YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5724 E. 2023/5622 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2018 tarih ve 2017/133 E., 2018/180 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2020 tarih ve 2019/177 E., 2020/510 K. sayılı kararıyla; davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.03.2022 tarih ve 2020/7103 E., 2022/1437 K. sayılı kararıyla davacıya ait “... Çanta” markasının özellikle 35.sınıfın 18.sınıfa özgülenmiş hali bakımından İlk Derece Mahkemesince de isabetle değerlendirildiği üzere, tanınmışlığı ve kullanım yoluyla ayırtediciliği bulunduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davacıya ait “... Çanta” markasının, 18. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden kullanım yoluyla ayırt ediciliği bulunmakta olup, iltibas değerlendirmesinde bu durumun gözetilmesi gerektiği, buna göre, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi, dava konusu marka başvurusunda da asli unsur olarak kullanıldığı, davacı markaları 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden, kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığından, bu hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmaktadır. O halde, sayılan hizmetler yönünden YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü koşulları gerçekleşmiş olup, Dairemizce bu yönde hüküm kurulmuş, sayılan hizmetler dışında kalan hizmetler yönünden ise Dairemizin önceki kararına yönelik bir bozma yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, diğer davalının başvuru markasında itiraz markalarıyla kıyaslanamayacak derecede farklı şekil unsuru ve renk kombinasyonu bulunduğunu, davacının itiraz markalarının hiçbirisinde yer almayan “salt” gibi sözcük/ibarenin mevcut olduğunu, ihtilaf konusu markalarda ortak unsur şeklinde yer alan “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakeme Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7103 E. 2022/1437 K.
Ortak:istinaf incelemesi · kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaÇanta” markasının, 18. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden kullanım yoluyla «ayırt ediciliği» bulunmakta olup, «iltibas» değerlendirmesinde bu durumun gözetilmesi gerektiği, buna göre, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi, dava konusu marka başvurusunda da asli u …
… ri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden, kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığından, bu hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmaktadır.
… n itiraz markalarının hiçbirisinde yer almayan “salt” gibi sözcük/ibarenin mevcut olduğunu, ihtilaf konusu markalarda ortak unsur şeklinde yer alan “...” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, dava konusu YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "salt+şekil" ibaresinin başvuruya bir «ayırt edicilik» kazandırdığı, taraf markalarında ortak unsurun “MODA” ibaresi olduğu ve kelime anlamıyla toplumun tüketim trendlerini belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlandığı, bu nedenle “MODA” ibaresinin giyim ve aksesuar ürünleri ile bu ürünlerin 35.sınıfta yer alan perakendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, dolayısıyla "Moda" ibaresi nitelik ve değer belirten işaretlerden olduğundan tanımlayıcı bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağından davalı şahsın “saltModa+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmesine hukuken bir engel bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile «katılma yoluyla istinaf» başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı k …
… lirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete ait “MODA ÇANTA” ibareli markanın mahkeme kararları ile de sabit olunan kullanım sonucunda kazanılmış bir «ayırt edicilik» özelliğinin bulunduğu, "saltModa+ şekil"ibareli davalı şahsa ait markanın “Moda” ibaresinin ilk harfinin büyük yazımı nedeniyle birleşik bir marka olmaktan «ziyade» iki ayrı kelimeden oluşan bir marka izlenimi verdiği, görsel bakımdan “Moda” ibaresinin ilk bakışta daha çok dikkat çekecek şekilde yer aldığının gözlemlendiği, da …
… nlerin 35.sınıfta yer alan parekendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı olduğu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağından, ilk derece mahkemesi kararı «kaldırılıp yeniden» hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:katılma yoluyla istinaf · ziya · ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… metleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından «ortalama tüketici» nezdinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan ve benzer olmadığı kanaatine varılan hizmetler üzerinde “SALTMODA” ibaresini gören ortalama düzeyde tüketicinin bu markayı direkt olarak davacı şirketin “MODA ÇANTA” ibareli markaları ile ilişkilendirme ihtimalinin zayıf olduğu , 556 sayılı KHK’nın 8/4 kapsamında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaat oluşmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğu yönünde bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulu ile TPMK YİDK'nın 2017-M-775 sayılı kararının 35.sınıfta yer alan ve yukarıda belirtilen m …
… lirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete ait “MODA ÇANTA” ibareli markanın mahkeme kararları ile de sabit olunan kullanım sonucunda kazanılmış bir «ayırt edicilik» özelliğinin bulunduğu, "saltModa+ şekil"ibareli davalı şahsa ait markanın “Moda” ibaresinin ilk harfinin büyük yazımı nedeniyle birleşik bir marka olmaktan «ziyade» iki ayrı kelimeden oluşan bir marka izlenimi verdiği, görsel bakımdan “Moda” ibaresinin ilk bakışta daha çok dikkat çekecek şekilde yer aldığının gözlemlendiği, da …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "salt+şekil" ibaresinin başvuruya bir «ayırt edicilik» kazandırdığı, taraf markalarında ortak unsurun “MODA” ibaresi olduğu ve kelime anlamıyla toplumun tüketim trendlerini belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlandığı, bu nedenle “MODA” ibaresinin giyim ve aksesuar ürünleri ile bu ürünlerin 35.sınıfta yer alan perakendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, dolayısıyla "Moda" ibaresi nitelik ve değer belirten işaretlerden olduğundan tanımlayıcı bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağından davalı şahsın “saltModa+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmesine hukuken bir engel bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile «katılma yoluyla istinaf» başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4295 E. 2022/8140 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaÇanta” markasının, 18. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden kullanım yoluyla «ayırt ediciliği» bulunmakta olup, «iltibas» değerlendirmesinde bu durumun gözetilmesi gerektiği, buna göre, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi, dava konusu marka başvurusunda da asli u …
… ri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden, kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığından, bu hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmaktadır.
… n itiraz markalarının hiçbirisinde yer almayan “salt” gibi sözcük/ibarenin mevcut olduğunu, ihtilaf konusu markalarda ortak unsur şeklinde yer alan “...” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, dava konusu YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
… rlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, başvuru kapsamındaki 18. sınıftaki emtianın davacının iti …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6020 E. 2024/2458 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaÇanta” markasının, 18. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden kullanım yoluyla «ayırt ediciliği» bulunmakta olup, «iltibas» değerlendirmesinde bu durumun gözetilmesi gerektiği, buna göre, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi, dava konusu marka başvurusunda da asli u …
… ri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden, kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığından, bu hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmaktadır.
… n itiraz markalarının hiçbirisinde yer almayan “salt” gibi sözcük/ibarenin mevcut olduğunu, ihtilaf konusu markalarda ortak unsur şeklinde yer alan “...” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, dava konusu YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… iresi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruda farklı olarak yer verilen "tango" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» çok düşük olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olmaları nedeniyle de başvurunun reddi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2018-M-3293 sayılı kararının 18. sın …
İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "MODA" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu ve bu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddin …
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait "moda tango moda, tango ile başlar" markanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, tescil edilmiş olmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığını savunarak haksız ve «kötüniyetli» davanın reddini istemiştir.
… ulüne karar verildiği halde İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı gerçek kişiler tarafından istinaf edilmediği, davalı ...'in istinaf itirazları ile YİDK kararının «iptali davası» yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıları ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıtılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, markanın hükümsüzlüğü istemli davanın kabulü ile dava konusu 2017/53587 sayılı mark …
… haiz olmadığını, davalı markasını meydana getiren "TANGO" ibaresinin ise ayırt edilme kabiliyetinin düşük olduğunun, "moda tango moda, tango ile başlar" markasının «ayırt ediciliği» olmamakla bu markanın tescilinin hukuken mümkün olmadığını, davalının, tüketici nezdinde markasının müvekkili markanın seri marka olduğu yönünde algı yaratmak ve müvekkili markasının piyasadaki tanınmışlığından faydalanmak amacı ile "moda tango moda, tango ile başlar" markasının tescilini talep ettiğini, davalının ve müvekkilinin sattığı çantaların lüks olmadığı, uygun fiyatlı ürünler olduğu gözönünde bulundurulduğunda dikkat düzeyi düşük «ortalama tüketicinin» markaları karıştırmasının yüksek bir ihtimal olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olması sebebiyle davalının tescil talebinin sınıf ayrımı gözetilmeden reddedil …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6652 E. 2023/2038 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaÇanta” markasının, 18. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden kullanım yoluyla «ayırt ediciliği» bulunmakta olup, «iltibas» değerlendirmesinde bu durumun gözetilmesi gerektiği, buna göre, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi, dava konusu marka başvurusunda da asli u …
… ri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden, kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığından, bu hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmaktadır.
… n itiraz markalarının hiçbirisinde yer almayan “salt” gibi sözcük/ibarenin mevcut olduğunu, ihtilaf konusu markalarda ortak unsur şeklinde yer alan “...” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, dava konusu YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… irkişi raporunda belirtildiği üzere davacının itirazına mesnet 2014/29502 ve 2011/107925 sayılı markaları dava konusu başvuru tarihi itibariyle hükümden düştüğünden «iltibas» değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, davacının itirazına mesnet diğer markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin dava konusu başvuru kapsamında yer alan 18, 25 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerle aynı tür olduğu, taraf markalarında "MODA" kelimesinin asıl unsur olarak yer aldığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücünün de dikkate alınması gerektiği, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibarelerin karşılaştırmada dikkate alı …
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda orta olarak yer alan "MODA" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · denetime elverişlilik · ortalama tüketici · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaFikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/115 E., 2019/«258» K.
… ğerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili şirkete ait “moda” ibareli markaların ülke genelinde tanınmış marka olduğunu, ayırt edilme kabiliyeti «son» derece düşük olan MODA ve Avrupa dillerinde deri anlamına gelen PELLE kelimesinden oluşan “MODA PELLE” markasının tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek Türk P …
… reli marka başvurusuyla davacının "MODA" ibareli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan tüm mallar / hizmetler yönünden görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar / hizmetler için ayırdığı satın alma, faydalanma süresi iç …
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ayrıntılı, «denetime elverişli» ve çelişki bulunmayan bilirkişi raporuna aykırı olarak davacı iddialarına dayalı olarak karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, taraf markalarının benzer olmadı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5724 E. , 2023/5622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/743 Esas, 2022/825 Karar
HÜKÜM
Kısmen Kabul
MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabuüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014/29502, 2011/107928, 2010/39505, 2009/23984, 2008/11717, 2005/42074, 2011/107925 sayılı ve "...", "mdç ...", "monda çanta", "... çanta kemer+şekil", "... çanta kemer sanayi ve ticaret ltd.şti.", "mdç ...", "... çanta kemer" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile benzer nitelikteki “salt...+şekil” ibaresini 35/01, 02, 03, 04, 05 sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere TPMK'e başvurduğunu, 2015/108907 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine, müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2017-M-775 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2018 tarih ve 2017/133 E., 2018/180 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2020 tarih ve 2019/177 E., 2020/510 K. sayılı kararıyla; davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.03.2022 tarih ve 2020/7103 E., 2022/1437 K. sayılı kararıyla davacıya ait “... Çanta” markasının özellikle 35.sınıfın 18.sınıfa özgülenmiş hali bakımından İlk Derece Mahkemesince de isabetle değerlendirildiği üzere, tanınmışlığı ve kullanım yoluyla ayırtediciliği bulunduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davacıya ait “... Çanta” markasının, 18. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden kullanım yoluyla ayırt ediciliği bulunmakta olup, iltibas değerlendirmesinde bu durumun gözetilmesi gerektiği, buna göre, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi, dava konusu marka başvurusunda da asli unsur olarak kullanıldığı, davacı markaları 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler.
Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden, kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığından, bu hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmaktadır. O halde, sayılan hizmetler yönünden YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü koşulları gerçekleşmiş olup, Dairemizce bu yönde hüküm kurulmuş, sayılan hizmetler dışında kalan hizmetler yönünden ise Dairemizin önceki kararına yönelik bir bozma yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, diğer davalının başvuru markasında itiraz markalarıyla kıyaslanamayacak derecede farklı şekil unsuru ve renk kombinasyonu bulunduğunu, davacının itiraz markalarının hiçbirisinde yer almayan “salt” gibi sözcük/ibarenin mevcut olduğunu, ihtilaf konusu markalarda ortak unsur şeklinde yer alan “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakeme Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı TPMK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954673900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz