İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4336 E. 2024/510 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eşin rızası↗ çerçeve sözleşme↗ esnaf↗ kefalet sözleşmesi↗ ilamsız icra takibi↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ eş rızası↗ kefalet↗ kefil↗ geçersizlik↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/219 E., 2020/35 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu arasında 10.11.2013 tarihinde akdedilen kredi çerçeve sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, anılan kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kefaletinin eşinin rızası alınmadığı için geçersiz olduğunu, davacı ile ... ... arasında 11.11.2013 tarihli esnaf yatırım/meslek işletme kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin de sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı ... ...'ın 100.000,00 TL kredi kullanarak bir araç satın aldığını, aracın üzerine davacı banka lehine rehin tesis edildiğini, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin geri ödendiğini, araçtaki rehin de bu sebeple kaldırıldığını, müvekkilinin sadece belirtilen krediye kefil olup bunun dışında asıl borçluya kullandırılan kredilerden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 11.11.2013 tarihinde akdedilen kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, mevcut nüfus kayıtlarına göre davalının 25.10.1999 tarihinden beri evli olduğu ancak kredi sözleşmesinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 584 üncü maddesi uyarınca aranan eş rızasının bulunmadığı, somut olayda, aynı Yasa hükmünün üçüncü fıkrasında belirtilen eş rızasının aranmadığı hallerin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.11.2013 tarihli kredi sözleşmesinin davalı tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığını, müvekkilinin edimlerine yerine getirdiğini ancak davalının ve asıl borçlunun yerine getirmediğini, 6455 sayılı Kanun'un 77 ... maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinde değişiklik yapıldığını, söz konusu düzenleme uyarınca eş rızasının olmamasının kefalet sözleşmesinin geçerliliğini etkilemeyeceğini, kararın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ... maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12388 E. 2016/8554 K.
Ortak:esnaf · müteselsil kefil · eş rızası · kefalet · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «kefaletinin» «eşinin rızası» alınmadığı için «geçersiz» olduğunu, davacı ile ... ... arasında 11.11.2013 tarihli «esnaf» yatırım/meslek işletme «kredi sözleşmesi» imzalandığını, müvekkilinin de sözleşmeyi «kefil» sıfatıyla imzaladığını, dava dışı ... ...'ın 100.000,00 TL kredi kullanarak bir araç satın aldığını, aracın üzerine davacı banka lehine «rehin» tesis edildiğini, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin geri ödendiğini, araçtaki rehin de bu sebeple kaldırıldığını, müvekkilinin sadece belirtilen krediye k …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.11.2013 tarihli «kredi sözleşmesinin» davalı tarafından «müteselsil kefil» olarak imzalandığını, müvekkilinin edimlerine yerine getirdiğini ancak davalının ve asıl borçlunun yerine getirmediğini, 6455 sayılı Kanun'un 77 ... maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinde değişiklik yapıldığını, söz konusu düzenleme uyarınca eş rızasının olmamasının «kefalet sözleşmesinin» geçerliliğini etkilemeyeceğini, kararın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu arasında 10.11.2013 tarihinde akdedilen kredi «çerçeve sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, anılan «kredi sözleşmesi» kapsamında asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» talep dilekçesi içeriğinde «müteselsil kefil» ...'ın asıl borçlu şirketin ortak ya da yöneticisi olduğuna ilişkin herhangi bir beyana yer verilmemiş ise de, mahkemece talep dilekçesinde anılan şahsın «tüzel kişiliğin» yetkilisi olduğuna ilişkin «ticaret sicil» gazetesi suretinin eklendiğinin belirtildiği kabul edildiğine göre, gerektiğinde bu belgenin temininin sağlanması ve «kredi sözleşmelerinin» imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı ....'nın 584/.... maddesine göre ticaret şirketinin ortakları ya da yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek «kefaletlerde» eş «rızası» aranmayacağı nazara alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile müteselsil kefil ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek «kefaletler» ile tarım kredi, tarım satış ve «esnaf» ve sanatkarlar kredi kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılan kredilerde verilecek kefaletler için eş «rızası» aranmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 584. maddesine ....04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile eklenen fıkra ile, “Ticaret siciline kayıtlı «ticari işletmenin» sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek «kefaletler», mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak «esnaf» ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler, 27.....2006 tarihli ve 5570 sayılı ... .... ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · ihtiyati haciz · tüzel kişilik · ticaret sicili · haciz
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» talep dilekçesi içeriğinde «müteselsil kefil» ...'ın asıl borçlu şirketin ortak ya da yöneticisi olduğuna ilişkin herhangi bir beyana yer verilmemiş ise de, mahkemece talep dilekçesinde anılan şahsın «tüzel kişiliğin» yetkilisi olduğuna ilişkin «ticaret sicil» gazetesi suretinin eklendiğinin belirtildiği kabul edildiğine göre, gerektiğinde bu belgenin temininin sağlanması ve «kredi sözleşmelerinin» imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı ....'nın 584/.... maddesine göre ticaret şirketinin ortakları ya da yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek «kefaletlerde» eş «rızası» aranmayacağı nazara alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile müteselsil kefil ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, asıl borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne; borçlu ...... yönünden ise bu kişinin evli olduğu, eşinin rızasının alındığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, ihtiyati haciz talep dilekçesinde, bu kişinin «tüzel kişiliğin» yetkilisi olduğuna ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi suretinin eklendiği belirtilmesine rağmen, ekli evrakların incelenmesinde buna ilişkin bir belge bulunmadığının g …
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1306 E. 2016/1277 K.
Ortak:esnaf · müteselsil kefil · eş rızası · kefalet · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «kefaletinin» «eşinin rızası» alınmadığı için «geçersiz» olduğunu, davacı ile ... ... arasında 11.11.2013 tarihli «esnaf» yatırım/meslek işletme «kredi sözleşmesi» imzalandığını, müvekkilinin de sözleşmeyi «kefil» sıfatıyla imzaladığını, dava dışı ... ...'ın 100.000,00 TL kredi kullanarak bir araç satın aldığını, aracın üzerine davacı banka lehine «rehin» tesis edildiğini, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin geri ödendiğini, araçtaki rehin de bu sebeple kaldırıldığını, müvekkilinin sadece belirtilen krediye k …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.11.2013 tarihli «kredi sözleşmesinin» davalı tarafından «müteselsil kefil» olarak imzalandığını, müvekkilinin edimlerine yerine getirdiğini ancak davalının ve asıl borçlunun yerine getirmediğini, 6455 sayılı Kanun'un 77 ... maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinde değişiklik yapıldığını, söz konusu düzenleme uyarınca eş rızasının olmamasının «kefalet sözleşmesinin» geçerliliğini etkilemeyeceğini, kararın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu arasında 10.11.2013 tarihinde akdedilen kredi «çerçeve sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, anılan «kredi sözleşmesi» kapsamında asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, alacaklı banka tarafından «müteselsil kefiller» ... ve ...'nın ortağı oldukları ...Kollektif Şirketi ... ve Ortağı unvanlı şirkete 22.11.2013, 27.12.2013, 18.04.2014 ve 18.12.2014 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden kredi kullandırılmış olup, talebe dayanak bu «kredi sözleşmelerinin» imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 584/3. maddesine göre ticaret şirketinin ortakları tarafından şirketle ilgili olarak verilecek «kefaletlerde» eş «rızası» aranmayacağı nazara alınmadan, yine talebe dayanak 30.03.2009 tarihli kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte de müteselsil kefillerin birbirleri ile evli olduklar …
6098 sayılı TBK'nın 584. maddesine 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile eklenen fıkra ile, “Ticaret siciline kayıtlı «ticari işletmenin» sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek «kefaletler», mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak «esnaf» ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler, 27.12.2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılan kredilerde verilecek kefaletler için eş «rızası» aranmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; haklarında «ihtiyati haciz» istenilen ... ile ...'nın sözleşmelerde «kefil» durumunda bulunduğu, kefillerin evli olduğu, fakat Türk Borçlar Kanunu'nun 584.maddesi gereğince eşlerinin rızasının alındığına ilişkin evrak bulunmadığı ve ayrıca ihtiyati haciz dayanağı evrak asıllarının sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; haklarında «ihtiyati haciz» istenilen ... ile ...'nın sözleşmelerde «kefil» durumunda bulunduğu, kefillerin evli olduğu, fakat Türk Borçlar Kanunu'nun 584.maddesi gereğince eşlerinin rızasının alındığına ilişkin evrak bulunmadığı ve ayrıca ihtiyati haciz dayanağı evrak asıllarının sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 584. maddesine 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa'nın 77. maddesi ile eklenen fıkra ile, “Ticaret siciline kayıtlı «ticari işletmenin» sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek «kefaletler», mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak «esnaf» ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler, 27.12.2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılan kredilerde verilecek kefaletler için eş «rızası» aranmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8155 E. 2013/11444 K.
Ortak:kefalet sözleşmesi · eş rızası · kefalet · kefil · geçersizlik · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «kefaletinin» «eşinin rızası» alınmadığı için «geçersiz» olduğunu, davacı ile ... ... arasında 11.11.2013 tarihli «esnaf» yatırım/meslek işletme «kredi sözleşmesi» imzalandığını, müvekkilinin de sözleşmeyi «kefil» sıfatıyla imzaladığını, dava dışı ... ...'ın 100.000,00 TL kredi kullanarak bir araç satın aldığını, aracın üzerine davacı banka lehine «rehin» tesis edildiğini, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin geri ödendiğini, araçtaki rehin de bu sebeple kaldırıldığını, müvekkilinin sadece belirtilen krediye k …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.11.2013 tarihli «kredi sözleşmesinin» davalı tarafından «müteselsil kefil» olarak imzalandığını, müvekkilinin edimlerine yerine getirdiğini ancak davalının ve asıl borçlunun yerine getirmediğini, 6455 sayılı Kanun'un 77 ... maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinde değişiklik yapıldığını, söz konusu düzenleme uyarınca eş rızasının olmamasının «kefalet sözleşmesinin» geçerliliğini etkilemeyeceğini, kararın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu arasında 10.11.2013 tarihinde akdedilen kredi «çerçeve sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, anılan «kredi sözleşmesi» kapsamında asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun «kefalet sözleşmelerini» düzenleyen TBK'nın 584/1 maddesi uyarınca evli olanların kefaletinin geçerli olabilmesi için mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadığı veya yasal olarak eşlerin ayrı yaşama hakkı doğmadığı taktirde diğer eşin yazılı rızasıyla «kefil» olunabileceği, bu «rızanın» ise sözleşmenin kurulmasından önce yada en geç kurulması anında verilmiş olmasını «geçerlilik şartı» olarak düzenlendiği, borçlulardan ...'ın evli olduğu, ancak kefaletin geçerli olabilmesi için eşin rızasının gerekli olduğu, bu rızanın verildiğine dair yasanın dü …
Mahkemece, borçlulardan ...'ın «kefil» sıfatıyla imzaladığı sözleşmede 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 584/1 maddesi uyarınca eşinin rızasının bulunmasının «geçerlilik şartı» olduğu ancak anılan kefilin eşinin «kefalet» akdine «muvafakatinin» bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yasaya uygun olarak düzenlenen «kefalet» akdinin hatalı olarak «geçersiz» sayılması ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçerlilik şartı · muvafakat · ihtiyati haciz · haciz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaOysa, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı tarafından dosyaya sunulan ve borçlu ...'ın «kefil» sıfatıyla imzaladığı 27.02.2013 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'nin «son» sayfasında kefilin eşi olan ...'ın yine 27.02.2013 tarihi ile imzası bulunmaktadır.
Mahkemece, borçlulardan ...'ın «kefil» sıfatıyla imzaladığı sözleşmede 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 584/1 maddesi uyarınca eşinin rızasının bulunmasının «geçerlilik şartı» olduğu ancak anılan kefilin eşinin «kefalet» akdine «muvafakatinin» bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yasaya uygun olarak düzenlenen «kefalet» akdinin hatalı olarak «geçersiz» sayılması ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun «kefalet sözleşmelerini» düzenleyen TBK'nın 584/1 maddesi uyarınca evli olanların kefaletinin geçerli olabilmesi için mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadığı veya yasal olarak eşlerin ayrı yaşama hakkı doğmadığı taktirde diğer eşin yazılı rızasıyla «kefil» olunabileceği, bu «rızanın» ise sözleşmenin kurulmasından önce yada en geç kurulması anında verilmiş olmasını «geçerlilik şartı» olarak düzenlendiği, borçlulardan ...'ın evli olduğu, ancak kefaletin geçerli olabilmesi için eşin rızasının gerekli olduğu, bu rızanın verildiğine dair yasanın dü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4336 E. , 2024/510 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/174 Esas, 2022/1025 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/219 E., 2020/35 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu arasında 10.11.2013 tarihinde akdedilen kredi çerçeve sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, anılan kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kefaletinin eşinin rızası alınmadığı için geçersiz olduğunu, davacı ile ... ... arasında 11.11.2013 tarihli esnaf yatırım/meslek işletme kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin de sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı ... ...'ın 100.000,00 TL kredi kullanarak bir araç satın aldığını, aracın üzerine davacı banka lehine rehin tesis edildiğini, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin geri ödendiğini, araçtaki rehin de bu sebeple kaldırıldığını, müvekkilinin sadece belirtilen krediye kefil olup bunun dışında asıl borçluya kullandırılan kredilerden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 11.11.2013 tarihinde akdedilen kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, mevcut nüfus kayıtlarına göre davalının 25.10.1999 tarihinden beri evli olduğu ancak kredi sözleşmesinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 584 üncü maddesi uyarınca aranan eş rızasının bulunmadığı, somut olayda, aynı Yasa hükmünün üçüncü fıkrasında belirtilen eş rızasının aranmadığı hallerin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
11. 11.2013 tarihli kredi sözleşmesinin davalı tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığını, müvekkilinin edimlerine yerine getirdiğini ancak davalının ve asıl borçlunun yerine getirmediğini, 6455 sayılı Kanun'un 77 ... maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinde değişiklik yapıldığını, söz konusu düzenleme uyarınca eş rızasının olmamasının kefalet sözleşmesinin geçerliliğini etkilemeyeceğini, kararın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ... maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016959000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz