YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7278 E. 2024/3410 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/36 E., 2020/155 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2018/30254 sayılı "Ernst Benz Great Circle SWİTZERLAND+şekil" ibareli marka tescil başvurusunun 14. sınıf malları kapsadığını, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından SWITZERLAND ibaresinin ürünlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri, ve coğrafi kaynağı hususlarında halkı yanıltabileceği gerekçesiyle itiraz edildiğini, söz konusu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, TÜRKPATENT’in eşya listesinin düzenlenmesi işlemi ve nihayetinde vermiş olduğu itirazın kısmen kabul kısmen reddi kararının yasal görev ve yetki sınırlarını aşar nitelikte olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 11/6 maddesi ve 6769 sayılı Kanun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. Maddesi kapsamı dışında marka başvurusu ve emtiaları üzerinde hiçbir değişiklik yapılamayacağını, dava konusu başvuru kapsamında yer alan emtiaların "İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan ayrımı yapılmaksızın" saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) emtiaları için yapılmış olduğunu, kurumun yapmış olduğu mal/hizmet listesi yeniden düzenleme işleminin yasal olmadığını, benzer eylemleri yönünden hukuka aykırılık teşkil eder bir eylem bulunduğu yönünde yargı kararları olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığını, İsviçre’li tanınmış saat üreticilerinden hiç birinin “SWITZERLAND” ibareli bir marka tesciline gerek görmeksizin ürünleri üzerinde kendi markaları yanında “SWITZERLAND” ibaresini kullandıklarını, “GREAT CIRCLE ERNST BENZ SWITZERLAND” ibaresinin yüksek seviyede İsviçre’yi ve İsviçre saatlerini çağrıştırdığını ve özellikle İsviçre üretimi olarak meşhur saatler için kullanıldığında tüketicileri, ürünün İsviçre kökenli bir saat olduğu ve özellikle de İsviçre saati olduğu konusunda yanıltacağını, davaya konu ibare içerisinde yer alan diğer bir unsur olan “ERNST BENZ” ibaresinin dünyaca ünlü İsviçreli saat üreticisine ait marka olduğunu, bu yönüyle de İsviçre’de üretilen bir ürün algısı yaratıldığını, dava konusu markanın, müvekkilinin menfaatlerini savunduğu "SWITZERLAND" ibaresinin üzerinde kullanımının özel şartlara bağlandığı ürünleri kapsadığını, "Swiss", "Switzerland" ve benzeri ibarelerin kullanımının, İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, "Swiss" / "Switzerland" ibaresinin özellikle saatler bakımından coğrafi işaret/mahreç işareti olarak, İsviçre'de Markalar ve Menşe işaretleri Hakkındaki Federal Yasa, İsviçre Federal Konseyi'nin 01.01.2017 tarihi itibariyle revize edilmiş olan 23 Aralık 1971 tarihli düzenlemesi, TRIPS Sözleşmesi vd. uluslararası anlaşmalar aracılığı ile kullanımı İsviçre menşeli ürünlere hasredilen bir işaret olduğunu ve ülkemizde de korunmaya müstahak bulunduğunu, davalı markasının 6769 sayılı Kanunun 5/1-f maddesi, 6/9 maddesi bakımından hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-6399 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, davacının iddialarının aksine, diğer davalı kurumun yetki sınırları içerisinde hareket ettiğini, 6769 sayılı SMK’nın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 9/4. Maddesi kapsamında kurumun başvuru ile tescili talep edilen malları yorumlama ve üzerinde işlem yapma yetkisinin bulunduğunu, salt başvuruda bulunulması nedeniyle müvekkilinin kötü niyetli olarak yorumlanamayacağını, müvekkili markası kapsamında yer alan tek ibarenin “SWITZERLAND” ibaresi olmadığını ve tek bir kelimeye dayalı itirazların kabulünün mümkün bulunmadığını, dava konusu olan müvekkil markasının “İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları” için tescil edilmesi nedeniyle tüketicilerin herhangi bir yanılgıya düşmeyeceğini, davacı yanın İsviçre Federal Yasalarına dair yorum ve açıklamalarının Türkiye açısından bir bağlayıcılığı olmaması nedeniyle dikkate alınmaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan mallar yönünden herhangi bir tescil engelinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruda yer verilen "SWITZERLAND” ibaresinin, "İsviçre" anlamına geldiği, bu ibarenin, markanın üzerinde kullanılacağı "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalari, saat kordonları dahil)" malları bakımından "halkı yanıltacak bir ibare" olduğu, davalı Kurumun bu görüş ile 2018/30254 nolu markanın emtia listesini yeniden düzenleyerek listeden (sadece) "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları"nı çıkarttığı, TÜRKPATENT'in görev ve yetkilerini düzenleyen ve dava konusu edilen marka başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmelikte yer alan ilgili mevzuata göre; TÜRKPATENT’in görev ve yetkisinin, kendisine yapılan sınai mülkiyet hakkı tescil başvurularını, sınai mülkiyet mevzuatı çerçevesinde incelemek, bu mevzuata uygun olup olmadığını re'sen ve/veya itiraz üzerine incelemek, değerlendirmek ve bir idari işlemle birlikte sonuca bağlamak olduğu, yapılan başvurunun mevzuata uygun olmadığı değerlendirildiği noktada, başvuru emtia listesinin bir kısmı veya tamamı için mevzuata uygun bulunarak/bulunmayarak, kısmen veya tamamen tescil edilebilir veya reddedilebileceği, davalı TÜRKPATENT'in, bir marka başvurusunun emtia listesinde yer alan bir kısım malların "niteliğini, cinsini değiştirmek/sınırlandırmak” suretiyle bir işlem tesis ettiği, halbuki mevzuatta, Kurumun gerek Markalar Dairesi Başkanlığı'nın gerekse YİDK’nın, yapılan bir marka başvurusunun emtia listesinde, başvuru sahibinin talebi dışında, yani re'sen veya üçüncü kişilerin itirazı üzerine hareketle, emtiaların cins ve niteliğiyle ilgili olarak herhangi bir müdahale yapma yetkisinin açıkça düzenlenmediği, bu doğrultuda davaya konu 2018/30254 no.lu marka başvurusunun, İsviçre menşeli olsun olmasın tüm saatler ve zaman ölçme cihazları için yapıldığı, bu halde, dava konusu edilen YİDK Kararı'nda, davacının 6769 sayılı Kanun 5/1-f kapsamında yaptığı itirazların İsviçre menşeli olmayan saatler için doğru olduğu değerlendirilerek başvurunun emtia listesinden "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)" emtialarının çıkartılması gerekirken, emtia listesinde re'sen değişikliğe gitmek suretiyle davaya konu kararın tesisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun, yukarıda ifade edilen ve 6769 sayılı Kanun 5/1-f haricinde kalan aynı Kanun'un 5 inci maddesi kapsamındaki diğer mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmadığı, davaya konu marka başvurusu bakımından davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığından kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." ürünleri bakımından 2019-M-6399 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davaya konu 2018/30254 numaralı markanın 14. sınıfta bulunan "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." ürünleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili, müvekkili başvurusunda yer alan tek ibarenin "swıtzerland" ibaresi olmadığını, buna rağmen tek bir ibare üzerinden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, coğrafi menşe gösteren ibarelerin marka olarak kullanılabileceğinin Yargıtay kararları ile netlik kazandığını, dolayısıyla, müvekkilinin marka başvurusunun içerisinde "swıtzerland" ibaresinin bulunmasında herhangi bir şekilde usul ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazlarında, davaya konu ibarenin kullanılmasının halkı yanıltacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından, TÜRKPATENT'in görev ve yetkisine yönelik yapılan değerlendirmelerin de kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili, davacı tarafça, "Switzerland" ve benzeri ibarelerin kullanımının İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığı, başvuru sahibinin ise İsviçre'de sicile kayıtlı olarak faaliyet gösteren veya bu ülkede üretim yapan bir firma olmadığından bahisle başvuru sahibinin İsviçre'de Markalar ve Menşe İşaretleri Hakkındaki Federal Yasa'da aranan şartları sağlamadığı öne sürülmüş ve bu nedenle başvurunun herhangi bir mal sınırlandırması olmaksızın tümden reddi talep edilmiş ise de İsviçre Federal Yasaları'nın Türkiye açısından bağlayıcı bir niteliği bulunmadığı gibi "great cırcle ernst benz swıtzerland" ibareli başvurunun İsviçre menşeili saatler üzerinde kullanılması halinde herhangi bir yanıltıcılığın söz konusu olmayacağını, markanın tescile aykırı olarak, gerçekte İsviçre menşeli olmayan saatler için kullanılma olasılığının söz konusu olması durumunda iyi niyet karinesi esas olduğundan ve tescile aykırı şekildeki bir kullanım, hükümsüzlük davası, haksız rekabet, vb. bir davanın konusu olacağından, itiraz sahibinin başvurunun başvuru kapsamındaki tüm mallar için reddi talebinin haklı olmadığını, 6769 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğinin "... Başvuruda Nis Sınıflandırmasında kullanılan genel ifadeleri de içeren genel terimlerin kullanılması halinde, kullanılan ifade veya terim, bunların lafzi anlamının açıkça kapsadığı mal ve hizmetleri içerecek şekilde yorumlanır..." hükmünü içeren 9/(4) bendi uyarınca Kurumun başvuru ile tescili talep edilen malları yorumlama ve üzerinde işlem yapma yetkisinin bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilleri istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun'un 5/1-f maddesi, 25 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1588 E. 2023/5140 K.
Ortak:kötü niyet · yetkisizlik kararı · dahili dava · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» başvuruda yer verilen "SWITZERLAND” ibaresinin, "İsviçre" anlamına geldiği, bu ibarenin, markanın üzerinde kullanılacağı "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalari, saat kordonları «dahil»)" malları bakımından "halkı yanıltacak bir ibare" olduğu, davalı Kurumun bu görüş ile 2018/30254 nolu markanın emtia listesini yeniden düzenleyerek listeden (sadece) "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları"nı çıkarttığı, TÜRKPATENT'in görev ve yetkilerini düzenleyen ve dava konusu edilen marka başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmelikte yer alan ilgili mevzuata göre; TÜRKPATENT’in görev ve «yetkisinin», kendisine yapılan sınai mülkiyet hakkı tescil başvurularını, sınai mülkiyet mevzuatı çerçevesinde incelemek, bu mevzuata uygun olup olmadığını re'sen ve/veya itiraz üzerine incelemek, değerlendirmek ve bir idari işlemle birlikte sonuca bağlamak olduğu, yapılan başvurunun mevzuata uygun olmadığı değerlendirildiği noktada, başvuru emtia listesinin bir kısmı veya tamamı için mevzuata uygun bulunarak/bulunmayarak, kısmen veya tamamen tescil edilebilir veya reddedilebileceği, davalı TÜRKPATENT'in, bir marka başvurusunun emtia listesinde yer alan bir kısım malların "niteliğini, cinsini değiştirmek/sınırlandırmak” suretiyle bir işlem tesis ettiği, halbuki mevzuatta, Kurumun gerek Markalar Dairesi Başkanlığı'nın gerekse YİDK’nın, yapılan bir marka başvurusunun emtia listesinde, başvuru sahibinin talebi dışında, yani re'sen veya üçüncü kişilerin itirazı üzerine hareketle, emtiaların cins ve niteliğiyle ilgili olarak herhangi bir müdahale yapma yetkisinin açıkça düzenlenmediği, bu doğrultuda davaya konu 2018/30254 no.lu marka başvurusunun, İsviçre menşeli olsun olmasın tüm saatler ve zaman ölçme cihazları için yapıldığı, bu halde, dava konusu edilen YİDK Kararı'nda, davacının 6769 sayılı Kanun 5/1-f kapsamında yaptığı itirazların İsviçre menşeli olmayan saatler için doğru olduğu değerlendirilerek başvurunun emtia listesinden "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)" emtialarının çıkartılması gerekirken, emtia listesinde re'sen değişikliğe gitmek suretiyle davaya konu kararın tesisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun, yukarıda ifade edilen ve 6769 sayılı Kanun 5/1-f haricinde kalan aynı Kanun'un 5 inci maddesi kapsamındaki diğer mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmadığı, davaya konu marka başvurusu bakımından davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığından «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları …
Maddesi kapsamı dışında marka başvurusu ve emtiaları üzerinde hiçbir değişiklik yapılamayacağını, «dava konusu» başvuru kapsamında yer alan emtiaların "İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan ayrımı yapılmaksızın" saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil») emtiaları için yapılmış olduğunu, kurumun yapmış olduğu mal/hizmet listesi yeniden düzenleme işleminin yasal olmadığını, benzer eylemleri yönünden hukuka aykırılı …
Maddesi kapsamında kurumun başvuru ile tescili talep edilen malları yorumlama ve üzerinde işlem yapma «yetkisinin» bulunduğunu, salt başvuruda bulunulması nedeniyle müvekkilinin kötü niyetli olarak yorumlanamayacağını, müvekkili markası kapsamında yer alan tek ibarenin “SWITZERLAND” ibaresi olmadığını ve tek bir kelimeye dayalı itirazların kabulünün mümkün bulunmadığını, «dava konusu» olan müvekkil markasının “İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları” için tescil edilmesi nedeniyle tüketicilerin herhangi bir yanılgıya düşmeyeceğini, dava …
Benzer bu kararda… e menşeli olmayan saatler için yanıltıcı olacağı gerekçesiyle “İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil»)” ürünleri yönünden kısmen kabul edildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa Kurumun itiraz üzerine emtia listesini yeniden düzenleme gibi bir «yetkisinin» olmadığını, başvuru konusu markada “İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan" ayrımının yapılmadığını, İsviçre menşeli ürünlerde kullanılacak olsa dahi, coğrafi menşe gösteren böyle bir ibarenin marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, zaten İsviçre menşeli saat üreticilerinin hemen hepsinin “swiss” ibaresinin marka olarak tescil ettirmeksizin kullandığını, bu nedenle başvuru konusu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca halkı yanıltıcı nitelikte olduğunu, ayrıca Swiss, Switzerland ve benzeri ibarelerin kullanımının İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, davalı başvuru sahibinin «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK'in 29.05.2018 tarih ve 2018-M-4318 sayılı kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini t …
… h ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun 14. sınıfta yer alan “Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil»).” mallar için yapıldığı, davalının başvurunu emtia listesi üzerinde herhangi bir düzenleme talep etmemesine rağmen, davalı kurumun başvuru kapsamında yer alan emtiaları, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca verdiği karar sonrasında "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil” ve “İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil” şeklinde ayırarak "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil” emtialarının başvuru kapsamından çıkarıldığı, ancak davalı Kurumun yaptığı bu işlemin 6769 sayılı Kanunda bir karşılığının bulunmadığı, diğer taraftan dava konusu ibarenin başvuru kapsamında yer alan “İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” emtiaları yönünden de 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında yanıltıcı nitelikte bulunduğu, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemi yönünden davanın kabulü ile YİDK kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… vekkili Kurum tarafından dava konusu başvurunun, "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları «dahil»)" emtiası yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi maddesi kapsamında kaldığına dair değerlendirmenin yerinde olduğunu, dava ko …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · kötüniyet · tacir · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Saatçiler Esnaf Odası Başkanı olup mesleğini basiretli bir «tacir» olarak yıllardır Türkiye'de başarıyla icra ettiğini, İsviçre Federal Yasalarının Türkiye açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, müvekkilin "Rs Rosaric Swiss" markasını İsviçre menşeli olan saatler için kullanılması halinde herhangi bir yanıltıcı durumun söz konusu olmayacağını, ayrıca İsviçre saat endüstrisi tarafından ihraç olunan saatlerin tüketici tarafından başka bir marka ile karıştırılmasının mümkün olmayacağını, «kötüniyet» iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… e menşeli olmayan saatler için yanıltıcı olacağı gerekçesiyle “İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil»)” ürünleri yönünden kısmen kabul edildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa Kurumun itiraz üzerine emtia listesini yeniden düzenleme gibi bir «yetkisinin» olmadığını, başvuru konusu markada “İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan" ayrımının yapılmadığını, İsviçre menşeli ürünlerde kullanılacak olsa dahi, coğrafi menşe gösteren böyle bir ibarenin marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, zaten İsviçre menşeli saat üreticilerinin hemen hepsinin “swiss” ibaresinin marka olarak tescil ettirmeksizin kullandığını, bu nedenle başvuru konusu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca halkı yanıltıcı nitelikte olduğunu, ayrıca Swiss, Switzerland ve benzeri ibarelerin kullanımının İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, davalı başvuru sahibinin «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK'in 29.05.2018 tarih ve 2018-M-4318 sayılı kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini t …
… h ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun 14. sınıfta yer alan “Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil»).” mallar için yapıldığı, davalının başvurunu emtia listesi üzerinde herhangi bir düzenleme talep etmemesine rağmen, davalı kurumun başvuru kapsamında yer alan emtiaları, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca verdiği karar sonrasında "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil” ve “İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil” şeklinde ayırarak "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalan, saat kordonları dahil” emtialarının başvuru kapsamından çıkarıldığı, ancak davalı Kurumun yaptığı bu işlemin 6769 sayılı Kanunda bir karşılığının bulunmadığı, diğer taraftan dava konusu ibarenin başvuru kapsamında yer alan “İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” emtiaları yönünden de 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında yanıltıcı nitelikte bulunduğu, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemi yönünden davanın kabulü ile YİDK kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… s rosarıc swıss" ibaresinin İsviçre menşeli saatlerde kullanılması halinde herhangi bir yanıltıcılığın söz konusu olmayacağını, Kurum tarafından yapılan müdahalenin «kamu düzeni» ile ilgili olduğunu, bunun da menfaatler dengesine uygun olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8678 E. 2023/2582 K.
Ortak:kötü niyet · yetkisizlik kararı · dahili dava
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» başvuruda yer verilen "SWITZERLAND” ibaresinin, "İsviçre" anlamına geldiği, bu ibarenin, markanın üzerinde kullanılacağı "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalari, saat kordonları «dahil»)" malları bakımından "halkı yanıltacak bir ibare" olduğu, davalı Kurumun bu görüş ile 2018/30254 nolu markanın emtia listesini yeniden düzenleyerek listeden (sadece) "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları"nı çıkarttığı, TÜRKPATENT'in görev ve yetkilerini düzenleyen ve dava konusu edilen marka başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmelikte yer alan ilgili mevzuata göre; TÜRKPATENT’in görev ve «yetkisinin», kendisine yapılan sınai mülkiyet hakkı tescil başvurularını, sınai mülkiyet mevzuatı çerçevesinde incelemek, bu mevzuata uygun olup olmadığını re'sen ve/veya itiraz üzerine incelemek, değerlendirmek ve bir idari işlemle birlikte sonuca bağlamak olduğu, yapılan başvurunun mevzuata uygun olmadığı değerlendirildiği noktada, başvuru emtia listesinin bir kısmı veya tamamı için mevzuata uygun bulunarak/bulunmayarak, kısmen veya tamamen tescil edilebilir veya reddedilebileceği, davalı TÜRKPATENT'in, bir marka başvurusunun emtia listesinde yer alan bir kısım malların "niteliğini, cinsini değiştirmek/sınırlandırmak” suretiyle bir işlem tesis ettiği, halbuki mevzuatta, Kurumun gerek Markalar Dairesi Başkanlığı'nın gerekse YİDK’nın, yapılan bir marka başvurusunun emtia listesinde, başvuru sahibinin talebi dışında, yani re'sen veya üçüncü kişilerin itirazı üzerine hareketle, emtiaların cins ve niteliğiyle ilgili olarak herhangi bir müdahale yapma yetkisinin açıkça düzenlenmediği, bu doğrultuda davaya konu 2018/30254 no.lu marka başvurusunun, İsviçre menşeli olsun olmasın tüm saatler ve zaman ölçme cihazları için yapıldığı, bu halde, dava konusu edilen YİDK Kararı'nda, davacının 6769 sayılı Kanun 5/1-f kapsamında yaptığı itirazların İsviçre menşeli olmayan saatler için doğru olduğu değerlendirilerek başvurunun emtia listesinden "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)" emtialarının çıkartılması gerekirken, emtia listesinde re'sen değişikliğe gitmek suretiyle davaya konu kararın tesisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun, yukarıda ifade edilen ve 6769 sayılı Kanun 5/1-f haricinde kalan aynı Kanun'un 5 inci maddesi kapsamındaki diğer mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmadığı, davaya konu marka başvurusu bakımından davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığından «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları …
Maddesi kapsamı dışında marka başvurusu ve emtiaları üzerinde hiçbir değişiklik yapılamayacağını, «dava konusu» başvuru kapsamında yer alan emtiaların "İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan ayrımı yapılmaksızın" saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil») emtiaları için yapılmış olduğunu, kurumun yapmış olduğu mal/hizmet listesi yeniden düzenleme işleminin yasal olmadığını, benzer eylemleri yönünden hukuka aykırılı …
Maddesi kapsamında kurumun başvuru ile tescili talep edilen malları yorumlama ve üzerinde işlem yapma «yetkisinin» bulunduğunu, salt başvuruda bulunulması nedeniyle müvekkilinin kötü niyetli olarak yorumlanamayacağını, müvekkili markası kapsamında yer alan tek ibarenin “SWITZERLAND” ibaresi olmadığını ve tek bir kelimeye dayalı itirazların kabulünün mümkün bulunmadığını, «dava konusu» olan müvekkil markasının “İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları” için tescil edilmesi nedeniyle tüketicilerin herhangi bir yanılgıya düşmeyeceğini, dava …
Benzer bu kararda… e menşeli olmayan saatler için yanıltıcı olacağı gerekçesiyle “İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil»)” ürünleri yönünden kısmen kabul edildiğini, oysa Kurumun itiraz üzerine emtia listesini yeniden düzenleme gibi bir «yetkisinin» olmadığını, başvuru konusu markada “İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan" ayrımının yapılmadığını, İsviçre menşeli ürünlerde kullanılacak olsa dahi, coğrafi menşe gösteren böyle bir ibarenin marka olarak tescilinin mümkün olmaması gerektiğini, zaten İsviçre menşeli saat üreticilerinin hemen hepsinin “swiss” ibaresinin marka olarak tescil ettirmeksizin kullandığını, bu nedenle başvuru konusu markanın 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca halkı yanıltıcı nitelikte olduğunu, ayrıca Swiss, Switzerland ve benzeri ibarelerin kullanımının İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, davalı başvuru sahibinin «kötüniyetli» olduğunu, davalının başvurusunda geçen “QUARTZ” ibaresinin de sektörde “bateri ile çalışan saatleri” ifade ettiğini, dolayısıyla ayırt edici niteliği olmadığını il …
… dava konusu ibarenin, başvuru kapsamında bırakılan “İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları «dahil»)” açısından da halkı yanıltacak nitelikte olduğundan 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında mutlak red engeline tabi tutulması gerektiği, diğer yönden TPMK'nın marka başvurusunun kapsadığı ürünlerin cins ve niteliğinde değişikliğe giderek ürün listesine müdahale etmek suretiyle tesis ettiği "İsviçre menşeli saatler" ile "İsviçre menşeli olmayan saatler" ayrımı yapması görevini aşar nitelikte olduğu, davacının gerek dava konusu edilen marka başvurusunun işlem dosyasına, gerekse dava dosyasına sunduğu delil ve belgelerden anlaşıldığı üzere; “SWISS” ibaresinin İsviçre menşeli tanınmış saat üreticilerinin hemen hemen hepsinin marka olarak tescil ettirmeksizin ürün üzerinde kendi markaları yanında menşe işareti olarak kullandığı bir ibare olduğu ve bu ibarenin ürünlerde kullanımı için davacı kuruluş tarafından getirilmiş bir takım kriterler bulunduğu, bu kriterleri karşılayarak üretim yapan saat üreticilerinin yıllarca ortaya koyduğu uluslararası bir kalite ve güveninin söz konusu olduğu, “SWISS” ibaresinin bu yönü itibariyle, saatlerle ilgili olarak tüketicilerin alım tercihini doğrudan etkilediği, marka olarak tescil edilmeden marka hukukuna özgü kullanım ile piyasada bilinen hale gelmiş, hukuken korunması gereken ekonomik bir değer kazandırılmış olduğu belgelerle ispatlanmış olan bu ibareyle çok yakın benzer “SWIS” ibaresinin marka olarak tescil edilmesinin engellenmesinin istenmesinin, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenleme ile örtüştüğü, davalı başvuru sahibinin kullanımı özel şartlara bağlı “SWISS” ibaresine benzer “SWIS” ibaresini saatler üzerinde marka olarak kullanmasının, yıllarca İsviçreli saat üreticileri tarafından oluşturulmuş uluslararası kalite ve tüketici güveninden haksız olarak faydalanılmasının önünü açacağı, davacının “SWISS” ibaresi üzerinde korunmaya değer bir sınai mülkiyet hakkının bulunduğu, davalı başvuru sahibinin İsviçre’de kayıtlı olarak faaliyet gösteren veya bu ülkede üretim yapan bir firma olmadığı, dolayısıyla “SWIS” ibaresini markasında kullanmasının, davacının 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre himaye edilmesi gereken bu sınai hakkın ihlali olduğu, davacının tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu 2017-M-11136 sayılı YİDK kararının 14. sınıftaki "İsviçre menşeli saatler ve za …
… edilen marka başvurusuna itirazı sonrasında YİDK tarafından davalının 14.02 sınıftaki "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil»)" emtiası yönünden başvurusu bölünerek "İsviçre menşeili olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)."nın başvuru …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda… e menşeli olmayan saatler için yanıltıcı olacağı gerekçesiyle “İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil»)” ürünleri yönünden kısmen kabul edildiğini, oysa Kurumun itiraz üzerine emtia listesini yeniden düzenleme gibi bir «yetkisinin» olmadığını, başvuru konusu markada “İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan" ayrımının yapılmadığını, İsviçre menşeli ürünlerde kullanılacak olsa dahi, coğrafi menşe gösteren böyle bir ibarenin marka olarak tescilinin mümkün olmaması gerektiğini, zaten İsviçre menşeli saat üreticilerinin hemen hepsinin “swiss” ibaresinin marka olarak tescil ettirmeksizin kullandığını, bu nedenle başvuru konusu markanın 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca halkı yanıltıcı nitelikte olduğunu, ayrıca Swiss, Switzerland ve benzeri ibarelerin kullanımının İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, davalı başvuru sahibinin «kötüniyetli» olduğunu, davalının başvurusunda geçen “QUARTZ” ibaresinin de sektörde “bateri ile çalışan saatleri” ifade ettiğini, dolayısıyla ayırt edici niteliği olmadığını il …
-
Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/910 E. 2024/4371 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz karardaMaddesi kapsamı dışında marka başvurusu ve emtiaları üzerinde hiçbir değişiklik yapılamayacağını, «dava konusu» başvuru kapsamında yer alan emtiaların "İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan ayrımı yapılmaksızın" saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil») emtiaları için yapılmış olduğunu, kurumun yapmış olduğu mal/hizmet listesi yeniden düzenleme işleminin yasal olmadığını, benzer eylemleri yönünden hukuka aykırılı …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» başvuruda yer verilen "SWITZERLAND” ibaresinin, "İsviçre" anlamına geldiği, bu ibarenin, markanın üzerinde kullanılacağı "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalari, saat kordonları «dahil»)" malları bakımından "halkı yanıltacak bir ibare" olduğu, davalı Kurumun bu görüş ile 2018/30254 nolu markanın emtia listesini yeniden düzenleyerek listeden (sadece) "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları"nı çıkarttığı, TÜRKPATENT'in görev ve yetkilerini düzenleyen ve dava konusu edilen marka başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmelikte yer alan ilgili mevzuata göre; TÜRKPATENT’in görev ve «yetkisinin», kendisine yapılan sınai mülkiyet hakkı tescil başvurularını, sınai mülkiyet mevzuatı çerçevesinde incelemek, bu mevzuata uygun olup olmadığını re'sen ve/veya itiraz üzerine incelemek, değerlendirmek ve bir idari işlemle birlikte sonuca bağlamak olduğu, yapılan başvurunun mevzuata uygun olmadığı değerlendirildiği noktada, başvuru emtia listesinin bir kısmı veya tamamı için mevzuata uygun bulunarak/bulunmayarak, kısmen veya tamamen tescil edilebilir veya reddedilebileceği, davalı TÜRKPATENT'in, bir marka başvurusunun emtia listesinde yer alan bir kısım malların "niteliğini, cinsini değiştirmek/sınırlandırmak” suretiyle bir işlem tesis ettiği, halbuki mevzuatta, Kurumun gerek Markalar Dairesi Başkanlığı'nın gerekse YİDK’nın, yapılan bir marka başvurusunun emtia listesinde, başvuru sahibinin talebi dışında, yani re'sen veya üçüncü kişilerin itirazı üzerine hareketle, emtiaların cins ve niteliğiyle ilgili olarak herhangi bir müdahale yapma yetkisinin açıkça düzenlenmediği, bu doğrultuda davaya konu 2018/30254 no.lu marka başvurusunun, İsviçre menşeli olsun olmasın tüm saatler ve zaman ölçme cihazları için yapıldığı, bu halde, dava konusu edilen YİDK Kararı'nda, davacının 6769 sayılı Kanun 5/1-f kapsamında yaptığı itirazların İsviçre menşeli olmayan saatler için doğru olduğu değerlendirilerek başvurunun emtia listesinden "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)" emtialarının çıkartılması gerekirken, emtia listesinde re'sen değişikliğe gitmek suretiyle davaya konu kararın tesisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun, yukarıda ifade edilen ve 6769 sayılı Kanun 5/1-f haricinde kalan aynı Kanun'un 5 inci maddesi kapsamındaki diğer mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmadığı, davaya konu marka başvurusu bakımından davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığından «kötü niyet» iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları …
Benzer bu kararda… hem de işitsel olarak çok benzer olduğu, davaya konu olan bu markayı gören, 14. sınıfta bulunan emtianın hitap ettiği makul derecede bilgili, ihtiyatlı ve dikkatli «ortalama tüketicilerin», bu ibareyi “SWISS” olarak algılayabileceği, SWISS kelimesinin de "İsviçre" anlamına geldiği, İsviçre'nin saat üretiminde dünyaca ünlü bir ülke olduğu, bu nedenle SWISS ibaresinin saatler yönünden coğrafi kaynağını gösterdiği, aynı zamanda belli bir kaliteye de işaret ettiği, davalının 2018/119761 sayılı “swısh+şekil” şeklindeki markasını ne tür, nerede üretilmiş, nereye özgü, nerede yapılan saatlerde kullanılacağı hususunda, başvuru işlem dosyasında bilinçli bir tercih ve yahut herhangi bir emare olmadığı, davalı yanın bu markayı İsviçre menşeli olan saatlerde kullanacağına dair bir «garanti» bulunmadığı, marka, üzerinde kullanıldığı saatlerin İsviçre menşeli olduğunu işaret eder nitelikte olduğundan halkı yanıltacak nitelikte kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile "Sınıf 14/2:saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil»)." emtiası bakımından YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2018/119761 sayılı marka başvurusu hüküm tarihi itibariyle tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ihtiyati tedbir · garantörlük · ortalama tüketici · kötüniyet · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… yeri, ve coğrafi kaynağı hususlarında halkı yanıltabileceği gerekçesiyle itiraz edildiğini, söz konusu itirazın YİDK tarafından ret edildiğini, dava konusu markanın «münhasıran» özellikle saat endüstri ile tanınan İsviçre’nin İngilizce karşılığı olan “SWISS” ibaresinin neredeyse birebir aynısı “SWISH” ibaresini asli olarak içerdiğini, menşe olarak doğrudan İsviçre’ye gönderme yaptığını, esasen “SH” harflerinden oluştuğunu, şekil unsurunun da tali nitelikte bulunduğunu, İsviçre’nin özellikle saat endüstrisinde dünyaca bilinen bir ülke olması nedeniyle satın alınan saatin kalite göstergesi olacağını, SWISH ibaresinin yüksek seviyede İSVİÇRE’yi ve İSVİÇRE saatlerini çağrıştırdığını, müvekkilinin menfaatlerini savunduğu "SWISS" ibaresinin üzerinde kullanımının özel şartlara bağlandığı ürünleri kapsadığını, "Swiss", "Switzerland" ve benzeri ibarelerin kullanımının, İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, "Swiss" / "Switzerland" ibaresinin özellikle saatler bakımından coğrafi işaret/mahreç işareti olarak, İsviçre'de Markalar ve Menşe işaretleri Hakkındaki Federal Yasa, İsviçre Federal Konseyi'nin 01.01.2017 tarihi itibariyle revize edilmiş olan 23 Aralık 1971 tarihli düzenlemesi, TRIPS Sözleşmesi vd. uluslararası anlaşmalar aracılığı ile kullanımının İsviçre menşeli ürünlere hasredilen bir işaret olduğunu, başvuru sahibi tarafından İsviçreli ürün üretildiği ya da başvuru sahibinin İsviçre’de kayıtlı olduğuna dair bir bilgi/belgenin sunulmadığını, başvuru sahibinin «kötüniyetli» olarak tescilden yararlanacağını, ürünlerinin haksız tesciline dayanarak İsviçre menşeiliymiş gibi ticaretini yapacağını, tüketiciler nezdinde «iltibas» oluşturacağını ileri sürerek YİDK kararın iptali ile 2018/119761 başvuru numaralı “SWISH” ibareli markanın içerdiği tüm ürünler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden t …
… hem de işitsel olarak çok benzer olduğu, davaya konu olan bu markayı gören, 14. sınıfta bulunan emtianın hitap ettiği makul derecede bilgili, ihtiyatlı ve dikkatli «ortalama tüketicilerin», bu ibareyi “SWISS” olarak algılayabileceği, SWISS kelimesinin de "İsviçre" anlamına geldiği, İsviçre'nin saat üretiminde dünyaca ünlü bir ülke olduğu, bu nedenle SWISS ibaresinin saatler yönünden coğrafi kaynağını gösterdiği, aynı zamanda belli bir kaliteye de işaret ettiği, davalının 2018/119761 sayılı “swısh+şekil” şeklindeki markasını ne tür, nerede üretilmiş, nereye özgü, nerede yapılan saatlerde kullanılacağı hususunda, başvuru işlem dosyasında bilinçli bir tercih ve yahut herhangi bir emare olmadığı, davalı yanın bu markayı İsviçre menşeli olan saatlerde kullanacağına dair bir «garanti» bulunmadığı, marka, üzerinde kullanıldığı saatlerin İsviçre menşeli olduğunu işaret eder nitelikte olduğundan halkı yanıltacak nitelikte kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile "Sınıf 14/2:saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları «dahil»)." emtiası bakımından YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2018/119761 sayılı marka başvurusu hüküm tarihi itibariyle tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… ereğince yapılan itirazın haklı görülmediğini, SWISH ibaresinin tertip tarzı itibariyle SWISS ibaresini çağrıştırır şekilde tertip edilmediğini, davalı başvurusunun «kötüniyetli» olduğunu ispatlar bilgi ve belge olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvurunun 17.11.2019 tarihli dilekçe ile geri çekildiğini, 21.11.2019 tarihli Türk Patent Markalar Dairesi Başkanlığının yazısı ile mahkemenin 05.11.2019 tarihli «ihtiyati tedbir» kararı nedeniyle başvurunun geri çekilme ve iptal hususunda işlem yapılamayacağının bildirildiğini belirterek Markalar Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılmasını talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7278 E. , 2024/3410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1525 Esas, 2022/1271 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/36 E., 2020/155 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2018/30254 sayılı "Ernst Benz Great Circle SWİTZERLAND+şekil" ibareli marka tescil başvurusunun 14. sınıf malları kapsadığını, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından SWITZERLAND ibaresinin ürünlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri, ve coğrafi kaynağı hususlarında halkı yanıltabileceği gerekçesiyle itiraz edildiğini, söz konusu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, TÜRKPATENT’in eşya listesinin düzenlenmesi işlemi ve nihayetinde vermiş olduğu itirazın kısmen kabul kısmen reddi kararının yasal görev ve yetki sınırlarını aşar nitelikte olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 11/6 maddesi ve 6769 sayılı Kanun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21.
Maddesi kapsamı dışında marka başvurusu ve emtiaları üzerinde hiçbir değişiklik yapılamayacağını, dava konusu başvuru kapsamında yer alan emtiaların "İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan ayrımı yapılmaksızın" saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) emtiaları için yapılmış olduğunu, kurumun yapmış olduğu mal/hizmet listesi yeniden düzenleme işleminin yasal olmadığını, benzer eylemleri yönünden hukuka aykırılık teşkil eder bir eylem bulunduğu yönünde yargı kararları olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığını, İsviçre’li tanınmış saat üreticilerinden hiç birinin “SWITZERLAND” ibareli bir marka tesciline gerek görmeksizin ürünleri üzerinde kendi markaları yanında “SWITZERLAND” ibaresini kullandıklarını, “GREAT CIRCLE ERNST BENZ SWITZERLAND” ibaresinin yüksek seviyede İsviçre’yi ve İsviçre saatlerini çağrıştırdığını ve özellikle İsviçre üretimi olarak meşhur saatler için kullanıldığında tüketicileri, ürünün İsviçre kökenli bir saat olduğu ve özellikle de İsviçre saati olduğu konusunda yanıltacağını, davaya konu ibare içerisinde yer alan diğer bir unsur olan “ERNST BENZ” ibaresinin dünyaca ünlü İsviçreli saat üreticisine ait marka olduğunu, bu yönüyle de İsviçre’de üretilen bir ürün algısı yaratıldığını, dava konusu markanın, müvekkilinin menfaatlerini savunduğu "SWITZERLAND" ibaresinin üzerinde kullanımının özel şartlara bağlandığı ürünleri kapsadığını, "Swiss", "Switzerland" ve benzeri ibarelerin kullanımının, İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, "Swiss" / "Switzerland" ibaresinin özellikle saatler bakımından coğrafi işaret/mahreç işareti olarak, İsviçre'de Markalar ve Menşe işaretleri Hakkındaki Federal Yasa, İsviçre Federal Konseyi'nin 01.01.2017 tarihi itibariyle revize edilmiş olan 23 Aralık 1971 tarihli düzenlemesi, TRIPS Sözleşmesi vd.
uluslararası anlaşmalar aracılığı ile kullanımı İsviçre menşeli ürünlere hasredilen bir işaret olduğunu ve ülkemizde de korunmaya müstahak bulunduğunu, davalı markasının 6769 sayılı Kanunun 5/1-f maddesi, 6/9 maddesi bakımından hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-6399 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, davacının iddialarının aksine, diğer davalı kurumun yetki sınırları içerisinde hareket ettiğini, 6769 sayılı SMK’nın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 9/4. Maddesi kapsamında kurumun başvuru ile tescili talep edilen malları yorumlama ve üzerinde işlem yapma yetkisinin bulunduğunu, salt başvuruda bulunulması nedeniyle müvekkilinin kötü niyetli olarak yorumlanamayacağını, müvekkili markası kapsamında yer alan tek ibarenin “SWITZERLAND” ibaresi olmadığını ve tek bir kelimeye dayalı itirazların kabulünün mümkün bulunmadığını, dava konusu olan müvekkil markasının “İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları” için tescil edilmesi nedeniyle tüketicilerin herhangi bir yanılgıya düşmeyeceğini, davacı yanın İsviçre Federal Yasalarına dair yorum ve açıklamalarının Türkiye açısından bir bağlayıcılığı olmaması nedeniyle dikkate alınmaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan mallar yönünden herhangi bir tescil engelinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruda yer verilen "SWITZERLAND” ibaresinin, "İsviçre" anlamına geldiği, bu ibarenin, markanın üzerinde kullanılacağı "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalari, saat kordonları dahil)" malları bakımından "halkı yanıltacak bir ibare" olduğu, davalı Kurumun bu görüş ile 2018/30254 nolu markanın emtia listesini yeniden düzenleyerek listeden (sadece) "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları"nı çıkarttığı, TÜRKPATENT'in görev ve yetkilerini düzenleyen ve dava konusu edilen marka başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmelikte yer alan ilgili mevzuata göre;
TÜRKPATENT’in görev ve yetkisinin, kendisine yapılan sınai mülkiyet hakkı tescil başvurularını, sınai mülkiyet mevzuatı çerçevesinde incelemek, bu mevzuata uygun olup olmadığını re'sen ve/veya itiraz üzerine incelemek, değerlendirmek ve bir idari işlemle birlikte sonuca bağlamak olduğu, yapılan başvurunun mevzuata uygun olmadığı değerlendirildiği noktada, başvuru emtia listesinin bir kısmı veya tamamı için mevzuata uygun bulunarak/bulunmayarak, kısmen veya tamamen tescil edilebilir veya reddedilebileceği, davalı TÜRKPATENT'in, bir marka başvurusunun emtia listesinde yer alan bir kısım malların "niteliğini, cinsini değiştirmek/sınırlandırmak” suretiyle bir işlem tesis ettiği, halbuki mevzuatta, Kurumun gerek Markalar Dairesi Başkanlığı'nın gerekse YİDK’nın, yapılan bir marka başvurusunun emtia listesinde, başvuru sahibinin talebi dışında, yani re'sen veya üçüncü kişilerin itirazı üzerine hareketle, emtiaların cins ve niteliğiyle ilgili olarak herhangi bir müdahale yapma yetkisinin açıkça düzenlenmediği, bu doğrultuda davaya konu 2018/30254 no.lu marka başvurusunun, İsviçre menşeli olsun olmasın tüm saatler ve zaman ölçme cihazları için yapıldığı, bu halde, dava konusu edilen YİDK Kararı'nda, davacının 6769 sayılı Kanun 5/1-f kapsamında yaptığı itirazların İsviçre menşeli olmayan saatler için doğru olduğu değerlendirilerek başvurunun emtia listesinden "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)" emtialarının çıkartılması gerekirken, emtia listesinde re'sen değişikliğe gitmek suretiyle davaya konu kararın tesisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun, yukarıda ifade edilen ve 6769 sayılı Kanun 5/1-f haricinde kalan aynı Kanun'un 5 inci maddesi kapsamındaki diğer mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmadığı, davaya konu marka başvurusu bakımından davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığından kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.
sınıfta bulunan "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." ürünleri bakımından 2019-M-6399 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davaya konu 2018/30254 numaralı markanın 14. sınıfta bulunan "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." ürünleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili, müvekkili başvurusunda yer alan tek ibarenin "swıtzerland" ibaresi olmadığını, buna rağmen tek bir ibare üzerinden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, coğrafi menşe gösteren ibarelerin marka olarak kullanılabileceğinin Yargıtay kararları ile netlik kazandığını, dolayısıyla, müvekkilinin marka başvurusunun içerisinde "swıtzerland" ibaresinin bulunmasında herhangi bir şekilde usul ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazlarında, davaya konu ibarenin kullanılmasının halkı yanıltacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından, TÜRKPATENT'in görev ve yetkisine yönelik yapılan değerlendirmelerin de kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili, davacı tarafça, "Switzerland" ve benzeri ibarelerin kullanımının İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığı, başvuru sahibinin ise İsviçre'de sicile kayıtlı olarak faaliyet gösteren veya bu ülkede üretim yapan bir firma olmadığından bahisle başvuru sahibinin İsviçre'de Markalar ve Menşe İşaretleri Hakkındaki Federal Yasa'da aranan şartları sağlamadığı öne sürülmüş ve bu nedenle başvurunun herhangi bir mal sınırlandırması olmaksızın tümden reddi talep edilmiş ise de İsviçre Federal Yasaları'nın Türkiye açısından bağlayıcı bir niteliği bulunmadığı gibi "great cırcle ernst benz swıtzerland" ibareli başvurunun İsviçre menşeili saatler üzerinde kullanılması halinde herhangi bir yanıltıcılığın söz konusu olmayacağını, markanın tescile aykırı olarak, gerçekte İsviçre menşeli olmayan saatler için kullanılma olasılığının söz konusu olması durumunda iyi niyet karinesi esas olduğundan ve tescile aykırı şekildeki bir kullanım, hükümsüzlük davası, haksız rekabet, vb.
bir davanın konusu olacağından, itiraz sahibinin başvurunun başvuru kapsamındaki tüm mallar için reddi talebinin haklı olmadığını, 6769 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğinin "... Başvuruda Nis Sınıflandırmasında kullanılan genel ifadeleri de içeren genel terimlerin kullanılması halinde, kullanılan ifade veya terim, bunların lafzi anlamının açıkça kapsadığı mal ve hizmetleri içerecek şekilde yorumlanır..." hükmünü içeren 9/(4) bendi uyarınca Kurumun başvuru ile tescili talep edilen malları yorumlama ve üzerinde işlem yapma yetkisinin bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilleri istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun'un 5/1-f maddesi, 25 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042908700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz