Müdürün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5777 E. 2014/12536 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürün azli↗ ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ çıkma payı↗ limited şirket ortaklığı↗ kâr payı alacağı↗ şirket müdürlüğü↗ şirket müdürü↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ ticari defter↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin son bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden TTK'nın 551/2. maddesinin koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık payı olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının şirket müdürlüğünden azline dair isteminde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava; limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespit edilerek davacıya ödenmesi, birleşen dava davalının şirket müdürlüğü görevinden azli istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının şirket ortaklığından çıkmaya yönelik talebi kabul edilmesine karşın davalı şirketin borca batık olduğu, bu nedenle talep edilebilecek çıkma payı alacağının bulunmadığı gerekçesiyle bu yöndeki istemin reddine karar verilmiştir. Ancak; reddedilen bu talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporları davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde değildir. Bu itibarla mahkemece; öncelikle davalı şirketin yurt içi ve yurt dışı taşınır, taşınmaz ve araçlarına ilişkin kayıtlar dosyaya getirtilmek, şirket müdürü hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun akibeti araştırılmak, davalı şirketin tüm ticari defter ve belgeleri ile vergi kayıtları incelenmek suretiyle hesap bilirkişisi ve şirketler hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden, davacı vekilinin alınan raporlara dair ciddi itirazlarını da karşılar mahiyette ve özellikle şirket kayıtlarında 6111 sayılı Yasa uyarınca, gider olarak gösterilen tutarın ve yapılan işlemlerin şirket kayıtlarına ve kanuna uygun olup olmadığı hususlarını da açıklar mahiyette rapor alınarak davalı şirket bilançosunun şirketin gerçek durumunu yansıtıp yansıtmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı müdürün azli talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yeterli bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı gerekçeyle bu yoldaki taleplerin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6853 E. 2023/5365 K.
Ortak:müdürün azli · çıkma payı · kâr payı alacağı · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · hukuki yarar · kâr payı · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… rları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin «son» bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden TTK'nın 551/2. maddesinin koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık «payı» olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline dair isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Asıl dava; «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi ve «çıkma payı alacağının» tespit edilerek davacıya ödenmesi, birleşen dava davalının «şirket müdürlüğü» görevinden azli istemlerine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece; öncelikle davalı şirketin yurt içi ve yurt dışı taşınır, taşınmaz ve araçlarına ilişkin kayıtlar dosyaya getirtilmek, «şirket müdürü» hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun akibeti araştırılmak, davalı şirketin tüm «ticari defter» ve belgeleri ile vergi kayıtları incelenmek suretiyle hesap bilirkişisi ve şirketler hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden, davacı vekilinin alınan raporlara dair ciddi itirazlarını da karşılar mahiyette ve özellikle şirket kayıtlarında 6111 sayılı Yasa uyarınca, gider olarak gösterilen tutarın ve yapılan işlemlerin şirket kayıtlarına ve kanuna uygun olup olmadığı hususlarını da açıklar mahiyette rapor alınarak davalı şirket bilançosunun şirketin gerçek durumunu yansıtıp yansıtmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre gerek davacının «çıkma payı» ve gerekse de davalı «müdürün azli» talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yeterli bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı gerekçeyle bu yoldaki taleplerin reddi doğru görülmemiş …
Benzer bu kararda… rları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin «son» bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden 6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık «payı» olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline dair isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmişt …
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 30.06.2014 tarih, 2014/5777 E. ve 2014/12536 K. sayılı kararıyla reddedilen «çıkma payı alacağına» yönelik talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporlarının davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde olmadığı, gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı «müdürün azli» talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği, araştırma yapılması ger …
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, asıl davada davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · ortaklıktan çıkma · bekletici mesele · tahkikat · şirket merkezi mahkemesi · müktesep hak · malvarlığına ilişkin dava · ihya
Benzer bu karardaAsıl davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin ihyasına ilişkin mahkeme kararının dosyaya sunulmuş ise de mahkemece «ihya» kararının kesinleşmesi hususunun «bekletici mesele» yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, şirketin «malvarlığı» bulunmayıp borca batık olması nedeniyle davacının talep edebileceği «ortaklıktan çıkma payı» değerinin bulunmadığını, davacının önceki karar temyiz etmediği gözetildiğinde usulü «müktesep hak» gereğince davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın «ıslah» talebi reddedildiği halde müvekkili lehine reddedilen meblağ üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, «yargılama giderlerinin» tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken tüm giderlerin müvekkili davalı şirket üzerinde bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir …
… oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53 TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen «çıkma payının» 93.769,60 TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin «şirket merkezinde» ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir fa …
… k üzere “Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin «tahkikata» ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da «ıslah» yapılabilir.
6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ve davacının «ıslah» talebini içeren dilekçesinin söz konusu Kanun değişikliği tarihinden sonra olduğu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafa 6100 sayılı Kanun'un 181 inci maddesi gereğince «ıslah harcını» yatırması için süre verilerek, bu aşamadan sonra mahkemece ıslah edilen miktar yönünden bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Şirketin fesih ve tasfiyesi | Sözleşmenin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1169 E. 2010/7133 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · zayi · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin sermayesinin «zayi» olduğu, borca batık bulunduğu, faal durumda olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Dava, şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de davalı, «şirketin feshine» davacının kendi kusurlu hareketlerinin sebep olduğunu itiraz olarak ileri sürdüğüne göre, anılan husus araştırılmadan hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5777 E. , 2014/12536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/01/2014
NUMARASI 2011/600-2014/21
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2011/600-2014/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren % 49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi A.. E..'in 15.03.2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürü olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri kar payı dağıtımı yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün kendisine verilen yetkiyi kötüye kullandığını, yapılan ihtarlara cevap vermediğini, ileri sürerek şirket müdürünün azline, şirketin yurt içi ve yurt dışı tüm mal varlıkları, sözleşme ve ihale bedeli alacakları banka hesapları, alacak ve borçları tespit edilmek suretiyle müvekkilinin hissesine düşen değerlerin verilmesine TTK'nın 551 ve 504.
maddeleri gereğince müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise; davalının şirket müdürlüğü görevinden azline müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini istemiş, 06.02.2013 tarihli dilekçesi ve 18.06.2013 tarihli celsedeki beyanıyla taleplerini şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve birleşen dava yönünden ise davalının şirket müdürlüğü görevinden azledilmesi olarak sınırladıklarını belirtmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını, şirket müdürünün azlini gerektirir sebeplerin bulunmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin son bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden TTK'nın 551/2. maddesinin koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık payı olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının şirket müdürlüğünden azline dair isteminde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava; limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespit edilerek davacıya ödenmesi, birleşen dava davalının şirket müdürlüğü görevinden azli istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının şirket ortaklığından çıkmaya yönelik talebi kabul edilmesine karşın davalı şirketin borca batık olduğu, bu nedenle talep edilebilecek çıkma payı alacağının bulunmadığı gerekçesiyle bu yöndeki istemin reddine karar verilmiştir. Ancak; reddedilen bu talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporları davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde değildir. Bu itibarla mahkemece; öncelikle davalı şirketin yurt içi ve yurt dışı taşınır, taşınmaz ve araçlarına ilişkin kayıtlar dosyaya getirtilmek, şirket müdürü hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun akibeti araştırılmak, davalı şirketin tüm ticari defter ve belgeleri ile vergi kayıtları incelenmek suretiyle hesap bilirkişisi ve şirketler hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden, davacı vekilinin alınan raporlara dair ciddi itirazlarını da karşılar mahiyette ve özellikle şirket kayıtlarında 6111 sayılı Yasa uyarınca, gider olarak gösterilen tutarın ve yapılan işlemlerin şirket kayıtlarına ve kanuna uygun olup olmadığı hususlarını da açıklar mahiyette rapor alınarak davalı şirket bilançosunun şirketin gerçek durumunu yansıtıp yansıtmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı müdürün azli talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yeterli bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı gerekçeyle bu yoldaki taleplerin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101927200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz