6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4525 E. 2023/4012 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
araç rehni kefalet sözleşmesi tahsilde tekerrür olmaması başvurma harcı tahsilde tekerrür müteselsil sorumluluk müteselsil kefil icra takibine itiraz istinaf incelemesi kefalet kazanılmış hak genel kredi sözleşmesi temlik kefil temerrüt faizi geçersizlik kredi sözleşmesi ihtarname kötüniyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı cy/cy kaydı temerrüt ibraz teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 584 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2016/1521 E., 2018/589 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesine müvekkilinin kefaletinde eş rızasının bulunmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, borcun asıl borçlu şirket tarafından ödendiğini, icra takibine konu edilen sözleşmede müvekkilinin kefaletinin bulunmadığını, müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar ... ve Ay-Ben Mobilya San Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2016/1521 E., 2018/589 K. sayılı kararıyla; icra takibine konu borcun davalı ...'ın müteselsil kefil olduğu ve davalı ...'ın ise kefalet imzasını içermeyen genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine itirazlarının, davalı ... yönünden toplam 160.233,56 TL borcun tamamı yönünden iptaline, davalı Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. yönünden ise takip tarihinde davalı lehine rehinle teminat altına alınan kısım düşülerek 111.433,56 TL borçtan davalı ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğundan iptaline, itirazın iptaline karar verilen miktarlar üzerinden %20'si oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/1778 E., 2019/1402 K. sayılı kararıyla davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 19.02.2013 tarihli, 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların kefil oldukları, 15.04.2014 tarihli, 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde ise davalı ...'ın kefaletinin bulunmadığı, davalı ...'ın kefalet sözleşmesi tarihinde evli olduğunun nüfus kaydı ile sabit olduğu, en geç kefaletin kurulması anında eş rızasının bulunması kefaletin geçerlilik koşulu olduğu, ayrıca davaya konu icra takibine dayanak kredi sözleşmesinin davalı ...'ın imza atmadığı sözleşme olması nedeniyle anılan davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmediğinden bu yöndeki istinaf istemlerinin kabulüne, diğer davalılar hakkındaki istinaf sebepleri yönünden ise toplam alacağı tespit eden ayrıntılı, dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alındığından sair sebeplere dayalı istinaf isteminin esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 22.11.2021 tarih, 2020/4395 E. ve 2021/6452 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sadece davalı ... yönünden yeniden hüküm kurulurken, diğer davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmaksızın istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takibine konu alacağın davalı ...'ın kefalet imzası bulunmayan 15.04.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olmadığı, eş rızasının 2013 tarihli sözleşme bakımından bulunmadığı davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... hakkındaki davanın reddi kararının gerekçesi yönünden kabulüne, sair sebeplere dayalı istinaf isteminin esastan reddine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.07.2018 tarih ve 2016/1521 E. 2018/589 K. sayılı kararının davalı ... hakkındaki davanın reddi kararının gerekçesi yönünden kaldırılmasına, davacının, davalılar Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. ve ... hakkındaki davasının kısmen kabulüne, Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2016/12356 sayılı takip dosyasına anılan davalıların vaki itirazlarının kısmen iptali ile; takip tarihinde 48.800,00 TL miktarlı araç rehni mevcut olduğundan asıl borçlu davalı Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.'nden bu miktar düşüldüğünde davalı şirketin 111.433,56 TL toplam borçtan, davalı ...'ın ise tahsilde tekerrür olmamak üzere 160.233,56 TL toplam borcun tamamından sorumlu olması koşulu ile icra takibinin devamına, asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, itirazın iptaline karar verilen miktar yönünden takdiren %20 tazminatın davalılardan tahsiline, davacının, davalılar Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı (temlik alan) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ın kredi kullandığı sırada ibraz edilen kimlikte bekar göründüğünü, davalı şirketin ortağı olduğunu, 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 77 nci maddesi gereğince eş onayına gerek olmadığını, kötüniyetli davranarak evli olduğunun saklandığını, davalılara ihtarname gönderildiğini, faiz oranının hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4395 E. 2021/6452 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka Tescil Davasında İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9269 E. 2016/3923 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4336 E. 2024/510 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4525 E.  ,  2023/4012 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1953 Esas, 2022/378 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/1521 E., 2018/589 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesine müvekkilinin kefaletinde eş rızasının bulunmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, borcun asıl borçlu şirket tarafından ödendiğini, icra takibine konu edilen sözleşmede müvekkilinin kefaletinin bulunmadığını, müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar ... ve Ay-Ben Mobilya San Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2016/1521 E., 2018/589 K. sayılı kararıyla; icra takibine konu borcun davalı ...'ın müteselsil kefil olduğu ve davalı ...'ın ise kefalet imzasını içermeyen genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine itirazlarının, davalı ... yönünden toplam 160.233,56 TL borcun tamamı yönünden iptaline, davalı Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. yönünden ise takip tarihinde davalı lehine rehinle teminat altına alınan kısım düşülerek 111.433,56 TL borçtan davalı ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğundan iptaline, itirazın iptaline karar verilen miktarlar üzerinden %20'si oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/1778 E., 2019/1402 K. sayılı kararıyla davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 19.02.2013 tarihli, 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların kefil oldukları, 15.04.2014 tarihli, 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde ise davalı ...'ın kefaletinin bulunmadığı, davalı ...'ın kefalet sözleşmesi tarihinde evli olduğunun nüfus kaydı ile sabit olduğu, en geç kefaletin kurulması anında eş rızasının bulunması kefaletin geçerlilik koşulu olduğu, ayrıca davaya konu icra takibine dayanak kredi sözleşmesinin davalı ...'ın imza atmadığı sözleşme olması nedeniyle anılan davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmediğinden bu yöndeki istinaf istemlerinin kabulüne, diğer davalılar hakkındaki istinaf sebepleri yönünden ise toplam alacağı tespit eden ayrıntılı, dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alındığından sair sebeplere dayalı istinaf isteminin esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının davalı ...

yönünden kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 22.11.2021 tarih, 2020/4395 E. ve 2021/6452 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sadece davalı ... yönünden yeniden hüküm kurulurken, diğer davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmaksızın istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takibine konu alacağın davalı ...'ın kefalet imzası bulunmayan 15.04.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olmadığı, eş rızasının 2013 tarihli sözleşme bakımından bulunmadığı davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... hakkındaki davanın reddi kararının gerekçesi yönünden kabulüne, sair sebeplere dayalı istinaf isteminin esastan reddine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.07.2018 tarih ve 2016/1521 E. 2018/589 K. sayılı kararının davalı ... hakkındaki davanın reddi kararının gerekçesi yönünden kaldırılmasına, davacının, davalılar Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd.

Şti. ve ... hakkındaki davasının kısmen kabulüne, Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2016/12356 sayılı takip dosyasına anılan davalıların vaki itirazlarının kısmen iptali ile; takip tarihinde 48.800,00 TL miktarlı araç rehni mevcut olduğundan asıl borçlu davalı Ay-Ben Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.'nden bu miktar düşüldüğünde davalı şirketin 111.433,56 TL toplam borçtan, davalı ...'ın ise tahsilde tekerrür olmamak üzere 160.233,56 TL toplam borcun tamamından sorumlu olması koşulu ile icra takibinin devamına, asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, itirazın iptaline karar verilen miktar yönünden takdiren %20 tazminatın davalılardan tahsiline, davacının, davalılar Ay-Ben Mobilya San.

Tic. Ltd. Şti. ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı (temlik alan) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ın kredi kullandığı sırada ibraz edilen kimlikte bekar göründüğünü, davalı şirketin ortağı olduğunu, 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 77 nci maddesi gereğince eş onayına gerek olmadığını, kötüniyetli davranarak evli olduğunun saklandığını, davalılara ihtarname gönderildiğini, faiz oranının hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954397700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.