Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17968 E. 2014/7608 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutabakat↗ mahsup↗ protokol↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının davasını dosyadaki belgelere göre ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı adına 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için kesilen faturaların davacı tarafından eksik ödenmesi nedeniyle davalı tarafından 05.01.2006 gün ve 5050/02 sayılı yazı ile “Kasım 2005 mahsuplaşması“ açıklaması ile davacı şirkete ait alacaktan mahsup yapılmasının taraflar arasında yapılan sözleşme ve protokoller ile 29.07.2005 tarihli mutabakat zaptına aykırı olduğu iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için düzenlenen faturaların sözleşme ve protokol hükümlerine aykırı olarak fahiş düzenlendiğini iddia ederek her bir faturaya tek tek itiraz etmiş bulunmaktadır. Hükme dayanak edilen bilirkişi raporunun kabulünün aksine 29.07.2005 tarihli mutabakat dava konusunu kapsamamaktadır. Mutabakat yeni etiket güçlerine istinaden geçmişe ait alacak çıkarılamayacağı hususunu düzenlemiştir. Bu itibarla mahkemece davaya konu 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına gelinceye kadar davalının enerji bedellerini ne şekilde hesapladığı, dava konusu dönemde bu uygulamalardan ayrılınıp ayrılınmadığı, eğer ayrılınmış ve farklı bir hesaplama yapılmış ise kanıt yükünün faturayı düzenleyen davalıda olduğu nazara alınıp gerektiğinde davacıya ait makinelerin ne kadar enerji tükettiği üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturaların dolayısıyla yapılan mahsubun kapsamının doğru olup olmadığının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14567 E. 2012/5082 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… bir hesaplama yapılmış ise kanıt yükünün faturayı düzenleyen davalıda olduğu nazara alınıp gerektiğinde davacıya ait makinelerin ne kadar enerji tükettiği üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturaların dolayısıyla yapılan mahsubun kapsamının doğru olup olmadığının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacıdan belirtilen aylarda taşıma hizmeti verdiğine ilişkin varsa başkaca delilleri istenip buna göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borca itiraz · fesih · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı şirketin servis taşıma işinin yapıldığını, davalının bakiye 1.850 TL taşıma ücretini ödemediğini, davalının «temerrüde» düşürülmediğini, dava dosyasında sözleşmenin «fesih» edildiğine dair yazılı bir talimat tespit edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olarak açılmış olup, davacının davalının çocuğunu Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında da taşıdığını ve taşıma bedelinin ödenmediğini ileri sürerek başlattığı takipte, davalı belirtilen aylarda taşıma hizmeti verilmediği belirterek «borca itiraz» etmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/944 E. 2016/9745 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · teamül · mükerrerlik · denetime elverişlilik · infaz · ticari defter · fatura · icra inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 24/12/2012 tarihli taşımacılık sözleşmesi bulunmakta olup, uyuşmazlığın bu sözleşme gereğince sunulan «hizmetin bedelinin» ödenip ödenmediği hususlarında olduğu, sözleşmenin 24/12/2012-24/12/2013 tarihleri arasında geçerli bulunduğu, takibe konu faturaların Mart-Haziran arası döneme ilişkin düzenlendiği, davalının bu aylara ait hizmet bedelinin Kasım ayında düzenlenmesinin «teamüllere» uygun olmadığını, bu aylarda ödemenin yapıldığını, borcu bulunmadığını belirterek itiraz ettiği, takibe konu faturalardan birinin Şubat, Mart, Nisan aylarına diğerinin ise, Mayıs ve Haziran aylarına ait olduğu, «ticari defter» ve belgelerin incelenmesinde, bu aylara ilişkin hizmetin yapıldığı ay ve hemen sonrası ayda «fatura» düzenlenmediğinin anlaşıldığı, ihtilafın da Şubat-Haziran arası aylara ilişkin faturanın Kasım ayında düzenlenmesinden kaynaklandığı, davalı tarafça hizmetin sunulmadığı da iddia edilmiş ise de, sözleşmede belirlenen bedel dikkate alınarak her ay taşıma hizmetinin sunulduğu ve faturaların kesildiği, ticari ilişkinin bu şekilde devam ettiğinin tespit edildiği, ihtilaflı olan döneme ilişkin de, daha önce fatura düzenlenmediği, birleştirilerek 5 ay için 2 fatura düzenlendiği, davalının ödemelerin dikkate alınmadığına yönelik iddiasının da yerinde olmadığı zira, ileri sürdüğü tüm ödemelerin davacı kayıtlarında yer aldığı, hizmetin yapıldığı tüm aylara ilişkin sözleşmede belirlenen miktardan fatura düzenlenmiş olsa idi, davacının alacağının 35.346,65 TL olacağı, davalı tarafından yapılan tüm ödemeler toplamının ise, 21.417,50 TL olup, hizmetin görüldüğü ancak faturalandırılmadığı hizmet bedelinin 13.929,15 TL olduğu, davalı tarafın iddia ettiği gibi Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin «mükerrer» fatura düzenlenmesinin söz konusu olmadığı, davalının yaptığı tüm ödemelerin ayrı ayrı kayıtlarda yer aldığı, özellikle 4.300,00 TL’lik ödemenin davacı kayıtlarında bulunmadığı iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesine, alacağın %20’si olan 2.635,80 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… in ise, Mayıs ve Haziran aylarına ait taşımacılık bedeline ilişkin düzenlendiği anlaşılmıştır...'' , bir bölümünde ise, ''İhtilaflı olan döneme ilişkin de daha önce «fatura» düzenlenmediği birleştirilerek 5 ay için 2 fatura düzenlendiği anlaşılmıştır....'' şeklinde takip ve dava konusu alacağa ilişkin çelişkili ifadelere yer vermek sureti ile verilen, yukarıda belirtilen ve hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, «denetime elverişli» de olmayan hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6164 E. 2011/5456 K.
Ortak:eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… bir hesaplama yapılmış ise kanıt yükünün faturayı düzenleyen davalıda olduğu nazara alınıp gerektiğinde davacıya ait makinelerin ne kadar enerji tükettiği üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturaların dolayısıyla yapılan mahsubun kapsamının doğru olup olmadığının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… inde de olabilir.Müdür olan ortak ile şirket arasında bir vekalet akdi meydana gelmekte olup, bu konuda uygulanması gereken Borçlar Kanunu’nun 386. maddesi uyarınca «vekalet sözleşmesinin» genelde bir «hizmet sözleşmesi» olduğu da nazara alındığında vekilin ücrete hak kazanması için çalışması gerekmektedir.Bu durumda somut olaya gelindiğinde müdür olarak tayin edilmiş bulunan davacının davaya konu ücret alacağına ilişkin aylarda fiilen davalı şirkette çalışıp çalışmadığı, yaptığı bir hizmetin olup olmadığı, sözkonusu dönemde müdürlük görevini yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre kararlaştırılan ücrete hak kazanıp kazanmadığının tespit edilerek buna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet sözleşmesi · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · hizmet sözleşmesi · inkar tazminatı · dahili dava
Benzer bu kararda2- Dava, ödenmeyen müdürlük ücretinin tahsili istemine ilişkindir.Davacının davalı «şirkette müdür» olduğu dönemde şirket «ortaklar kurulu» tarafından alınan 08.12.2006 tarihli karar ile aylık 3.500 Euro maaş ödenmesine karar verildiği, 2007 yılı Nisan ayı «dahil» olmak üzere ödemelerin yapıldığı, davacının şirketteki tüm paylarını 13.07.2007 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmış, işbu davada davacı Mayıs, Ha …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı «şirket müdürlüğünden» kaynaklanan Mayıs ve Haziran ayları için ayrı ayrı 3.500 Euro ve l3 günlük Temmuz 2007 maaşıyla ilgili olarak da l.467,70 Euro alacağının kaldığı, toplamının 8.467,70 Euro olup, davacının bu miktar üzerinden talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takibe vaki itirazının 8.467,70 Euro üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının Euro bazında uyguladığı en yüksek yıllık mevduat faizinin uygulanması ile fiili ödeme günündeki Merkez Bankasının Euro bazındaki satış kuru karşılığı TL olarak tahakkuk ettirilmesine, alacak likit nitelikte olduğundan İİK’nun 67. maddesi uyarınca %40 «inkar tazminatı» olan 6.035,00 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
… inde de olabilir.Müdür olan ortak ile şirket arasında bir vekalet akdi meydana gelmekte olup, bu konuda uygulanması gereken Borçlar Kanunu’nun 386. maddesi uyarınca «vekalet sözleşmesinin» genelde bir «hizmet sözleşmesi» olduğu da nazara alındığında vekilin ücrete hak kazanması için çalışması gerekmektedir.Bu durumda somut olaya gelindiğinde müdür olarak tayin edilmiş bulunan davacının davaya konu ücret alacağına ilişkin aylarda fiilen davalı şirkette çalışıp çalışmadığı, yaptığı bir hizmetin olup olmadığı, sözkonusu dönemde müdürlük görevini yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre kararlaştırılan ücrete hak kazanıp kazanmadığının tespit edilerek buna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… cının bağlantısını kurmanın tüm belgeler sunulmadığından mümkün olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen bu husus üzerinde de durulmamıştır.Bu durumda anılan dönemlerde «şirket müdürlüğü» görevini yürüten davacının anılan aylara ait müdürlük ücretlerinin dışında kendisine yapılan ödemelerin niteliğinin, neden yapıldığının açıklığa kavuşturulması, da …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17968 E. , 2014/7608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/06/2012
NUMARASI 2008/72-2012/231
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2008/72-2012/231 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan temlik alan TMSF vekili Av. E.Ş. D. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Telsim GSM operatörlüğü yaptığı dönemde davalı ile akdedilen Şebekeler arası İrtibat ve İşbirliği Sözleşmesi uyarınca istasyon ve diğer cihazlar için davalıdan alt yapı hizmeti alındığını, daha sonra davalının tek taraflı olarak 30.05.2001 gün ve 714 sayılı Alt Yapı Kullanım Yönetmeliği çıkardığını, bu uygulamanın kullanılan enerji miktarına göre (kurulu sistemlerin maksimum güçleri oranında) ücretlendirme yapılmasını öngördüğünü, bahsi geçen alt yapı hizmetleri için müvekkili adına kesilmiş 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için kesilen faturalar incelendiğinde davalı kurum binalarında bulunan müvekkiline ait sistemlerinin güçlerinin çok yüksek değerlendirildiğinin tesbit edildiğini, bu nedenle faturalara itiraz edildiğini, temmuz ayındaki faturanın diğer faturaların çok altında belirlendiğini, davalının 05.01.2006 gün ve 5050/02 sayılı yazısında “kasım 2005 mahsuplaşması" açıklaması ile müvekkili şirkete ait alacağın 168.553,71 TL’nin mahsup edildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin bunun 6.353,43 TL’yi kabul ettiğini, taraflar arasında 29.07.2006 tarihli mutabakat zaptı düzenlendiğini ve buna göre tarafların 01.07.2005 tarihinden öncesine yönelik herhangi bir hak talebinde bulunamayacaklarını, dava konusu faturaların 01.07.2005 tarihine ait olduğu ve kesintinin haksız olduğunu, davalının hem mevcut olmayan borç için mahsup yaptığını hemde mutabakat anlaşmasını ihlal etiğini ileri sürerek mahsup edilen 162.180 TL’nin mahsup tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahsup işleminin prokokol ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, davaya konu miktarın davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenmeyen ana para ve gecikme bedeli toplamı olduğunu, 01.07.2005 tarihli mutabakat zaptına göre belirlenen etiket güçlerinin daha önceki dönemlere uygulanmasına yönelik her hangi bir taleplerinin olmayacağını kararlaştırdığını, fazladan alındığı iddia edilen fark 01.07.2005 tarihinden öncesine ait olduğundan mutabakat zaptı ile ilişkilendirilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının davasını dosyadaki belgelere göre ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı adına 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için kesilen faturaların davacı tarafından eksik ödenmesi nedeniyle davalı tarafından 05.01.2006 gün ve 5050/02 sayılı yazı ile “Kasım 2005 mahsuplaşması“ açıklaması ile davacı şirkete ait alacaktan mahsup yapılmasının taraflar arasında yapılan sözleşme ve protokoller ile 29.07.2005 tarihli mutabakat zaptına aykırı olduğu iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için düzenlenen faturaların sözleşme ve protokol hükümlerine aykırı olarak fahiş düzenlendiğini iddia ederek her bir faturaya tek tek itiraz etmiş bulunmaktadır. Hükme dayanak edilen bilirkişi raporunun kabulünün aksine 29.07.2005 tarihli mutabakat dava konusunu kapsamamaktadır.
Mutabakat yeni etiket güçlerine istinaden geçmişe ait alacak çıkarılamayacağı hususunu düzenlemiştir. Bu itibarla mahkemece davaya konu 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına gelinceye kadar davalının enerji bedellerini ne şekilde hesapladığı, dava konusu dönemde bu uygulamalardan ayrılınıp ayrılınmadığı, eğer ayrılınmış ve farklı bir hesaplama yapılmış ise kanıt yükünün faturayı düzenleyen davalıda olduğu nazara alınıp gerektiğinde davacıya ait makinelerin ne kadar enerji tükettiği üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturaların dolayısıyla yapılan mahsubun kapsamının doğru olup olmadığının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak temlik alan TMSF'ye verilmesine, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101808400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz