Tasarım tecavüzünün tespiti | Tasarım tecavüzünün men'i | Tazminat | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/640 E. 2023/4295 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşteri portföyü↗ kar kaybı↗ keşif↗ tescilsiz tasarım↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ kamu düzeni↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ fatura↗ ıslah↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/449 E., 2018/396 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/30 D. İş sayılı dosyasında EGEKOZA halı kataloğunda yer alan A523A kodlu desenin davacının 2013/01240-1 no.lu tasarımı, A525A kodlu desenin davacının 2013/1830-4.1 no.lu tasarımı, A526A kodlu desenin davacının 2013/03510-2.1 no.lu tasarımı, A532A kodlu desenin davacının 2013/00570-4.1 no.lu tasarımı, A522A kodlu desenin davacının 2013/01240-2 no.lu tasarımı, A535A kodlu desenin davacının 2013/00570-3.1 nolu tasarımı, A540A kodlu desenin davacının 2013/00570-2.1 nolu tasarımı, A528A kodlu desenin davacının 2013/03510-1.1 no.lu tasarımı kopyalanarak üretildiğini, anılan 8 adet desenin davacının tescilli desen tasarımları ile aynı olduğunun belirlendiğini, bunun üzerine dava dışı Koza Halı Ltd.'ne dava açtıklarını, şirket yetkilisinin halıların davalı tarafından üretildiğini, kendilerine bayi olmaları sebebiyle gönderildiğini beyan ettiğini, davalı tarafından bastırılan NEHİR COLLECTİON kataloğunda yer alan A526A VİZON kodlu desenin davacının 2013/03510-2.1 no.lu tasarımı, A540G GRİ kodlu desenin davacının 2013/00570-2.1 no.lu tasarımı, A413G GRİ kodlu desenin davacının 2013/04873-2.1 no.lu tasarımı, A416G GRİ kodlu desenin davacının 2012/04873-4.1 no.lu tescilli tasarımları ile koruma altında olduğunu, tespit dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında desenlerin davacının tescilli tasarımları ile benzer olduğunun açıklandığını, toplamda 11 adet tescilli tasarımın kopyalanarak haksız olarak üretilip satıldığını ileri sürerek, davalının eylemlerinin endüstriyel tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz suretiyle üretilen ürünlere ve bunları üretmeye yarayan araçlara el konulmasını, el konulan ürünler üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, hükmün ilanını talep etmiş, 16.05.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 117.127,42 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket cevap dilekçesinde; müvekkilinin iplik, halı üretimi ticareti yaptığını, davanın süresinde açılmadığını, kataloglardaki ürünlerin davalıya ait olmadığını, Koza Halı Ltd.Şti''nin yurt içi müşterilerinden olduğunu, davalı ile sipariş usulü çalışma yaptığını, aralarında bayilik ilişkisi bulunmadığını, katalogların davalı tarafından basılmadığını, söz konusu desenlerin Koza Halı Ltd.Şti tarafından sipariş edildiğini, Koza Halı adı ile üretim yapılarak etiketleri basılarak satıldığını, davacıya ait herhangi bir desenin kopyalanmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Nehir Collection kataloğunda yer alan A540G GRi, A413G GRİ, A526A vizon, A416G GRi kodlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların ve Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının tescilli tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği sabit görüldüğü, davalının tecavüz eyleminin 19.08.2014 tarihli keşif ile belirlenmesi ve davacının tecavüzün daha önceden beri devam ettiğine dair herhangi bir delil sunamaması karşısında 19.08.2014 tarihi ile dava tarihi olan 03.09.2014 tarihi arası tecavüze ilişkin eylemler bulunduğunun kabul edildiği ve bu süre zarfına ilişkin bilirkişilerce taraf defterlerinin incelemesi cihetine gidildiği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Nehir Collection kataloğunda yer alan A540G GRi, A413G GRİ, A526A vizon, A416G GRi kodlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların sırasıyla 2013/00570 sayılı 2.1 numaralı 2013/4873 sayılı 2.1 numaralı, 2013/03510 sayılı 2.1 numaralı, 2013/04873 sayılı 4.1 numaralı tescile, Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının sırasıyla 2013/01240 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/0570 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/01240 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 3.1 sıra numaralı tescile, 2013/01830 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz fiillerinin durdurulmasına, giderilmesine, tecavüz sureti ile üretilen ürünlere el konulmasına ve bunların imhasına, 3.964,05 TL maddi tazminatın dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek reeskonto faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek reeskonto faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar yerel mahkemece istinaf kararı doğrultusunda verilmiş olan rapora bağlı kalınmış ise de bu şekilde verilmiş olan bir kararı kabul etmenin mümkün olmadığını, dosya kapsamında davalı tarafın davacıya ait tasarımlara tecavüz ettiği ve tazminat ödemesi gerektiği konusunda herhangi bir çelişki bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında tecavüzün daha önce devam ettiğine dair delil sunulmadığını bu nedenlerle tecavüz tarihinin 19.08.2014 olması gerektiğini belirtildiğini, bu gerekçeyi halen anlayamadıklarını, müvekkili şirketin haklarına tecavüzün keşif tarihinden başladığının söylenemeyeceğini, yerel mahkemece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararından önce yapılan yargılamada 03.12.2014 tarihli duruşmada dava dışı Koza halı firmasına müzekkere yazılarak davalı şirketin kendisine davaya konu desenlerle ilgili yaptığı satışların faturasının talep edildiğini, 06.02.2015 tarihinde de bu şirketin davalı tarafından kendisine satışı yapılan faturaları sunduğunu, bu faturaların 2013 tarihinde düzenlendiğini, mahkemece sadece bir aylık döneme ilişkin hesaplama yaptırılmasının doğru olmadığını, dosyaya sunulan tüm raporlarda müvekkili şirketin kâr kaybının 117.127,42 TL olarak hesaplanmışken böyle bir karar verilmesinin müvekkili şirketi telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrattığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin Ege Koza kataloğunda yer alan 8 adet desenin müvekkili şirket tarafından üretildiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, Koza Halı San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı şirketin yurtiçi müşterilerinden olduğunu, davalı şirket ile sipariş usulü çalıştığını, herhangi bir bayilik sisteminin söz konusu olmadığını, davacı ile Ege Koza arasında kendi iradeleri ile yapmış oldukları taahhütname dosyaya sunulmuş ise de bu taahhütnamenin davalı şirketle bir ilgisi bulunmadığını, davacı şirketin Koza Halı San. ve Tic. Ltd. Şti ile kendi aralarında bu taahhütnameyi yaparak işbu davaya zemin hazırladığını, davacı şirketin bahsetmiş olduğu desenlerin Ege Koza kataloğunda kullanıldığını, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Nehir Collection kataloğunun müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, kataloğun kimin tarafından basıldığı, kime ait- olduğu hakkında müvekkili şirketin bilgisi bulunmadığını, söz konusu desenler (tasarımlar) Koza Halı tarafından sipariş edilmiş olup, Koza Halı adı ile üretimi yapılarak, etiketleri basılarak satıldığını, üretimin müvekkili şirket tarafından değil, Koza halı tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin haksız rekabet teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını, davacının kar kaybının salt marka hakkına tecavüzden kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespiti mümkün olmadığından 3.964,05 TL zarar hesaplanmasının doğru olmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek 02.02.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğini, Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı kaldırması sonucu denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davalının dosyaya sunulan kaşe ve imzalı kopya edilen desenlerin yıllar itibariyle metrekare satış miktarlarını belirtir belgesine yargılamanın hiç bir aşamasında itiraz etmediğini, davalı firmanın bayisi olan firmanın dosyaya cevabi yazı ekinde sunmuş olduğu bu fatura tarihlerinin tecavüz tarihinin baz alınarak 9 aylık bir süreci kapsayan dönem için hesaplama yapılması gerektiğini, davacı şirketin yüksek ücretlerle desinatör çalıştırmak, bulunan endüstriyel desenlere makine de üretim yapılması için bedellerini ödeyerek desen ve kalıplar bastırmak, emek ve mesai saf edilerek yaratılmış desenlerin tescili için masraf yaparak, piyasada tanırlığı sağlamak suretiyle müşteri portföyü oluşturarak yani büyük emek ve çabalarla yarattığı ve adına tescil ettirdiği davaya konu desenlerin davalı tarafından haksız olarak el atılmak suretiyle tecavüzü sonucunda büyük gelir kaybına uğradığını, manevi tazminat yönünden hüküm kurarken caydırıcılık unsuruna yer verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının da caydırıcı bir miktar olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin a bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/646 E. 2020/4392 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tecavüz konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına ilişkin talebin reddine, sair talepler kesinleştiğinden bu talepler bakımından yeniden karar «verilmesin yer olmadığına» karar verilmiştir.
… disk ile aktarılması ile anılan desenin püskürtme boya tekniğiyle halı üzerine aktarıldığı ve bu suretle her tür desenli halının üretiminin yapıldığı ve dolayısıyla «münhasıran» tasarıma tecavüz teşkil eden halı ürünlerinin üretimine tahsis edilmiş bir makine olmadığının anlaşılmış bulunması nedeniyle makineye el konulmamasının Dairemizin …
2- Mahkemece, tecavüz konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması istemini içeren talebin reddine, sair talepler kesinleştiğinden bu talepler bakımından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin 01/12/2015 tarihli bozma ilamında hükmün kısmen onanmasına dair bir karar verilmediğinden bu bozma ilamına uyulmakla oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle bu talepler yönünden de bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/31 E. 2024/3332 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · kâr kaybı · ıslah · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… nin davacının 2013/00570-2.1 no.lu tasarımı, A413G GRİ kodlu desenin davacının 2013/04873-2.1 no.lu tasarımı, A416G GRİ kodlu desenin davacının 2012/04873-4.1 no.lu «tescilli tasarımları» ile koruma altında olduğunu, tespit dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında desenlerin davacının tescilli tasarımları ile benzer olduğunun açıklandığını, toplamda 11 adet tescilli tasarımın kopyalanarak haksız olarak üretilip satıldığını ileri sürerek, davalının eylemlerinin endüstriyel tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz suretiyle üretilen ürünlere ve bunları üretmeye yarayan araçlara el konulmasını, el konulan ürünler üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini, davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitini, hükmün «ilanını» talep etmiş, 16.05.2016 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 117.127,42 TL'ye yükseltmiştir.
… odlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların ve Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının «tescilli tasarımlarına» tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği sabit görüldüğü, davalının tecavüz eyleminin 19.08.2014 tarihli «keşif» ile belirlenmesi ve davacının tecavüzün daha önceden beri devam ettiğine dair herhangi bir delil sunamaması karşısında 19.08.2014 tarihi ile dava tarihi olan 03.09.2014 tarihi arası tecavüze ilişkin eylemler bulunduğunun kabul edildiği ve bu süre zarfına ilişkin bilirkişilerce taraf «defterlerinin» incelemesi cihetine gidildiği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Nehir Collection kataloğunda yer alan A540G GRi, A413G GRİ, A526A vizon, A416G GRi kodlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların sırasıyla 2013/00570 sayılı 2.1 numaralı 2013/4873 sayılı 2.1 numaralı, 2013/03510 sayılı 2.1 numaralı, 2013/04873 sayılı 4.1 numaralı tescile, Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının sırasıyla 2013/01240 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/0570 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/01240 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 3.1 sıra numaralı tescile, 2013/01830 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz fiillerinin durdurulmasına, giderilmesine, tecavüz sureti ile üretilen ürünlere el konulmasına ve bunların imhasına, 3.964,05 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek «reeskonto faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek reeskonto faizi ile birlikte da …
Şti ile kendi aralarında bu «taahhütnameyi» yaparak işbu davaya zemin hazırladığını, davacı şirketin bahsetmiş olduğu desenlerin Ege Koza kataloğunda kullanıldığını, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Nehir Collection kataloğunun müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, kataloğun kimin tarafından basıldığı, kime ait- olduğu hakkında müvekkili şirketin bilgisi bulunmadığını, söz konusu desenler (tasarımlar) Koza Halı tarafından sipariş edilmiş olup, Koza Halı adı ile üretimi yapılarak, etiketleri basılarak satıldığını, üretimin müvekkili şirket tarafından değil, Koza halı tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin «haksız rekabet» teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını, davacının «kar kaybının» salt «marka hakkına tecavüzden» kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespiti mümkün olmadığından 3.964,05 TL zarar hesaplanmasının doğru olmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürerek …
Benzer bu kararda… emesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) «haksız rekabet» hükümleri uyarınca 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 93.080,28 TL'ye yükseltmiştir.
… üstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 17 nci maddesi ve 6769 sayılı Kanun uyarınca, tasarımı kullanma hak ve yetkisi «münhasıran» tasarım hakkı sahibine ait olduğu, üçüncü kişilerin tasarım sahibinin izni olmaksızın tasarım konusu ürünü üretip satışa arz edemeyecekleri, tasarım tesciline konu olan ürünün izinsiz aynısının veya belirgin şekilde benzerinin üretilip satışa arz edilmesi tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, tasarım hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüzün durdurulması, ref'i ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, tecavüz eylemminin ayrıca «haksız rekabet» oluşturduğu, "Davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-44 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2763 Ürün Kodlu, tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-5 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-45 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2762 Ürün Kodlu tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-6 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın, davacı taraf adına 2016/01069-5, 6 sıra sıra numaralı “Halı Deseni” konulu tasarım tescilinin haklarını ihlal ettiği, davalı ile davacının tasarımları arasında zorunluluk arz etmeyen bir benzerlik bulunduğu, yapılan hesaplamaya göre sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 93.080,28 TL. olarak hesaplanabileceği" alınan 12.11.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporundan anlaşıldığı, davalı tarafın davacı tasarım hakkına tecavüz ettiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının dava konusu eylemlerinin davacının TÜRKPATENT tescilli 2016/01069 tescil numaralı 05 ve 06 numaralı halı desenlerine tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, 93.080,28 TL «maddi tazminatın» 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 88.080,28 TL'sinin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak …
… rüne rastlanılmadığını, müvekkilinin bu ürünü ticari maksatla ürettiğini her türlü şüpheden uzak ispat edecek bir delilin dosyada mevcut olmadığını, davacının gelir «kaybının» söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili olarak davacı ile bir rekabetinin bulunmadığını, bu durum karşısında «maddi tazminat» hesaplamasının «son» derece hatalı olup, hukuka ve «hakkaniyete» aykırı bulunduğunu, 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 12.11.2018 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı ile rekabe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · savunma hakkı · ön inceleme duruşması · münhasırlık · hakkaniyet · yasal faiz · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi «incelemesinin duruşmalı» olarak talep edilmesine rağmen bu konuda görüş bildirilmediğini, Mahkemelerin karalarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda olduklarını, yerel mahkemece «eksik inceleme» ile mantık hatalarını barındırın bilirkişi raporlarını esas alarak hüküm tesis edildiğini, rapora itirazların dikkate alınmadığını, çelişkili raporlara dayanılarak sonuca varıldığını, müvekkiline ait tasarımlar ile davacıya ait tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayniyet veya benzerlik ihtiva etmediğini, «husumet» konusu tasarımların benzer olmadığı kaldı ki söz konusu desenleri müvekkilinin üretim yapmadığı ticarete konu etmediği dolayısıyla ortada rekabet olgusunun bulunmadığı beyanlarının dikkate alınmadığını, numune deneme olarak dokunduğunu, müvekkilinin bu desenlere ait ticaret yapmadığını kazanç elde etmediğini, ,davacının gelir «kaybının» söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili davacı ile bir rekabeti bulunmadığını, ürünlerin müvekkili tarafından satışa arz edilmediğini üretilmediğini, dolayısıyla gelir elde edilmediğini, bu durum karşısında «maddi tazminat» hesaplamasının «son» derece hatalı olup hukuka ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplamalar husunda çelişkiler olduğunu, iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, somut olayda davalı ile davacı arasında rekabet bulunmadığını, bunun aksini ispata yarayacak delil ve «karine» bulunmadığını, yerel mahkemece beyan ve itirazların dikkate alınmadığını, «savunma hakkının» ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… üstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 17 nci maddesi ve 6769 sayılı Kanun uyarınca, tasarımı kullanma hak ve yetkisi «münhasıran» tasarım hakkı sahibine ait olduğu, üçüncü kişilerin tasarım sahibinin izni olmaksızın tasarım konusu ürünü üretip satışa arz edemeyecekleri, tasarım tesciline konu olan ürünün izinsiz aynısının veya belirgin şekilde benzerinin üretilip satışa arz edilmesi tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, tasarım hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüzün durdurulması, ref'i ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, tecavüz eylemminin ayrıca «haksız rekabet» oluşturduğu, "Davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-44 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2763 Ürün Kodlu, tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-5 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-45 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2762 Ürün Kodlu tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-6 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın, davacı taraf adına 2016/01069-5, 6 sıra sıra numaralı “Halı Deseni” konulu tasarım tescilinin haklarını ihlal ettiği, davalı ile davacının tasarımları arasında zorunluluk arz etmeyen bir benzerlik bulunduğu, yapılan hesaplamaya göre sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 93.080,28 TL. olarak hesaplanabileceği" alınan 12.11.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporundan anlaşıldığı, davalı tarafın davacı tasarım hakkına tecavüz ettiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının dava konusu eylemlerinin davacının TÜRKPATENT tescilli 2016/01069 tescil numaralı 05 ve 06 numaralı halı desenlerine tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, 93.080,28 TL «maddi tazminatın» 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 88.080,28 TL'sinin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak …
… emesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) «haksız rekabet» hükümleri uyarınca 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 93.080,28 TL'ye yükseltmiştir.
… rüne rastlanılmadığını, müvekkilinin bu ürünü ticari maksatla ürettiğini her türlü şüpheden uzak ispat edecek bir delilin dosyada mevcut olmadığını, davacının gelir «kaybının» söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili olarak davacı ile bir rekabetinin bulunmadığını, bu durum karşısında «maddi tazminat» hesaplamasının «son» derece hatalı olup, hukuka ve «hakkaniyete» aykırı bulunduğunu, 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 12.11.2018 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı ile rekabe …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7741 E. 2016/3058 K.
Ortak:denetime elverişlilik · ıslah
İncelediğiniz kararda… nin davacının 2013/00570-2.1 no.lu tasarımı, A413G GRİ kodlu desenin davacının 2013/04873-2.1 no.lu tasarımı, A416G GRİ kodlu desenin davacının 2012/04873-4.1 no.lu «tescilli tasarımları» ile koruma altında olduğunu, tespit dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında desenlerin davacının tescilli tasarımları ile benzer olduğunun açıklandığını, toplamda 11 adet tescilli tasarımın kopyalanarak haksız olarak üretilip satıldığını ileri sürerek, davalının eylemlerinin endüstriyel tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz suretiyle üretilen ürünlere ve bunları üretmeye yarayan araçlara el konulmasını, el konulan ürünler üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini, davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitini, hükmün «ilanını» talep etmiş, 16.05.2016 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 117.127,42 TL'ye yükseltmiştir.
… len sebepleri tekrar ederek 02.02.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğini, Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı kaldırması sonucu «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davalının dosyaya sunulan kaşe ve imzalı kopya edilen desenlerin yıllar itibariyle metrekare satış miktarlarını belirtir belgesine yargılamanın hiç bir aşamasında itiraz etmediğini, davalı firmanın bayisi olan firmanın dosyaya cevabi yazı ekinde sunmuş olduğu bu «fatura» tarihlerinin tecavüz tarihinin baz alınarak 9 aylık bir süreci kapsayan dönem için hesaplama yapılması gerektiğini, davacı şirketin yüksek ücretlerle desinatör çalıştırmak, bulunan endüstriyel desenlere makine de üretim yapılması için bedellerini ödeyerek desen ve kalıplar bastırmak, emek ve mesai saf edilerek yaratılmış desenlerin tescili için «masraf» yaparak, piyasada tanırlığı sağlamak suretiyle «müşteri portföyü» oluşturarak yani büyük emek ve çabalarla yarattığı ve adına tescil ettirdiği davaya konu desenlerin davalı tarafından haksız olarak el atılmak suretiyle tecavüzü sonucunda büyük gelir «kaybına» uğradığını, manevi tazminat yönünden hüküm kurarken caydırıcılık unsuruna yer verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının da caydırıcı bir miktar …
Benzer bu kararda… lan yargılamaya göre; davacı ile davalı arasında halı taşınması işine yönelik ticari bir ilişki olduğu, dava konusu halıların da bu ilişki kapsamında davalı şirkete «teslim» edildiği, ancak daha sonra kaybolduğu ve davacıya iade ./.. edilmediği, davacı tarafından talep edilen zararın kanıtlanması yönünde bilgi, belge ve makbuzların ortaya konulmadığı, ancak davadan önce davacı tarafından el yazısı ile hazırlanarak davalıya verilen kayıp halılardan kaynaklanan zararın 84.300,00 TL olarak belirlendiği, bu haliyle davacının kayıp olan halılar nedeniyle uğramış olduğu zararın 84.300,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 84.300,00 TL’nin 10.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 74.300,00 TL'sine «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, bozma içeriğine uygun, «denetime elverişli» bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gereği yerine getirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · bilirkişi incelemesi · teslim
Benzer bu kararda… lan yargılamaya göre; davacı ile davalı arasında halı taşınması işine yönelik ticari bir ilişki olduğu, dava konusu halıların da bu ilişki kapsamında davalı şirkete «teslim» edildiği, ancak daha sonra kaybolduğu ve davacıya iade ./.. edilmediği, davacı tarafından talep edilen zararın kanıtlanması yönünde bilgi, belge ve makbuzların ortaya konulmadığı, ancak davadan önce davacı tarafından el yazısı ile hazırlanarak davalıya verilen kayıp halılardan kaynaklanan zararın 84.300,00 TL olarak belirlendiği, bu haliyle davacının kayıp olan halılar nedeniyle uğramış olduğu zararın 84.300,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 84.300,00 TL’nin 10.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 74.300,00 TL'sine «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davalının taşımasını üstlenerek «teslim» aldığı halıların bir kısmını taşıma esnasında kaybetmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
… e, uyulan Dairemizin bozma kararında, “davacının kaybolan halılar nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararını kanıtlamaya yönelik bilgi ve belgeleri sunması, sunduğu «deliller değerlendirilerek» uğradığı zararın tespit edilmesi ve buna göre karar verilmesi” belirtilmiş, bozma ilamına uyulmasına rağmen, davacı tarafından talep edilen zararın kanıtlanması yö …
Bu durumda, bozma içeriğine uygun, «denetime elverişli» bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gereği yerine getirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/640 E. , 2023/4295 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/219 Esas, 2021/1723 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/449 E., 2018/396 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/30 D. İş sayılı dosyasında EGEKOZA halı kataloğunda yer alan A523A kodlu desenin davacının 2013/01240-1 no.lu tasarımı, A525A kodlu desenin davacının 2013/1830-4.1 no.lu tasarımı, A526A kodlu desenin davacının 2013/03510-2.1 no.lu tasarımı, A532A kodlu desenin davacının 2013/00570-4.1 no.lu tasarımı, A522A kodlu desenin davacının 2013/01240-2 no.lu tasarımı, A535A kodlu desenin davacının 2013/00570-3.1 nolu tasarımı, A540A kodlu desenin davacının 2013/00570-2.1 nolu tasarımı, A528A kodlu desenin davacının 2013/03510-1.1 no.lu tasarımı kopyalanarak üretildiğini, anılan 8 adet desenin davacının tescilli desen tasarımları ile aynı olduğunun belirlendiğini, bunun üzerine dava dışı Koza Halı Ltd.'ne dava açtıklarını, şirket yetkilisinin halıların davalı tarafından üretildiğini, kendilerine bayi olmaları sebebiyle gönderildiğini beyan ettiğini, davalı tarafından bastırılan NEHİR COLLECTİON kataloğunda yer alan A526A VİZON kodlu desenin davacının 2013/03510-2.1 no.lu tasarımı, A540G GRİ kodlu desenin davacının 2013/00570-2.1 no.lu tasarımı, A413G GRİ kodlu desenin davacının 2013/04873-2.1 no.lu tasarımı, A416G GRİ kodlu desenin davacının 2012/04873-4.1 no.lu tescilli tasarımları ile koruma altında olduğunu, tespit dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında desenlerin davacının tescilli tasarımları ile benzer olduğunun açıklandığını, toplamda 11 adet tescilli tasarımın kopyalanarak haksız olarak üretilip satıldığını ileri sürerek, davalının eylemlerinin endüstriyel tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz suretiyle üretilen ürünlere ve bunları üretmeye yarayan araçlara el konulmasını, el konulan ürünler üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, hükmün ilanını talep etmiş, 16.05.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 117.127,42 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket cevap dilekçesinde; müvekkilinin iplik, halı üretimi ticareti yaptığını, davanın süresinde açılmadığını, kataloglardaki ürünlerin davalıya ait olmadığını, Koza Halı Ltd.Şti''nin yurt içi müşterilerinden olduğunu, davalı ile sipariş usulü çalışma yaptığını, aralarında bayilik ilişkisi bulunmadığını, katalogların davalı tarafından basılmadığını, söz konusu desenlerin Koza Halı Ltd.Şti tarafından sipariş edildiğini, Koza Halı adı ile üretim yapılarak etiketleri basılarak satıldığını, davacıya ait herhangi bir desenin kopyalanmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Nehir Collection kataloğunda yer alan A540G GRi, A413G GRİ, A526A vizon, A416G GRi kodlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların ve Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının tescilli tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği sabit görüldüğü, davalının tecavüz eyleminin 19.08.2014 tarihli keşif ile belirlenmesi ve davacının tecavüzün daha önceden beri devam ettiğine dair herhangi bir delil sunamaması karşısında 19.08.2014 tarihi ile dava tarihi olan 03.09.2014 tarihi arası tecavüze ilişkin eylemler bulunduğunun kabul edildiği ve bu süre zarfına ilişkin bilirkişilerce taraf defterlerinin incelemesi cihetine gidildiği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Nehir Collection kataloğunda yer alan A540G GRi, A413G GRİ, A526A vizon, A416G GRi kodlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların sırasıyla 2013/00570 sayılı 2.1 numaralı 2013/4873 sayılı 2.1 numaralı, 2013/03510 sayılı 2.1 numaralı, 2013/04873 sayılı 4.1 numaralı tescile, Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının sırasıyla 2013/01240 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/0570 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/01240 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 3.1 sıra numaralı tescile, 2013/01830 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz fiillerinin durdurulmasına, giderilmesine, tecavüz sureti ile üretilen ürünlere el konulmasına ve bunların imhasına, 3.964,05 TL maddi tazminatın dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek reeskonto faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek reeskonto faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar yerel mahkemece istinaf kararı doğrultusunda verilmiş olan rapora bağlı kalınmış ise de bu şekilde verilmiş olan bir kararı kabul etmenin mümkün olmadığını, dosya kapsamında davalı tarafın davacıya ait tasarımlara tecavüz ettiği ve tazminat ödemesi gerektiği konusunda herhangi bir çelişki bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında tecavüzün daha önce devam ettiğine dair delil sunulmadığını bu nedenlerle tecavüz tarihinin 19.08.2014 olması gerektiğini belirtildiğini, bu gerekçeyi halen anlayamadıklarını, müvekkili şirketin haklarına tecavüzün keşif tarihinden başladığının söylenemeyeceğini, yerel mahkemece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararından önce yapılan yargılamada 03.12.2014 tarihli duruşmada dava dışı Koza halı firmasına müzekkere yazılarak davalı şirketin kendisine davaya konu desenlerle ilgili yaptığı satışların faturasının talep edildiğini, 06.02.2015 tarihinde de bu şirketin davalı tarafından kendisine satışı yapılan faturaları sunduğunu, bu faturaların 2013 tarihinde düzenlendiğini, mahkemece sadece bir aylık döneme ilişkin hesaplama yaptırılmasının doğru olmadığını, dosyaya sunulan tüm raporlarda müvekkili şirketin kâr kaybının 117.127,42 TL olarak hesaplanmışken böyle bir karar verilmesinin müvekkili şirketi telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrattığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin Ege Koza kataloğunda yer alan 8 adet desenin müvekkili şirket tarafından üretildiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, Koza Halı San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı şirketin yurtiçi müşterilerinden olduğunu, davalı şirket ile sipariş usulü çalıştığını, herhangi bir bayilik sisteminin söz konusu olmadığını, davacı ile Ege Koza arasında kendi iradeleri ile yapmış oldukları taahhütname dosyaya sunulmuş ise de bu taahhütnamenin davalı şirketle bir ilgisi bulunmadığını, davacı şirketin Koza Halı San. ve Tic. Ltd. Şti ile kendi aralarında bu taahhütnameyi yaparak işbu davaya zemin hazırladığını, davacı şirketin bahsetmiş olduğu desenlerin Ege Koza kataloğunda kullanıldığını, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Nehir Collection kataloğunun müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, kataloğun kimin tarafından basıldığı, kime ait- olduğu hakkında müvekkili şirketin bilgisi bulunmadığını, söz konusu desenler (tasarımlar) Koza Halı tarafından sipariş edilmiş olup, Koza Halı adı ile üretimi yapılarak, etiketleri basılarak satıldığını, üretimin müvekkili şirket tarafından değil, Koza halı tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin haksız rekabet teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını, davacının kar kaybının salt marka hakkına tecavüzden kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespiti mümkün olmadığından 3.964,05 TL zarar hesaplanmasının doğru olmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek 02.02.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğini, Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı kaldırması sonucu denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davalının dosyaya sunulan kaşe ve imzalı kopya edilen desenlerin yıllar itibariyle metrekare satış miktarlarını belirtir belgesine yargılamanın hiç bir aşamasında itiraz etmediğini, davalı firmanın bayisi olan firmanın dosyaya cevabi yazı ekinde sunmuş olduğu bu fatura tarihlerinin tecavüz tarihinin baz alınarak 9 aylık bir süreci kapsayan dönem için hesaplama yapılması gerektiğini, davacı şirketin yüksek ücretlerle desinatör çalıştırmak, bulunan endüstriyel desenlere makine de üretim yapılması için bedellerini ödeyerek desen ve kalıplar bastırmak, emek ve mesai saf edilerek yaratılmış desenlerin tescili için masraf yaparak, piyasada tanırlığı sağlamak suretiyle müşteri portföyü oluşturarak yani büyük emek ve çabalarla yarattığı ve adına tescil ettirdiği davaya konu desenlerin davalı tarafından haksız olarak el atılmak suretiyle tecavüzü sonucunda büyük gelir kaybına uğradığını, manevi tazminat yönünden hüküm kurarken caydırıcılık unsuruna yer verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının da caydırıcı bir miktar olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 48 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin a bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/956009000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz