Kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/379 E. 2023/3609 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ ticaret unvanı↗ garantörlük↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/343 E., 2019/289 K.
Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "GARANTİ" esas unsurlu tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin ise "GRANTY" ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2017/54734 numarası verilen başvuruya, müvekkilince yapılan itirazın Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de aynı olduğunu, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katılmadığını, her iki markanın telaffuzunun da "GARANTİ" şeklinde olduğunu, davalı şirketin, müvekkili bankanın sektördeki haklı şöhretinden ve güvenilirliğinden faydalanmak istediğini, ayrıca müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, "GARANTİ" ibaresinin, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturduğunu, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında da başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK’in 2018-M-5550 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Granty Mutfak Sis. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de satışını yaptığı ürünün granit eviye olduğunu, "Granty" kelimesinin de granitten geldiğini, 2017 yılında kurulan müvekkili şirketin, ticaret unvanı olarak da kullandığı "Granty" markası için büyük yatırımlar yaptığını, müvekkilinin davacı taraf ile tamamen farklı sektörlerde hizmet verdiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin faaliyet alanı olan 11 ve 35 inci sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde faaliyet göstermediğini, davacı tarafın marka ve logosu ile müvekkili şirketin marka ve logosu arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "GRANTY" ibareli marka başvurusu ile davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun asli unsurunu oluşturan "GRANTY" ibaresinin, İngilizce bir kelime olması ve özel isim olarak kullanılmasının, bütünsel olarak başvuru markasını davacı markasından uzaklaştırıp anlamsal, görsel ve sescil farklılık sağladığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı, aynı nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci maddesindeki koşulların ve yine davacının ticaret unvanı ile başvuru markası aynı/benzer olmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının benzer olduklarını ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların benzer görülmeyerek tanınmışlık iddialarının değerlendirme dışı bırakılmasının hatalı olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında yapılan değerlendirmenin de hatalı bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "GRANTY" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "GARANTİ" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.03.2021 tarih, 2020/1683 E. ve 2021/2144 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "GARANTİ" ibaresinin, ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu ve bu nedenle koruma düzeyinin düşük bulunduğu, aynı nedenle davacı vekilinin tanınmışlık ve ticaret unvanına dayalı istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1621 E. 2023/5086 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… Y" ibareli marka başvurusu ile davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun asli unsurunu oluşturan "GRANTY" ibaresinin, İngilizce bir kelime olması ve özel isim olarak kullanılmasının, bütünsel olarak başvuru markasını davacı markasından uzaklaştırıp anlamsal, görsel ve sescil farklılık sağladığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı, aynı nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci maddesindeki koşulların ve yine davacının «ticaret unvanı» ile başvuru markası aynı/benzer olmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü ni …
… kili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de aynı olduğunu, bu nedenle markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» katılmadığını, her iki markanın telaffuzunun da "GARANTİ" şeklinde olduğunu, davalı şirketin, müvekkili bankanın sektördeki haklı şöhretinden ve güvenilirliğinden faydalanmak istediğini, ayrıca müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, "GARANTİ" ibaresinin, müvekkilinin «ticaret unvanının» çekirdek kısmını oluşturduğunu, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında da başvurunun tesc …
CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… i Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile müvekkilinin markasının görsellerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» yol açtığını, dava konusu olan başvuru markası ile itiraza mesnet müvekkil markalarının arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, sütaş markasının devamı niteliğinde algılanma riski ortaya çıkacağını, «eksik inceleme» yapıldığını, 2015/60561 başvuru numaralı davacıya ait markanın dikkate alınmadığını, müvekkilinin markalarının bir arada değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tanınmış marka olarak tescilli markasının iltibas riski dışında da markanın sulandırılmaması ilkesi kapsamında korunması gerektiğini, tescil talebinin «kötüniyetli» olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
… cak davalının başvurusuna konusu marka ile davacının dayanak tüm markaları arasında anılan madde anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tescilli bir marka ile «iltibas» yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» olarak değerlendirilemeyeceği, anılan madde koşulların somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · eksik inceleme
Benzer bu kararda… i Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile müvekkilinin markasının görsellerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» yol açtığını, dava konusu olan başvuru markası ile itiraza mesnet müvekkil markalarının arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, sütaş markasının devamı niteliğinde algılanma riski ortaya çıkacağını, «eksik inceleme» yapıldığını, 2015/60561 başvuru numaralı davacıya ait markanın dikkate alınmadığını, müvekkilinin markalarının bir arada değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tanınmış marka olarak tescilli markasının iltibas riski dışında da markanın sulandırılmaması ilkesi kapsamında korunması gerektiğini, tescil talebinin «kötüniyetli» olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
… cak davalının başvurusuna konusu marka ile davacının dayanak tüm markaları arasında anılan madde anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tescilli bir marka ile «iltibas» yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» olarak değerlendirilemeyeceği, anılan madde koşulların somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veri …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4157 E. 2024/5886 K.
Ortak:ziya · ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz kararda… kili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de aynı olduğunu, bu nedenle markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» katılmadığını, her iki markanın telaffuzunun da "GARANTİ" şeklinde olduğunu, davalı şirketin, müvekkili bankanın sektördeki haklı şöhretinden ve güvenilirliğinden faydalanmak istediğini, ayrıca müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, "GARANTİ" ibaresinin, müvekkilinin «ticaret unvanının» çekirdek kısmını oluşturduğunu, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında da başvurunun tesc …
… Y" ibareli marka başvurusu ile davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun asli unsurunu oluşturan "GRANTY" ibaresinin, İngilizce bir kelime olması ve özel isim olarak kullanılmasının, bütünsel olarak başvuru markasını davacı markasından uzaklaştırıp anlamsal, görsel ve sescil farklılık sağladığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı, aynı nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci maddesindeki koşulların ve yine davacının «ticaret unvanı» ile başvuru markası aynı/benzer olmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü ni …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "GRANTY" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "GARANTİ" asıl unsurlu mark …
Benzer bu kararda… eli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, tüm mal ve hizmetler yönünden korunması gerektiğini, “Çağrı” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» asıl unsurunu oluşturduğundan, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK’nın 22.11.2018 tarih ve 2018-M-9886 sayılı kararının iptaline, 2017/122410 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar v …
… n kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Çağrı" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu markanın bir bütün olarak, davacı markalarında tamamen farklı bir algı yaratan “...” ibaresinden oluştuğu, marka işaretleri benzer bulunmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, diğer taraftan davacının ne dava konusu başvuruya ilişkin işlem dosyasında ne de dava dilekçesinde açıkça «kötü niyet» iddiasına dayanmadığı gibi davacı vekilinin ön inceleme celsesinde açıkça davada 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve altıncı fıkralarına dayandıklarını beyan etmesi karşısında mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 140 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında uyuşmazlık konusunun anılan hükümler uyarınca dava konusu YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği olarak belirlenmesinde ve bu bağlamda davacının kötü niyet ve «haksız rekabet» iddiaları yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
… davacı markalarının tanınmışlığı ispatlanamadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, dava konusu ibare ile davacının «ticaret unvanı» arasında da benzerlik bulunmadığından başvurunun aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tescilinin engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markalarının asıl unsuru olan “Çağrı” ibaresinin dava konusu markada aynen yer aldığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı bulunduğunu, dava konusu marka ile benzer nitelikte olan “Musa Leblebiceler Çağrı Et” ibareli markanın müvekkilinin markları ile benzer görülerek iptal edildiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun «haksız rekabet» oluşturduğunu, kötü niyetli bulunduğunu, ayrıca 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi …
… n kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Çağrı" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu markanın bir bütün olarak, davacı markalarında tamamen farklı bir algı yaratan “...” ibaresinden oluştuğu, marka işaretleri benzer bulunmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, diğer taraftan davacının ne dava konusu başvuruya ilişkin işlem dosyasında ne de dava dilekçesinde açıkça «kötü niyet» iddiasına dayanmadığı gibi davacı vekilinin ön inceleme celsesinde açıkça davada 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve altıncı fıkralarına dayandıklarını beyan etmesi karşısında mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 140 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında uyuşmazlık konusunun anılan hükümler uyarınca dava konusu YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği olarak belirlenmesinde ve bu bağlamda davacının kötü niyet ve «haksız rekabet» iddiaları yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
… eli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, tüm mal ve hizmetler yönünden korunması gerektiğini, “Çağrı” ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» asıl unsurunu oluşturduğundan, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK’nın 22.11.2018 tarih ve 2018-M-9886 sayılı kararının iptaline, 2017/122410 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1721 E. 2010/7518 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · hasar
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, olay tutanağını tanzim eden tutanak mumzileri dinlenerek «uyuşmazlık konusu» altıncı katta da yangın nedeniyle «hasar» oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu yeri incelemediklerini açıkça belirten bilirkişilerin yeterli açıklama içermeyen raporlarına dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» meydana geldiği binanın ruhsatının bulunmadığı, kaçak olarak inşa edildiği, binanın yıkılması yönünde karar alındığı, bina malikleri olan davalıların BK 58 maddesi uyarınca zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.640,00 TL için itirazın iptaline karar verilmiştir.
2) Davacı ... şirketi vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye gelince; dosya içerisinde bulunan olay yeri tespit tutanağında yangından tüm katların etkilendiği ifade edildiği gibi eksper tarafından da altıncı kat açısından da «hasar» tespit edildiği anlaşılmaktadır.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10405 E. 2012/15553 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalının asıl borç miktarına ilişkin «kabul beyanı» uyarınca davalı borcunun 75.343,50 TL olduğu ve bu borcun davalı tarafından davacıya verilen bonolarla ödendiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın işlemiş faiziyle birlikte 77.289,32 TL için iptaline, «inkar tazminatı» istemini ise reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3706 E. 2023/7672 K.
Ortak:garantörlük · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… kili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de aynı olduğunu, bu nedenle markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» katılmadığını, her iki markanın telaffuzunun da "GARANTİ" şeklinde olduğunu, davalı şirketin, müvekkili bankanın sektördeki haklı şöhretinden ve güvenilirliğinden faydalanmak istediğini, ayrıca müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, "GARANTİ" ibaresinin, müvekkilinin «ticaret unvanının» çekirdek kısmını oluşturduğunu, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında da başvurunun tesc …
… Y" ibareli marka başvurusu ile davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun asli unsurunu oluşturan "GRANTY" ibaresinin, İngilizce bir kelime olması ve özel isim olarak kullanılmasının, bütünsel olarak başvuru markasını davacı markasından uzaklaştırıp anlamsal, görsel ve sescil farklılık sağladığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı, aynı nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci maddesindeki koşulların ve yine davacının «ticaret unvanı» ile başvuru markası aynı/benzer olmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü ni …
CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil+«garantikira».net Gayrimenkul &Danışmanlık" ibareli başvuru markasıyla davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markaları arasında sescil ve görsel olarak «ortalama (...) tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı (...) kitlesinin davalının "şekil+garantikira.net Gayrimenkul &Danışmanlık " ibareli başvuru m …
… i, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıklarını, markalar arasında ... farklılıklar değil logo-renk ve şekil olarak farklılıkların olduğunu, “«garanti»” kelimesinin pek çok sektörde kullanıldığını ve «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, “garanti” ibaresinin ... başına değil “...” olarak ayırt edicilik kazanmış olduğunu, müvekkilinin verdiği hizmetin niteliği itibariyle “garanti” …
İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında «iltibas» tehlikesini doğuracak nitelikte benzerlik olmadığını, “«garanti»” kelimesi gibi mal ve hizmetleri niteleyen ve karakteristik özelliklerini belirten işaretlerin ilgili herkes tarafından serbestçe kullanılabildiğini, iki marka arasında seri marka algısının da oluşmayacağını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaKararın davalıların vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… herkes tarafından kullanılabilecek ve bu sebeple kullanımı bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden bulunduğu açıklandığından, davacının "GARANTİ" ibareli «ayırt ediciliği» zayıf ve bu sebeple koruma düzeyi düşük olan markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalıların vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/379 E. , 2023/3609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/76 Esas, 2021/1115 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/343 E., 2019/289 K.
Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "GARANTİ" esas unsurlu tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin ise "GRANTY" ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2017/54734 numarası verilen başvuruya, müvekkilince yapılan itirazın Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de aynı olduğunu, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katılmadığını, her iki markanın telaffuzunun da "GARANTİ" şeklinde olduğunu, davalı şirketin, müvekkili bankanın sektördeki haklı şöhretinden ve güvenilirliğinden faydalanmak istediğini, ayrıca müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, "GARANTİ" ibaresinin, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturduğunu, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında da başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK’in 2018-M-5550 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Granty Mutfak Sis. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de satışını yaptığı ürünün granit eviye olduğunu, "Granty" kelimesinin de granitten geldiğini, 2017 yılında kurulan müvekkili şirketin, ticaret unvanı olarak da kullandığı "Granty" markası için büyük yatırımlar yaptığını, müvekkilinin davacı taraf ile tamamen farklı sektörlerde hizmet verdiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin faaliyet alanı olan 11 ve 35 inci sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde faaliyet göstermediğini, davacı tarafın marka ve logosu ile müvekkili şirketin marka ve logosu arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "GRANTY" ibareli marka başvurusu ile davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun asli unsurunu oluşturan "GRANTY" ibaresinin, İngilizce bir kelime olması ve özel isim olarak kullanılmasının, bütünsel olarak başvuru markasını davacı markasından uzaklaştırıp anlamsal, görsel ve sescil farklılık sağladığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı, aynı nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci maddesindeki koşulların ve yine davacının ticaret unvanı ile başvuru markası aynı/benzer olmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının benzer olduklarını ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların benzer görülmeyerek tanınmışlık iddialarının değerlendirme dışı bırakılmasının hatalı olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında yapılan değerlendirmenin de hatalı bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "GRANTY" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "GARANTİ" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin 08.03.2021 tarih, 2020/1683 E. ve 2021/2144 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "GARANTİ" ibaresinin, ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu ve bu nedenle koruma düzeyinin düşük bulunduğu, aynı nedenle davacı vekilinin tanınmışlık ve ticaret unvanına dayalı istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954359800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz