Tasarıma Tecavüzün Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1444 E. 2023/4888 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescilsiz tasarım↗ hakkaniyet↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/489 E., 2019/16 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti, meni ve ref'i ile maddi- manevi tazminat asıl, tasarım hükümsüzlüğü birleşen davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararın davacı -birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendi tasarladığı patentli ürünleri Sağlık Bakanlığı'ndan onaylı şekilde ürettiğini, yapılan inceleme sonucunda davalının müvekkiline ait tescilli tasarımı kullandığının ortaya çıktığını, kullanılan bu tasarımın müvekkili tarafından koruma altına alındığını, "Dosto Antalya Ekmek" ibareli kutunun davalı tarafından üretildiğini, söz konusu tasarımın izinsiz olarak üretilmesi, satılması veya kullanılmasının tecavüz kapsamına girdiğini, daha önceden ihtarname vasıtasıyla uyarılmasına rağmen davalının tecavüz teşkil eden faaliyetlerine devam ettiğini ileri sürerek davalının tecavüz teşkil eden faaliyetlerinin men'ini, maddi ve manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kutu ambalaj sektöründe uzun yıllardır müvekkil firma dahil bir çok firma tarafından kullanılan ambalaj ve pastanecilik sektöründe 'pasta kutusu ya da turta kutusu olarak adlandırılan ambalajı, turta kutusu adı altında tescil ettirmek başvurduğunu, söz konusu ambalajın davalı şirket adına tescil ettirildiğini, davalı tarafından tescil ettirilen turta kutusu tasarımının davalı tarafından tasarlanmış olmayıp uzun yıllardır ambalaj ve pastacılık sektöründe kullandığını davanın kabulü ile davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin daha önceden piyasada kullanılmayan bir tasarım ortaya koyarak ipli turta kutusunu ürettiğini, mevzuatlar kapsamında kendisine tanınan hakları kullanarak tasarımını tescil ettirdiğini, davacı tarafından üretilen ipli turta kutusunun uzun yıllardır pastanecilik sektöründe pasta kutusu ya da turta kutusu olarak kullanıldığını ve davacının söz konusu ambalajı haksız bir şekilde kendi adına tescil ettirdiğini, birçok firma tarafından uzun yıllardır kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının aksine, daha önce piyasada benzeri olduğu düşünülen kutuların, müvekkilinin tasarımı ile aynı veya benzer özellikleri göstermediğini, daha önce ilgili hiçbir üretici firmanın, müşteriye kolaylık sağlamak amacıyla kutularda ip kullanarak bir model ortaya koymayı düşünmediğini, müvekkilinin uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda söz konusu tasarımı geliştirdiğini ve müvekkili tasarımının yenilik ve ayrıt edicilik vasıflarına haiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen davanın tescilli tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığından bahisle hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkin olduğundan, öncelikle hükümsüzlük ile değerlendirme yapılması gerektiği, dosya kapsamı ile uyumlu görülen bilirkişi raporuna göre dava konusu tasarımın başvuru tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, davacı-birleşen dosya davalısı adına tescilli tasarım ile dosyaya sunulan 2014 tarihli ürün kataloglarında yer alan ürün örnekleri arasında belirgin farklılıklar bulunmadığı ve benzer olarak algılandıkları, dava konusu tasarımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinde belirtilen şartları taşımadığı ve davacının aynı sektörde faaliyet göstermesi sebebi ile hükümsüzlük talebinde bulunmada menfaati bulunduğu, asıl dava yönünden ise söz konusu tasarımın başvuru tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı yönündeki teknik inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporları birlikte değerlendirilmiş olup 6769 sayılı Kanun uyarınca yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartı ile bu kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı ilkesi dikkate alınacağı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, birleşen dosyada davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumunda kayıtlı 2015/04151 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin farklı bıçak izleri kullanarak tasarım kutuya kapandığı vakit farklı bir görünüm kazandırdığını ve ayrıca tasarlamış olduğu kutuda ip detayını da kullanarak piyasadaki diğer kutulardan farklı bir görünüm elde ettiğini, tasarım başvurusu yapıldığında uzmanlar tarafından incelenerek tescil edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli tasarıma birebir benzer kutuları izinsiz olarak ürettiğini, 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de davalının ürettiği kutuların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, davacının tasarımıyla benzer olduğunun açıkça vurgulandığını, davacı müvekkilinin iş bu tasarımın tescilini alabilmesinin, bahsi geçen turta kutusunun hem açık hem de kapalı şeklinin piyasadaki diğer kutulardan farklı ve piyasada yeni olmasından kaynaklandığını, mahkemenin aldığı rapora dayanarak müvekkilinin tasarımını yok saydığını, her ne kadar davalının öne sürdüğü 2014 tarihli katalog ürünleri ile davacının tescilli turta kutusu tasarımının benzer olduğu sonucuna varılsa da bu iddianın hakkaniyetli olmadığını, müvekkilinin tasarımında ip olduğunu ve piyasadaki diğer turta kutularından farklı bir görünüme sahip olduğunu, mahkeme kararının işin özü anlaşılmadan eksik inceleme ile gerçekleştirildiğini beyanla Mahkeme kararının kaldırılmasını dava ve tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile turta/pasta kutusu tasarımlarında, tasarımcının geniş bir seçenek özgürlüğünün bulunduğu, tasarımda yenilik özelliği olarak getirilen ip unsurunun ve kilit detayında boşluk bulunmamasının ayrıntıda farklılık gösterdiği ve tasarımın yeni ve ayırt edici algılanmasına yeterli olmadığı, birleşen davada davacı tasarımının hükümsüzlüğü ile hükümsüzlük kararı baştan itibaren sonuç doğuracağından asıl davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesi ile davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını, asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada tescilli tasarımına tecavüzün tespiti, meni ve ref'i ile manevi tazminat, birleşen davada ise davacı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğünü talep ettiği, birleşen davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı- birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14165 E. 2016/6000 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj değeri · sovtaj bedeli · sovtaj · olumsuz oy · hasar · vekalet ücreti · teslim
Benzer bu kararda… a işini davalı ...'un gerçekleştirdiğini, araca arkadan davalı ...'ın sürücüsü, davalı şirketin işleteni olduğu tankerin çarpması sonucu çorap kutularının tamamının «hasar» gördüğünü, bir kısım kutuların hasarlı olarak iade edildiğini ileri sürerek, 25.000 TL'nin tahsilini talep etmiş, bilirkişi raporunda toplam çorap kutusunun 1.007.400 adet olduğu, bunlardan 313.750 adedin davacının fabrikasında hasarlı olarak bulunduğu, kutuların tekrar kullanılmasının mümkün olmadığı, «sovtaj değerinin» 2.510 TL edeceği, bu durumda toplam çorap kutusu bedeli olan 30.907 TL'den «sovtaj bedeli» 2.510 TL'nin çıkarılması durumunda tazminat bedelinin 28.397 TL'na tekabül edeceği belirtilmiş, ek raporda ise 313.750 adet çorap kutusunun bedelinin 9.625,85 TL e …
Oysa, davacı taraf çorap kutularının tamamının «hasar» gördüğünü belirterek işbu davayı açmış olup, 313.750 adet hasarlı kutu dışında kalan kısmın davacıya sağlam olarak «teslim» edildiği de ispatlanamadığına göre, mahkemece toplam çorap kutusu bedelinden «sovtaj bedeli» düşülerek bulunacak miktara hükmetmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle toplam çorap kutusu bedelinden, hasarlı olarak davacıya teslim edilen 313.750 adet k …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, çorap kutularının kaza sonrası «hasar» gördüğü, davalıların zarardan sorumlu bulunduğu, toplam çorap kutusu bedeli olan 30.907,03 TL'den, davacı fabrikasında bulunup da kullanılamayacak durumda bulunan …
3-Öte yandan, davacı taraf dava dilekçesinde faiz talep ettiği halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir değerlendirme yapılmadan faize hükmedilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7646 E. 2023/6723 K.
Ortak:hakkaniyet · maddi ve manevi tazminat · dava sebebi · eksik inceleme · dahili dava
İncelediğiniz kararda… yasadaki diğer kutulardan farklı bir görünüm elde ettiğini, tasarım başvurusu yapıldığında uzmanlar tarafından incelenerek tescil edildiğini, davalının müvekkilinin «tescilli tasarıma» birebir benzer kutuları izinsiz olarak ürettiğini, 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de davalının ürettiği kutuların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, davacının tasarımıyla benzer olduğunun açıkça vurgulandığını, davacı müvekkilinin iş bu tasarımın tescilini alabilmesinin, bahsi geçen turta kutusunun hem açık hem de kapalı şeklinin piyasadaki diğer kutulardan farklı ve piyasada yeni olmasından kaynaklandığını, mahkemenin aldığı rapora dayanarak müvekkilinin tasarımını yok saydığını, her ne kadar davalının öne sürdüğü 2014 tarihli katalog ürünleri ile davacının tescilli turta kutusu tasarımının benzer olduğu sonucuna varılsa da bu iddianın «hakkaniyetli» olmadığını, müvekkilinin tasarımında ip olduğunu ve piyasadaki diğer turta kutularından farklı bir görünüme sahip olduğunu, mahkeme kararının işin özü anlaşılmadan «eksik inceleme» ile gerçekleştirildiğini beyanla Mahkeme kararının kaldırılmasını dava ve tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti, meni ve ref'i ile «maddi- manevi tazminat» asıl, tasarım hükümsüzlüğü birleşen davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabülüne karar verilmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kutu ambalaj sektöründe uzun yıllardır müvekkil firma «dahil» bir çok firma tarafından kullanılan ambalaj ve pastanecilik sektöründe 'pasta kutusu ya da turta kutusu olarak adlandırılan ambalajı, turta kutusu adı altında tesc …
Benzer bu karardaŞti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığını, «ıslah» edilen tutarın ve faiz talebinin «zamanaşımına» uğradığını, davacının seçimlik hakkını kullanarak tasarım için tazminat talebinde bulunduğunu, faydalı modele ilişkin tazminata hükmedilmesinin ve talep edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın tamamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, faydalı modele konu ürün ile tasarıma konu ürünün aynı olduğunu, aynı ürün için hem tasarım hem de faydalı model belgesi alındığını, tasarımın başka bir mahkemece hükümsüz kılınmasına rağmen mahkemece faydalı modelin yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, taraflar arasındaki mail yazışmalarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun «eksik inceleme» ile hazırlandığını, faydalı modele konu kartlığın çok daha önceden kamuya sunulduğunu ve kullanıldığını, yeni olmadığını belirterek asıl davada verilen kısmen kabu …
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın davalı ile hiçbir ticari bağlantısı bulunmadığından davanın «husumetten» reddi gerektiğini, müvekkilinin 2007 yılında diğer davalı ...şirketi ile bir Reklam Hizmet Sözleşmesi imzaladığını ve kredi kartlarının müşterilere gönderilmesi için bir kutu tasarlamasını istediğini, diğer davalının yaptığı tasarımın beğenilmesi üzerine ürünlerin «teslim» edildiğini, 30.05.2008 ve 31.07.2008 tarihli faturalarla bedelinin ... şirketine ödendiğini, müvekkili bankanın muhatabının ... ajans olduğunu, «fatura» tarihlerinin, davacının tasarım ve faydalı model başvuru tarihlerinden önce olduğunu, bu ürün kutularının ... ajans tarafından tasarlandığını, kaldı ki bu ürünlerin mekanizmalarının sıradan mekanizmalar olduğunu, müvekkilinin bu kutuların kullanım dışında üretimin hiçbir aşamasına «dahil» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… rarıyla; dava tarihinde davacı adına tescilli faydalı model belgesinin geçerli olduğu, yargılama sırasında 12.05.2016 tarihi itibarıyla yıllık ücreti ödenmediğinden «geçersiz» olduğunun sabit olduğu, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında faydalı model belgesinin yargılama sırasında geçersiz olduğu açıklanmasına rağmen birleşen davada, «davanın konusuz kalması» nedeniyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken hükümsüzlük kararı verilmesinin yerinde olmadığı, her ne kadar yargılama sırasında faydalı model belgesi müddet dolmuşsa da, dava tarihinde geçerli tescili olduğundan ve tescilden kaynaklanan hukuki korumadan yararlanacağından tecavüz iddiası ve tazminat taleplerinin haklı olup olmadığının tespiti yönünden hükümsüzlük incelemesinin yapılması gerektiği, davalının sunduğu delillerin faydalı model belgesinin yeniliğini ortadan kaldırmayacağının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde hem patentten, hem de tasarımdan doğan haklarına tecavüz edildiğini ileri sürdüğü ve «maddi manevi tazminat» talep ettiği, aynı ürünün birden fazla tescil belgesinin koruma kapsamında kalması halinde hakların telahuku (yarışmasının) söz konusu olacağı ve tek bir ihlal eyl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · davanın açılmamış sayılması · tespit davası · istinaf incelemesi · açılmamış sayılma · kazanılmış hak · yenileme · geçersizlik
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı «davanın açılmamış sayılmasına», birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
… rarıyla; dava tarihinde davacı adına tescilli faydalı model belgesinin geçerli olduğu, yargılama sırasında 12.05.2016 tarihi itibarıyla yıllık ücreti ödenmediğinden «geçersiz» olduğunun sabit olduğu, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında faydalı model belgesinin yargılama sırasında geçersiz olduğu açıklanmasına rağmen birleşen davada, «davanın konusuz kalması» nedeniyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken hükümsüzlük kararı verilmesinin yerinde olmadığı, her ne kadar yargılama sırasında faydalı model belgesi müddet dolmuşsa da, dava tarihinde geçerli tescili olduğundan ve tescilden kaynaklanan hukuki korumadan yararlanacağından tecavüz iddiası ve tazminat taleplerinin haklı olup olmadığının tespiti yönünden hükümsüzlük incelemesinin yapılması gerektiği, davalının sunduğu delillerin faydalı model belgesinin yeniliğini ortadan kaldırmayacağının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde hem patentten, hem de tasarımdan doğan haklarına tecavüz edildiğini ileri sürdüğü ve «maddi manevi tazminat» talep ettiği, aynı ürünün birden fazla tescil belgesinin koruma kapsamında kalması halinde hakların telahuku (yarışmasının) söz konusu olacağı ve tek bir ihlal eyl …
… i izleyen beş yıl içinde açılması gerektiği, somut olayda birleşen davanın 25.03.2015 tarihinde açıldığı, hükümsüzlüğü istenilen faydalı model belgesinin ise yıllık «yenileme» ücretinin yatırılmaması sebebiyle 12.05.2016 tarihinde hükümden düştüğü, anılan düzenleme uyarınca faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü yönünden işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken bölge adliye mahkemesince hatalı gerekçe ile bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına» kararı verilmesinin doğru olmadığı, öncelikle faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemi yönünden uyuşmazlık karara bağlanmadan faydalı model belgesine tecavüzün «tespiti davası» yönünden işin esasına girilerek karar verilmesinin de doğru olmadığı, davalıların asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının ise bozma «sebebine» göre şimdilik incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen faydalı modelin hükümsüzlüğü, tasarıma ve faydalı modele tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1444 E. , 2023/4888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/596 Esas, 2021/2181 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/489 E., 2019/16 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti, meni ve ref'i ile maddi- manevi tazminat asıl, tasarım hükümsüzlüğü birleşen davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararın davacı -birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendi tasarladığı patentli ürünleri Sağlık Bakanlığı'ndan onaylı şekilde ürettiğini, yapılan inceleme sonucunda davalının müvekkiline ait tescilli tasarımı kullandığının ortaya çıktığını, kullanılan bu tasarımın müvekkili tarafından koruma altına alındığını, "Dosto Antalya Ekmek" ibareli kutunun davalı tarafından üretildiğini, söz konusu tasarımın izinsiz olarak üretilmesi, satılması veya kullanılmasının tecavüz kapsamına girdiğini, daha önceden ihtarname vasıtasıyla uyarılmasına rağmen davalının tecavüz teşkil eden faaliyetlerine devam ettiğini ileri sürerek davalının tecavüz teşkil eden faaliyetlerinin men'ini, maddi ve manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kutu ambalaj sektöründe uzun yıllardır müvekkil firma dahil bir çok firma tarafından kullanılan ambalaj ve pastanecilik sektöründe 'pasta kutusu ya da turta kutusu olarak adlandırılan ambalajı, turta kutusu adı altında tescil ettirmek başvurduğunu, söz konusu ambalajın davalı şirket adına tescil ettirildiğini, davalı tarafından tescil ettirilen turta kutusu tasarımının davalı tarafından tasarlanmış olmayıp uzun yıllardır ambalaj ve pastacılık sektöründe kullandığını davanın kabulü ile davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin daha önceden piyasada kullanılmayan bir tasarım ortaya koyarak ipli turta kutusunu ürettiğini, mevzuatlar kapsamında kendisine tanınan hakları kullanarak tasarımını tescil ettirdiğini, davacı tarafından üretilen ipli turta kutusunun uzun yıllardır pastanecilik sektöründe pasta kutusu ya da turta kutusu olarak kullanıldığını ve davacının söz konusu ambalajı haksız bir şekilde kendi adına tescil ettirdiğini, birçok firma tarafından uzun yıllardır kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının aksine, daha önce piyasada benzeri olduğu düşünülen kutuların, müvekkilinin tasarımı ile aynı veya benzer özellikleri göstermediğini, daha önce ilgili hiçbir üretici firmanın, müşteriye kolaylık sağlamak amacıyla kutularda ip kullanarak bir model ortaya koymayı düşünmediğini, müvekkilinin uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda söz konusu tasarımı geliştirdiğini ve müvekkili tasarımının yenilik ve ayrıt edicilik vasıflarına haiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen davanın tescilli tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığından bahisle hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkin olduğundan, öncelikle hükümsüzlük ile değerlendirme yapılması gerektiği, dosya kapsamı ile uyumlu görülen bilirkişi raporuna göre dava konusu tasarımın başvuru tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, davacı-birleşen dosya davalısı adına tescilli tasarım ile dosyaya sunulan 2014 tarihli ürün kataloglarında yer alan ürün örnekleri arasında belirgin farklılıklar bulunmadığı ve benzer olarak algılandıkları, dava konusu tasarımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinde belirtilen şartları taşımadığı ve davacının aynı sektörde faaliyet göstermesi sebebi ile hükümsüzlük talebinde bulunmada menfaati bulunduğu, asıl dava yönünden ise söz konusu tasarımın başvuru tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı yönündeki teknik inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporları birlikte değerlendirilmiş olup 6769 sayılı Kanun uyarınca yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartı ile bu kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı ilkesi dikkate alınacağı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, birleşen dosyada davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumunda kayıtlı 2015/04151 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin farklı bıçak izleri kullanarak tasarım kutuya kapandığı vakit farklı bir görünüm kazandırdığını ve ayrıca tasarlamış olduğu kutuda ip detayını da kullanarak piyasadaki diğer kutulardan farklı bir görünüm elde ettiğini, tasarım başvurusu yapıldığında uzmanlar tarafından incelenerek tescil edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli tasarıma birebir benzer kutuları izinsiz olarak ürettiğini, 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de davalının ürettiği kutuların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, davacının tasarımıyla benzer olduğunun açıkça vurgulandığını, davacı müvekkilinin iş bu tasarımın tescilini alabilmesinin, bahsi geçen turta kutusunun hem açık hem de kapalı şeklinin piyasadaki diğer kutulardan farklı ve piyasada yeni olmasından kaynaklandığını, mahkemenin aldığı rapora dayanarak müvekkilinin tasarımını yok saydığını, her ne kadar davalının öne sürdüğü 2014 tarihli katalog ürünleri ile davacının tescilli turta kutusu tasarımının benzer olduğu sonucuna varılsa da bu iddianın hakkaniyetli olmadığını, müvekkilinin tasarımında ip olduğunu ve piyasadaki diğer turta kutularından farklı bir görünüme sahip olduğunu, mahkeme kararının işin özü anlaşılmadan eksik inceleme ile gerçekleştirildiğini beyanla Mahkeme kararının kaldırılmasını dava ve tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile turta/pasta kutusu tasarımlarında, tasarımcının geniş bir seçenek özgürlüğünün bulunduğu, tasarımda yenilik özelliği olarak getirilen ip unsurunun ve kilit detayında boşluk bulunmamasının ayrıntıda farklılık gösterdiği ve tasarımın yeni ve ayırt edici algılanmasına yeterli olmadığı, birleşen davada davacı tasarımının hükümsüzlüğü ile hükümsüzlük kararı baştan itibaren sonuç doğuracağından asıl davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesi ile davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını, asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada tescilli tasarımına tecavüzün tespiti, meni ve ref'i ile manevi tazminat, birleşen davada ise davacı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğünü talep ettiği, birleşen davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı- birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954776100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz