Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5668 E. 2023/5611 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının yokluğu↗ maddi hatanın düzeltilmesi↗ yoklukla malul karar↗ kayyım atanması↗ şirket müdürlüğü↗ yokluk↗ kayyım↗ olağanüstü genel kurul↗ şirket müdürü↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ maddi hata↗ ihtiyati tedbir↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ rücu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/2193 E., 2018/422 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen genel kurul kararının yokluğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin %51 hissesine emaneten sahip olan ...'ın, şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasını talep ettiği halde şirket müdürü tarafından şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmadığını iddia ederek genel kurulun toplantıya çağrılması talebiyle Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/39 E. sayılı dosyasıyla dava açtığını, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, ...'ın kendiliğinden toplantı tertip etmeye kalkıştığını ve bu yönde 31 Mayıs 2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde olağanüstü genel kurul toplantısı çağrısı yaparak yine ayrıca müvekkillerine de bu yönde çağrı kağıdı gönderdiğini, 18.06.2016 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığını, mahkemece genel kurulun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesi gereği toplantıya çağrılmasına karar verilmesi nedeniyle olağanüstü genel kurul toplantısının sadece mahkemece görevlendirilecek kayyım tarafından yapılabileceğini, kayyım tarafından tertip edilmeyen genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunu, toplantıyı kendi başına tertip eden ...'ın şirket hissesini emaneten elinde bulundurduğunu ileri sürerek davalı şirketin 18.06.2016 tarihli genel kurul kararlarının yokluk halinin tespitini ve bu halin Malatya Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ve ilanını, dava dışı ...’ın şirket müdürlüğü görevinin iptaline karar verilmesini, tedbiren dava boyunca daha önce şirket müdürü olarak görev yapan Mehmet Fatih Karubulut’un şirket müdürü olarak görevine devam etmesine, şirket uhdesinde bulunan 7420 sicil numaralı sahanın devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
2.Asli müdahil vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile ihtiyati tedbirin tüm sonuçlarıyla kaldırılmasını, tedbir ile ilgili alınan tüm kararlardan rücu edilerek ilgili yerlere müzekkere yazılmasını ve müvekkili lehine alınacak kararların Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2018 tarihli ve 2016/2193 E., 2018/422 K. sayılı kararıyla; görülmekte olan davaya dayanak olan Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/39 E. sayılı dosyasının Yargıtay incelemesi sonucunda verilen kararın kesinleşmiş olduğu, buna göre bir kararın kesinlik kazanmasından sonra uyuşmazlığın çözümlenmesi nedeniyle başka bir yöntem kullanarak mahkeme önüne getirilmesinin hukuk sisteminde kabul görmeyeceği, davacının davasında haksız olduğu, asli müdahilin davasında haklılığını kanıtladığı gerekçesiyle davacıların davasının reddine, asli müdahilin davasının kabulüne, davacının talebi ile Maden İşleri Genel Müdürlüğündeki sahanın devir edilmemesi için konulan tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2018/1763 E., 2019/1228 K. sayılı kararıyla; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararları ile Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/39 E., 2015/255 K. sayılı kararı ile verilen şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına ilişkin kararının yasal dayanağının 6102 sayılı Kanun'un 410 uncu maddesinin ikinci fıkrası olduğunun belirtildiği, ayrıca karar içeriğinde mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 538 inci maddesi kapsamında genel kurulun toplantıya çağrılması hususunda aranan tüm koşulların somut olayda gerçekleştiğinin işaret edildiği, şirket genel kurul toplantısının 6102 sayılı Kanun'un 410 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılması gerektiği, Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/39 E., 2015/255 K. sayılı dosyası ile görülen davada davacı olan şirket ortağı ...'ın toplantı çağrısı yapma yetkisi bulunduğunun kabulü gerektiği, ancak asli müdahil ... vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu dilekçede davanın reddi ve mahkemece verilen tedbir kararlarının kaldırılması talebi dışında dava olarak nitelendirilebilecek herhangi bir talebinin bulunmadığı, gerekçeli kararda da sadece asli müdahilin davasının kabulüne denildiği, kabul edilen dava nedeniyle taraflara yüklenen borç ve tanınan haklara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına; davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.02.2022 tarih, 2020/1052 E. ve 2022/763 K. sayılı kararıyla Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 2006/39 E. sayılı dosya ile görülen davada verilen kararda 6102 sayılı Kanunun 412 nci maddesine vurgu yapılmış ise de, çağrı yapmaya davacı yetkilendirilmediği gibi kayyım da atanmadığı, mahkemece yetki verilmemesine rağmen ...'ın genel kurulu toplantıya çağırdığı, sadece kendisinin katılımıyla toplantı yaparak mevcut müdürü azlettiği gibi kendisini de müdür seçmediği, şirket ortağı ... çağrı konusunda yetkilendirilmediğinden, yok hükmündeki çağrıya dayanılarak yapılan toplantıda alınan kararlar da yok hükmünde olacağından davanın kabulü gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çağrı yapmaya davacı yetkilendirilmediği gibi kayyım da atanmadığı, mahkemece yetki verilmemesine rağmen ...'ın genel kurulu toplantıya çağırdığı, sadece kendisinin katılımıyla toplantı yaparak mevcut müdürü azletiği gibi kendisini de müdür seçmediği, şirket ortağı ... çağrı konusunda yetkilendirilmediğinden, yok hükmündeki çağrıya dayanılarak yapılan toplantıda alınan kararlar da yok hükmünde olacağı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların davasının kabulü ile, İmrün Endüstri Mineral Mikronize Öğütme San ve Tic. Ltd. Şti.'nin 18.06.2016 tarihli genel kurul kararının yoklukla batıl olduğunun tespiti ile, bu durumun Malatya Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, yoklukla batıl olduğu tespit olunan dava konusu 18.06.2016 tarihli genel kurul kararı ile şirket müdürü olarak atanan ...'ın şirket müdürlüğü görevinin iptaline, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak 7420 sicil numaralı sahanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesiyle ilgili tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; genel kurul toplantısı yapılmasına dayanak Malatya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/39 E. sayılı dosyasındaki Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2017/3970 K., 2017/6516 K. sayılı maddi hatanın düzeltilmesi ile ilgili kararında belirtildiği üzere, kayyum tayini talebinden vazgeçildiğinden, davanın açıkça limited şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin istemine ilişkin olduğu nitelemesinin dikkate alınacağını, müvekkilinin Yargıtay kararındaki nitelemesini gözeterek toplantıyı tertip ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 18.06.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınana kararların yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanunun 410 ve 412 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Istinaf başvurusunun usulden reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/85 E. 2022/39 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun usulden reddi · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu yapılan kararın «kesin» olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin «istinaf başvurusunun usulden reddine» karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebepler ile ilk derece mahkemesince verilen kararın «kesin» olduğu yönündeki tespitin usul ve yasaya uygun olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/463 E. 2018/5685 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · olağanüstü genel kurul · limited şirket
İncelediğiniz kararda… , mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, ...'ın kendiliğinden toplantı tertip etmeye kalkıştığını ve bu yönde 31 Mayıs 2016 tarihli «ticaret sicil» gazetesinde «olağanüstü genel kurul» toplantısı çağrısı yaparak yine ayrıca müvekkillerine de bu yönde çağrı kağıdı gönderdiğini, 18.06.2016 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığını, mahkemece genel kurulun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesi gereği toplantıya çağrılmasına karar verilmesi nedeniyle olağanüstü genel kurul toplantısının sadece mahkemece «görevlendirilecek» «kayyım» tarafından yapılabileceğini, kayyım tarafından tertip edilmeyen genel kurul toplantısının «yoklukla malul» olduğunu, toplantıyı kendi başına tertip eden ...'ın şirket hissesini emaneten elinde bulundurduğunu ileri sürerek davalı şirketin 18.06.2016 tarihli genel kurul kararlarının yokluk halinin tespitini ve bu halin Malatya Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ve «ilanını», dava dışı ...’ın «şirket müdürlüğü» görevinin iptaline karar verilmesini, tedbiren dava boyunca daha önce «şirket müdürü» olarak görev yapan Mehmet Fatih Karubulut’un şirket müdürü olarak görevine devam etmesine, şirket uhdesinde bulunan 7420 sicil numaralı sahanın devrinin önlenmesi için «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 18.06.2016 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınana kararların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Şti.'nin 18.06.2016 tarihli genel kurul kararının «yoklukla» batıl olduğunun tespiti ile, bu durumun Malatya Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve «ilanına», yoklukla batıl olduğu tespit olunan dava konusu 18.06.2016 tarihli genel kurul kararı ile «şirket müdürü» olarak atanan ...'ın «şirket müdürlüğü» görevinin iptaline, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak 7420 sicil numaralı sahanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesiyle ilgili tedbir kararının kararı …
Benzer bu karardaDava, davalı şirketin «olağanüstü genel kurul» toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «genel kurula çağrı» işlemlerinin usule uygun yapılmamış olmasının genel kurulda alınan kararların «yoklukla malul» olduğu sonucunu doğurmayacağı, usulsüz çağrı ve bu çağrıya muhatap olan ortakların «iptal davası» açma «yetkisinin» bulunduğu, «genel kurul kararlarının iptali» için bu kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun da ispatının gerektiği, tek başına toplantıya çağrıdaki usulsüzlüğün iptal nedeni olmadığı, davacının toplantıya katılmamasının toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği, başkaca yoklukla sakatlık iddiasının bulunmadığı, davacı tarafça başkaca iptal nedeninin iddia ve ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine …
Limited şirketlerde «olağanüstü genel kurulun» toplantıya çağrılması 6102 sayılı ...'nın 617. maddesinde düzenlenmiş olup anılan düzenlemeye göre “Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır.” Dava dosyasının incelenmesinde «genel kurula çağrı» yapan ... ve ... isimli kişilerin, 6102 sayılı ...'nın 617. maddesinde belirtilen kişilerden olmadığından bu kişilerin «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkisi yoktur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurula çağrı · genel kurulu toplantıya çağırma · objektif iyiniyet · karar nisabı · iyiniyet kuralı · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «genel kurula çağrı» işlemlerinin usule uygun yapılmamış olmasının genel kurulda alınan kararların «yoklukla malul» olduğu sonucunu doğurmayacağı, usulsüz çağrı ve bu çağrıya muhatap olan ortakların «iptal davası» açma «yetkisinin» bulunduğu, «genel kurul kararlarının iptali» için bu kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun da ispatının gerektiği, tek başına toplantıya çağrıdaki usulsüzlüğün iptal nedeni olmadığı, davacının toplantıya katılmamasının toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği, başkaca yoklukla sakatlık iddiasının bulunmadığı, davacı tarafça başkaca iptal nedeninin iddia ve ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine …
Limited şirketlerde «olağanüstü genel kurulun» toplantıya çağrılması 6102 sayılı ...'nın 617. maddesinde düzenlenmiş olup anılan düzenlemeye göre “Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır.” Dava dosyasının incelenmesinde «genel kurula çağrı» yapan ... ve ... isimli kişilerin, 6102 sayılı ...'nın 617. maddesinde belirtilen kişilerden olmadığından bu kişilerin «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkisi yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3475 E. 2015/10856 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · ticaret sicili · yetki · ilan · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… , mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, ...'ın kendiliğinden toplantı tertip etmeye kalkıştığını ve bu yönde 31 Mayıs 2016 tarihli «ticaret sicil» gazetesinde «olağanüstü genel kurul» toplantısı çağrısı yaparak yine ayrıca müvekkillerine de bu yönde çağrı kağıdı gönderdiğini, 18.06.2016 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığını, mahkemece genel kurulun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesi gereği toplantıya çağrılmasına karar verilmesi nedeniyle olağanüstü genel kurul toplantısının sadece mahkemece «görevlendirilecek» «kayyım» tarafından yapılabileceğini, kayyım tarafından tertip edilmeyen genel kurul toplantısının «yoklukla malul» olduğunu, toplantıyı kendi başına tertip eden ...'ın şirket hissesini emaneten elinde bulundurduğunu ileri sürerek davalı şirketin 18.06.2016 tarihli genel kurul kararlarının yokluk halinin tespitini ve bu halin Malatya Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ve «ilanını», dava dışı ...’ın «şirket müdürlüğü» görevinin iptaline karar verilmesini, tedbiren dava boyunca daha önce «şirket müdürü» olarak görev yapan Mehmet Fatih Karubulut’un şirket müdürü olarak görevine devam etmesine, şirket uhdesinde bulunan 7420 sicil numaralı sahanın devrinin önlenmesi için «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini talep etmiştir.
Şti.'nin 18.06.2016 tarihli genel kurul kararının «yoklukla» batıl olduğunun tespiti ile, bu durumun Malatya Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve «ilanına», yoklukla batıl olduğu tespit olunan dava konusu 18.06.2016 tarihli genel kurul kararı ile «şirket müdürü» olarak atanan ...'ın «şirket müdürlüğü» görevinin iptaline, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak 7420 sicil numaralı sahanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesiyle ilgili tedbir kararının kararı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 18.06.2016 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınana kararların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı tarafça, çağrıya dair mahkeme kararının bozulduğu ve 18/04/2003 tarihli kararın bu nedenle «yoklukla malul» olduğu iddia edilmiş ise de, bundan sonraki tarihlerde yapılan ve dava konusu olan genel kurullarda çağrıyı kimin veya kimlerin yaptığı ve bu genel kurula çağrıda ne gibi bir usulsüzlük bulunduğu açıklanmamıştır.
Bu durumda, «yetkisiz» kimselerin daveti üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların TTK'nın 370. maddesindeki halin gerçekleşmemiş olması koşuluyla «yoklukla malul» olduğu gözetilmek suretiyle dava konusu edilen her üç genel kurul kararı da bu doğrultuda incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde ve «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… nimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iptali talep edilen 18/04/2003, 25/05/2005 ve 25/01/2008 tarihli genel kurul toplantılarında toplantıya çağrı «ilanlarının» Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve yerel gazetelerde yapıldığı, davacı «hamiline» yazılı pay sahibi olduğundan ve şirkete «tebligat» için adres bildirmediğinden kendisine toplantının iadeli «taahhütlü» olarak bildirilmesinin gerekmediği, bu durumda olan «pay sahipleri» için toplantıya çağrının ilanla yapılmasının yeterli olduğu, toplantıya yapılan çağrıların kanuna ve ana sözleşmeye uygun yapılmasına rağmen davacının toplantılara iştirak etmediği, yapılan çağrıların usulsüz olduğunun ispatlanamadığı, «hamiline yazılı pay senedi» sahibi olan davacının genel kurulların toplantı günlerinden en geç 1 gün önce bu senetlere «zilyet» olduğunu ve giriş kartı da aldığını ispatlayamadığı gibi, kendisine taahhütlü posta ile çağrının gönderilmesi için adres bildirdiğini de ispatlayamadığından çağrıs …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamiline yazılı pay senedi · genel kurulu toplantıya çağırma · zilyetlik · pay sahipliği · genel kurul kararının iptali · hamil · anonim şirket · tebligat
Benzer bu kararda… nimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iptali talep edilen 18/04/2003, 25/05/2005 ve 25/01/2008 tarihli genel kurul toplantılarında toplantıya çağrı «ilanlarının» Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve yerel gazetelerde yapıldığı, davacı «hamiline» yazılı pay sahibi olduğundan ve şirkete «tebligat» için adres bildirmediğinden kendisine toplantının iadeli «taahhütlü» olarak bildirilmesinin gerekmediği, bu durumda olan «pay sahipleri» için toplantıya çağrının ilanla yapılmasının yeterli olduğu, toplantıya yapılan çağrıların kanuna ve ana sözleşmeye uygun yapılmasına rağmen davacının toplantılara iştirak etmediği, yapılan çağrıların usulsüz olduğunun ispatlanamadığı, «hamiline yazılı pay senedi» sahibi olan davacının genel kurulların toplantı günlerinden en geç 1 gün önce bu senetlere «zilyet» olduğunu ve giriş kartı da aldığını ispatlayamadığı gibi, kendisine taahhütlü posta ile çağrının gönderilmesi için adres bildirdiğini de ispatlayamadığından çağrıs …
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Anonim şirketlerde «genel kurulu toplantıya çağırmaya» salahiyetli olanlar; «yönetim kurulu», denetim kurulu ve ayrıca TTK'nın 367. maddesi gereğince mahkemeden izin alan «pay sahipleri» olup, davete yetkili olmayanın yapmış olduğu çağrı nedeniyle yapılan genel kurulda alınan kararlar yok hükmündedir.
1-Her ne kadar, «genel kurul kararlarının iptali» istemli olarak şirket ile birlikte gerçek kişi davalılara da «husumet» yöneltilmek suretiyle işbu dava açılmış ise de, husumetin davalı Şirket'e yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, gerçek kişi davalılar yönünden davanın husumetten r …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5668 E. , 2023/5611 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/840 E., 2022/1134 K.
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/2193 E., 2018/422 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen genel kurul kararının yokluğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin %51 hissesine emaneten sahip olan ...'ın, şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasını talep ettiği halde şirket müdürü tarafından şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmadığını iddia ederek genel kurulun toplantıya çağrılması talebiyle Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/39 E. sayılı dosyasıyla dava açtığını, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, ...'ın kendiliğinden toplantı tertip etmeye kalkıştığını ve bu yönde 31 Mayıs 2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde olağanüstü genel kurul toplantısı çağrısı yaparak yine ayrıca müvekkillerine de bu yönde çağrı kağıdı gönderdiğini, 18.06.2016 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığını, mahkemece genel kurulun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesi gereği toplantıya çağrılmasına karar verilmesi nedeniyle olağanüstü genel kurul toplantısının sadece mahkemece görevlendirilecek kayyım tarafından yapılabileceğini, kayyım tarafından tertip edilmeyen genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunu, toplantıyı kendi başına tertip eden ...'ın şirket hissesini emaneten elinde bulundurduğunu ileri sürerek davalı şirketin 18.06.2016 tarihli genel kurul kararlarının yokluk halinin tespitini ve bu halin Malatya Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ve ilanını, dava dışı ...’ın şirket müdürlüğü görevinin iptaline karar verilmesini, tedbiren dava boyunca daha önce şirket müdürü olarak görev yapan Mehmet Fatih Karubulut’un şirket müdürü olarak görevine devam etmesine, şirket uhdesinde bulunan 7420 sicil numaralı sahanın devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
2.Asli müdahil vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile ihtiyati tedbirin tüm sonuçlarıyla kaldırılmasını, tedbir ile ilgili alınan tüm kararlardan rücu edilerek ilgili yerlere müzekkere yazılmasını ve müvekkili lehine alınacak kararların Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2018 tarihli ve 2016/2193 E., 2018/422 K. sayılı kararıyla; görülmekte olan davaya dayanak olan Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/39 E. sayılı dosyasının Yargıtay incelemesi sonucunda verilen kararın kesinleşmiş olduğu, buna göre bir kararın kesinlik kazanmasından sonra uyuşmazlığın çözümlenmesi nedeniyle başka bir yöntem kullanarak mahkeme önüne getirilmesinin hukuk sisteminde kabul görmeyeceği, davacının davasında haksız olduğu, asli müdahilin davasında haklılığını kanıtladığı gerekçesiyle davacıların davasının reddine, asli müdahilin davasının kabulüne, davacının talebi ile Maden İşleri Genel Müdürlüğündeki sahanın devir edilmemesi için konulan tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2018/1763 E., 2019/1228 K. sayılı kararıyla; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararları ile Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/39 E., 2015/255 K. sayılı kararı ile verilen şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına ilişkin kararının yasal dayanağının 6102 sayılı Kanun'un 410 uncu maddesinin ikinci fıkrası olduğunun belirtildiği, ayrıca karar içeriğinde mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 538 inci maddesi kapsamında genel kurulun toplantıya çağrılması hususunda aranan tüm koşulların somut olayda gerçekleştiğinin işaret edildiği, şirket genel kurul toplantısının 6102 sayılı Kanun'un 410 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılması gerektiği, Malatya 2.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/39 E., 2015/255 K. sayılı dosyası ile görülen davada davacı olan şirket ortağı ...'ın toplantı çağrısı yapma yetkisi bulunduğunun kabulü gerektiği, ancak asli müdahil ... vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu dilekçede davanın reddi ve mahkemece verilen tedbir kararlarının kaldırılması talebi dışında dava olarak nitelendirilebilecek herhangi bir talebinin bulunmadığı, gerekçeli kararda da sadece asli müdahilin davasının kabulüne denildiği, kabul edilen dava nedeniyle taraflara yüklenen borç ve tanınan haklara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına;
davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.02.2022 tarih, 2020/1052 E. ve 2022/763 K. sayılı kararıyla Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 2006/39 E. sayılı dosya ile görülen davada verilen kararda 6102 sayılı Kanunun 412 nci maddesine vurgu yapılmış ise de, çağrı yapmaya davacı yetkilendirilmediği gibi kayyım da atanmadığı, mahkemece yetki verilmemesine rağmen ...'ın genel kurulu toplantıya çağırdığı, sadece kendisinin katılımıyla toplantı yaparak mevcut müdürü azlettiği gibi kendisini de müdür seçmediği, şirket ortağı ... çağrı konusunda yetkilendirilmediğinden, yok hükmündeki çağrıya dayanılarak yapılan toplantıda alınan kararlar da yok hükmünde olacağından davanın kabulü gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çağrı yapmaya davacı yetkilendirilmediği gibi kayyım da atanmadığı, mahkemece yetki verilmemesine rağmen ...'ın genel kurulu toplantıya çağırdığı, sadece kendisinin katılımıyla toplantı yaparak mevcut müdürü azletiği gibi kendisini de müdür seçmediği, şirket ortağı ... çağrı konusunda yetkilendirilmediğinden, yok hükmündeki çağrıya dayanılarak yapılan toplantıda alınan kararlar da yok hükmünde olacağı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların davasının kabulü ile, İmrün Endüstri Mineral Mikronize Öğütme San ve Tic. Ltd. Şti.'nin 18.06.2016 tarihli genel kurul kararının yoklukla batıl olduğunun tespiti ile, bu durumun Malatya Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, yoklukla batıl olduğu tespit olunan dava konusu 18.06.2016 tarihli genel kurul kararı ile şirket müdürü olarak atanan ...'ın şirket müdürlüğü görevinin iptaline, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak 7420 sicil numaralı sahanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesiyle ilgili tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; genel kurul toplantısı yapılmasına dayanak Malatya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/39 E. sayılı dosyasındaki Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2017/3970 K., 2017/6516 K. sayılı maddi hatanın düzeltilmesi ile ilgili kararında belirtildiği üzere, kayyum tayini talebinden vazgeçildiğinden, davanın açıkça limited şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin istemine ilişkin olduğu nitelemesinin dikkate alınacağını, müvekkilinin Yargıtay kararındaki nitelemesini gözeterek toplantıyı tertip ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 18.06.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınana kararların yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanunun 410 ve 412 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asli müdahil vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954669900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz