6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1588 E. 2023/5140 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esnaf basiretli tacir kamu düzeni protokol kötü niyet esastan ret karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi kötüniyet tacir yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) dahili dava karar verilmesine yer olmadığına istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 5

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/276 E., 2019/397 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından "RS ROSARIC SWISS" ibareli markanın 14. sınıfta tescili için davalı Kuruma başvuruda bulunulduğunu, marka başvurusunda yer alan “SWIS” ibaresinin, ürünlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı bakımından halkı yanıltabilecek nitelikte olduğunu, müvekkili tarafından bu nedenle başvurunun reddi amacıyla yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından dava konusu ibarenin İsviçre menşeli olmayan saatler için yanıltıcı olacağı gerekçesiyle “İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)” ürünleri yönünden kısmen kabul edildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa Kurumun itiraz üzerine emtia listesini yeniden düzenleme gibi bir yetkisinin olmadığını, başvuru konusu markada “İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan" ayrımının yapılmadığını, İsviçre menşeli ürünlerde kullanılacak olsa dahi, coğrafi menşe gösteren böyle bir ibarenin marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, zaten İsviçre menşeli saat üreticilerinin hemen hepsinin “swiss” ibaresinin marka olarak tescil ettirmeksizin kullandığını, bu nedenle başvuru konusu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca halkı yanıltıcı nitelikte olduğunu, ayrıca Swiss, Switzerland ve benzeri ibarelerin kullanımının İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, davalı başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 29.05.2018 tarih ve 2018-M-4318 sayılı kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Saatçiler Esnaf Odası Başkanı olup mesleğini basiretli bir tacir olarak yıllardır Türkiye'de başarıyla icra ettiğini, İsviçre Federal Yasalarının Türkiye açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, müvekkilin "Rs Rosaric Swiss" markasını İsviçre menşeli olan saatler için kullanılması halinde herhangi bir yanıltıcı durumun söz konusu olmayacağını, ayrıca İsviçre saat endüstrisi tarafından ihraç olunan saatlerin tüketici tarafından başka bir marka ile karıştırılmasının mümkün olmayacağını, kötüniyet iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun 14. sınıfta yer alan “Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” mallar için yapıldığı, davalının başvurunu emtia listesi üzerinde herhangi bir düzenleme talep etmemesine rağmen, davalı kurumun başvuru kapsamında yer alan emtiaları, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca verdiği karar sonrasında "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil” ve “İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil” şeklinde ayırarak "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil” emtialarının başvuru kapsamından çıkarıldığı, ancak davalı Kurumun yaptığı bu işlemin 6769 sayılı Kanunda bir karşılığının bulunmadığı, diğer taraftan dava konusu ibarenin başvuru kapsamında yer alan “İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” emtiaları yönünden de 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında yanıltıcı nitelikte bulunduğu, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemi yönünden davanın kabulü ile YİDK kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum tarafından dava konusu başvurunun, "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil)" emtiası yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi maddesi kapsamında kaldığına dair değerlendirmenin yerinde olduğunu, dava konusu başvurunun İsviçre menşeili saatler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince reddi söz konusu olmayıp başvurunun tescile bağlanması halinde kullanımının hukuka aykırılık teşkil etmesi halinin farklı hukuki yaptırımlara konu olabildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu edilen davalının marka başvurusuna itirazı sonrasında YİDK tarafından davalının 14.02 sınıftaki "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." emtiası yönünden başvurusu bölünerek "İsviçre menşeili olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)."nın başvuru kapsamından çıkarıldığı, oysa marka başvurularının TPMK tarafından Uluslararası Nice Protokolü’ne göre hazırlanan ve açıklanan mal ve hizmet sınıfları yönünden tescil edilip hükümsüz kılınabileceği, bu itibarla mahkemece 14. sınıf "İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." emtiası yönünden kabul kararı vermesinin yerinde olduğu, diğer taraftan davalı şahsın başvurusuna konu ibarenin söz konusu emtia açısından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca mal ve hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye mahkemesince ilgili mevzuatın hatalı değerlendirildiğini, Kurumun gerekli görmesi halinde başvurunun kapsadığı sınıflarda gerekli düzeltmeleri yapma yetkisi bulunduğunu, "rs rosarıc swıss" ibaresinin İsviçre menşeli saatlerde kullanılması halinde herhangi bir yanıltıcılığın söz konusu olmayacağını, Kurum tarafından yapılan müdahalenin kamu düzeni ile ilgili olduğunu, bunun da menfaatler dengesine uygun olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8678 E. 2023/2582 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7278 E. 2024/3410 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/910 E. 2024/4371 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1588 E.  ,  2023/5140 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/467 Esas, 2021/1536 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/276 E., 2019/397 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından "RS ROSARIC SWISS" ibareli markanın 14. sınıfta tescili için davalı Kuruma başvuruda bulunulduğunu, marka başvurusunda yer alan “SWIS” ibaresinin, ürünlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı bakımından halkı yanıltabilecek nitelikte olduğunu, müvekkili tarafından bu nedenle başvurunun reddi amacıyla yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından dava konusu ibarenin İsviçre menşeli olmayan saatler için yanıltıcı olacağı gerekçesiyle “İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)” ürünleri yönünden kısmen kabul edildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa Kurumun itiraz üzerine emtia listesini yeniden düzenleme gibi bir yetkisinin olmadığını, başvuru konusu markada “İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan" ayrımının yapılmadığını, İsviçre menşeli ürünlerde kullanılacak olsa dahi, coğrafi menşe gösteren böyle bir ibarenin marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, zaten İsviçre menşeli saat üreticilerinin hemen hepsinin “swiss” ibaresinin marka olarak tescil ettirmeksizin kullandığını, bu nedenle başvuru konusu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca halkı yanıltıcı nitelikte olduğunu, ayrıca Swiss, Switzerland ve benzeri ibarelerin kullanımının İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, davalı başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 29.05.2018 tarih ve 2018-M-4318 sayılı kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Saatçiler Esnaf Odası Başkanı olup mesleğini basiretli bir tacir olarak yıllardır Türkiye'de başarıyla icra ettiğini, İsviçre Federal Yasalarının Türkiye açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, müvekkilin "Rs Rosaric Swiss" markasını İsviçre menşeli olan saatler için kullanılması halinde herhangi bir yanıltıcı durumun söz konusu olmayacağını, ayrıca İsviçre saat endüstrisi tarafından ihraç olunan saatlerin tüketici tarafından başka bir marka ile karıştırılmasının mümkün olmayacağını, kötüniyet iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun 14. sınıfta yer alan “Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” mallar için yapıldığı, davalının başvurunu emtia listesi üzerinde herhangi bir düzenleme talep etmemesine rağmen, davalı kurumun başvuru kapsamında yer alan emtiaları, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca verdiği karar sonrasında "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil” ve “İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil” şeklinde ayırarak "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil” emtialarının başvuru kapsamından çıkarıldığı, ancak davalı Kurumun yaptığı bu işlemin 6769 sayılı Kanunda bir karşılığının bulunmadığı, diğer taraftan dava konusu ibarenin başvuru kapsamında yer alan “İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” emtiaları yönünden de 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında yanıltıcı nitelikte bulunduğu, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemi yönünden davanın kabulü ile YİDK kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum tarafından dava konusu başvurunun, "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil)" emtiası yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi maddesi kapsamında kaldığına dair değerlendirmenin yerinde olduğunu, dava konusu başvurunun İsviçre menşeili saatler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince reddi söz konusu olmayıp başvurunun tescile bağlanması halinde kullanımının hukuka aykırılık teşkil etmesi halinin farklı hukuki yaptırımlara konu olabildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu edilen davalının marka başvurusuna itirazı sonrasında YİDK tarafından davalının 14.02 sınıftaki "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." emtiası yönünden başvurusu bölünerek "İsviçre menşeili olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)."nın başvuru kapsamından çıkarıldığı, oysa marka başvurularının TPMK tarafından Uluslararası Nice Protokolü’ne göre hazırlanan ve açıklanan mal ve hizmet sınıfları yönünden tescil edilip hükümsüz kılınabileceği, bu itibarla mahkemece 14. sınıf "İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." emtiası yönünden kabul kararı vermesinin yerinde olduğu, diğer taraftan davalı şahsın başvurusuna konu ibarenin söz konusu emtia açısından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca mal ve hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye mahkemesince ilgili mevzuatın hatalı değerlendirildiğini, Kurumun gerekli görmesi halinde başvurunun kapsadığı sınıflarda gerekli düzeltmeleri yapma yetkisi bulunduğunu, "rs rosarıc swıss" ibaresinin İsviçre menşeli saatlerde kullanılması halinde herhangi bir yanıltıcılığın söz konusu olmayacağını, Kurum tarafından yapılan müdahalenin kamu düzeni ile ilgili olduğunu, bunun da menfaatler dengesine uygun olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı TPMK'ya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954783100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.