Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1842 E. 2023/3605 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme tazminatı↗ gecikme cezası↗ teslim tutanağı↗ yetki sözleşmesi↗ teslim tarihi↗ geç teslim↗ geçersiz sözleşme↗ adi ortaklık↗ pasif husumet ehliyeti↗ tahsilde tekerrür↗ bloke↗ davanın konusu↗ satış sözleşmesi↗ kira sözleşmesi↗ husumet ehliyeti↗ cezai şart↗ muacceliyet↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ satım sözleşmesi↗ iş bölümü↗ dürüstlük kuralı↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ alacak davası↗ taraf ehliyeti↗ yetki↗ geçersizlik↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 04.04.2013 tarih, 2009/319 E. ve 2013/121 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre teslim tarihinin 01.04.2007 olduğu, teslim tutanağının imzalandığı tarihte taşınmazın fiilen kullanılamaz durumda olduğunun dosya kapsamına göre sabit olduğu, kararlaştırılan teslim tarihinden kira sözleşmesine kadar 8 aylık bir zaman geçtiği, bilirkişi tarafından yapılan gecikme tazminatı hesabının dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, öte yandan ödemeler birleşen dava davalısı ... hesabına yapılmış olduğu, bu davalının arsa maliki olduğu da gözetildiğinde borçtan diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğu gerekçeleriyle asıl davada, davacılardan Canberk İnşaat San. Tic. Ltd. Şti'ye yönelik açılan davanın davacının beyanı doğrultusunda atiye bırakılmasına, Kontaş İnşaat ve San. Ltd. Şti. ile Doğancan İnşaat Nak. Met. Özel Okul Ders. İth. İhr. San. Tur. Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik açılan davanın kısmen kabulüne, 26.666,00 TL gecikme tazminatının 10.3.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline; birleşen davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek açısından 26.666,00 TL gecikme tazminatının 10.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarih, 2016/3627 E. ve 2018/916 K. karar sayılı kararıyla asıl davanın adi ortaklığa karşı açılan bölümünün husumet yönünden reddi gerektiği, asıl davada mülkiyeti asıl davada davacıya ait olan taşınmazı kiralama yetkisinin Doğancan'a devredildiğini, oysa bu devrin geçersiz olduğu ve Doğancan'ın tahsil ettiği kira bedellerinin kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de bu yönde yeterli araştırma yapılmadığı, Mahkemece davacı ve davalı Doğancan ... Ltd. Şti'nin iddiaları araştırılarak alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gereğine; birleşen davada, davacının kira bedelinin dayanağı olarak gösterdiği 11.08.2006 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde yapıldığı ve geçersiz olduğu, sözleşmedeki geç teslimden kaynaklanan tazminata ilişkin hükümler de geçersiz olduğundan ...'ye karşı da ileri sürüleyeceği, 11.08.2006 tarihli sözleşmenin tarafı olmayan ...'ye karşı ileri sürülmesinin de mümkün olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada, davalı Doğancan İnş. ... Ltd. Şti'nin, 2008 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına yönelik kira bedelinden sorumlu olduğu dava konusu kira sözleşmesinde muacceliyet kaydı varsa da geçersiz olduğu, bu nedenle 2008 yılı Ocak ve Şubat ayları yönünden 10.03.2008 ihtarname tarihi itibaren, Mart ve Nisan ayları yönünden ise dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesi gerektiği, bununla birlikte, 11.08.2006 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul satış sözleşmesi olduğundan geçersiz olması nedeniyle davacının talep ettiği kira bedelinin dayanağı olarak gösterilen ve geçersiz olan dava konusu sözleşmedeki geç teslimden kaynaklanan tazminata ilişkin hükümlerin de geçersiz olacağı, bu nedenle davalı Doğancan ... Ltd. Şti.'den geç teslimden kaynaklı tazminat isteminin yerinde olmadığı, diğer davalı Kontaş - Canberk Adi Ortaklığı'na husumet yöneltilen davada davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, Doğancan İnş. ... Ltd. Şti'ye yönelik davanın kısmen kabulü gerektiği, birleşen davada; dava konusu 11.08.2006 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul satış sözleşmesi olduğundan geçersiz olduğu, davacının talep ettiği kira bedelinin dayanağı olarak gösterilen ve geçersiz olan dava konusu sözleşmedeki geç teslimden kaynaklanan tazminata ilişkin hükümlerin de geçersiz olacağı, birleşen dosya davalısının 11.08.2006 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenlerle birleşen davada davalıya karşı ileri sürülen talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davada Kontaş - Canberk Adi Ortaklığı'na karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, Doğancan ... İnş. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 6.889,32 TL'nin 10.03.2006 tarihinden, 6.889,32 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı Doğancan ... Ltd. Şti'den tahsiline; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin, 01.04.2007-01.05.2008 dönemine ilişkin olarak gecikme cezası talep edebileceğinin ve davalı Doğancan şirketi ile dava dışı Bandolera şirketi arasında imzalanan kira sözleşmesi gereğince 01.01.2008-01.05.2008 tarihleri arasındaki 4 aylık kira bedeline hak kazandığının kabulü gerektiğini, bu alacağın ... de dahil olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, asıl davanın davalısı ile birlikte vekili sıfatı ile hareket eden ...’nin sözleşmenin tarafı olmadığından bahisle dava konusu taleplerin muhatabı olmayacağı yönündeki bozma kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle hak kazanılan cezai şarttan davalı ...’nin de sorumlu olduğunu, sözleşmenin adi yazılı şekilde düzenlenmiş olması, tek başına davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, aksinin kabulünün dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada sözleşmeden kaynaklanan cezai şart ve kira alacağının tahsili istemine ilişkin alacak davası; birleşen dava ise söz konusu alacaktan arsa maliki sıfatıyla birleşen davanın davalısının da sorumlu olduğu iddiasıyla açılan alacak davadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8047 E. 2023/2248 K.
Ortak:satım sözleşmesi · taraf ehliyeti · dahili dava · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti.'den «geç teslimden» kaynaklı tazminat isteminin yerinde olmadığı, diğer davalı Kontaş - Canberk Adi Ortaklığı'na «husumet» yöneltilen davada davalının «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığı, Doğancan İnş. ...
Şti'ye yönelik davanın kısmen kabulü gerektiği, birleşen davada; «dava konusu» 11.08.2006 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul «satış sözleşmesi» olduğundan «geçersiz» olduğu, davacının talep ettiği kira bedelinin dayanağı olarak gösterilen ve geçersiz olan dava konusu sözleşmedeki «geç teslimden» kaynaklanan tazminata ilişkin hükümlerin de geçersiz olacağı, birleşen dosya davalısının 11.08.2006 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenlerle birleşen davada davalıya karşı ileri sürülen talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davada Kontaş - Canberk Adi Ortaklığı'na karşı açılan davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine, Doğancan ...
Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarih, 2016/3627 E. ve 2018/916 K. karar sayılı kararıyla asıl davanın «adi ortaklığa» karşı açılan bölümünün «husumet» yönünden reddi gerektiği, asıl davada mülkiyeti asıl davada davacıya ait olan taşınmazı kiralama «yetkisinin» Doğancan'a devredildiğini, oysa bu devrin «geçersiz» olduğu ve Doğancan'ın tahsil ettiği kira bedellerinin kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de bu yönde yeterli araştırma yapılmadığı, Mahkemece davacı v …
Benzer bu kararda… inde özetle; 232.000,00 TL'lik faturanın davacıların birlikte çalıştığı...adına düzenlendiği, davacılar ile...arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davaya «dahil» edilmesi gerektiği, davanın «aktif husumet» nedeniyle reddi gerektiği, «yemin teklifinin» konusunu sadece dava konusu çekin «teminat çeki» olup olmadığı hususunu oluşturabileceği, davanın bu hususlar yönünden de reddine karar verilmesini istemiştir.
… illeri ile ... arasında anlaşma yapıldığını, davacıların satış bedelinin bir kısmını elden nakit olarak ödediklerini, kalan kısım için çekler verildiğini, ayrıca bu «satım sözleşmesinin» «teminatı» olarak 200.000,00 TL bedelli «vade tarihi» boş olarak düzenlenmiş bir çekin de davalı ...'e verildiğini, «çek» bedellerinin müşteri çekleri ile ödenmesine rağmen davalının teminat amacıyla verilmiş çeki müvekkillerine iade etmediğini, kötü niyetli olarak akrabası olan diğer davalıya «ciro» ettiğini, «son hamilin» müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek 15.08.2010 vadeli 200.000,00 TL bedelli çekten dolayı başlatılan icra takibinde müvekkillerinin 146.75 …
… afından düzenlenen faturanın...adına düzenlendiğini, bu nedenle davacılar ile...arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, mevcut haliyle davacıların aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığını, ...'nin ceza davasında verdiği beyanda bu hususu kabul ettiğini, «yemin» konusunun sadece «teminat çeki» olup olmadığı hususuna ilişkin olduğunu ve davacının iddiasını ispatlayamadığını belirterek kararın gerekçe yönünden bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyaz ciro · teminat çeki · son hamil · sebepten mücerretlik · hukuki dinlenilme hakkı · mücerretlik · vade tarihi · yemin teklifi
Benzer bu kararda… uğundan bu hususta tanık dinletme isteminin kabulüne karar verildiği ancak davacı tarafından tanık listesi sunulmadığı, davacı tarafından davalıya dava konusu çekin «teminat» olarak verildiği hususunda «yemin teklifinde» bulunulduğu, davalı ...'nın usulüne uygun olarak yemin eda ettiği, davacının ödeme olarak ileri sürdüğü çeklerin bir kısmında davalıların cirosunun olmadığı, cirosu olsaydı dahi «çek» «sebepten mücerret» olduğundan dava konusu çekin ödenmesi amacıyla verildiğinin yazılı belgeyle ispatı gerektiği, davacıların iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
… illeri ile ... arasında anlaşma yapıldığını, davacıların satış bedelinin bir kısmını elden nakit olarak ödediklerini, kalan kısım için çekler verildiğini, ayrıca bu «satım sözleşmesinin» «teminatı» olarak 200.000,00 TL bedelli «vade tarihi» boş olarak düzenlenmiş bir çekin de davalı ...'e verildiğini, «çek» bedellerinin müşteri çekleri ile ödenmesine rağmen davalının teminat amacıyla verilmiş çeki müvekkillerine iade etmediğini, kötü niyetli olarak akrabası olan diğer davalıya «ciro» ettiğini, «son hamilin» müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek 15.08.2010 vadeli 200.000,00 TL bedelli çekten dolayı başlatılan icra takibinde müvekkillerinin 146.75 …
İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin iade edilen çekler yerine verilmediğini, «ispat yükünün» davalıda bulunduğunu, Mahkemece tanıklarının dinlenmediğini, tanıkların davalının aldığı ve şirket «defterlerine» kaydetmediği çekleri «beyaz ciro» ile başkalarına devrettiği maddi vakası için dinletilmek istendiğini, «hukuki dinlenilme hakkının» ihlali edildiğini, Doğancı Çiftliği Meyvecilik ve Tic.
… inde özetle; 232.000,00 TL'lik faturanın davacıların birlikte çalıştığı...adına düzenlendiği, davacılar ile...arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davaya «dahil» edilmesi gerektiği, davanın «aktif husumet» nedeniyle reddi gerektiği, «yemin teklifinin» konusunu sadece dava konusu çekin «teminat çeki» olup olmadığı hususunu oluşturabileceği, davanın bu hususlar yönünden de reddine karar verilmesini istemiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14567 E. 2012/5082 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borca itiraz · fesih · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı şirketin servis taşıma işinin yapıldığını, davalının bakiye 1.850 TL taşıma ücretini ödemediğini, davalının «temerrüde» düşürülmediğini, dava dosyasında sözleşmenin «fesih» edildiğine dair yazılı bir talimat tespit edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olarak açılmış olup, davacının davalının çocuğunu Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında da taşıdığını ve taşıma bedelinin ödenmediğini ileri sürerek başlattığı takipte, davalı belirtilen aylarda taşıma hizmeti verilmediği belirterek «borca itiraz» etmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacıdan belirtilen aylarda taşıma hizmeti verdiğine ilişkin varsa başkaca delilleri istenip buna göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17968 E. 2014/7608 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat · mahsup · protokol · istirdat · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, davacı adına 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için kesilen faturaların davacı tarafından eksik ödenmesi nedeniyle davalı tarafından 05.01.2006 gün ve 5050/02 sayılı yazı ile “Kasım 2005 «mahsuplaşması»“ açıklaması ile davacı şirkete ait alacaktan mahsup yapılmasının taraflar arasında yapılan sözleşme ve «protokoller» ile 29.07.2005 tarihli «mutabakat» zaptına aykırı olduğu iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
… bir hesaplama yapılmış ise kanıt yükünün faturayı düzenleyen davalıda olduğu nazara alınıp gerektiğinde davacıya ait makinelerin ne kadar enerji tükettiği üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturaların dolayısıyla yapılan mahsubun kapsamının doğru olup olmadığının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı, davalı tarafından 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için düzenlenen faturaların sözleşme ve «protokol» hükümlerine aykırı olarak fahiş düzenlendiğini iddia ederek her bir faturaya tek tek itiraz etmiş bulunmaktadır.
Hükme dayanak edilen bilirkişi raporunun kabulünün aksine 29.07.2005 tarihli «mutabakat» dava konusunu kapsamamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1842 E. , 2023/3605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/957 Esas, 2021/447 Karar
HÜKÜM
Asıl davanın davalı adi ortaklık yönünden reddi, davalı Doğancan ... Ltd. Şti yönünden kısmen kabulü; Birleşen davanın reddi
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/90 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın davalı adi ortaklık yönünden reddine, Doğancan ... Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı ile davalı Kontaş Canberk Adi Ortaklığı arasında Şehr-i Bazaar Alışveriş Merkezi Projesi'ndeki 268 ada 1 parseldeki G Blok 31 no.lu bağımsız bölümün satışına ilişkin olarak 11.08.2006'da sözleşme yapıldığını, satış bedelinin tamamen ödendiğini, teslim tarihinin 01.04.2007 olmasına karşın davalının kararlaştırılan sürede inşaatı tamamlayamadığı gibi batıl bir teslim tutanağıyla teslim edilmiş gibi göstermeye çalıştığını, ayrıca diğer davalı Doğancan İnş. Nak. Ltd. Şti.'nin geçersiz bir yetki sözleşmesi ile taşınmazı dava dışı 3 üncü kişiye kiraladığını, davacıya kira bedeli ödenmemesi üzerine kira sözleşmesi feshedilerek davacının 01.05.2008 tarihli yeni bir kira sözleşmesi imzaladığını, taraflar arasındaki satım sözleşmesinde taşınmazın 01.04.2007 tarihinde teknik şartnameye uygun olarak teslim edilmesi, aksi halde davalıların cezai şart olarak geciktikleri her ay için sözleşme bedelinin %21'i kadar kira bedeli ödemesinin kararlaştırıldığını ileri sürerek toplam 43.329,00 TL'nin reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
2-Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davaya konu alacaktan arsa maliki sıfatıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığının da sorumlu olduğunu, Kontaş Canberk Adi Ortaklığı'nın davalı kurumun vekili olarak satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, ödemelerin de kurum hesabına yapıldığını ileri sürerek 43.329,00 TL'nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; adi ortaklığının tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti olmadığını, davalının 06.07.2007 tarihli teslim tutanağı ile taşınmazın onaylı mimariye uygun şekilde teslim edildiğini, davacının adi ortaklığa taşınmazı kiraya verme ve bu yetkiyi devretme yetkisi tanındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davalının husumetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 04.04.2013 tarih, 2009/319 E. ve 2013/121 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre teslim tarihinin 01.04.2007 olduğu, teslim tutanağının imzalandığı tarihte taşınmazın fiilen kullanılamaz durumda olduğunun dosya kapsamına göre sabit olduğu, kararlaştırılan teslim tarihinden kira sözleşmesine kadar 8 aylık bir zaman geçtiği, bilirkişi tarafından yapılan gecikme tazminatı hesabının dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, öte yandan ödemeler birleşen dava davalısı ... hesabına yapılmış olduğu, bu davalının arsa maliki olduğu da gözetildiğinde borçtan diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğu gerekçeleriyle asıl davada, davacılardan Canberk İnşaat San. Tic.
Ltd. Şti'ye yönelik açılan davanın davacının beyanı doğrultusunda atiye bırakılmasına, Kontaş İnşaat ve San. Ltd. Şti. ile Doğancan İnşaat Nak. Met. Özel Okul Ders. İth. İhr. San. Tur. Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik açılan davanın kısmen kabulüne, 26.666,00 TL gecikme tazminatının 10.3.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline; birleşen davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek açısından 26.666,00 TL gecikme tazminatının 10.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarih, 2016/3627 E. ve 2018/916 K. karar sayılı kararıyla asıl davanın adi ortaklığa karşı açılan bölümünün husumet yönünden reddi gerektiği, asıl davada mülkiyeti asıl davada davacıya ait olan taşınmazı kiralama yetkisinin Doğancan'a devredildiğini, oysa bu devrin geçersiz olduğu ve Doğancan'ın tahsil ettiği kira bedellerinin kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de bu yönde yeterli araştırma yapılmadığı, Mahkemece davacı ve davalı Doğancan ... Ltd. Şti'nin iddiaları araştırılarak alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gereğine; birleşen davada, davacının kira bedelinin dayanağı olarak gösterdiği 11.08.2006 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde yapıldığı ve geçersiz olduğu, sözleşmedeki geç teslimden kaynaklanan tazminata ilişkin hükümler de geçersiz olduğundan ...'ye karşı da ileri sürüleyeceği, 11.08.2006 tarihli sözleşmenin tarafı olmayan ...'ye karşı ileri sürülmesinin de mümkün olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada, davalı Doğancan İnş. ... Ltd. Şti'nin, 2008 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına yönelik kira bedelinden sorumlu olduğu dava konusu kira sözleşmesinde muacceliyet kaydı varsa da geçersiz olduğu, bu nedenle 2008 yılı Ocak ve Şubat ayları yönünden 10.03.2008 ihtarname tarihi itibaren, Mart ve Nisan ayları yönünden ise dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesi gerektiği, bununla birlikte, 11.08.2006 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul satış sözleşmesi olduğundan geçersiz olması nedeniyle davacının talep ettiği kira bedelinin dayanağı olarak gösterilen ve geçersiz olan dava konusu sözleşmedeki geç teslimden kaynaklanan tazminata ilişkin hükümlerin de geçersiz olacağı, bu nedenle davalı Doğancan ...
Ltd. Şti.'den geç teslimden kaynaklı tazminat isteminin yerinde olmadığı, diğer davalı Kontaş - Canberk Adi Ortaklığı'na husumet yöneltilen davada davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, Doğancan İnş. ... Ltd. Şti'ye yönelik davanın kısmen kabulü gerektiği, birleşen davada; dava konusu 11.08.2006 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul satış sözleşmesi olduğundan geçersiz olduğu, davacının talep ettiği kira bedelinin dayanağı olarak gösterilen ve geçersiz olan dava konusu sözleşmedeki geç teslimden kaynaklanan tazminata ilişkin hükümlerin de geçersiz olacağı, birleşen dosya davalısının 11.08.2006 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenlerle birleşen davada davalıya karşı ileri sürülen talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davada Kontaş - Canberk Adi Ortaklığı'na karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, Doğancan ...
İnş. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 6.889,32 TL'nin 10.03.2006 tarihinden, 6.889,32 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı Doğancan ... Ltd. Şti'den tahsiline; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin, 01.04.2007-01.05.2008 dönemine ilişkin olarak gecikme cezası talep edebileceğinin ve davalı Doğancan şirketi ile dava dışı Bandolera şirketi arasında imzalanan kira sözleşmesi gereğince 01.01.2008-01.05.2008 tarihleri arasındaki 4 aylık kira bedeline hak kazandığının kabulü gerektiğini, bu alacağın ... de dahil olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, asıl davanın davalısı ile birlikte vekili sıfatı ile hareket eden ...’nin sözleşmenin tarafı olmadığından bahisle dava konusu taleplerin muhatabı olmayacağı yönündeki bozma kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle hak kazanılan cezai şarttan davalı ...’nin de sorumlu olduğunu, sözleşmenin adi yazılı şekilde düzenlenmiş olması, tek başına davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, aksinin kabulünün dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada sözleşmeden kaynaklanan cezai şart ve kira alacağının tahsili istemine ilişkin alacak davası; birleşen dava ise söz konusu alacaktan arsa maliki sıfatıyla birleşen davanın davalısının da sorumlu olduğu iddiasıyla açılan alacak davadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954323400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz