Markaya tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/981 E. 2023/3869 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma↗ yetki sözleşmesi↗ kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗ re'sen gözetilme↗ şikayet↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ yetki↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/237 E., 2019/368 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "HASAN DEDE ŞARAPÇILIK" unvanıyla şarap ticaretine başladığını, öncesinde de müvekkilinin dedesinin bu ibareyi kullandığını ve marka olarak adına tescil ettirdiğini, aynı ibarenin 2017/103114 tescil numarasıyla 33. sınıfta yer alan alkollü içeceklerde müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davalının ise bu markayı ürün etiketlerinde, iş yerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, söz konusu kullanım nedeniyle davalı yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, davalının, müvekkiline ait "HASAN DEDE" markasına vaki tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2014 yılından beri bir üzüm çeşidi olan "Hasan Dede" üzümünden şarap üretip sattığını, "HASANDEDE" ibaresini her zaman tescilli "VİNKARA" markasıyla birlikte kullandığı için iltibasın bulunmadığını, müvekkilinin bu ibareyi, davacının marka tescilinden çok daha önce kullandığını, bir üzüm çeşidinin adı olan "HASAN DEDE" ibaresinin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davacının şikayeti üzerinde ilgili cumhuriyet savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, markaya tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının ürettiği "VİNKARA" markalı şaraplara ilişkin özgün bir ambalaj tasarımında, şişelerdeki etiketlerin üst bölümüne ilk olarak şarabın hangi bölgenin üzümlerinden üretildiğini gösteren bilgiye yer verdiği, davalının şarabın/şarabın üretildiği üzümün cinsini/çeşidini ve coğrafi kaynağını açıklayan "ÜZÜM:HASANDEDE" ibaresini kullanmasının, 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fıkrasının b bendi anlamında dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışına uygun malın türüne ve coğrafi kaynağına işaret eden açıklama niteliği taşıdığı ve davacı tarafından engellenemeyeceği, davalı markasının 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının a bendine uygun şekilde bir kullanım niteliği taşıdığı, VİNKARA asli unsurlu markasına ilişkin fiili markasal kullanımının, davacının 2017/103144 sayılı "HASAN DEDE" ibareli markası ile iltibas yaratmadığı ve markaya tecavüz oluşturmadığı, buna göre marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hukuki ilkeler gözetilmeden, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucunda karar verildiğini, müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye’de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, bu markanın 31.12.1986 tarihinde müvekkilinin dedesi ve ortakları adına tescil edildiğini, son olarak da 14.11.2017 tarihinde müvekkilinin bu markayı adına tescil ettirdiğini, davalının 2014 yılından beri müvekkili adına tescilli markayı kullanarak şarap üretip sattığını, davalının bu kullanımlarının, müvekkilinin 2017'den önce tescilsiz olarak kullandığı, "HASAN DEDE" markası yönünden haksız rekabet, 2017 yılındaki marka tescilinden itibaren de markaya tecavüz oluşturduğunu, davalının herhangi bir yetki sözleşmesi veya yasal bir gerekçe olmaksızın, müvekkilinin markasını kullandığını, markaya ait ürünlerin taklitlerini yaptığını ve "HASAN DEDE" markasını, logosunu taşıyan ürünleri ticaret hayatına sunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklananın aksine müvekkilinin bu marka altında üretim de yaptığını,"HASAN DEDE" ibaresinin, başka firmalarca üzüm cinsi belirtmek amacıyla yazıldığında etiketin arka tarafına yazılmasına karşın davalı şirketçe kendi markası olan "VİNKARA" ibaresinden bile büyük puntolarla ve dikkat çekecek şekilde en üste yazılmasının da marka hakkına tecavüzü gösterdiğini, "HASAN DEDE" ibaresinin davalı tarafça markasal nitelikte kullanıldığını, bunun da müvekkili markası ile karıştırılmaya yol açacağını, müvekkilinin söz konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü "HASAN DEDE" ibaresinin, bir üzüm çeşidinin adı olduğu, bu itibarla davalının anılan ibareyi kullanmasının markaya tecavüz ya da haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/216 E. 2024/3980 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ndan beri bir üzüm çeşidi olan "Hasan Dede" üzümünden şarap üretip sattığını, "HASANDEDE" ibaresini her zaman tescilli "VİNKARA" markasıyla birlikte kullandığı için «iltibasın» bulunmadığını, müvekkilinin bu ibareyi, davacının marka tescilinden çok daha önce kullandığını, bir üzüm çeşidinin adı olan "HASAN DEDE" ibaresinin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davacının «şikayeti» üzerinde ilgili cumhuriyet savcılığınca «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiğini, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… de bir kullanım niteliği taşıdığı, VİNKARA asli unsurlu markasına ilişkin fiili markasal kullanımının, davacının 2017/103144 sayılı "HASAN DEDE" ibareli markası ile «iltibas» yaratmadığı ve markaya tecavüz oluşturmadığı, buna göre «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… etiketlerinde, iş yerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, söz konusu kullanım nedeniyle davalı yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, davalının, müvekkiline ait "HASAN DEDE" markasına vaki tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «uyuşmazlık konusu» mallar yönünden «iltibas» bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… af dilekçesinde özetle; müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye'de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, müvekkilinin akrabalarının 30-40 yıldır ticari olarak şarap «dağıtım» ve satışı yaptığını, dava şirketin ise 2014 yılından beri bu ibareyi kullandığını, müvekkilinin şarap üretimi yaptığının belgelerle sabit olduğunu, davalının kullanımının 2017 yılından önce «haksız rekabet», 2017'den sonra ise markaya tecavüz oluşturduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu, davalının dava konusu ibareyi etiket ve reklamlarında öne çıkararak kullandı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda… larak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markasına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, onun serisi olarak algılanacağını ve ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimaline neden olacağını, markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan hakkının zarar göreceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu, ibarenin 33. sınıf ürünler üzerinde üzüm çeşidi olarak gösterilmesine bir itirazları olmadığını, ancak davalının marka etiketlerinde "HASAN DEDE" ibaresini öne çıkardığını, “HASAN DEDE” markasının 1986 yılında müvekkilinin dedesi ... ve Ortakları adına 91096 tescil numarasıyla şarap sınıfına tescilli olduğunu, ancak 10 yıllık koruma süresinden sonra «yenilenmesinin» ihmal edildiğini ileri sürerek itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… kullandığı ürünleri sattığını, davacının şarap üretimi yapmadığını, davacının ailesiyle ilgili markanın "HASAN DEDE" değil "Hasandede Şarapları" olduğunu, markanın «yenilenmemesi» nedeniyle 2006 yılında iptal edildiğini, böylece ibarenin başkaları tarafından serbestçe kullanılabileceğini, ayrıca markaların da benzer olmadığını, müvekkilinin "VİNTARA" ibareli logosunun «ayırt ediciliği» sağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «uyuşmazlık konusu» mallar yönünden «iltibas» bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… af dilekçesinde özetle; müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye'de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, müvekkilinin akrabalarının 30-40 yıldır ticari olarak şarap «dağıtım» ve satışı yaptığını, dava şirketin ise 2014 yılından beri bu ibareyi kullandığını, müvekkilinin şarap üretimi yaptığının belgelerle sabit olduğunu, davalının kullanımının 2017 yılından önce «haksız rekabet», 2017'den sonra ise markaya tecavüz oluşturduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu, davalının dava konusu ibareyi etiket ve reklamlarında öne çıkararak kullandı …
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1766 E. 2023/5513 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · iltibas
İncelediğiniz kararda… de bir kullanım niteliği taşıdığı, VİNKARA asli unsurlu markasına ilişkin fiili markasal kullanımının, davacının 2017/103144 sayılı "HASAN DEDE" ibareli markası ile «iltibas» yaratmadığı ve markaya tecavüz oluşturmadığı, buna göre «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ndan beri bir üzüm çeşidi olan "Hasan Dede" üzümünden şarap üretip sattığını, "HASANDEDE" ibaresini her zaman tescilli "VİNKARA" markasıyla birlikte kullandığı için «iltibasın» bulunmadığını, müvekkilinin bu ibareyi, davacının marka tescilinden çok daha önce kullandığını, bir üzüm çeşidinin adı olan "HASAN DEDE" ibaresinin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davacının «şikayeti» üzerinde ilgili cumhuriyet savcılığınca «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiğini, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hukuki ilkeler gözetilmeden, «eksik araştırma» ve yanılgılı değerlendirme sonucunda karar verildiğini, müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye’de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, bu markanın 31.12.1986 tarihinde müvekkilinin dedesi ve ortakları adına tescil edildiğini, «son» olarak da 14.11.2017 tarihinde müvekkilinin bu markayı adına tescil ettirdiğini, davalının 2014 yılından beri müvekkili adına tescilli markayı kullanarak şarap üretip sattığını, davalının bu kullanımlarının, müvekkilinin 2017'den önce tescilsiz olarak kullandığı, "HASAN DEDE" markası yönünden «haksız rekabet», 2017 yılındaki marka tescilinden itibaren de markaya tecavüz oluşturduğunu, davalının herhangi bir «yetki sözleşmesi» veya yasal bir gerekçe olmaksızın, müvekkilinin markasını kullandığını, markaya ait ürünlerin taklitlerini yaptığını ve "HASAN DEDE" markasını, logosunu «taşıyan» ürünleri ticaret hayatına sunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklananın aksine müvekkilinin bu marka altında üretim de yaptığını,"HASAN DEDE" ibaresinin, başka firmalarca üzüm cinsi belirtmek amacıyla yazıldığında etiketin arka tarafına yazılmasına karşın davalı şirketçe kendi markası olan "VİNKARA" ibaresinden bile büyük puntolarla ve dikkat çekecek şekilde en üste yazılmasının da «marka hakkına tecavüzü» gösterdiğini, "HASAN DEDE" ibaresinin davalı tarafça markasal nitelikte kullanıldığını, bunun da müvekkili markası ile karıştırılmaya yol açacağını, müvekkilinin s …
Benzer bu kararda… dına 91096 numarasıyla şarap sınıfına tescilli bulunduğunu, davacının "..." ismini kendi adına tescilli markaymış gibi sattığı alkollü içecek ürünlerinde bilerek ve «iltibas» yaratmak amacıyla kullandığını, bu durumun müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturacağını, "..." markasını önceden kullanan, aleniyet kazandıran, meşhur ve maruf kılan tarafın davacı değil müvekkili olduğunu, bazı üzüm çeşitlerinin marka …
… 96 tescil numarasıyla şarap sınıfında tescilli bulunduğunu, davacının "..." ismini kendi adına tescilli markaymış gibi sattığı alkollü içecek ürünlerinde bilerek ve «iltibas» yaratmak amacıyla kullandığını, tescil edilmiş bir markayı kullanma hakkının «münhasıran» sahibine ait olduğunu, müvekkilinin "..." markasıyla şarapçılık mesleğini kuşaktan kuşağa geçen bir meslek olarak icra ettiğini, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… cinsini, vasfını, coğrafi kaynağını belirttiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin (c) bendi uyarınca bu türden ibareleri «münhasıran» ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin tescilinin mutlak ret nedeni bulunduğunu, müvekkilinin de 2014 yılından beri bu ibareyi adına tescilli "..." markasıyla …
… 96 tescil numarasıyla şarap sınıfında tescilli bulunduğunu, davacının "..." ismini kendi adına tescilli markaymış gibi sattığı alkollü içecek ürünlerinde bilerek ve «iltibas» yaratmak amacıyla kullandığını, tescil edilmiş bir markayı kullanma hakkının «münhasıran» sahibine ait olduğunu, müvekkilinin "..." markasıyla şarapçılık mesleğini kuşaktan kuşağa geçen bir meslek olarak icra ettiğini, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddes …
… ikle şarap üretiminde kullanılan bir üzüm çeşidi olduğu, ayrıca bu ibarenin tescil kapsamındaki mallar bakımından işletmesel (ticari) kaynak gösterme, yani markasal «ayırt edicilik» niteliğini de haiz olmadığı, hükümsüzlük talebine konu marka bakımından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 25 inci m …
… ik özelliklerini gösteren açıklamalar kapsamına girdiği, ayrıca bu ibarenin tescil kapsamındaki mallar bakımından işletmesel (ticari) kaynak gösterme, yani markasal «ayırt edicilik» niteliğini de haiz olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında hüküms …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/981 E. , 2023/3869 K.
"İçtihat Metni"
N
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/195 Esas, 2021/1303 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/237 E., 2019/368 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "HASAN DEDE ŞARAPÇILIK" unvanıyla şarap ticaretine başladığını, öncesinde de müvekkilinin dedesinin bu ibareyi kullandığını ve marka olarak adına tescil ettirdiğini, aynı ibarenin 2017/103114 tescil numarasıyla 33. sınıfta yer alan alkollü içeceklerde müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davalının ise bu markayı ürün etiketlerinde, iş yerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, söz konusu kullanım nedeniyle davalı yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, davalının, müvekkiline ait "HASAN DEDE" markasına vaki tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2014 yılından beri bir üzüm çeşidi olan "Hasan Dede" üzümünden şarap üretip sattığını, "HASANDEDE" ibaresini her zaman tescilli "VİNKARA" markasıyla birlikte kullandığı için iltibasın bulunmadığını, müvekkilinin bu ibareyi, davacının marka tescilinden çok daha önce kullandığını, bir üzüm çeşidinin adı olan "HASAN DEDE" ibaresinin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davacının şikayeti üzerinde ilgili cumhuriyet savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, markaya tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının ürettiği "VİNKARA" markalı şaraplara ilişkin özgün bir ambalaj tasarımında, şişelerdeki etiketlerin üst bölümüne ilk olarak şarabın hangi bölgenin üzümlerinden üretildiğini gösteren bilgiye yer verdiği, davalının şarabın/şarabın üretildiği üzümün cinsini/çeşidini ve coğrafi kaynağını açıklayan "ÜZÜM:HASANDEDE" ibaresini kullanmasının, 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fıkrasının b bendi anlamında dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışına uygun malın türüne ve coğrafi kaynağına işaret eden açıklama niteliği taşıdığı ve davacı tarafından engellenemeyeceği, davalı markasının 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının a bendine uygun şekilde bir kullanım niteliği taşıdığı, VİNKARA asli unsurlu markasına ilişkin fiili markasal kullanımının, davacının 2017/103144 sayılı "HASAN DEDE" ibareli markası ile iltibas yaratmadığı ve markaya tecavüz oluşturmadığı, buna göre marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hukuki ilkeler gözetilmeden, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucunda karar verildiğini, müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye’de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, bu markanın 31.12.1986 tarihinde müvekkilinin dedesi ve ortakları adına tescil edildiğini, son olarak da 14.11.2017 tarihinde müvekkilinin bu markayı adına tescil ettirdiğini, davalının 2014 yılından beri müvekkili adına tescilli markayı kullanarak şarap üretip sattığını, davalının bu kullanımlarının, müvekkilinin 2017'den önce tescilsiz olarak kullandığı, "HASAN DEDE" markası yönünden haksız rekabet, 2017 yılındaki marka tescilinden itibaren de markaya tecavüz oluşturduğunu, davalının herhangi bir yetki sözleşmesi veya yasal bir gerekçe olmaksızın, müvekkilinin markasını kullandığını, markaya ait ürünlerin taklitlerini yaptığını ve "HASAN DEDE" markasını, logosunu taşıyan ürünleri ticaret hayatına sunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklananın aksine müvekkilinin bu marka altında üretim de yaptığını,"HASAN DEDE" ibaresinin, başka firmalarca üzüm cinsi belirtmek amacıyla yazıldığında etiketin arka tarafına yazılmasına karşın davalı şirketçe kendi markası olan "VİNKARA" ibaresinden bile büyük puntolarla ve dikkat çekecek şekilde en üste yazılmasının da marka hakkına tecavüzü gösterdiğini, "HASAN DEDE" ibaresinin davalı tarafça markasal nitelikte kullanıldığını, bunun da müvekkili markası ile karıştırılmaya yol açacağını, müvekkilinin söz konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü "HASAN DEDE" ibaresinin, bir üzüm çeşidinin adı olduğu, bu itibarla davalının anılan ibareyi kullanmasının markaya tecavüz ya da haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954367300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz