Karine
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/31 E. 2024/3332 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karine↗ savunma hakkı↗ ön inceleme duruşması↗ tescilsiz tasarım↗ münhasırlık↗ hakkaniyet↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2017/165 E., 2020/278 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; uzun süredir halı sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/50 değişik iş sayılı dosyasından yaptırdığı tespit ile müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) desenlerin davalı iş yerinde kullanıldığının saptandığını, müvekkilinin 2016/01069 05 ve 06 numaralı halı desenleri üzerinde hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait desenler ile birbir aynı desenlere yönelik tasarım başvurularının reddedildiğini, tespite dair 19.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline ait tasarımlar ile davalı şirket katalogunda yer alan tasarımların benzer olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın TÜRKPATENT nezdinde yapılan başvuru ve tedbir taleplerinin reddedildiğini, TÜRKPATENT'e yapılan itirazlar sonucunda davalıya ait tescil başvurularının müvekkile ait tescillerle benzer olduğuna karar verildiğini, davalı şirketin TÜRKPATENT tescillerinin iptaline karar verildiğini ancak davalı şirketin başvurusu reddedildiği halde desenleri kopyalayarak üretmeye ve satışını yapmaya devam ettiğini, davalının bu şekilde haksız kazanç sağladığını ileri sürerek endüstriyel tasarımdan doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulmasını, önlemesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabet hükümleri uyarınca 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 93.080,28 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır kendi markası altında ticari faaliyetlerini yürüterek özgün ve tescilli tasarımlarını ürettiğini, hiçbir zaman fason üretim yapmadığını, tasarımların benzer olduğuna ilişkin yapılan incelemenin yetersiz olduğunu, bahsi geçen tasarımların davacının iddia ettiği gibi birebir aynı olmadığını, halıların desenlerinin özgün olmayıp, daha önce kamuya sunulan ve tescili yapılan desenler olduğunu, davacının iddialarının asılsız ve kötü niyetli olduğunu, tespitten sonra ticari üretimine geçilmemiş olan tasarımların koleksiyondan çıkarılarak web sitesinden kaldırıldığını, müvekkilinin davacıya ait tescilli tasarımları izinsiz ve taklit ettiği iddiasının gerçek dışı olup, tescilli tasarıma tecavüzün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 17 nci maddesi ve 6769 sayılı Kanun uyarınca, tasarımı kullanma hak ve yetkisi münhasıran tasarım hakkı sahibine ait olduğu, üçüncü kişilerin tasarım sahibinin izni olmaksızın tasarım konusu ürünü üretip satışa arz edemeyecekleri, tasarım tesciline konu olan ürünün izinsiz aynısının veya belirgin şekilde benzerinin üretilip satışa arz edilmesi tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, tasarım hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüzün durdurulması, ref'i ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, tecavüz eylemminin ayrıca haksız rekabet oluşturduğu, "Davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-44 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2763 Ürün Kodlu, tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-5 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-45 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2762 Ürün Kodlu tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-6 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın, davacı taraf adına 2016/01069-5, 6 sıra sıra numaralı “Halı Deseni” konulu tasarım tescilinin haklarını ihlal ettiği, davalı ile davacının tasarımları arasında zorunluluk arz etmeyen bir benzerlik bulunduğu, yapılan hesaplamaya göre sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 93.080,28 TL. olarak hesaplanabileceği" alınan 12.11.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporundan anlaşıldığı, davalı tarafın davacı tasarım hakkına tecavüz ettiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının dava konusu eylemlerinin davacının TÜRKPATENT tescilli 2016/01069 tescil numaralı 05 ve 06 numaralı halı desenlerine tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, 93.080,28 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 88.080,28 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığını, çelişkili raporlara dayanarak sonuca varıldığını, söz konusu desenleri müvekkilinin üretim yapmadığı, ticarete konu etmediği, ortada bir rekabet olgusunun bulunmadığı yönündeki beyanları dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirketin ilgili tasarımların kağıt üzerindeki çizimlerin renkli iplik ve dokuma üzerinde nasıl görüneceğini test etme, göre amacı ile numune, deneme olarak dokuduğunu, bu desenlere ait hiç ticaret yapmadığını, kazanç elde etmediğini, bu hususun şirket kayıtları ile de sabit olduğunu, müvekkilinin gerek fabrikasında gerekse depolarında dava konusu olan iki halıya dair stok veya ürüne rastlanılmadığını, müvekkilinin bu ürünü ticari maksatla ürettiğini her türlü şüpheden uzak ispat edecek bir delilin dosyada mevcut olmadığını, davacının gelir kaybının söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili olarak davacı ile bir rekabetinin bulunmadığını, bu durum karşısında maddi tazminat hesaplamasının son derece hatalı olup, hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu, 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 12.11.2018 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı ile rekabet olgusunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinin duruşmalı olarak talep edilmesine rağmen bu konuda görüş bildirilmediğini, Mahkemelerin karalarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda olduklarını, yerel mahkemece eksik inceleme ile mantık hatalarını barındırın bilirkişi raporlarını esas alarak hüküm tesis edildiğini, rapora itirazların dikkate alınmadığını, çelişkili raporlara dayanılarak sonuca varıldığını, müvekkiline ait tasarımlar ile davacıya ait tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayniyet veya benzerlik ihtiva etmediğini, husumet konusu tasarımların benzer olmadığı kaldı ki söz konusu desenleri müvekkilinin üretim yapmadığı ticarete konu etmediği dolayısıyla ortada rekabet olgusunun bulunmadığı beyanlarının dikkate alınmadığını, numune deneme olarak dokunduğunu, müvekkilinin bu desenlere ait ticaret yapmadığını kazanç elde etmediğini, ,davacının gelir kaybının söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili davacı ile bir rekabeti bulunmadığını, ürünlerin müvekkili tarafından satışa arz edilmediğini üretilmediğini, dolayısıyla gelir elde edilmediğini, bu durum karşısında maddi tazminat hesaplamasının son derece hatalı olup hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplamalar husunda çelişkiler olduğunu, iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, somut olayda davalı ile davacı arasında rekabet bulunmadığını, bunun aksini ispata yarayacak delil ve karine bulunmadığını, yerel mahkemece beyan ve itirazların dikkate alınmadığını, savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tasarım tecavüzünün tespiti | Tasarım tecavüzünün men'i | Tazminat | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/640 E. 2023/4295 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · kâr kaybı · ıslah · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… emesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) «haksız rekabet» hükümleri uyarınca 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 93.080,28 TL'ye yükseltmiştir.
… üstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 17 nci maddesi ve 6769 sayılı Kanun uyarınca, tasarımı kullanma hak ve yetkisi «münhasıran» tasarım hakkı sahibine ait olduğu, üçüncü kişilerin tasarım sahibinin izni olmaksızın tasarım konusu ürünü üretip satışa arz edemeyecekleri, tasarım tesciline konu olan ürünün izinsiz aynısının veya belirgin şekilde benzerinin üretilip satışa arz edilmesi tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, tasarım hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüzün durdurulması, ref'i ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, tecavüz eylemminin ayrıca «haksız rekabet» oluşturduğu, "Davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-44 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2763 Ürün Kodlu, tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-5 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-45 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2762 Ürün Kodlu tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-6 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın, davacı taraf adına 2016/01069-5, 6 sıra sıra numaralı “Halı Deseni” konulu tasarım tescilinin haklarını ihlal ettiği, davalı ile davacının tasarımları arasında zorunluluk arz etmeyen bir benzerlik bulunduğu, yapılan hesaplamaya göre sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 93.080,28 TL. olarak hesaplanabileceği" alınan 12.11.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporundan anlaşıldığı, davalı tarafın davacı tasarım hakkına tecavüz ettiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının dava konusu eylemlerinin davacının TÜRKPATENT tescilli 2016/01069 tescil numaralı 05 ve 06 numaralı halı desenlerine tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, 93.080,28 TL «maddi tazminatın» 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 88.080,28 TL'sinin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak …
… rüne rastlanılmadığını, müvekkilinin bu ürünü ticari maksatla ürettiğini her türlü şüpheden uzak ispat edecek bir delilin dosyada mevcut olmadığını, davacının gelir «kaybının» söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili olarak davacı ile bir rekabetinin bulunmadığını, bu durum karşısında «maddi tazminat» hesaplamasının «son» derece hatalı olup, hukuka ve «hakkaniyete» aykırı bulunduğunu, 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 12.11.2018 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı ile rekabe …
Benzer bu kararda… nin davacının 2013/00570-2.1 no.lu tasarımı, A413G GRİ kodlu desenin davacının 2013/04873-2.1 no.lu tasarımı, A416G GRİ kodlu desenin davacının 2012/04873-4.1 no.lu «tescilli tasarımları» ile koruma altında olduğunu, tespit dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında desenlerin davacının tescilli tasarımları ile benzer olduğunun açıklandığını, toplamda 11 adet tescilli tasarımın kopyalanarak haksız olarak üretilip satıldığını ileri sürerek, davalının eylemlerinin endüstriyel tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz suretiyle üretilen ürünlere ve bunları üretmeye yarayan araçlara el konulmasını, el konulan ürünler üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini, davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitini, hükmün «ilanını» talep etmiş, 16.05.2016 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 117.127,42 TL'ye yükseltmiştir.
… odlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların ve Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının «tescilli tasarımlarına» tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği sabit görüldüğü, davalının tecavüz eyleminin 19.08.2014 tarihli «keşif» ile belirlenmesi ve davacının tecavüzün daha önceden beri devam ettiğine dair herhangi bir delil sunamaması karşısında 19.08.2014 tarihi ile dava tarihi olan 03.09.2014 tarihi arası tecavüze ilişkin eylemler bulunduğunun kabul edildiği ve bu süre zarfına ilişkin bilirkişilerce taraf «defterlerinin» incelemesi cihetine gidildiği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Nehir Collection kataloğunda yer alan A540G GRi, A413G GRİ, A526A vizon, A416G GRi kodlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların sırasıyla 2013/00570 sayılı 2.1 numaralı 2013/4873 sayılı 2.1 numaralı, 2013/03510 sayılı 2.1 numaralı, 2013/04873 sayılı 4.1 numaralı tescile, Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının sırasıyla 2013/01240 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/0570 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/01240 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 3.1 sıra numaralı tescile, 2013/01830 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz fiillerinin durdurulmasına, giderilmesine, tecavüz sureti ile üretilen ürünlere el konulmasına ve bunların imhasına, 3.964,05 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek «reeskonto faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek reeskonto faizi ile birlikte da …
Şti ile kendi aralarında bu «taahhütnameyi» yaparak işbu davaya zemin hazırladığını, davacı şirketin bahsetmiş olduğu desenlerin Ege Koza kataloğunda kullanıldığını, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Nehir Collection kataloğunun müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, kataloğun kimin tarafından basıldığı, kime ait- olduğu hakkında müvekkili şirketin bilgisi bulunmadığını, söz konusu desenler (tasarımlar) Koza Halı tarafından sipariş edilmiş olup, Koza Halı adı ile üretimi yapılarak, etiketleri basılarak satıldığını, üretimin müvekkili şirket tarafından değil, Koza halı tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin «haksız rekabet» teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını, davacının «kar kaybının» salt «marka hakkına tecavüzden» kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespiti mümkün olmadığından 3.964,05 TL zarar hesaplanmasının doğru olmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürerek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · kar kaybı · keşif · denetime elverişlilik · reeskont faizi · kamu düzeni · marka hakkına tecavüz · fatura
Benzer bu kararda… len sebepleri tekrar ederek 02.02.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğini, Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı kaldırması sonucu «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davalının dosyaya sunulan kaşe ve imzalı kopya edilen desenlerin yıllar itibariyle metrekare satış miktarlarını belirtir belgesine yargılamanın hiç bir aşamasında itiraz etmediğini, davalı firmanın bayisi olan firmanın dosyaya cevabi yazı ekinde sunmuş olduğu bu «fatura» tarihlerinin tecavüz tarihinin baz alınarak 9 aylık bir süreci kapsayan dönem için hesaplama yapılması gerektiğini, davacı şirketin yüksek ücretlerle desinatör çalıştırmak, bulunan endüstriyel desenlere makine de üretim yapılması için bedellerini ödeyerek desen ve kalıplar bastırmak, emek ve mesai saf edilerek yaratılmış desenlerin tescili için «masraf» yaparak, piyasada tanırlığı sağlamak suretiyle «müşteri portföyü» oluşturarak yani büyük emek ve çabalarla yarattığı ve adına tescil ettirdiği davaya konu desenlerin davalı tarafından haksız olarak el atılmak suretiyle tecavüzü sonucunda büyük gelir «kaybına» uğradığını, manevi tazminat yönünden hüküm kurarken caydırıcılık unsuruna yer verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının da caydırıcı bir miktar …
… odlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların ve Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının «tescilli tasarımlarına» tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği sabit görüldüğü, davalının tecavüz eyleminin 19.08.2014 tarihli «keşif» ile belirlenmesi ve davacının tecavüzün daha önceden beri devam ettiğine dair herhangi bir delil sunamaması karşısında 19.08.2014 tarihi ile dava tarihi olan 03.09.2014 tarihi arası tecavüze ilişkin eylemler bulunduğunun kabul edildiği ve bu süre zarfına ilişkin bilirkişilerce taraf «defterlerinin» incelemesi cihetine gidildiği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Nehir Collection kataloğunda yer alan A540G GRi, A413G GRİ, A526A vizon, A416G GRi kodlu halıların, davacı adına tescilli çoklu tasarımların sırasıyla 2013/00570 sayılı 2.1 numaralı 2013/4873 sayılı 2.1 numaralı, 2013/03510 sayılı 2.1 numaralı, 2013/04873 sayılı 4.1 numaralı tescile, Ege Koza Kataloğundaki A522A, A532A, A523A, A535A, A525A, A526A, A528A, A540A kodlu halıların, davacının sırasıyla 2013/01240 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/0570 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/01240 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 3.1 sıra numaralı tescile, 2013/01830 sayılı ve 4.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, 2013/3510 sayılı ve 1.1 sıra numaralı tescile, 2013/00570 sayılı ve 2.1 sıra numaralı tescile, tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz fiillerinin durdurulmasına, giderilmesine, tecavüz sureti ile üretilen ürünlere el konulmasına ve bunların imhasına, 3.964,05 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek «reeskonto faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden (03.09.2014) itibaren işleyecek reeskonto faizi ile birlikte da …
Şti ile kendi aralarında bu «taahhütnameyi» yaparak işbu davaya zemin hazırladığını, davacı şirketin bahsetmiş olduğu desenlerin Ege Koza kataloğunda kullanıldığını, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Nehir Collection kataloğunun müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, kataloğun kimin tarafından basıldığı, kime ait- olduğu hakkında müvekkili şirketin bilgisi bulunmadığını, söz konusu desenler (tasarımlar) Koza Halı tarafından sipariş edilmiş olup, Koza Halı adı ile üretimi yapılarak, etiketleri basılarak satıldığını, üretimin müvekkili şirket tarafından değil, Koza halı tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin «haksız rekabet» teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını, davacının «kar kaybının» salt «marka hakkına tecavüzden» kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespiti mümkün olmadığından 3.964,05 TL zarar hesaplanmasının doğru olmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürerek …
… lmadığını bu nedenlerle tecavüz tarihinin 19.08.2014 olması gerektiğini belirtildiğini, bu gerekçeyi halen anlayamadıklarını, müvekkili şirketin haklarına tecavüzün «keşif» tarihinden başladığının söylenemeyeceğini, yerel mahkemece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararından önce yapılan yargılamada 03.12.2014 tarihli duruşmada dava dışı Koza halı firmasına müzekkere yazılarak davalı şirketin kendisine davaya konu desenlerle ilgili yaptığı satışların faturasının talep edildiğini, 06.02.2015 tarihinde de bu şirketin davalı tarafından kendisine satışı yapılan faturaları sunduğunu, bu faturaların 2013 tarihinde düzenlendiğini, mahkemece sadece bir aylık döneme ilişkin hesaplama yaptırılmasının doğru olmadığını, dosyaya sunulan tüm raporlarda müvekkili şirketin kâr «kaybının» 117.127,42 TL olarak hesaplanmışken böyle bir karar verilmesinin müvekkili şirketi telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrattığını ileri sürerek yerel mahk …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5694 E. 2016/2548 K.
Ortak:maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · eksik inceleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… emesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) «haksız rekabet» hükümleri uyarınca 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 93.080,28 TL'ye yükseltmiştir.
… üstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 17 nci maddesi ve 6769 sayılı Kanun uyarınca, tasarımı kullanma hak ve yetkisi «münhasıran» tasarım hakkı sahibine ait olduğu, üçüncü kişilerin tasarım sahibinin izni olmaksızın tasarım konusu ürünü üretip satışa arz edemeyecekleri, tasarım tesciline konu olan ürünün izinsiz aynısının veya belirgin şekilde benzerinin üretilip satışa arz edilmesi tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, tasarım hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüzün durdurulması, ref'i ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, tecavüz eylemminin ayrıca «haksız rekabet» oluşturduğu, "Davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-44 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2763 Ürün Kodlu, tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-5 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-45 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2762 Ürün Kodlu tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-6 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın, davacı taraf adına 2016/01069-5, 6 sıra sıra numaralı “Halı Deseni” konulu tasarım tescilinin haklarını ihlal ettiği, davalı ile davacının tasarımları arasında zorunluluk arz etmeyen bir benzerlik bulunduğu, yapılan hesaplamaya göre sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 93.080,28 TL. olarak hesaplanabileceği" alınan 12.11.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporundan anlaşıldığı, davalı tarafın davacı tasarım hakkına tecavüz ettiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının dava konusu eylemlerinin davacının TÜRKPATENT tescilli 2016/01069 tescil numaralı 05 ve 06 numaralı halı desenlerine tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, 93.080,28 TL «maddi tazminatın» 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 88.080,28 TL'sinin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi «incelemesinin duruşmalı» olarak talep edilmesine rağmen bu konuda görüş bildirilmediğini, Mahkemelerin karalarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda olduklarını, yerel mahkemece «eksik inceleme» ile mantık hatalarını barındırın bilirkişi raporlarını esas alarak hüküm tesis edildiğini, rapora itirazların dikkate alınmadığını, çelişkili raporlara dayanılarak sonuca varıldığını, müvekkiline ait tasarımlar ile davacıya ait tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayniyet veya benzerlik ihtiva etmediğini, «husumet» konusu tasarımların benzer olmadığı kaldı ki söz konusu desenleri müvekkilinin üretim yapmadığı ticarete konu etmediği dolayısıyla ortada rekabet olgusunun bulunmadığı beyanlarının dikkate alınmadığını, numune deneme olarak dokunduğunu, müvekkilinin bu desenlere ait ticaret yapmadığını kazanç elde etmediğini, ,davacının gelir «kaybının» söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili davacı ile bir rekabeti bulunmadığını, ürünlerin müvekkili tarafından satışa arz edilmediğini üretilmediğini, dolayısıyla gelir elde edilmediğini, bu durum karşısında «maddi tazminat» hesaplamasının «son» derece hatalı olup hukuka ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplamalar husunda çelişkiler olduğunu, iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, somut olayda davalı ile davacı arasında rekabet bulunmadığını, bunun aksini ispata yarayacak delil ve «karine» bulunmadığını, yerel mahkemece beyan ve itirazların dikkate alınmadığını, «savunma hakkının» ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… eliğinde bulunduğu ileri sürülen davacıya ait eşarp desenlerinin, davalılar tarafından üretilerek piyasaya sunulan eşarplarda izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla «haksız rekabetin» tespiti, bu eylemlerin durdurulması ve önlenmesi ile «maddi, manevi tazminat» istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, ilk olarak davacı tarafından oluşturulan ve FSEK'in 4/4. maddesi uyarınca eser n …
… rın bu tasarımları davacıdan önce oluşturduklarını ispat edemedikleri, davalıların bu eylemlerinin, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan haklarını ihlal ettiği, «rayiç bedelin» bilirkişi eliyle tespit olunduğu, eser sahibi olmayan davacı tüzel kişinin manevi tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarına tecavüzde bulunduklarının tespitine, bu eylemlerin menine ve refine, 9.000 TL «maddi tazminatın» davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… inlenme ve faydalanma serbestisi içinde kalıp kalmadığı hususlarında yeni bir bilirkişi raporu alınması, bu suretle davalılar vekilinin savunmalarının ve hükme esas «bilirkişi raporuna itirazlarının» karşılanması ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · rayiç bedel · bilirkişi raporuna itiraz · denetime elverişlilik · taşıyıcı
Benzer bu karardaAncak, davacı tarafından oluşturulduğu iddia edilen desenlerin eser niteliğinde bulunduğu yönünde kanaat bildirilen 18.08.2011 tarihli rapor, henüz taraf «delilleri toplanmadan» alındığı gibi işbu raporda yapılan değerlendirmeler de «denetime elverişli» bulunmamaktadır.
… rın bu tasarımları davacıdan önce oluşturduklarını ispat edemedikleri, davalıların bu eylemlerinin, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan haklarını ihlal ettiği, «rayiç bedelin» bilirkişi eliyle tespit olunduğu, eser sahibi olmayan davacı tüzel kişinin manevi tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarına tecavüzde bulunduklarının tespitine, bu eylemlerin menine ve refine, 9.000 TL «maddi tazminatın» davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, davalılar vekilince bu rapora bila tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş olup, mahkemece bu itirazlar karşılanmamış ve dosyaya daha sonra sunulan raporlarda da söz konusu desenlerin eser niteliğini «taşıyıp» taşımadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.
… inlenme ve faydalanma serbestisi içinde kalıp kalmadığı hususlarında yeni bir bilirkişi raporu alınması, bu suretle davalılar vekilinin savunmalarının ve hükme esas «bilirkişi raporuna itirazlarının» karşılanması ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/31 E. , 2024/3332 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/635 Esas, 2022/1610 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2017/165 E., 2020/278 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; uzun süredir halı sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/50 değişik iş sayılı dosyasından yaptırdığı tespit ile müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) desenlerin davalı iş yerinde kullanıldığının saptandığını, müvekkilinin 2016/01069 05 ve 06 numaralı halı desenleri üzerinde hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait desenler ile birbir aynı desenlere yönelik tasarım başvurularının reddedildiğini, tespite dair 19.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline ait tasarımlar ile davalı şirket katalogunda yer alan tasarımların benzer olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın TÜRKPATENT nezdinde yapılan başvuru ve tedbir taleplerinin reddedildiğini, TÜRKPATENT'e yapılan itirazlar sonucunda davalıya ait tescil başvurularının müvekkile ait tescillerle benzer olduğuna karar verildiğini, davalı şirketin TÜRKPATENT tescillerinin iptaline karar verildiğini ancak davalı şirketin başvurusu reddedildiği halde desenleri kopyalayarak üretmeye ve satışını yapmaya devam ettiğini, davalının bu şekilde haksız kazanç sağladığını ileri sürerek endüstriyel tasarımdan doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulmasını, önlemesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabet hükümleri uyarınca 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 93.080,28 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır kendi markası altında ticari faaliyetlerini yürüterek özgün ve tescilli tasarımlarını ürettiğini, hiçbir zaman fason üretim yapmadığını, tasarımların benzer olduğuna ilişkin yapılan incelemenin yetersiz olduğunu, bahsi geçen tasarımların davacının iddia ettiği gibi birebir aynı olmadığını, halıların desenlerinin özgün olmayıp, daha önce kamuya sunulan ve tescili yapılan desenler olduğunu, davacının iddialarının asılsız ve kötü niyetli olduğunu, tespitten sonra ticari üretimine geçilmemiş olan tasarımların koleksiyondan çıkarılarak web sitesinden kaldırıldığını, müvekkilinin davacıya ait tescilli tasarımları izinsiz ve taklit ettiği iddiasının gerçek dışı olup, tescilli tasarıma tecavüzün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 17 nci maddesi ve 6769 sayılı Kanun uyarınca, tasarımı kullanma hak ve yetkisi münhasıran tasarım hakkı sahibine ait olduğu, üçüncü kişilerin tasarım sahibinin izni olmaksızın tasarım konusu ürünü üretip satışa arz edemeyecekleri, tasarım tesciline konu olan ürünün izinsiz aynısının veya belirgin şekilde benzerinin üretilip satışa arz edilmesi tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, tasarım hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüzün durdurulması, ref'i ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, tecavüz eylemminin ayrıca haksız rekabet oluşturduğu, "Davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-44 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2763 Ürün Kodlu, tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-5 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-45 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2762 Ürün Kodlu tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-6 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın, davacı taraf adına 2016/01069-5, 6 sıra sıra numaralı “Halı Deseni” konulu tasarım tescilinin haklarını ihlal ettiği, davalı ile davacının tasarımları arasında zorunluluk arz etmeyen bir benzerlik bulunduğu, yapılan hesaplamaya göre sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 93.080,28 TL.
olarak hesaplanabileceği" alınan 12.11.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporundan anlaşıldığı, davalı tarafın davacı tasarım hakkına tecavüz ettiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının dava konusu eylemlerinin davacının TÜRKPATENT tescilli 2016/01069 tescil numaralı 05 ve 06 numaralı halı desenlerine tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, 93.080,28 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 88.080,28 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığını, çelişkili raporlara dayanarak sonuca varıldığını, söz konusu desenleri müvekkilinin üretim yapmadığı, ticarete konu etmediği, ortada bir rekabet olgusunun bulunmadığı yönündeki beyanları dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirketin ilgili tasarımların kağıt üzerindeki çizimlerin renkli iplik ve dokuma üzerinde nasıl görüneceğini test etme, göre amacı ile numune, deneme olarak dokuduğunu, bu desenlere ait hiç ticaret yapmadığını, kazanç elde etmediğini, bu hususun şirket kayıtları ile de sabit olduğunu, müvekkilinin gerek fabrikasında gerekse depolarında dava konusu olan iki halıya dair stok veya ürüne rastlanılmadığını, müvekkilinin bu ürünü ticari maksatla ürettiğini her türlü şüpheden uzak ispat edecek bir delilin dosyada mevcut olmadığını, davacının gelir kaybının söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili olarak davacı ile bir rekabetinin bulunmadığını, bu durum karşısında maddi tazminat hesaplamasının son derece hatalı olup, hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu, 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 12.11.2018 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı ile rekabet olgusunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinin duruşmalı olarak talep edilmesine rağmen bu konuda görüş bildirilmediğini, Mahkemelerin karalarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda olduklarını, yerel mahkemece eksik inceleme ile mantık hatalarını barındırın bilirkişi raporlarını esas alarak hüküm tesis edildiğini, rapora itirazların dikkate alınmadığını, çelişkili raporlara dayanılarak sonuca varıldığını, müvekkiline ait tasarımlar ile davacıya ait tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayniyet veya benzerlik ihtiva etmediğini, husumet konusu tasarımların benzer olmadığı kaldı ki söz konusu desenleri müvekkilinin üretim yapmadığı ticarete konu etmediği dolayısıyla ortada rekabet olgusunun bulunmadığı beyanlarının dikkate alınmadığını, numune deneme olarak dokunduğunu, müvekkilinin bu desenlere ait ticaret yapmadığını kazanç elde etmediğini, ,davacının gelir kaybının söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili davacı ile bir rekabeti bulunmadığını, ürünlerin müvekkili tarafından satışa arz edilmediğini üretilmediğini, dolayısıyla gelir elde edilmediğini, bu durum karşısında maddi tazminat hesaplamasının son derece hatalı olup hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplamalar husunda çelişkiler olduğunu, iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, somut olayda davalı ile davacı arasında rekabet bulunmadığını, bunun aksini ispata yarayacak delil ve karine bulunmadığını, yerel mahkemece beyan ve itirazların dikkate alınmadığını, savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063477200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz