Islah harcı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6853 E. 2023/5365 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah harcı↗ müdürün azli↗ ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ çıkma payı↗ fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ ortaklıktan çıkma↗ kâr payı alacağı↗ kâr payı dağıtımı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ bekletici mesele↗ şirket müdürlüğü↗ tahkikat↗ şirketin feshi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ müktesep hak↗ malvarlığına ilişkin dava↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ vekâlet ücreti↗ ihya↗ kâr dağıtımı↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 21.01.2014 tarih, 2011/600 E. ve 2014/21 K. sayılı kararı ile alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin son bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden 6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık payı olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının şirket müdürlüğünden azline dair isteminde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 30.06.2014 tarih, 2014/5777 E. ve 2014/12536 K. sayılı kararıyla reddedilen çıkma payı alacağına yönelik talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporlarının davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde olmadığı, gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı müdürün azli talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği, araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.02.2018 tarih, 2014/670 E. ve 2018/68 K. sayılı kararı ile bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28.07.2017 tarihli raporda; davacının ortaklıktan ayrılma koşullarının oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53 TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen çıkma payının 93.769,60 TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin şirket merkezinde ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir faaliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı ... İhr. Tic. San. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, asıl davada davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 06.12.2021 tarih, 2021/2630 E. ve 2021/6859 K. sayılı kararıyla asıl davaya yönelik davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dava dilekçesinde şirketten çıkma istemi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL çıkma payı alacağı talep edildiği halde mahkemece, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi heyeti raporunda tespit edilen 93.769,60 TL çıkma payı alacağının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca taraf talebiyle bağlı kalınması ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçe ve bozma ile taraflar lehine doğan usulü müktesap haklar gözetildiğinde davanın kabulü gerektiği, her ne kadar çıkma payı alacağı 93.769,60 TL olarak hesap edilmiş ise de dava dilekçesi ile davacının 50.000,00 TL çıkma payı alacağının talep edildiği gözetilerek, taleple bağlı kalınmak sureti ile 50.000,00 TL çıkma payı alacağının bozma öncesi karar tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının, davalı ... ... Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 50.000,00 TL çıkma payı alacağının 01.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacının 18.01.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ile yapmış olduğu ıslah talebinin reddine, birleşen dava yönünden bozmadan önceki mahkeme kararı kesinleştiğinden birleşen dava yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı şirket vekili ve katılma yolu ile asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin ihyasına ilişkin mahkeme kararının dosyaya sunulmuş ise de mahkemece ihya kararının kesinleşmesi hususunun bekletici mesele yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, şirketin malvarlığı bulunmayıp borca batık olması nedeniyle davacının talep edebileceği ortaklıktan çıkma payı değerinin bulunmadığını, davacının önceki karar temyiz etmediği gözetildiğinde usulü müktesep hak gereğince davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın ıslah talebi reddedildiği halde müvekkili lehine reddedilen meblağ üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken tüm giderlerin müvekkili davalı şirket üzerinde bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Katılma yolu ile asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesinde ıslah edilen dava değeri olan 43.769,60 TL yönünden mahkemece verilen red kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176, 177, 181 i nci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespitini isteyerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL çıkma payı alacağı talep etmiştir.
3. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 50.000,00 TL çıkma payının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacının 18.01.2022 tarihli ıslah talebinin reddine karar verilmiştir.
4. 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesi hükmüne göre ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesidir.
Netice-i talebin arttırılması 6100 sayılı Kanun'un 181 inci maddesi hükmüne göre kısmi ıslah niteliğinde olup, kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah işlemini yapması için bir haftalık süre verilmesi, bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilmesi gerekmektedir.
5. 22.07.2020 tarihinde kabul edilen ve 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere “Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” fıkrası eklenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla 50.000,00 TL'nin çıkma payı talebi ile açılan davada, davacı vekilince bozmadan sonra 18.01.2022 tarihli dilekçe ile dava değeri 43.769,60 TL daha arttırılmak suretiyle dava kısmen ıslah edilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ve davacının ıslah talebini içeren dilekçesinin söz konusu Kanun değişikliği tarihinden sonra olduğu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafa 6100 sayılı Kanun'un 181 inci maddesi gereğince ıslah harcını yatırması için süre verilerek, bu aşamadan sonra mahkemece ıslah edilen miktar yönünden bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1587 E. 2024/3160 K.
Ortak:ıslah harcı · çıkma payı · ortaklıktan çıkma · kâr payı alacağı · bekletici mesele · şirket müdürlüğü · tahkikat · şirket merkezi mahkemesi
İncelediğiniz karardaAsıl davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin ihyasına ilişkin mahkeme kararının dosyaya sunulmuş ise de mahkemece «ihya» kararının kesinleşmesi hususunun «bekletici mesele» yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, şirketin «malvarlığı» bulunmayıp borca batık olması nedeniyle davacının talep edebileceği «ortaklıktan çıkma payı» değerinin bulunmadığını, davacının önceki karar temyiz etmediği gözetildiğinde usulü «müktesep hak» gereğince davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın «ıslah» talebi reddedildiği halde müvekkili lehine reddedilen meblağ üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, «yargılama giderlerinin» tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken tüm giderlerin müvekkili davalı şirket üzerinde bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir …
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 30.06.2014 tarih, 2014/5777 E. ve 2014/12536 K. sayılı kararıyla reddedilen «çıkma payı alacağına» yönelik talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporlarının davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde olmadığı, gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı «müdürün azli» talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği, araştırma yapılması ger …
… oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53 TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen «çıkma payının» 93.769,60 TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin «şirket merkezinde» ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir fa …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, «çıkma payı alacağının» tespiti ve bozmadan sonra «ıslaha» ilişkindir.
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı Şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.180,00TL «vekalet ücretinin» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar asıl davada davalı Şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · limited şirket · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece anılan bozma ilamına uyulmakla «vekalet ücreti» yönünden davalı Şirket yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, «çıkma payı alacağının» tespiti ve bozmadan sonra «ıslaha» ilişkindir.
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı Şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.180,00TL «vekalet ücretinin» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar asıl davada davalı Şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Buna göre Mahkemece asıl davada davacı yararına ancak 2.180,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilebilecekken 7.300,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2630 E. 2021/6859 K.
Ortak:çıkma payı · kâr payı alacağı · kâr payı dağıtımı · şirket merkezi mahkemesi · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz karardaB. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 30.06.2014 tarih, 2014/5777 E. ve 2014/12536 K. sayılı kararıyla reddedilen «çıkma payı alacağına» yönelik talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporlarının davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde olmadığı, gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı «müdürün azli» talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği, araştırma yapılması ger …
… oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53 TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen «çıkma payının» 93.769,60 TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin «şirket merkezinde» ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir fa …
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, asıl davada davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… vekili; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararıyla «şirket müdürü» olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri «kar payı dağıtımı» yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün …
… oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53-TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen «çıkma payının» 93.769,60-TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin «şirket merkezinde» ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir fa …
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · nispi karar harcı · kar payı dağıtımı · kar payı · harç · dava sebebi
Benzer bu karardaÇıkma «payının» ödenmesi istemli davada, Harçlar Kanunu'nun 1 sayılı tarifesindeki ''Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden «nispi harç» alınır'' hükmü uyarınca, talep sonucunun kabul edilen miktarı üzerinde «nispi harcın» ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu harca hükmedilmesi isabetli olmamış, re'sen bozma «sebebi» yapılmıştır.
… vekili; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararıyla «şirket müdürü» olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri «kar payı dağıtımı» yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün …
Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Birinci Baskı, Ağustos-2016 Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde, şirketten çıkma istemi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.- TL «çıkma payı alacağı» talep etmiş, bu miktar üzerinden «nispi harç» yatırmıştır.
Ancak, davacının bilirkişi raporunda belirtilen ve mahkemece ödenmesine karar verilen bu miktar yönünden talebi olmadığı gibi, bu miktar yönünden «nispi harcın» da yatırılmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5777 E. 2014/12536 K.
Ortak:müdürün azli · çıkma payı · kâr payı alacağı · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · hukuki yarar · kâr payı · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… rları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin «son» bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden 6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık «payı» olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline dair isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmişt …
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 30.06.2014 tarih, 2014/5777 E. ve 2014/12536 K. sayılı kararıyla reddedilen «çıkma payı alacağına» yönelik talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporlarının davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde olmadığı, gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı «müdürün azli» talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği, araştırma yapılması ger …
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, asıl davada davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… rları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin «son» bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden TTK'nın 551/2. maddesinin koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık «payı» olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline dair isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Asıl dava; «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi ve «çıkma payı alacağının» tespit edilerek davacıya ödenmesi, birleşen dava davalının «şirket müdürlüğü» görevinden azli istemlerine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece; öncelikle davalı şirketin yurt içi ve yurt dışı taşınır, taşınmaz ve araçlarına ilişkin kayıtlar dosyaya getirtilmek, «şirket müdürü» hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun akibeti araştırılmak, davalı şirketin tüm «ticari defter» ve belgeleri ile vergi kayıtları incelenmek suretiyle hesap bilirkişisi ve şirketler hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden, davacı vekilinin alınan raporlara dair ciddi itirazlarını da karşılar mahiyette ve özellikle şirket kayıtlarında 6111 sayılı Yasa uyarınca, gider olarak gösterilen tutarın ve yapılan işlemlerin şirket kayıtlarına ve kanuna uygun olup olmadığı hususlarını da açıklar mahiyette rapor alınarak davalı şirket bilançosunun şirketin gerçek durumunu yansıtıp yansıtmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre gerek davacının «çıkma payı» ve gerekse de davalı «müdürün azli» talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yeterli bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı gerekçeyle bu yoldaki taleplerin reddi doğru görülmemiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · limited şirket · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaAsıl dava; «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi ve «çıkma payı alacağının» tespit edilerek davacıya ödenmesi, birleşen dava davalının «şirket müdürlüğü» görevinden azli istemlerine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece; öncelikle davalı şirketin yurt içi ve yurt dışı taşınır, taşınmaz ve araçlarına ilişkin kayıtlar dosyaya getirtilmek, «şirket müdürü» hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun akibeti araştırılmak, davalı şirketin tüm «ticari defter» ve belgeleri ile vergi kayıtları incelenmek suretiyle hesap bilirkişisi ve şirketler hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden, davacı vekilinin alınan raporlara dair ciddi itirazlarını da karşılar mahiyette ve özellikle şirket kayıtlarında 6111 sayılı Yasa uyarınca, gider olarak gösterilen tutarın ve yapılan işlemlerin şirket kayıtlarına ve kanuna uygun olup olmadığı hususlarını da açıklar mahiyette rapor alınarak davalı şirket bilançosunun şirketin gerçek durumunu yansıtıp yansıtmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre gerek davacının «çıkma payı» ve gerekse de davalı «müdürün azli» talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yeterli bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı gerekçeyle bu yoldaki taleplerin reddi doğru görülmemiş …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürlüğü
İncelediğiniz kararda… rları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin «son» bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden 6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık «payı» olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline dair isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmişt …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6853 E. , 2023/5365 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/142 Esas, 2022/290 Karar
HÜKÜM
Asıl davada kabul, birleşen davada yeniden
hüküm tesisine yer olmadığına
asıl davada davacı vekili
Taraflar arasındaki asıl davada şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespiti, birleşen davada davalının şirket müdürlüğü görevinden azli davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl davada davalı şirket vekili ve katılma yolu ile asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürü olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri kâr payı dağıtımı yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün kendisine verilen yetkiyi kötüye kullandığını, yapılan ihtarlara cevap vermediğini ileri sürerek şirket müdürünün azline, şirketin yurt içi ve yurt dışı tüm mal varlıkları, sözleşme ve ihale bedeli alacakları banka hesapları, alacak ve borçları tespit edilmek suretiyle müvekkilinin hissesine düşen değerlerin verilmesine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 551 ve 504 ncü maddeleri gereğince müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının şirket müdürlüğü görevinden azline müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, 06.02.2013 tarihli dilekçesi ve 18.06.2013 tarihli celsedeki beyanıyla taleplerini şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve birleşen dava yönünden ise davalının şirket müdürlüğü görevinden azledilmesi olarak sınırladıklarını belirtmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket müdürünün azlini gerektirir sebeplerin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 21.01.2014 tarih, 2011/600 E. ve 2014/21 K. sayılı kararı ile alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin son bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden 6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık payı olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının şirket müdürlüğünden azline dair isteminde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 30.06.2014 tarih, 2014/5777 E. ve 2014/12536 K. sayılı kararıyla reddedilen çıkma payı alacağına yönelik talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporlarının davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde olmadığı, gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı müdürün azli talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği, araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.02.2018 tarih, 2014/670 E. ve 2018/68 K. sayılı kararı ile bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28.07.2017 tarihli raporda; davacının ortaklıktan ayrılma koşullarının oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53 TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen çıkma payının 93.769,60 TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin şirket merkezinde ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir faaliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı ...
İhr. Tic. San. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, asıl davada davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 06.12.2021 tarih, 2021/2630 E. ve 2021/6859 K. sayılı kararıyla asıl davaya yönelik davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dava dilekçesinde şirketten çıkma istemi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL çıkma payı alacağı talep edildiği halde mahkemece, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi heyeti raporunda tespit edilen 93.769,60 TL çıkma payı alacağının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca taraf talebiyle bağlı kalınması ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçe ve bozma ile taraflar lehine doğan usulü müktesap haklar gözetildiğinde davanın kabulü gerektiği, her ne kadar çıkma payı alacağı 93.769,60 TL olarak hesap edilmiş ise de dava dilekçesi ile davacının 50.000,00 TL çıkma payı alacağının talep edildiği gözetilerek, taleple bağlı kalınmak sureti ile 50.000,00 TL çıkma payı alacağının bozma öncesi karar tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının, davalı ... ... Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 50.000,00 TL çıkma payı alacağının 01.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacının 18.01.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ile yapmış olduğu ıslah talebinin reddine, birleşen dava yönünden bozmadan önceki mahkeme kararı kesinleştiğinden birleşen dava yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı şirket vekili ve katılma yolu ile asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin ihyasına ilişkin mahkeme kararının dosyaya sunulmuş ise de mahkemece ihya kararının kesinleşmesi hususunun bekletici mesele yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, şirketin malvarlığı bulunmayıp borca batık olması nedeniyle davacının talep edebileceği ortaklıktan çıkma payı değerinin bulunmadığını, davacının önceki karar temyiz etmediği gözetildiğinde usulü müktesep hak gereğince davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın ıslah talebi reddedildiği halde müvekkili lehine reddedilen meblağ üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken tüm giderlerin müvekkili davalı şirket üzerinde bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Katılma yolu ile asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesinde ıslah edilen dava değeri olan 43.769,60 TL yönünden mahkemece verilen red kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176, 177, 181 i nci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespitini isteyerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL çıkma payı alacağı talep etmiştir.
3. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 50.000,00 TL çıkma payının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacının 18.01.2022 tarihli ıslah talebinin reddine karar verilmiştir.
4. 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesi hükmüne göre ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesidir.
Netice-i talebin arttırılması 6100 sayılı Kanun'un 181 inci maddesi hükmüne göre kısmi ıslah niteliğinde olup, kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah işlemini yapması için bir haftalık süre verilmesi, bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilmesi gerekmektedir.
5.
22. 07.2020 tarihinde kabul edilen ve 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere “Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” fıkrası eklenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla 50.000,00 TL'nin çıkma payı talebi ile açılan davada, davacı vekilince bozmadan sonra 18.01.2022 tarihli dilekçe ile dava değeri 43.769,60 TL daha arttırılmak suretiyle dava kısmen ıslah edilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ve davacının ıslah talebini içeren dilekçesinin söz konusu Kanun değişikliği tarihinden sonra olduğu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafa 6100 sayılı Kanun'un 181 inci maddesi gereğince ıslah harcını yatırması için süre verilerek, bu aşamadan sonra mahkemece ıslah edilen miktar yönünden bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının asıl dava yönünden BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden asıl davada davalı şirkete yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl davada davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954312100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz