Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2078 E. 2023/3216 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiliğin ihyası↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ taleple bağlılık ilkesi↗ münfesihlik↗ re'sen terkin↗ taleple bağlılık↗ ticaret sicilinden terkin↗ malvarlığına ilişkin dava↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tüzel kişilik↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ihtarname↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/210 E., 2020/630 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası istenen Tengri Doğa Sporları Org. Turz. Dan. Eğt. ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin vergi kaydının halen devam ettiğini ve bulunduğu adreste ve işletmecilik yaparak faal olduğunu, buna rağmen davalı tarafından re'sen ticaret sicilinden terkin edildiğini belirterek Tengri Doğa Sporları Org. Turz. Dan. Eğt. ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin sermayesini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen asgari tutarlara yükseltmediğinin tespit edilerek yapılan ihtar ve ilanlar sonucunda 6102 sayılı Türk Ticaret kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 10 uncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmeyen şirketin 03.02.2015 tarihinde kaydının ticaret sicilinden re'sen silindiği ve Ticaret Sicil gazetesinde ilan edildiği, şirkeitn kuruluş tarihinden itibaren herhangi bir sermaye artırımı veya azaltımı hakkında karar alınmadığı, davacı vekilinin duruşmalardaki beyanında şirketin mal varlığının tasfiyesini istemediklerini, şirketin faaliyetlerini yürütmesi için ihyasını talep etiklerini bildirdiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca şirketin sermayesini belirlenen asgari tutarlara yükseltmediğinin tespit edildiği, yapılan ihtar ve ilanlara rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 ncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmeyen şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği, davacı tarafça şirketin faal olduğu, Ayvalık Meze Balık isimli oldukça tanınan bir işletmeyi işlettiğinin iddia edilerek şirketin faaliyetlerini yürütebilmesi için ihyası talep edilmiş ise de 6102 sayılı kanun'un geçici 10 ncu maddesine göre asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilebileceği, davacı vekilinin duruşmalarda şirketin malvarlığının tasfiyesi ile sınırlı olarak ihyasını talep etmediklerini beyan etmesi karşısında davacı tarafın talebi gibi şirketin faaliyetlerine devam etmesi için ihya kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirket faaliyetine devam ettiğinden sicilden terkinin usulsüz olduğunu, şirkete sermayenin artırılması hususnda herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, ihyası istenen şirketin halen faal olduğunu ve vergi kaydının da devam ettiğini, taleplerinin tasfiye olmayıp şirketin kalıcı ihyasına ilişkin olduğunu ve şirketin ticari faaliyetine davem etmesi nedeniyle hukuki yararlarının mevcut olduğunu, kalıcı ihya talep edilmesinde yasal bir engel bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmeyen ihyası istenen Tengri Doğa Sporları Org. Turz. Dan. Eğt. ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından ancak tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceğini, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı vekilinin duruşmalardaki beyanları gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3536 E. 2022/2248 K.
Ortak:münfesihlik · ihya · hukuki yarar · ek tasfiye · cy/cy kaydı · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin sermayesini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen asgari tutarlara yükseltmediğinin tespit edilerek yapılan «ihtar» ve «ilanlar» sonucunda 6102 sayılı Türk Ticaret kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 10 uncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmeyen şirketin 03.02.2015 tarihinde «kaydının» ticaret sicilinden re'sen silindiği ve Ticaret Sicil gazetesinde ilan edildiği, şirkeitn kuruluş tarihinden itibaren herhangi bir «sermaye artırımı» veya azaltımı hakkında karar alınmadığı, davacı vekilinin duruşmalardaki beyanında şirketin mal varlığının tasfiyesini istemediklerini, şirketin faaliyetlerini yürütmesi için ihyasını talep etiklerini bildirdiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca şirketin sermayesini belirlenen asgari tutarlara yükseltmediğinin tespit edildiği, yapılan ihtar ve ilanlara rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 ncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmeyen şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiği, davacı tarafça şirketin faal olduğu, Ayvalık Meze Balık isimli oldukça tanınan bir işletmeyi işlettiğinin iddia edilerek şirketin faaliyetlerini yürütebilmesi için ihyası talep edilmiş ise de 6102 sayılı kanun'un geçici 10 ncu maddesine göre asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilebileceği, davacı vekilinin duruşmalarda şirketin «malvarlığının» tasfiyesi ile sınırlı olarak ihyasını talep etmediklerini beyan etmesi karşısında davacı tarafın talebi gibi şirketin faaliyetlerine devam etmesi için ihya kararı …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirket faaliyetine devam ettiğinden «sicilden terkinin» usulsüz olduğunu, şirkete sermayenin artırılması hususnda herhangi bir «ihtarname» gönderilmediğini, ihyası istenen şirketin halen faal olduğunu ve vergi «kaydının» da devam ettiğini, taleplerinin «tasfiye» olmayıp şirketin kalıcı ihyasına ilişkin olduğunu ve şirketin ticari faaliyetine davem etmesi nedeniyle «hukuki yararlarının» mevcut olduğunu, kalıcı ihya talep edilmesinde yasal bir engel bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Şti.'nin «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından ancak «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere «ihya» kararı verilebileceğini, «taleple bağlılık ilkesi» gereğince davacı vekilinin duruşmalardaki beyanları gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · ihya davası · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · usulden reddi · dava sebebi
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3536 E. 2022/2248 K.
Ortak:münfesihlik · ihya · hukuki yarar · ek tasfiye · cy/cy kaydı · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin sermayesini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen asgari tutarlara yükseltmediğinin tespit edilerek yapılan «ihtar» ve «ilanlar» sonucunda 6102 sayılı Türk Ticaret kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 10 uncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmeyen şirketin 03.02.2015 tarihinde «kaydının» ticaret sicilinden re'sen silindiği ve Ticaret Sicil gazetesinde ilan edildiği, şirkeitn kuruluş tarihinden itibaren herhangi bir «sermaye artırımı» veya azaltımı hakkında karar alınmadığı, davacı vekilinin duruşmalardaki beyanında şirketin mal varlığının tasfiyesini istemediklerini, şirketin faaliyetlerini yürütmesi için ihyasını talep etiklerini bildirdiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca şirketin sermayesini belirlenen asgari tutarlara yükseltmediğinin tespit edildiği, yapılan ihtar ve ilanlara rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 ncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmeyen şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiği, davacı tarafça şirketin faal olduğu, Ayvalık Meze Balık isimli oldukça tanınan bir işletmeyi işlettiğinin iddia edilerek şirketin faaliyetlerini yürütebilmesi için ihyası talep edilmiş ise de 6102 sayılı kanun'un geçici 10 ncu maddesine göre asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilebileceği, davacı vekilinin duruşmalarda şirketin «malvarlığının» tasfiyesi ile sınırlı olarak ihyasını talep etmediklerini beyan etmesi karşısında davacı tarafın talebi gibi şirketin faaliyetlerine devam etmesi için ihya kararı …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirket faaliyetine devam ettiğinden «sicilden terkinin» usulsüz olduğunu, şirkete sermayenin artırılması hususnda herhangi bir «ihtarname» gönderilmediğini, ihyası istenen şirketin halen faal olduğunu ve vergi «kaydının» da devam ettiğini, taleplerinin «tasfiye» olmayıp şirketin kalıcı ihyasına ilişkin olduğunu ve şirketin ticari faaliyetine davem etmesi nedeniyle «hukuki yararlarının» mevcut olduğunu, kalıcı ihya talep edilmesinde yasal bir engel bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Şti.'nin «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından ancak «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere «ihya» kararı verilebileceğini, «taleple bağlılık ilkesi» gereğince davacı vekilinin duruşmalardaki beyanları gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · ihya davası · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · usulden reddi · dava sebebi
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «münfesih» olduğu tespit edilen şirketin sicilden re'sen «kaydının» silindiği, söz konusu şirket hakkında birden fazla «ihya davası» açıldığı ve kabul kararı verildiği anlaşılmışsa da her ihya kararının o dosya konusu ile sınırlı olarak verildiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle şirket aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «şirketin tasfiyesini» yapmak üzere «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «ihyası» istenen şirketin işbu dava tarihinden önce başka bir mahkemece TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verildiği, ihya kararının dava konusu ile sınırlı olarak verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 10.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal olduğu ve davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davalı sicil müdürlüğünün bu yöndeki «istinaf sebebinin» kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak hukuki yarar dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine», kaldırma kararının sebebine ve biçimine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15543 E. 2017/214 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklıktan çıkarılma · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaŞirketi'nin 15/05/2011 tarihli 2011/4 sayılı davacı ...'ın «ortaklıktan çıkarılmasına» ve ortaklık hisselerinin davalı ... tarafından devralınmasına ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptaline» dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı ... yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3490 E. 2012/5906 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2078 E. , 2023/3216 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/406 Esas, 2022/1798 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/210 E., 2020/630 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası istenen Tengri Doğa Sporları Org. Turz. Dan. Eğt. ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin vergi kaydının halen devam ettiğini ve bulunduğu adreste ve işletmecilik yaparak faal olduğunu, buna rağmen davalı tarafından re'sen ticaret sicilinden terkin edildiğini belirterek Tengri Doğa Sporları Org. Turz. Dan. Eğt. ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin sermayesini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen asgari tutarlara yükseltmediğinin tespit edilerek yapılan ihtar ve ilanlar sonucunda 6102 sayılı Türk Ticaret kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 10 uncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmeyen şirketin 03.02.2015 tarihinde kaydının ticaret sicilinden re'sen silindiği ve Ticaret Sicil gazetesinde ilan edildiği, şirkeitn kuruluş tarihinden itibaren herhangi bir sermaye artırımı veya azaltımı hakkında karar alınmadığı, davacı vekilinin duruşmalardaki beyanında şirketin mal varlığının tasfiyesini istemediklerini, şirketin faaliyetlerini yürütmesi için ihyasını talep etiklerini bildirdiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca şirketin sermayesini belirlenen asgari tutarlara yükseltmediğinin tespit edildiği, yapılan ihtar ve ilanlara rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 ncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmeyen şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği, davacı tarafça şirketin faal olduğu, Ayvalık Meze Balık isimli oldukça tanınan bir işletmeyi işlettiğinin iddia edilerek şirketin faaliyetlerini yürütebilmesi için ihyası talep edilmiş ise de 6102 sayılı kanun'un geçici 10 ncu maddesine göre asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilebileceği, davacı vekilinin duruşmalarda şirketin malvarlığının tasfiyesi ile sınırlı olarak ihyasını talep etmediklerini beyan etmesi karşısında davacı tarafın talebi gibi şirketin faaliyetlerine devam etmesi için ihya kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirket faaliyetine devam ettiğinden sicilden terkinin usulsüz olduğunu, şirkete sermayenin artırılması hususnda herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, ihyası istenen şirketin halen faal olduğunu ve vergi kaydının da devam ettiğini, taleplerinin tasfiye olmayıp şirketin kalıcı ihyasına ilişkin olduğunu ve şirketin ticari faaliyetine davem etmesi nedeniyle hukuki yararlarının mevcut olduğunu, kalıcı ihya talep edilmesinde yasal bir engel bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmeyen ihyası istenen Tengri Doğa Sporları Org. Turz. Dan. Eğt. ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından ancak tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebileceğini, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı vekilinin duruşmalardaki beyanları gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954384800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz