddedilmesinin akde aykırılık olarak değerlendirilmeyeceği, davacının üç yıl devam eden süreçte haksız şart olarak görmediği hususları akdin feshinden sonra haksız şart olarak ileri sürmesinin basiretli bir tacir davranışı olmadığı, akdin feshinin sözleşmeye aykırılık nedeni ile haklı bir fesih olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kendi fatura ve irsaliyelerinde dahi lot numarasını belirtmezken müvekkilinden lot numarası istemesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin satış merkezi olmadığını, davalının sözleşmenin feshinden önce verilen siparişleri temin etmediğini, bu durumun müvekkilinin zararına neden olacağının açık olduğunu, sözleşmenin 3.3. maddesinin müzakere edilmediğini, ihtarnameye konu edilen lensin müvekkili tarafından satıldığının ispat edilemediğini, davalı tarafından lot numarası istendiği ve akabinde bilgi verilmediğine binaen sözleşmenin 3.8 maddesine dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin bu maddesinin haksız şart olduğunu ve mevzuat gereği müvekkilinin lot numarası tutma zorunluluğu olmadığını, mevzuat gereği olan kayıtların tutulduğunu, sözleşmenin haksız feshedildiğini, davalının hiçbir iddiasını ispatlayamadığını, lot numarası tutma zorunluluğunun açıkça kanunda yazmadığını, davacı müvekkilinin de lot kaydı yapma zorunluluğunun olmadığını, davalının da kestiği faturalar dahil olmak üzere hiçbir kayıt evrakında lot numarası belirterek müvekkiline gönderim yapmadığını, mahkeme tarafından bu hususlar değerlendirilmeden, tarafların basiretli tacir olduklarından bahisle söz konusu lot numarası tutma zorunluluğunun haksız şart olmadığı değerlendirilerek davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yanca feshinin geçersizliğinin tespiti ve uğranılan zararın tazmini davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5193 sayılı Optisyenlik Kanunu'nun (5193 sayılı Kanun) 12 nci maddesi, Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 18 ve 19 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/948088500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz