6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sahtelik nedeniyle iptal davasında noterin taraf olması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9223 E. 2023/4628 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Noterde düzenlenen (resmî belge niteliğindeki) hisse devri sözleşmesinde sahtelik iddiasına dayanan iptal davasında, işlemi düzenleyen noterin davada taraf olması gerekir; imza incelemesiyle sahtelik usulünce saptandığında hisse devri sözleşmesi ve buna dayalı genel kurul kararı butlan nedeniyle iptal edilir. Noterin illiyet bağının kesildiği yönündeki sorumluluk savunması bu iptal davasında incelenmez.

Ele alınan sorunlar

Sahtelik nedeniyle iptal davasında noterin taraf olması ve sorumluluk savunması → kabul

İddia: Davalı noter, dava konusu işlemin haksız fiil niteliğinde olduğunu ve tacir olmadığından davanın görev yönünden reddi gerektiğini, noterlik işleminde kusuru bulunmadığını, sahte kimlik ve imza ile yapılan işlemde illiyet bağının kesildiğini ve sorumluluğun ticaret sicil müdürlüğünde olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Birleşen dava, resmî belge niteliğindeki evrakta sahtelik iddiasına dayandığından, işlemi yapan noterin davada taraf olması gerekir. Somut olayda imza incelemesiyle evrakın sahteliği usulünce belirlendiğinden, davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Davalı noterin illiyet bağının kesildiği yönündeki savunmasının ise bu davada incelenmesi gerekmez; İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Resmî belgede sahtelik nedeniyle iptal davasında noterin taraf olması gerektiği ve sorumluluk/illiyet savunmasının bu davada incelenmeyeceği yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devri sözleşmesi sahtelik butlan genel kurul kararının iptali noter sorumluluğu illiyet bağı resmî belge

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hmk 309

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9374 E. 2012/11340 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5294 E. 2012/11370 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/9223 E.  ,  2023/4628 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1118 Esas, 2021/1454 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

Taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesinin iptali ve yönetim kurulu kararının iptali asıl davası ile birleşen hisse devri iptali davası ve birleşen hisse devir sözleşmesi iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü oysa bu şirketle hiç bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin kimlik bilgileri kullanılarak sahte işlemlerle davalı şirketin hisselerinin devralındığını ve şirkete müdür olarak atandığını, tüm işlemlerin sahte olduğunu, müvekkilince hiç bir imza atılmadığını ileri sürerek Bayer Sağlık Hizmetleri hissesinin davacıya devri ile ilgili Kadıköy 15. Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve 37334 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile davalı şirketin 11.11.2009 tarih ve 02 numaralı genel kurul kararının yok hükmünde olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2018/250 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketinin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü, müvekkili ile ilgili şirketin ortağı ve müdürü olarak gösteren tüm işlemlerin sahte bilgi ve imzaya dayalı olduğundan yok hükmünde olup geçersiz olduğunu, davalı ...'ın ise sahte hisse devri sözleşmesinin tarafı olup hisseyi devreden olarak göründüğünü, sözleşmedeki imza müvekkiline ait olmayıp sahte olduğunu ileri sürerek Bayer Sağlık Hizmetleri hissesinin davacıya devri ile ilgili Kadıköy 15. Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve 37334 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/311 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl davada davalı şirketin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü; müvekkilini şirketin ortağı ve müdürü olarak gösteren tüm işlemler sahte bilgi ve imzaya dayalı olduğundan geçersiz olduğunu, davalının ise hisse devri sözleşmesini düzenleyen noter olduğunu, davalı noterin düzenlediği hisse devri sözleşmesinin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek Bayer Sağlık Hizmetleri hissesinin davacıya devri ile ilgili Kadıköy 15. Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve 37334 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

2. Birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı davada davalı, davaya cevap vermemiştir.

3.Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/311 E. sayılı davada davalı cevap dilekçesinde; mevzuat gereği yetkili personelinin gerekli incelemeleri yaptığını, bu incelemelerden sonra davaya konu hisse devri sözleşmesinin tanzim edildiğini, tarafların kimlikleri ve suretlerinin alınarak kimliklerde gerekli kontrollerin yapıldığını, belgenin tanziminde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yaptırılan imza incelemesi sonunda gerek devir sözleşmesindeki imzanın, gerekse genel kurul toplantısındaki imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, ortaya çıkan bu durum nedeniyle davacının, davalı şirketin ortağı olan Ulviye Başak'dan herhangi bir hisse devri almadığı, hisse devir sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı, bu nedenle söz konusu hisse devir sözleşmesinin butlan hükmünde olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği, keza aynı tarihli olan davalı şirketin 02 numaralı genel kurul kararının da sahte imza ile temin edildiğinden dolayı ve sahte hisse devri sözleşmesine dayalı olarak alınmış bulunması nedeniyle butlan hükmünde olup iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar davacının talebi hisse devir sözleşmesi ve yönetim kurulu kararının iptali gibi görünse de, müvekkili yönünden birleşen davanın sahte belge ve imza kullanılarak yapılan haksız fiil niteliğindeki işlemlerine iptaline yönelik olduğunu, müvekkili tacir olmayıp ortada ticari bir iş de bulunmadığını, bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, noterlik işleminde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, şirket hisse devir sözleşmesindeki imza ve belgelerin noterler tarafından mukayese edilebilme imkanı bulunmadığını, sahte kimlik ve sahte imza ile yapılan işlemden oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yapılan işlemde şirket ortağı ...

ağır kusurlu olup bu durumun müvekkili bakımından illiyet bağını ortadan kaldırdığını, müvekkilinin yaptığı işlem yenilik doğurucu bir işlem olmayıp, hisse devirinin geçerliliğinin ticaret sicilince tesciline bağlı olduğunu, bu nedenle gerekli kontrollerin ticaret sicil müdürlüğünce yapılması gerektiğini ve sorumluluğun ticaret sicil müdürlüğünde olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen davanın resmi belge niteliğindeki evrakta sahtelik iddiasına dayalı olduğundan davada işlemi yapan noterin taraf bulunması gerektiği, somut olayda evrakın sahteliği usulünce belirlendiğinden davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davalı noterin illiyet bağının kesildiği yönündeki savunmasının işbu davada incelenmesinin gerekmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 E. sayılı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar limited şirket hisse devir sözleşmesi ile buna bağlı olarak alınan genel kurul kararının sahtelik nedeniyle iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Birleşen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/311 esas sayılı davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954533700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1118 E. 2021/1454 K.

Sahte imzalı hisse devri sözleşmesinde noterin taraf olarak dahil edilmesi

Gerekçe özeti

Limited şirket hisse devir sözleşmesi ve buna bağlı genel kurul kararının sahtelik nedeniyle iptali istemi mutlak ticari dava niteliğinde olup görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir; davalılardan biri hakkında genel mahkeme görevli olsa da, birden fazla davalı bulunan ve bir kısmı özel mahkeme görevine giren davalarda uyuşmazlığın bütünüyle özel mahkemede görülmesi gerekir. Resmi belgede sahtelik iddiasına dayalı davalarda işlemi yapan noterin davada taraf olması gerekir; sahtelik usulünce (imza incelemesi ile) tespit edildiğinde, noterin kusursuzluğuna veya illiyet bağının kesildiğine ilişkin savunmalar, sözleşmenin/kararın iptali talebi bakımından incelenmesi gerekmeyen hususlardır.

Emsal değeri

Limited şirket hisse devri ve genel kurul kararı iptali davalarının mutlak ticari dava sayılarak görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu ve birden fazla davalının bulunduğu, bir kısmının özel mahkeme (ATM) bir kısmının genel mahkeme görevine giren davalarda uyuşmazlığın bütünüyle özel mahkemede görülmesi gerektiği yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: mutlak ticari dava görev sahtelik hisse devir sözleşmesi genel kurul kararının iptali noter sorumluluğu illiyet bağı butlan

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1118

KARAR NO 2021/1454

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/02/2019

NUMARASI 2013/300 Esas - 2019/223 Karar

DAVA

Hisse Devri Sözleşmesinin Sahtelik Nedeniyle İptali ve Yönetim Kurulu Kararının İptali

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ATM'NİN 2018/250 ESAS SAYILI DOSYASI

BİRLEŞEN İST. AND.

13. AS. HUK. MAH. 2015/211 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA

Hisse Devir Sözleşmesinin İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/10/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... şirketinin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü, oysa bu şirketle hiç bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin kimlik bilgileri kullanılarak sahte işlemlerle davalı şirketin hisselerinin devralındığını ve şirkete müdür olarak atandığını,tüm işlemlerin sahte olduğunu, müvekkilince hiç bir imza atılmadığını belirterek, ... hissesinin davacıya devri ile ilgili Kadıköy ... Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'nin 11.11.2009 tarih ve 02 numaralı genel kurul kararının yok hükmünde olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

BİRLEŞEN 2018/250 ESAS SAYILI DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... şirketinin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü, müvekkili ile ilgili şirketin ortağı ve müdürü olarak gösteren tüm işlemlerin sahte bilgi ve imzaya dayalı olduğundan yok hükmünde olup geçersiz olduğunu, davalı ...'ın ise sahte hisse devri sözleşmesinin tarafı olup hisseyi devreden olarak göründüğünü, sözleşmedeki imza müvekkiline ait olmayıp sahte olduğunu belirterek, ... hissesinin davacıya devri ile ilgili Kadıköy ... Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

BİRLEŞEN 2015/211 ESAS SAYILI DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... şirketinin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü; müvekkilini şirketin ortağı ve müdürü olarak gösteren tüm işlemler sahte bilgi ve imzaya dayalı olduğundan geçersiz olduğunu, davalının ise hisse devri sözleşmesini düzenleyen noter olduğunu, davalı noterin düzenlediği hisse devri sözleşmesinin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek, ... hissesinin davacıya devri ile ilgili Kadıköy ... Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ...; mevzuat gereği yetkili personelinin gerekli incelemeleri yaptığını, bu incelemelerden sonra davaya konu hisse devri sözleşmesinin tanzim edildiğini, tarafların kimlikleri ve suretlerinin alınarak kimliklerde gerekli kontrollerin yapıldığını, belgenin tanziminde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; yaptırılan imza incelemesi sonunda gerek devir sözleşmesindeki imzanın, gerekse genel kurul toplantısındaki imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, ortaya çıkan bu durum nedeniyle davacının, davalı şirketin ortağı olan ...'dan herhangi bir hisse devri almadığı, hisse devir sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı, bu nedenle söz konusu hisse devir sözleşmesinin butlan hükmünde olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği, keza aynı tarihli olan davalı şirketin 02 no.lu genel kurul kararının da sahte imza ile temin edildiğinden dolayı ve sahte hisse devri sözleşmesine dayalı olarak alınmış bulunması nedeniyle butlan hükmünde olup iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı ... vekili; her ne kadar davacının talebi hisse devir sözleşmesi ve yönetim kurulu kararının iptali gibi görünse de, müvekkili yönünden birleşen davanın sahte belge ve imza kullanılarak yapılan haksız fiil niteliğindeki işlemlerine iptaline yönelik olduğunu, müvekkili tacir olmayıp ortada ticari bir iş de bulunmadığını, bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, noterlik işleminde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, şirket hisse devir sözleşmesindeki imza ve belgelerin noterler tarafından mukayese edilebilme imkanı bulunmadığını, sahte kimlik ve sahte imza ile yapılan işlemden oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yapılan işlemde şirket ortağı ... ağır kusurlu olup bu durumun müvekkili bakımından illiyet bağını ortadan kaldırdığını, müvekkilinin yaptığı işlem yenilik doğurucu bir işlem olmayıp, hisse devirinin geçerliliğinin ticaret sicilince tesciline bağlı olduğunu, bu nedenle gerekli kontrollerin ticaret sicil müdürlüğünce yapılması gerektiğini ve sorumluluğun ticaret sicil müdürlüğünde olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesi ile buna bağlı olarak davalı şirket tarafından alınan genel kurul kararının sahtelik nedeniyle iptali istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Somut olayda da davanın konusu limited şirket hisse devir sözleşmesi ve genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğundan, dava mutlak ticari dava niteliğindeki davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir.

Diğer yandan birden fazla davalı aleyhine açılıp, bir kısım davalılar bakımından özel mahkemenin, herhangi bir davalı bakımından ise genel mahkemelerin görevli olduğu davalar bakımından da uyuşmazlığın özel mahkeme tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Somut olayda davalı Noter bakımından açılan davalarda genel mahkemeler görevli olsa da, belirtilen bu ilke doğrultusunda davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı Kadıköy ... Noterliğince düzenlenen 11.11.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin sahteliği ileri sürülmüş olup, mahkemece yaptırılan imza incelemesi sonucunda sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilerek dava konusu hisse devri sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.

Dava resmi belge niteliğindeki evrakda sahtelik iddiasına dayalı olduğundan ,davada işlemi yapan Noter'in taraf bulunması gerekmektedir.Somut olayda evrakın sahteliği usulünce belirlendiğinden davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı noterin illiyet bağının kesildiği yönündeki savunmasının işbu davada incelenmesi gerekmemektedir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle;istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90- TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafça yapılan 107,50-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.07/10/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.