İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4525 E. 2023/4012 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
araç rehni↗ kefalet sözleşmesi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ başvurma harcı↗ tahsilde tekerrür↗ müteselsil sorumluluk↗ müteselsil kefil↗ icra takibine itiraz↗ istinaf incelemesi↗ kefalet↗ kazanılmış hak↗ genel kredi sözleşmesi↗ temlik↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ ibraz↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1521 E., 2018/589 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesine müvekkilinin kefaletinde eş rızasının bulunmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, borcun asıl borçlu şirket tarafından ödendiğini, icra takibine konu edilen sözleşmede müvekkilinin kefaletinin bulunmadığını, müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... ve Ay-Ben Mobilya San Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2016/1521 E., 2018/589 K. sayılı kararıyla; icra takibine konu borcun davalı ...'ın müteselsil kefil olduğu ve davalı ...'ın ise kefalet imzasını içermeyen genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine itirazlarının, davalı ... yönünden toplam 160.233,56 TL borcun tamamı yönünden iptaline, davalı Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. yönünden ise takip tarihinde davalı lehine rehinle teminat altına alınan kısım düşülerek 111.433,56 TL borçtan davalı ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğundan iptaline, itirazın iptaline karar verilen miktarlar üzerinden %20'si oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/1778 E., 2019/1402 K. sayılı kararıyla davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 19.02.2013 tarihli, 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların kefil oldukları, 15.04.2014 tarihli, 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde ise davalı ...'ın kefaletinin bulunmadığı, davalı ...'ın kefalet sözleşmesi tarihinde evli olduğunun nüfus kaydı ile sabit olduğu, en geç kefaletin kurulması anında eş rızasının bulunması kefaletin geçerlilik koşulu olduğu, ayrıca davaya konu icra takibine dayanak kredi sözleşmesinin davalı ...'ın imza atmadığı sözleşme olması nedeniyle anılan davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmediğinden bu yöndeki istinaf istemlerinin kabulüne, diğer davalılar hakkındaki istinaf sebepleri yönünden ise toplam alacağı tespit eden ayrıntılı, dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alındığından sair sebeplere dayalı istinaf isteminin esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.11.2021 tarih, 2020/4395 E. ve 2021/6452 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sadece davalı ... yönünden yeniden hüküm kurulurken, diğer davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmaksızın istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takibine konu alacağın davalı ...'ın kefalet imzası bulunmayan 15.04.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olmadığı, eş rızasının 2013 tarihli sözleşme bakımından bulunmadığı davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... hakkındaki davanın reddi kararının gerekçesi yönünden kabulüne, sair sebeplere dayalı istinaf isteminin esastan reddine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.07.2018 tarih ve 2016/1521 E. 2018/589 K. sayılı kararının davalı ... hakkındaki davanın reddi kararının gerekçesi yönünden kaldırılmasına, davacının, davalılar Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. ve ... hakkındaki davasının kısmen kabulüne, Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2016/12356 sayılı takip dosyasına anılan davalıların vaki itirazlarının kısmen iptali ile; takip tarihinde 48.800,00 TL miktarlı araç rehni mevcut olduğundan asıl borçlu davalı Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.'nden bu miktar düşüldüğünde davalı şirketin 111.433,56 TL toplam borçtan, davalı ...'ın ise tahsilde tekerrür olmamak üzere 160.233,56 TL toplam borcun tamamından sorumlu olması koşulu ile icra takibinin devamına, asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, itirazın iptaline karar verilen miktar yönünden takdiren %20 tazminatın davalılardan tahsiline, davacının, davalılar Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı (temlik alan) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ın kredi kullandığı sırada ibraz edilen kimlikte bekar göründüğünü, davalı şirketin ortağı olduğunu, 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 77 nci maddesi gereğince eş onayına gerek olmadığını, kötüniyetli davranarak evli olduğunun saklandığını, davalılara ihtarname gönderildiğini, faiz oranının hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4395 E. 2021/6452 K.
Ortak:kefalet sözleşmesi · müteselsil sorumluluk · müteselsil kefil · icra takibine itiraz · istinaf incelemesi · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2016/1521 E., 2018/589 K. sayılı kararıyla; icra takibine konu borcun davalı ...'ın «müteselsil kefil» olduğu ve davalı ...'ın ise «kefalet» imzasını içermeyen «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalıların «icra takibine itirazlarının», davalı ... yönünden toplam 160.233,56 TL borcun tamamı yönünden iptaline, davalı Ay-Ben Mobilya San.
… esinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/1778 E., 2019/1402 K. sayılı kararıyla davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 19.02.2013 tarihli, 250.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesinde» diğer davalıların «kefil» oldukları, 15.04.2014 tarihli, 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde ise davalı ...'ın «kefaletinin» bulunmadığı, davalı ...'ın «kefalet sözleşmesi» tarihinde evli olduğunun nüfus «kaydı» ile sabit olduğu, en geç kefaletin kurulması anında eş rızasının bulunması kefaletin geçerlilik koşulu olduğu, ayrıca davaya konu icra takibine dayanak kredi sözle …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların «icra takibine itirazlarının» iptaline, %20 oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu borcun davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan, davalı ...'ın «müteselsil kefil» olduğu, davalı ...'ın ise «kefalet» imzasını içermeyen «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalıların «icra takibine itirazlarının», davalı ... yönünden toplam 160.233,56 TL borcun tamamı yönünden iptaline, davalı Ay-Ben Mobilya San.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesinde»; davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 19/02/2013 tarihli, 250.000 TL limitli «genel kredi sözleşmesinde» diğer davalıların «kefil» oldukları, 15/04/2014 tarihli, 300.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinde ise davalı ...'ın «kefaletinin» bulunmadığı, davalı ...'ın «kefalet sözleşmesi» tarihinde evli olduğu nüfus «kaydı» ile sabit olduğu, en geç kefaletin kurulması anında eş rızasının bulunması kefaletin geçerlilik koşulu olduğundan ve davaya konu icra takibine dayanak kredi sözleş …
Şti.'yönünden ise takip tarihinde davalı lehine rehinle «teminat» altına alınan kısım düşülerek 111.433,56 TL borçtan davalı ... ile birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğundan iptaline, itirazın iptaline karar verilen miktarlar üzerinden %20'si oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa değişen oranlarda «temerrüt faizi» işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · bozma sonrası karar · infaz
Benzer bu karardaAksi halde, aynı dosyada «infazı» kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK 297. maddesine aykırı olarak «infazda tereddüte» sebebiyet verilebilecektir.
Keza, somut olayda olduğu gibi, ilk derece mahkemesi kararı hakkında istinaf istemlerinin kısmen esastan reddine, kısmen kabulüne verilip, sadece istinaf istemi kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması halinde «bozma sonrası» davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9269 E. 2016/3923 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4336 E. 2024/510 K.
Ortak:kefalet sözleşmesi · müteselsil kefil · kefalet · kefil · geçersizlik · kredi sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2016/1521 E., 2018/589 K. sayılı kararıyla; icra takibine konu borcun davalı ...'ın «müteselsil kefil» olduğu ve davalı ...'ın ise «kefalet» imzasını içermeyen «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalıların «icra takibine itirazlarının», davalı ... yönünden toplam 160.233,56 TL borcun tamamı yönünden iptaline, davalı Ay-Ben Mobilya San.
… esinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/1778 E., 2019/1402 K. sayılı kararıyla davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 19.02.2013 tarihli, 250.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesinde» diğer davalıların «kefil» oldukları, 15.04.2014 tarihli, 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde ise davalı ...'ın «kefaletinin» bulunmadığı, davalı ...'ın «kefalet sözleşmesi» tarihinde evli olduğunun nüfus «kaydı» ile sabit olduğu, en geç kefaletin kurulması anında eş rızasının bulunması kefaletin geçerlilik koşulu olduğu, ayrıca davaya konu icra takibine dayanak kredi sözle …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların «icra takibine itirazlarının» iptaline, %20 oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu arasında 10.11.2013 tarihinde akdedilen kredi «çerçeve sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, anılan «kredi sözleşmesi» kapsamında asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.11.2013 tarihli «kredi sözleşmesinin» davalı tarafından «müteselsil kefil» olarak imzalandığını, müvekkilinin edimlerine yerine getirdiğini ancak davalının ve asıl borçlunun yerine getirmediğini, 6455 sayılı Kanun'un 77 ... maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinde değişiklik yapıldığını, söz konusu düzenleme uyarınca eş rızasının olmamasının «kefalet sözleşmesinin» geçerliliğini etkilemeyeceğini, kararın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «kefaletinin» «eşinin rızası» alınmadığı için «geçersiz» olduğunu, davacı ile ... ... arasında 11.11.2013 tarihli «esnaf» yatırım/meslek işletme «kredi sözleşmesi» imzalandığını, müvekkilinin de sözleşmeyi «kefil» sıfatıyla imzaladığını, dava dışı ... ...'ın 100.000,00 TL kredi kullanarak bir araç satın aldığını, aracın üzerine davacı banka lehine «rehin» tesis edildiğini, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin geri ödendiğini, araçtaki rehin de bu sebeple kaldırıldığını, müvekkilinin sadece belirtilen krediye k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eşin rızası · çerçeve sözleşme · esnaf · ilamsız icra takibi · rehin · eş rızası
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «kefaletinin» «eşinin rızası» alınmadığı için «geçersiz» olduğunu, davacı ile ... ... arasında 11.11.2013 tarihli «esnaf» yatırım/meslek işletme «kredi sözleşmesi» imzalandığını, müvekkilinin de sözleşmeyi «kefil» sıfatıyla imzaladığını, dava dışı ... ...'ın 100.000,00 TL kredi kullanarak bir araç satın aldığını, aracın üzerine davacı banka lehine «rehin» tesis edildiğini, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin geri ödendiğini, araçtaki rehin de bu sebeple kaldırıldığını, müvekkilinin sadece belirtilen krediye k …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu arasında 10.11.2013 tarihinde akdedilen kredi «çerçeve sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, anılan «kredi sözleşmesi» kapsamında asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4525 E. , 2023/4012 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1953 Esas, 2022/378 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/1521 E., 2018/589 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesine müvekkilinin kefaletinde eş rızasının bulunmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, borcun asıl borçlu şirket tarafından ödendiğini, icra takibine konu edilen sözleşmede müvekkilinin kefaletinin bulunmadığını, müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... ve Ay-Ben Mobilya San Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2016/1521 E., 2018/589 K. sayılı kararıyla; icra takibine konu borcun davalı ...'ın müteselsil kefil olduğu ve davalı ...'ın ise kefalet imzasını içermeyen genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine itirazlarının, davalı ... yönünden toplam 160.233,56 TL borcun tamamı yönünden iptaline, davalı Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. yönünden ise takip tarihinde davalı lehine rehinle teminat altına alınan kısım düşülerek 111.433,56 TL borçtan davalı ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğundan iptaline, itirazın iptaline karar verilen miktarlar üzerinden %20'si oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/1778 E., 2019/1402 K. sayılı kararıyla davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 19.02.2013 tarihli, 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların kefil oldukları, 15.04.2014 tarihli, 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde ise davalı ...'ın kefaletinin bulunmadığı, davalı ...'ın kefalet sözleşmesi tarihinde evli olduğunun nüfus kaydı ile sabit olduğu, en geç kefaletin kurulması anında eş rızasının bulunması kefaletin geçerlilik koşulu olduğu, ayrıca davaya konu icra takibine dayanak kredi sözleşmesinin davalı ...'ın imza atmadığı sözleşme olması nedeniyle anılan davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmediğinden bu yöndeki istinaf istemlerinin kabulüne, diğer davalılar hakkındaki istinaf sebepleri yönünden ise toplam alacağı tespit eden ayrıntılı, dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alındığından sair sebeplere dayalı istinaf isteminin esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının davalı ...
yönünden kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.11.2021 tarih, 2020/4395 E. ve 2021/6452 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sadece davalı ... yönünden yeniden hüküm kurulurken, diğer davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmaksızın istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takibine konu alacağın davalı ...'ın kefalet imzası bulunmayan 15.04.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olmadığı, eş rızasının 2013 tarihli sözleşme bakımından bulunmadığı davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... hakkındaki davanın reddi kararının gerekçesi yönünden kabulüne, sair sebeplere dayalı istinaf isteminin esastan reddine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.07.2018 tarih ve 2016/1521 E. 2018/589 K. sayılı kararının davalı ... hakkındaki davanın reddi kararının gerekçesi yönünden kaldırılmasına, davacının, davalılar Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd.
Şti. ve ... hakkındaki davasının kısmen kabulüne, Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2016/12356 sayılı takip dosyasına anılan davalıların vaki itirazlarının kısmen iptali ile; takip tarihinde 48.800,00 TL miktarlı araç rehni mevcut olduğundan asıl borçlu davalı Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.'nden bu miktar düşüldüğünde davalı şirketin 111.433,56 TL toplam borçtan, davalı ...'ın ise tahsilde tekerrür olmamak üzere 160.233,56 TL toplam borcun tamamından sorumlu olması koşulu ile icra takibinin devamına, asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, itirazın iptaline karar verilen miktar yönünden takdiren %20 tazminatın davalılardan tahsiline, davacının, davalılar Ay-Ben Mobilya San.
Tic. Ltd. Şti. ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı (temlik alan) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ın kredi kullandığı sırada ibraz edilen kimlikte bekar göründüğünü, davalı şirketin ortağı olduğunu, 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 77 nci maddesi gereğince eş onayına gerek olmadığını, kötüniyetli davranarak evli olduğunun saklandığını, davalılara ihtarname gönderildiğini, faiz oranının hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954397700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz