YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/298 E. 2023/3828 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/439 E., 2019/419 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/48924, 2016/26375, 2009/27717 sayılı “YAZICI DEMİR ÇELİK”, “YDC”, “YDC” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “YDÇ Yıldız Demir Çelik” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/80223 numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin uzun yıllardan bu yana ulaştığı tanınmışlık seviyesi dikkate alındığında davalı Şirket başvurusunun müvekkilinin markası ile iltibas yaratacağını, kapsadığı mal ve hizmetler bakımından da aynı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu 2017/80223 başvuru numaralı “YDÇ Yıldız Demir Çelik” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının markalarını Türkiye'de ciddi biçimde fiilen kullanıldığını ispatlayamadığını, markalar arasında benzerlik olmadığını, dava konusu markanın tek başına “YDÇ” kısaltmasından oluşmadığını, aksine “YDÇ Yıldız Demir Çelik” ibarelerinin tamamını bütün olarak içerdiğini, markaların tek ortak noktasının “Demir Çelik” ibaresi olduğunu, bu ibarenin ise demir çelik sektöründe faaliyet gösteren herkes tarafından kullanıldığını, kısa kelimelerde küçük farkların dahi genel izlenimin farklı algılanmasına neden olabileceğini, dava konusu markanın alıcı kitlesinin dikkat düzeyinin bilinçli tüketicinin sahip olduğu yüksek dikkat düzeyi olduğunu, markalar arasında iltibas yaratacak benzerlik değerlendirilmesinde de bu hususun göz önüne alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2016/26375 “YDC” markasının kapsamındaki malların, dava konusu 2017/80223 “YDÇ Yıldız Demir Çelik” markasının kapsamındaki mallar ile aynı/benzer olmadığı, marka işaretleri bakımından da benzerlik bulunmadığı, dava konusu 2017/80223 “YDÇ Yıldız Demir Çelik” ibareli markanın kapsamında yer alan 06.sınıf emtiaların davacının 2016/48924 “Yazıcı Demir Çelik” ibareli markasının kapsamında yer alan 06. sınıf mallar ile aynı/ aynı tür, 35.ve 40.sınıf hizmetler ile de benzer/ ilişkili olduğu, fakat taraf markaları arasında karışıklığa neden olacak derecede bir işaret benzerliğinin bulunmadığı ve markalar arasında iltibas ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, bu bağlamda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin uygulanması için gereken şartların oluşmadığı, davacıya ait “YDC” veya “Yazıcı Demir Çelik” markalarının tanınmış markalar sicilinde yer almadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı iddialarının ispatlanamadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait "YAZICI DEMİR ÇELİK" markası ve tanınmışlığı açısından değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin yıllardır piyasaya sürdüğü demirlerin üzerinde yer alması sebebi ile koruma altına aldığı “YDC” ibaresi ile neredeyse aynı olan “YDÇ”
ibaresini davalının tescil ettirmeye çalıştığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, eksik inceleme sonucu çelişkili karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2359 E. 2010/8925 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · rücu · sebepsiz zenginleşme · havale · haciz
Benzer bu karardaDosya kapsamına göre çekişmesiz olduğu üzere davacı «internet bankacılığı» aracılığıyla yaptığı «havale» işlemiyle davalılardan ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Demir Çelik Ltd.Şti’den aralarındaki kredi ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğu ve hesap üzerinde «haciz» işlemi yapıldığı da dosya içeriğine göre sabittir.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkânı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16455 E. 2011/3508 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu · sebepsiz zenginleşme · havale
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalı banka vekilinin temyizi üzerine («havale» bedelinin Yılkar Demir Ltd.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkanı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı Yılkar Demir Çelik Ltd.
Şti.'ne ait hesaba intikal eden para nedeniyle davalı bankanın «sebepsiz zenginleştiği» de ileri sürülemeyeceğinden davalı banka hakkındaki davanın reddi gerektiğinden bahisle bu davalı yararına) bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13072 E. 2012/19752 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · vekalet ücreti takdiri · davanın açılmamış sayılması · maddi hata · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı uyarınca 04/05/2010 tarihinde «yenileninceye» kadar HUMK 409. maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği aradan geçen yasal «hak düşürücü süre» içinde davacı tarafça «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği halde kendisini bir vekil ile «temsil» ettiren mümeyyiz davalı İzmir Gemi Dönüşüm Demir Çelik San. ve Tic.
Şti vekilinin isminin belirtilmemesinin mahalinde her zaman düzeltilmesi mümkün «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Şti. yararına ...Ü.T.'nin 6. maddesine göre «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/298 E. , 2023/3828 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/98 Esas, 2021/1227 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/439 E., 2019/419 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/48924, 2016/26375, 2009/27717 sayılı “YAZICI DEMİR ÇELİK”, “YDC”, “YDC” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “YDÇ Yıldız Demir Çelik” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/80223 numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin uzun yıllardan bu yana ulaştığı tanınmışlık seviyesi dikkate alındığında davalı Şirket başvurusunun müvekkilinin markası ile iltibas yaratacağını, kapsadığı mal ve hizmetler bakımından da aynı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu 2017/80223 başvuru numaralı “YDÇ Yıldız Demir Çelik” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının markalarını Türkiye'de ciddi biçimde fiilen kullanıldığını ispatlayamadığını, markalar arasında benzerlik olmadığını, dava konusu markanın tek başına “YDÇ” kısaltmasından oluşmadığını, aksine “YDÇ Yıldız Demir Çelik” ibarelerinin tamamını bütün olarak içerdiğini, markaların tek ortak noktasının “Demir Çelik” ibaresi olduğunu, bu ibarenin ise demir çelik sektöründe faaliyet gösteren herkes tarafından kullanıldığını, kısa kelimelerde küçük farkların dahi genel izlenimin farklı algılanmasına neden olabileceğini, dava konusu markanın alıcı kitlesinin dikkat düzeyinin bilinçli tüketicinin sahip olduğu yüksek dikkat düzeyi olduğunu, markalar arasında iltibas yaratacak benzerlik değerlendirilmesinde de bu hususun göz önüne alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2016/26375 “YDC” markasının kapsamındaki malların, dava konusu 2017/80223 “YDÇ Yıldız Demir Çelik” markasının kapsamındaki mallar ile aynı/benzer olmadığı, marka işaretleri bakımından da benzerlik bulunmadığı, dava konusu 2017/80223 “YDÇ Yıldız Demir Çelik” ibareli markanın kapsamında yer alan 06.sınıf emtiaların davacının 2016/48924 “Yazıcı Demir Çelik” ibareli markasının kapsamında yer alan 06. sınıf mallar ile aynı/ aynı tür, 35.ve 40.sınıf hizmetler ile de benzer/ ilişkili olduğu, fakat taraf markaları arasında karışıklığa neden olacak derecede bir işaret benzerliğinin bulunmadığı ve markalar arasında iltibas ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, bu bağlamda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin uygulanması için gereken şartların oluşmadığı, davacıya ait “YDC” veya “Yazıcı Demir Çelik” markalarının tanınmış markalar sicilinde yer almadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı iddialarının ispatlanamadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait "YAZICI DEMİR ÇELİK" markası ve tanınmışlığı açısından değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin yıllardır piyasaya sürdüğü demirlerin üzerinde yer alması sebebi ile koruma altına aldığı “YDC” ibaresi ile neredeyse aynı olan “YDÇ”
ibaresini davalının tescil ettirmeye çalıştığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, eksik inceleme sonucu çelişkili karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954365800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz