6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mazeret kabulünden sonra yeni duruşma gününün usulüne uygun tebliği zorunluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/980 E. 2023/4134 K. · · İlk derece: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Mazereti kabul edilen tarafa yeni duruşma günü, Tebligat Kanunu'na göre usulüne uygun şekilde bildirilmeden -duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verilmesi HMK'da öngörülmediğinden- tarafın o duruşmaya katılmadığından bahisle dosya işlemden kaldırılamaz ve dava açılmamış sayılamaz.

Ele alınan sorunlar

Mazeret kabul edildikten sonra yeni duruşma günü tebliğ edilmeden davanın açılmamış sayılması → kabul

İddia: Davacı, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini, yazılı yargılama usulüne tabi birleşen dava yönünden açılmamış sayılma kararı verilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Oturumun sonraki tarihe bırakıldığı celsede davacı vekilinin mazeret dilekçesi verdiği ve mahkemece mazeretin kabulü ile duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verildiği; oysa HMK'da duruşma gün ve saatinin UYAP'tan öğrenilmesi usulünün bulunmadığı; mazeret kabul edildiğine göre yeni duruşma gününün davacı vekiline 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre usulüne uygun şekilde bildirilmesi gerektiği; bu bildirim yapılmadan, belirtilen tarihte duruşmaya katılmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılması ve neticede davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı ve bozmayı gerektirdiği.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Mazeret kabulünden sonra yeni duruşma gününün usulüne uygun tebliği yapılmadan davanın açılmamış sayılamayacağı yönünde bozma kararı olup bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın açılmamış sayılması dosyanın işlemden kaldırılması mazeretin kabulü usulüne uygun tebligat UYAP'tan duruşma gününü öğrenme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Kanun — 6100 sayılı Kanun 1506100 sayılı Kanun 320/4 · 7201 sayılı Tebligat Kanunu

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18950 E. 2013/16358 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/502 E. 2018/6405 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Elektronik tebligat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4160 E. 2013/20931 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Pay Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/980 E.  ,  2023/4134 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1971 Esas, 2021/1733 Karar

HÜKÜM

Esastan ret; davanın açılmamış sayılması

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/1112 E., 2021/348 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılması karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin kredi borcuna teminat teşkil etmek üzere tarafların arasında ticari işletme rehni sözleşmesi imzalandığını, ancak İcra Hukuk Mahkemesinde görülen kıymet takdirine itiraz davasında "Fiat Hitachi Hell Loader" olan rehinli unsurların yerinde görülemediğini, davalı şirketin gerekli ihtimamı göstermediğini ve davacının muvafakatı olmadan üçüncü kişiye satılan malzemeler nedeniyle rehin değerinin düştüğünü ileri sürerek bu nispette ek teminat verilmesini, aksi takdirde teminat noksanına tekabül eden tutarın ödenmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada ileri sürdüğü sebeplerle "Silo, Vei Milleniım Mobil, Somun Sökme Sappower, Tesis Scrobe, Çukurova Forklift, Laboratuar, Dizel Forklift, Odaksan, Kum Karıştırıcı" olan rehinli unsurların yerinde görülmediğini ileri sürerek bu nispette ek teminat verilmesini, aksi takdirde teminat noksanına tekabül eden tutarın ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların duruşmaya katılmamaları ve mazerette bildirmemeleri nedeniyle mahkemenin 16.12.2020 tarihli oturumunda dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 inci maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı, davacının yenileme talebi üzerine davanın yenilendiği, yenileme tensip zaptı ve duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edildiği, ancak mahkemenin 16.06.2021 tarihli oturumunda yapılan duruşmaya yine tarafların katılmadıkları ve mazeret dilekçesi de sunmadıkları gerekçesiyle ikinci kez takipsiz bırakılan davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi ve 320 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın basit yargılama usulüne, birleşen davanın ise değeri itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, basit yargılama usulüne tabi olan ticari davalar ile ilgili parasal sınırın 28.07.2020 tarihinde yeniden düzenlendiğini ve 500.000,00 TL'ye yükseltildiğini, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, bununla birlikte 15.03.2018 tarihinden itibaren birleşen davanın ise 28.07.2020 tarihinde basit yargılama usulüne tabi hale geldiği, kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davanın birden fazla takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılacağı, dosyanın ilk defa bu kanun değişikliğinden sonra işlemden kaldırıldığı, bu itibarla asıl ve birleşen dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan davanın yeniden takipsiz bırakıldığı oturumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davada 6100 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi ve 320 inci maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi ve 320 inci maddesinin dördüncü fıkrası

3. Değerlendirme

Dava, rehinli unsurların yerinde görülmemesi nedeniyle teminat noksanına karşılık gelen tutarın ödenmesi ya da ek teminat gösterilmesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince tarafların duruşmaya katılmamaları ve mazeret de bildirmemeleri nedeniyle ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, Bölge adliye mahkemesince asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak, oturumun 16.12.2020 tarihine bırakıldığı 21.10.2020 tarihli celsede, davacı vekilince mazeret dilekçesi verilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne, duruşma gününü davacı vekilinin UYAP'dan öğrenilmesine” karar verilmiştir. Ne var ki, 6100 sayılı Kanun'da duruşma gün ve saatinin UYAP'dan öğrenilmesi usulü bulunmamaktadır.

O halde, Mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, 16.12.2020 tarihli yeni duruşma günü davacı vekiline 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, belirtilen tarihte davacı vekilinin duruşmaya katılmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılması ve neticede yazılı şekilde davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi

KARŞI OY

Davacı vekilinin mazeret dilekçesi üzerine 21.10.2020 tarihli duruşma da mazeretin kabulü ile duruşma gününün uyaptan öğrenilmesine karar verilmiş, bilahare davacı vekilinin müteakip duruşmaya gelmemesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına 16.12.2020 tarihinde karar verilmiş, işlemden kaldırılan dosya ise davacı vekili tarafından 09.02.2021 tarihinde yenilenmiştir. Davanın yenilenmesinden sonra davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi dosyaya konulmuş, mahkemece 08.04.2021 tarihli ara kararı kurulmuştur.

Davacı vekilinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi üzerine bu kez 16.06.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili işbu kararı özetle, asıl davanın basit yargılama, birleşen davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, her davanın, davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, birleşen davanın, davanın açılış tarihi itibariyle basit yargılamaya tabi olmayan birleşen dava yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken birleşen dosyayı da kapsayacak şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasını istemiştir.

Davacının temyiz talebinden içeriği de dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954723500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1971 E. 2021/1733 K.

Basit yargılama usulüne geçişte ikinci takipsizlikte açılmamış sayılma

Gerekçe özeti

Bir davanın işlemden kaldırılıp yenilenmesinden sonra ikinci kez takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılma sonucunun uygulanabilmesi için, işlemden kaldırma kararının verildiği tarihte dosyanın hangi yargılama usulüne tabi olduğu esas alınır; dava açıldığı tarihte yazılı yargılama usulüne tabi olsa da, işlemden kaldırma tarihinde yürürlükte olan kanun değişikliği ile (tamamlanmamış usul işlemlerine derhal uygulanma ilkesi gereği) basit yargılama usulüne tabi hale gelmişse, HMK 320/4 uygulanarak dava açılmamış sayılır.

Emsal değeri

Yargılama usulüne ilişkin parasal sınır değişikliklerinin, dava açıldığı tarihte değil, işlemden kaldırma/açılmamış sayılma anında yürürlükte olan usul hükümlerine göre (HMK 448 derhal uygulanma ilkesi) değerlendirileceği yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: açılmamış sayılma basit yargılama usulü yazılı yargılama usulü işlemden kaldırma derhal uygulanma ilkesi ticari işletme rehni

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1971

KARAR NO 2021/1733

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/06/2021

NUMARASI 2017/1112 Esas - 2021/348 Karar

ASIL - BİRLEŞEN DAVA: Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/11/2021

Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında davalı şirketin kredi borcuna teminat teşkil etmek üzere 09/08/2016 tarihli ticari işletme rehni sözleşmesi düzenlendiği, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinde rehne dahil unsurlar listesinde yer alan "..." isimli makinenin bulunmadığını, davalı şirket yetkilisi tarafından bahse konu makinenin arızalanması nedeniyle satıldığının beyan edildiğini ileri sürerek müvekkilinin muvafakatı olmadan satılan makine nedeniyle rehin değerinin düştüğü nispette ek teminat verilmesini, aksi halde noksan tutara tekabül eden bedelin ödenmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili,davalı borçlu hakkında başlatılan ticari işletme rehninin paraya çevrilmesi için başlatılan icra takibinde "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..."nın mahallinde bulunmadığını, paratonerin ise hasarlı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin gerekli ihtimamı göstermemesi ve müvekkilinin muvafakatı olmadan üçüncü kişiye satılan malzemeler nedeniyle rehin değerinin düştüğü nispette ek teminat verilmesini, aksi takdirde teminat noksanına tekabül eden tutarın ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, tarafların duruşmaya katılmamaları ve mazerette bildirmemeleri nedeniyle 16/12/2020 tarihli oturumunda dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacının yenileme talebi üzerine davanın yenilendiği, ancak 16/06/2021 tarihli oturumda yapılan duruşmaya yine tarafların katılmadıkları ve mazeret dilekçesi de sunmadıkları gerekçesiyle taraflarca takip edilmeyen asıl ve birleşen davanın HMK 150. Madde ve HMK 320/4 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; asıl davanın basit yargılama usulüne, birleşen davanın ise değeri itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, birleşen davanın açıldığı 09/10/2018 tarihi itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, basit yargılama usulüne tabi olan ticari davalar ile ilgili parasal sınırın 28/07/2020 tarihinde yeniden düzenlendiğini ve 500.000-TL'ye yükseltildiğini, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari işletme rehni nedeniyle teminat gösterilmesi, olmadığı takdirde tazminat ödenmesi istemine ilişkindir. HMK.'nın 150/6 maddesine göre İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. HMK nun 320/4. maddesi hükmü uyarınca da basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır. 6102 sayılı kanunun 4/2.maddesinde 7101 sayılı kanun ile yapılan değişiklik 15.03.2018 tarihinde yürürlüğe girmiş olup “...miktar veya değeri yüz bin TLni geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulacağı düzenlenmiş, 7251 Sayılı kanunla yapılan değişiklik sonucunda 28/07/2020 tarihinden itibaren bu miktar 500.000-TL'ye yükseltilmiştir.

HMK'nın 448. maddesi gereğince bu kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. Yeni usul hükümlerinin kanunda aksine bir düzenleme getirilmediği takdirde tamamlanmış usul işlemlerine bir etkisi olmayacak, önceki kanuna göre yapılmış ve tamamlanmış olan işlemler geçerliğini koruyacaktır. Buna karşın tamamlanmamış usul işlemleri yeni kanun hükümlerine göre yapılacaktır. Asıl dava 26/12/2017 tarihinde, birleşen dava ise 09/10/2018 tarihinde açılmış olup, açıldığı tarih itibariyle her iki dava da yazılı yargılama usulüne tabidir. Bununla birlikte 15/03/2018 tarihinden itibaren, birleşen dava ise 28/07/2020 tarihinde basit yargılama usulüne tabi hale gelmiştir. Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren HMK'nun 320/4 maddesi uyarınca davanın birden fazla takipsiz bırakılması halinde dava açılmamış sayılacaktır.

Dosya da ilk defa bu kanun değişikliğinden sonra, 16/12/2020 tarihinde işlemden kaldırılmıştır. Bu itibarla asıl ve birleşen dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan 16/12/2020 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırılmasına, davanın yeniden takipsiz bırakıldığı 10/06/2021 tarihli oturumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.