Sahtelik nedeniyle iptal davasında noterin taraf olması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9223 E. 2023/4628 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Noterde düzenlenen (resmî belge niteliğindeki) hisse devri sözleşmesinde sahtelik iddiasına dayanan iptal davasında, işlemi düzenleyen noterin davada taraf olması gerekir; imza incelemesiyle sahtelik usulünce saptandığında hisse devri sözleşmesi ve buna dayalı genel kurul kararı butlan nedeniyle iptal edilir. Noterin illiyet bağının kesildiği yönündeki sorumluluk savunması bu iptal davasında incelenmez.
Ele alınan sorunlar
Sahtelik nedeniyle iptal davasında noterin taraf olması ve sorumluluk savunması → kabul
İddia: Davalı noter, dava konusu işlemin haksız fiil niteliğinde olduğunu ve tacir olmadığından davanın görev yönünden reddi gerektiğini, noterlik işleminde kusuru bulunmadığını, sahte kimlik ve imza ile yapılan işlemde illiyet bağının kesildiğini ve sorumluluğun ticaret sicil müdürlüğünde olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Birleşen dava, resmî belge niteliğindeki evrakta sahtelik iddiasına dayandığından, işlemi yapan noterin davada taraf olması gerekir. Somut olayda imza incelemesiyle evrakın sahteliği usulünce belirlendiğinden, davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Davalı noterin illiyet bağının kesildiği yönündeki savunmasının ise bu davada incelenmesi gerekmez; İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Resmî belgede sahtelik nedeniyle iptal davasında noterin taraf olması gerektiği ve sorumluluk/illiyet savunmasının bu davada incelenmeyeceği yönünden emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devri sözleşmesi↗ sahtelik↗ butlan↗ genel kurul kararının iptali↗ noter sorumluluğu↗ illiyet bağı↗ resmî belge↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9374 E. 2012/11340 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat · yetki · kesin hüküm
Benzer bu kararda… kabulüne ilişkin tesis edilen hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davacılar vekilince temyiz aşamasında sunulan 25.06.2012 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» edildiği bildirildiğinden ve HMK.’nun 309-311. maddeleri uyarınca «kesin» hükmün sonuçlarını doğuran feragat hakkında, bu aşamada dahi karar verme «yetki» ve görevi yerel mahkemesine ait olduğundan, mahkemece davacılar vekilinin davadan feragatı hakkında bir karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5294 E. 2012/11370 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «ticari defterlerinde» dahi davalıya borçlu göründüğü gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 29.12.2011 günlü ilamıyla «eksik incelemeye» dayalı olarak verildiği ve kabul şekline göre de verilen kararın yerinde olmadığı belirtilerek, davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9223 E. , 2023/4628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1118 Esas, 2021/1454 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesinin iptali ve yönetim kurulu kararının iptali asıl davası ile birleşen hisse devri iptali davası ve birleşen hisse devir sözleşmesi iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü oysa bu şirketle hiç bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin kimlik bilgileri kullanılarak sahte işlemlerle davalı şirketin hisselerinin devralındığını ve şirkete müdür olarak atandığını, tüm işlemlerin sahte olduğunu, müvekkilince hiç bir imza atılmadığını ileri sürerek Bayer Sağlık Hizmetleri hissesinin davacıya devri ile ilgili Kadıköy 15. Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve 37334 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile davalı şirketin 11.11.2009 tarih ve 02 numaralı genel kurul kararının yok hükmünde olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2018/250 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketinin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü, müvekkili ile ilgili şirketin ortağı ve müdürü olarak gösteren tüm işlemlerin sahte bilgi ve imzaya dayalı olduğundan yok hükmünde olup geçersiz olduğunu, davalı ...'ın ise sahte hisse devri sözleşmesinin tarafı olup hisseyi devreden olarak göründüğünü, sözleşmedeki imza müvekkiline ait olmayıp sahte olduğunu ileri sürerek Bayer Sağlık Hizmetleri hissesinin davacıya devri ile ilgili Kadıköy 15. Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve 37334 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/311 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl davada davalı şirketin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü; müvekkilini şirketin ortağı ve müdürü olarak gösteren tüm işlemler sahte bilgi ve imzaya dayalı olduğundan geçersiz olduğunu, davalının ise hisse devri sözleşmesini düzenleyen noter olduğunu, davalı noterin düzenlediği hisse devri sözleşmesinin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek Bayer Sağlık Hizmetleri hissesinin davacıya devri ile ilgili Kadıköy 15. Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve 37334 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
2. Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı davada davalı, davaya cevap vermemiştir.
3.Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/311 E. sayılı davada davalı cevap dilekçesinde; mevzuat gereği yetkili personelinin gerekli incelemeleri yaptığını, bu incelemelerden sonra davaya konu hisse devri sözleşmesinin tanzim edildiğini, tarafların kimlikleri ve suretlerinin alınarak kimliklerde gerekli kontrollerin yapıldığını, belgenin tanziminde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yaptırılan imza incelemesi sonunda gerek devir sözleşmesindeki imzanın, gerekse genel kurul toplantısındaki imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, ortaya çıkan bu durum nedeniyle davacının, davalı şirketin ortağı olan Ulviye Başak'dan herhangi bir hisse devri almadığı, hisse devir sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı, bu nedenle söz konusu hisse devir sözleşmesinin butlan hükmünde olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği, keza aynı tarihli olan davalı şirketin 02 numaralı genel kurul kararının da sahte imza ile temin edildiğinden dolayı ve sahte hisse devri sözleşmesine dayalı olarak alınmış bulunması nedeniyle butlan hükmünde olup iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar davacının talebi hisse devir sözleşmesi ve yönetim kurulu kararının iptali gibi görünse de, müvekkili yönünden birleşen davanın sahte belge ve imza kullanılarak yapılan haksız fiil niteliğindeki işlemlerine iptaline yönelik olduğunu, müvekkili tacir olmayıp ortada ticari bir iş de bulunmadığını, bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, noterlik işleminde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, şirket hisse devir sözleşmesindeki imza ve belgelerin noterler tarafından mukayese edilebilme imkanı bulunmadığını, sahte kimlik ve sahte imza ile yapılan işlemden oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yapılan işlemde şirket ortağı ...
ağır kusurlu olup bu durumun müvekkili bakımından illiyet bağını ortadan kaldırdığını, müvekkilinin yaptığı işlem yenilik doğurucu bir işlem olmayıp, hisse devirinin geçerliliğinin ticaret sicilince tesciline bağlı olduğunu, bu nedenle gerekli kontrollerin ticaret sicil müdürlüğünce yapılması gerektiğini ve sorumluluğun ticaret sicil müdürlüğünde olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen davanın resmi belge niteliğindeki evrakta sahtelik iddiasına dayalı olduğundan davada işlemi yapan noterin taraf bulunması gerektiği, somut olayda evrakın sahteliği usulünce belirlendiğinden davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davalı noterin illiyet bağının kesildiği yönündeki savunmasının işbu davada incelenmesinin gerekmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar limited şirket hisse devir sözleşmesi ile buna bağlı olarak alınan genel kurul kararının sahtelik nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 esas sayılı davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954533700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz