YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/216 E. 2024/3980 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/149 E., 2020/201 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018/41508 nolu "VİNTARA WINEHOUSE HASAN DEDE" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "HASAN DEDE" ibareli markasını mesnet göstererek yaptıkları itirazın YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markasına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, onun serisi olarak algılanacağını ve ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline neden olacağını, markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan hakkının zarar göreceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu, ibarenin 33. sınıf ürünler üzerinde üzüm çeşidi olarak gösterilmesine bir itirazları olmadığını, ancak davalının marka etiketlerinde "HASAN DEDE" ibaresini öne çıkardığını, “HASAN DEDE” markasının 1986 yılında müvekkilinin dedesi ... ve Ortakları adına 91096 tescil numarasıyla şarap sınıfına tescilli olduğunu, ancak 10 yıllık koruma süresinden sonra yenilenmesinin ihmal edildiğini ileri sürerek itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında uyuşmazlık konusu mallar yönünden iltibas bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; "HASAN DEDE" ibaresinin üzüm cinsi olduğunu, marka olarak tescil edilmemesi gerekirken sehven tescil edildiğini, müvekkilinin ürünlerindeki kullanımının eskiye dayandığını, müvekkili şirketin bu ibareyi meşhur ve maruf hale getirdiğini, 2015 yılından beri ibareyi kullandığı ürünleri sattığını, davacının şarap üretimi yapmadığını, davacının ailesiyle ilgili markanın "HASAN DEDE" değil "Hasandede Şarapları" olduğunu, markanın yenilenmemesi nedeniyle 2006 yılında iptal edildiğini, böylece ibarenin başkaları tarafından serbestçe kullanılabileceğini, ayrıca markaların da benzer olmadığını, müvekkilinin "VİNTARA" ibareli logosunun ayırt ediciliği sağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; emtia benzerliğinin somut uyuşmazlık bakımından sağlandığı, dava konusu marka incelendiğinde başvurunun herhangi bir şekil unsuru ihtiva etmeyen bir kelime markası olduğu, anılan ibarenin Kırıkkale iline bağlı bir coğrafi bölgeyi (Hasan Dede Köyü) işaret ettiği, bununla birlikte dava konusu YİDK kararında da belirtildiği gibi ortak unsur olan “Hasan Dede” ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markasal olarak bir orjinallik taşımadığı, coğrafi bir bölge ismi olan çekişmeli markanın ortak unsurunun herkesin kullanılabileceği bir yer adı olduğu, taraf markalarının karıştırılmasının mümkün görülmediği, davacının “HASAN DEDE” ibareli yönünden önceye dayalı kullanım iddiasını kanıtlayamadığı, bu nedenle 6769 sayılı Sinaı Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanabilir olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye'de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, müvekkilinin akrabalarının 30-40 yıldır ticari olarak şarap dağıtım ve satışı yaptığını, dava şirketin ise 2014 yılından beri bu ibareyi kullandığını, müvekkilinin şarap üretimi yaptığının belgelerle sabit olduğunu, davalının kullanımının 2017 yılından önce haksız rekabet, 2017'den sonra ise markaya tecavüz oluşturduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu, davalının dava konusu ibareyi etiket ve reklamlarında öne çıkararak kullandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairenin davacının itiraza mesnet "HASAN DEDE" ibareli markasına ilişkin 09.12.2021 tarih ve 2020/533 E.-2021/1560 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi "Hasan Dede" ibaresinin bir üzüm çeşidinin ismi olduğu, bu şekilde piyasada yaygın olarak bilindiği, akademik çalışmalara konu edildiği ve bu üzüm çeşidinin özellikle şarap üretiminde kullanıldığı, dolayısıyla ürünün cinsini, çeşidini, vasfını ve diğer karakteristik özelliklerini gösteren açıklamalar kapsamına girdiği, ayrıca bu ibarenin işletmesel (ticari) kaynak gösterme, yani markasal ayırt edicilik niteliğini de haiz olmadığı, bu tür ibareler herkesin kullanımına açık olup tek başına marka olarak kullanılamayacakları, nitekim Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi Sıfatıyla Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 26.12.2019 tarih ve 2018/295 E. - 2019/398 K. sayılı kararla itiraza mesnet markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu karara yönelik istinaf itirazlarının da Dairenin anılan kararı ile esastan reddedildiği, ancak başka ibareler eklenmek suretiyle bu tür cins ve vasıf bildiren ibarelerin marka olarak kullanılabilecekleri, davaya konu YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ,YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/981 E. 2023/3869 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «uyuşmazlık konusu» mallar yönünden «iltibas» bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… af dilekçesinde özetle; müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye'de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, müvekkilinin akrabalarının 30-40 yıldır ticari olarak şarap «dağıtım» ve satışı yaptığını, dava şirketin ise 2014 yılından beri bu ibareyi kullandığını, müvekkilinin şarap üretimi yaptığının belgelerle sabit olduğunu, davalının kullanımının 2017 yılından önce «haksız rekabet», 2017'den sonra ise markaya tecavüz oluşturduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu, davalının dava konusu ibareyi etiket ve reklamlarında öne çıkararak kullandı …
Benzer bu kararda… ndan beri bir üzüm çeşidi olan "Hasan Dede" üzümünden şarap üretip sattığını, "HASANDEDE" ibaresini her zaman tescilli "VİNKARA" markasıyla birlikte kullandığı için «iltibasın» bulunmadığını, müvekkilinin bu ibareyi, davacının marka tescilinden çok daha önce kullandığını, bir üzüm çeşidinin adı olan "HASAN DEDE" ibaresinin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davacının «şikayeti» üzerinde ilgili cumhuriyet savcılığınca «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiğini, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… de bir kullanım niteliği taşıdığı, VİNKARA asli unsurlu markasına ilişkin fiili markasal kullanımının, davacının 2017/103144 sayılı "HASAN DEDE" ibareli markası ile «iltibas» yaratmadığı ve markaya tecavüz oluşturmadığı, buna göre «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… etiketlerinde, iş yerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, söz konusu kullanım nedeniyle davalı yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, davalının, müvekkiline ait "HASAN DEDE" markasına vaki tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · yetki sözleşmesi · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · re'sen gözetilme · şikayet · marka hakkına tecavüz · yetki · taşıyan
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hukuki ilkeler gözetilmeden, «eksik araştırma» ve yanılgılı değerlendirme sonucunda karar verildiğini, müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye’de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, bu markanın 31.12.1986 tarihinde müvekkilinin dedesi ve ortakları adına tescil edildiğini, «son» olarak da 14.11.2017 tarihinde müvekkilinin bu markayı adına tescil ettirdiğini, davalının 2014 yılından beri müvekkili adına tescilli markayı kullanarak şarap üretip sattığını, davalının bu kullanımlarının, müvekkilinin 2017'den önce tescilsiz olarak kullandığı, "HASAN DEDE" markası yönünden «haksız rekabet», 2017 yılındaki marka tescilinden itibaren de markaya tecavüz oluşturduğunu, davalının herhangi bir «yetki sözleşmesi» veya yasal bir gerekçe olmaksızın, müvekkilinin markasını kullandığını, markaya ait ürünlerin taklitlerini yaptığını ve "HASAN DEDE" markasını, logosunu «taşıyan» ürünleri ticaret hayatına sunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklananın aksine müvekkilinin bu marka altında üretim de yaptığını,"HASAN DEDE" ibaresinin, başka firmalarca üzüm cinsi belirtmek amacıyla yazıldığında etiketin arka tarafına yazılmasına karşın davalı şirketçe kendi markası olan "VİNKARA" ibaresinden bile büyük puntolarla ve dikkat çekecek şekilde en üste yazılmasının da «marka hakkına tecavüzü» gösterdiğini, "HASAN DEDE" ibaresinin davalı tarafça markasal nitelikte kullanıldığını, bunun da müvekkili markası ile karıştırılmaya yol açacağını, müvekkilinin s …
… ndan beri bir üzüm çeşidi olan "Hasan Dede" üzümünden şarap üretip sattığını, "HASANDEDE" ibaresini her zaman tescilli "VİNKARA" markasıyla birlikte kullandığı için «iltibasın» bulunmadığını, müvekkilinin bu ibareyi, davacının marka tescilinden çok daha önce kullandığını, bir üzüm çeşidinin adı olan "HASAN DEDE" ibaresinin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davacının «şikayeti» üzerinde ilgili cumhuriyet savcılığınca «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiğini, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… de bir kullanım niteliği taşıdığı, VİNKARA asli unsurlu markasına ilişkin fiili markasal kullanımının, davacının 2017/103144 sayılı "HASAN DEDE" ibareli markası ile «iltibas» yaratmadığı ve markaya tecavüz oluşturmadığı, buna göre «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'«sen gözetilecek» sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1766 E. 2023/5513 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında «uyuşmazlık konusu» mallar yönünden «iltibas» bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… kullandığı ürünleri sattığını, davacının şarap üretimi yapmadığını, davacının ailesiyle ilgili markanın "HASAN DEDE" değil "Hasandede Şarapları" olduğunu, markanın «yenilenmemesi» nedeniyle 2006 yılında iptal edildiğini, böylece ibarenin başkaları tarafından serbestçe kullanılabileceğini, ayrıca markaların da benzer olmadığını, müvekkilinin "VİNTARA" ibareli logosunun «ayırt ediciliği» sağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… çeşidini, vasfını ve diğer karakteristik özelliklerini gösteren açıklamalar kapsamına girdiği, ayrıca bu ibarenin işletmesel (ticari) kaynak gösterme, yani markasal «ayırt edicilik» niteliğini de haiz olmadığı, bu tür ibareler herkesin kullanımına açık olup tek başına marka olarak kullanılamayacakları, nitekim Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi S …
Benzer bu kararda… 96 tescil numarasıyla şarap sınıfında tescilli bulunduğunu, davacının "..." ismini kendi adına tescilli markaymış gibi sattığı alkollü içecek ürünlerinde bilerek ve «iltibas» yaratmak amacıyla kullandığını, tescil edilmiş bir markayı kullanma hakkının «münhasıran» sahibine ait olduğunu, müvekkilinin "..." markasıyla şarapçılık mesleğini kuşaktan kuşağa geçen bir meslek olarak icra ettiğini, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddes …
… ikle şarap üretiminde kullanılan bir üzüm çeşidi olduğu, ayrıca bu ibarenin tescil kapsamındaki mallar bakımından işletmesel (ticari) kaynak gösterme, yani markasal «ayırt edicilik» niteliğini de haiz olmadığı, hükümsüzlük talebine konu marka bakımından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 25 inci m …
… dına 91096 numarasıyla şarap sınıfına tescilli bulunduğunu, davacının "..." ismini kendi adına tescilli markaymış gibi sattığı alkollü içecek ürünlerinde bilerek ve «iltibas» yaratmak amacıyla kullandığını, bu durumun müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturacağını, "..." markasını önceden kullanan, aleniyet kazandıran, meşhur ve maruf kılan tarafın davacı değil müvekkili olduğunu, bazı üzüm çeşitlerinin marka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… cinsini, vasfını, coğrafi kaynağını belirttiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin (c) bendi uyarınca bu türden ibareleri «münhasıran» ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin tescilinin mutlak ret nedeni bulunduğunu, müvekkilinin de 2014 yılından beri bu ibareyi adına tescilli "..." markasıyla …
… 96 tescil numarasıyla şarap sınıfında tescilli bulunduğunu, davacının "..." ismini kendi adına tescilli markaymış gibi sattığı alkollü içecek ürünlerinde bilerek ve «iltibas» yaratmak amacıyla kullandığını, tescil edilmiş bir markayı kullanma hakkının «münhasıran» sahibine ait olduğunu, müvekkilinin "..." markasıyla şarapçılık mesleğini kuşaktan kuşağa geçen bir meslek olarak icra ettiğini, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddes …
… dına 91096 numarasıyla şarap sınıfına tescilli bulunduğunu, davacının "..." ismini kendi adına tescilli markaymış gibi sattığı alkollü içecek ürünlerinde bilerek ve «iltibas» yaratmak amacıyla kullandığını, bu durumun müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturacağını, "..." markasını önceden kullanan, aleniyet kazandıran, meşhur ve maruf kılan tarafın davacı değil müvekkili olduğunu, bazı üzüm çeşitlerinin marka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13953 E. 2014/4092 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin durdurulması · takibin durdurulması · teminat senedi · yemin teklifi · borçlu olunmadığının tespiti · yemin · hisse devri · ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, her iki tarafın itiraz etmediği sözleşmede ve senette takip konusu senedin «teminat senedi» olduğuna ilişkin açıklık olmadığı, takip konusu senedin bedelinin nakden alındığının yazılı olduğu, davalı Hasan'ın senedin teminat senedi olmadığını bildirdiği, yazılı belgenin aksinin davacı tarafça «kesin» delille ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafça davalı Hasan'a senedin teminat senedi olduğu hususunda «yemin teklif» edildiği, davalı Hasan'ın senedin teminat senedi olmadığı hususunda usulüne uygun Yemin ettiği, sözleşme ve senetteki ödeme tarihine göre önceliklikle davacıların …
Oysa, «menfi tespit» davasının reddine karar veren mahkemenin,borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu «icra takibinin durdurulması» (İİK.m.72,II) veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi (İİK m.72,III c.2) için «ihtiyati tedbir» kararı almış ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış-«infaz» edilmiş olması gerekir. (İİK m.72,IV c.2).
2-Dava, «hisse devri» nedeniyle verilen bonodan dolayı başlatılan takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, ancak yazılı gerekçe ile mümeyyiz davalı yararına tazminata hükmedilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/216 E. , 2024/3980 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1631 Esas – 2022/1399 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/149 E., 2020/201 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018/41508 nolu "VİNTARA WINEHOUSE HASAN DEDE" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "HASAN DEDE" ibareli markasını mesnet göstererek yaptıkları itirazın YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markasına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, onun serisi olarak algılanacağını ve ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline neden olacağını, markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan hakkının zarar göreceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu, ibarenin 33. sınıf ürünler üzerinde üzüm çeşidi olarak gösterilmesine bir itirazları olmadığını, ancak davalının marka etiketlerinde "HASAN DEDE" ibaresini öne çıkardığını, “HASAN DEDE” markasının 1986 yılında müvekkilinin dedesi ...
ve Ortakları adına 91096 tescil numarasıyla şarap sınıfına tescilli olduğunu, ancak 10 yıllık koruma süresinden sonra yenilenmesinin ihmal edildiğini ileri sürerek itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında uyuşmazlık konusu mallar yönünden iltibas bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; "HASAN DEDE" ibaresinin üzüm cinsi olduğunu, marka olarak tescil edilmemesi gerekirken sehven tescil edildiğini, müvekkilinin ürünlerindeki kullanımının eskiye dayandığını, müvekkili şirketin bu ibareyi meşhur ve maruf hale getirdiğini, 2015 yılından beri ibareyi kullandığı ürünleri sattığını, davacının şarap üretimi yapmadığını, davacının ailesiyle ilgili markanın "HASAN DEDE" değil "Hasandede Şarapları" olduğunu, markanın yenilenmemesi nedeniyle 2006 yılında iptal edildiğini, böylece ibarenin başkaları tarafından serbestçe kullanılabileceğini, ayrıca markaların da benzer olmadığını, müvekkilinin "VİNTARA" ibareli logosunun ayırt ediciliği sağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; emtia benzerliğinin somut uyuşmazlık bakımından sağlandığı, dava konusu marka incelendiğinde başvurunun herhangi bir şekil unsuru ihtiva etmeyen bir kelime markası olduğu, anılan ibarenin Kırıkkale iline bağlı bir coğrafi bölgeyi (Hasan Dede Köyü) işaret ettiği, bununla birlikte dava konusu YİDK kararında da belirtildiği gibi ortak unsur olan “Hasan Dede” ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markasal olarak bir orjinallik taşımadığı, coğrafi bir bölge ismi olan çekişmeli markanın ortak unsurunun herkesin kullanılabileceği bir yer adı olduğu, taraf markalarının karıştırılmasının mümkün görülmediği, davacının “HASAN DEDE” ibareli yönünden önceye dayalı kullanım iddiasını kanıtlayamadığı, bu nedenle 6769 sayılı Sinaı Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanabilir olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye'de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, müvekkilinin akrabalarının 30-40 yıldır ticari olarak şarap dağıtım ve satışı yaptığını, dava şirketin ise 2014 yılından beri bu ibareyi kullandığını, müvekkilinin şarap üretimi yaptığının belgelerle sabit olduğunu, davalının kullanımının 2017 yılından önce haksız rekabet, 2017'den sonra ise markaya tecavüz oluşturduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu, davalının dava konusu ibareyi etiket ve reklamlarında öne çıkararak kullandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairenin davacının itiraza mesnet "HASAN DEDE" ibareli markasına ilişkin 09.12.2021 tarih ve 2020/533 E.-2021/1560 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi "Hasan Dede" ibaresinin bir üzüm çeşidinin ismi olduğu, bu şekilde piyasada yaygın olarak bilindiği, akademik çalışmalara konu edildiği ve bu üzüm çeşidinin özellikle şarap üretiminde kullanıldığı, dolayısıyla ürünün cinsini, çeşidini, vasfını ve diğer karakteristik özelliklerini gösteren açıklamalar kapsamına girdiği, ayrıca bu ibarenin işletmesel (ticari) kaynak gösterme, yani markasal ayırt edicilik niteliğini de haiz olmadığı, bu tür ibareler herkesin kullanımına açık olup tek başına marka olarak kullanılamayacakları, nitekim Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi Sıfatıyla Kırıkkale 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 26.12.2019 tarih ve 2018/295 E. - 2019/398 K. sayılı kararla itiraza mesnet markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu karara yönelik istinaf itirazlarının da Dairenin anılan kararı ile esastan reddedildiği, ancak başka ibareler eklenmek suretiyle bu tür cins ve vasıf bildiren ibarelerin marka olarak kullanılabilecekleri, davaya konu YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ,YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064241200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz