6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4258 E. 2023/4855 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinden sorumluluk ihya davası tapu iptali ve tescil hukuki menfaat yasal hasım şirketin ihyası ticaret sicili müdürlüğü sicilden terkin yargılama giderleri derdestlik ihya tasfiye memuru hak düşürücü süre hukuki yarar yargılama gideri ticaret sicili esastan ret geçersizlik ek tasfiye terkin ilk derece kararının kaldırılması kusur yükleten (shipper) dahili dava zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK 547TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/293 E., 2022/83 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın yapmış olduğu taşınmaz satışlarının geçersizliği talebi ile açtıkları davada Orallar Sağlık Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin ihyası hususunda kendilerine süre verildiğini belirterek adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin tasfiye sonucu sicilden terkin edildiğini, kendilerine izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini, tapu iptal davasının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünde 54469 sicil numarası ile kayıtlı iken 21.12.2011 tarihinde tasfiye sonucu ticaret sicilinden silindiği, Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/641 esas sayılı dosyasında ... tarafından Tasfiye Halinde Orallar Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. San. ve Tic. AŞ aleyhine 21.10.2016 tarihinde tapu iptali ve tescil istemli dava açıldığı, dava derdest olduğundan davacı tarafın şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaatinin olduğu, şirketin son tasfiye memurlarının 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca şirkete tasfiye memuru olarak atandığı, davalı ... davada yasal hasım olarak yer aldığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmadığı, tasfiye anında bu dava derdest olmadığından tasfiyenin kanuna aykırı olarak sonlandırdığından söz edilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünde 54469 sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde Orallar Sağlık Hiz. Tur. İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin ihyasına, şirkete tasfiye memuru olarak şirketin eski tasfiye memurları ..., ... ve ...'ın atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, tasfiye sonucu usulüne uygun terkin edilen şirketin, davacının haksız talepleri sonucu canlandırılmasında hukuki yarar bulunmadığını, tapu iptal davasının kötü niyetle açıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 26.11.2010 tarihinde tasfiye sürecine giriği ve 21.12.2011 tarihinde tasfiye edildiği, eldeki davanın 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ihya davası değil, 547 nci madde kapsamındaki ek tasfiyeye ilişkin ihya davası olduğu, dolayısıyla zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava bakımından tapu iptal tescil koşullarının bulunup bulunmadığının ihya davasının konusunun olmadığı, ihya koşullarının bulunduğu, dahili davalılar vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ticaret sicilinden genel kurul kararıyla tasfiye edilen şirketin, tapu iptal tescil davası nedeniyle ihyası talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Resen terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4936 E. 2024/1292 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4258 E.  ,  2023/4855 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/981 Esas, 2022/1563 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/293 E., 2022/83 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın yapmış olduğu taşınmaz satışlarının geçersizliği talebi ile açtıkları davada Orallar Sağlık Hizmetleri Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin ihyası hususunda kendilerine süre verildiğini belirterek adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin tasfiye sonucu sicilden terkin edildiğini, kendilerine izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini, tapu iptal davasının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünde 54469 sicil numarası ile kayıtlı iken 21.12.2011 tarihinde tasfiye sonucu ticaret sicilinden silindiği, Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/641 esas sayılı dosyasında ... tarafından Tasfiye Halinde Orallar Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. San. ve Tic. AŞ aleyhine 21.10.2016 tarihinde tapu iptali ve tescil istemli dava açıldığı, dava derdest olduğundan davacı tarafın şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaatinin olduğu, şirketin son tasfiye memurlarının 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca şirkete tasfiye memuru olarak atandığı, davalı ... davada yasal hasım olarak yer aldığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmadığı, tasfiye anında bu dava derdest olmadığından tasfiyenin kanuna aykırı olarak sonlandırdığından söz edilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünde 54469 sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde Orallar Sağlık Hiz.

Tur. İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin ihyasına, şirkete tasfiye memuru olarak şirketin eski tasfiye memurları ..., ... ve ...'ın atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, tasfiye sonucu usulüne uygun terkin edilen şirketin, davacının haksız talepleri sonucu canlandırılmasında hukuki yarar bulunmadığını, tapu iptal davasının kötü niyetle açıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 26.11.2010 tarihinde tasfiye sürecine giriği ve 21.12.2011 tarihinde tasfiye edildiği, eldeki davanın 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ihya davası değil, 547 nci madde kapsamındaki ek tasfiyeye ilişkin ihya davası olduğu, dolayısıyla zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava bakımından tapu iptal tescil koşullarının bulunup bulunmadığının ihya davasının konusunun olmadığı, ihya koşullarının bulunduğu, dahili davalılar vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ticaret sicilinden genel kurul kararıyla tasfiye edilen şirketin, tapu iptal tescil davası nedeniyle ihyası talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954634400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.