Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2630 E. 2021/6859 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ nispi harç↗ nispi karar harcı↗ kar payı dağıtımı↗ çıkma payı↗ kâr payı alacağı↗ kâr payı dağıtımı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ kar payı↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ harç↗ dava sebebi↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2021/2630 E. , 2021/6859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2011/917 ESAS
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.02.2018 gün ve 2014/670-2018/68 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürü olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri kar payı dağıtımı yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün kendisine verilen yetkiyi kötüye kullandığını, yapılan ihtarlara cevap vermediğini, ileri sürerek şirket müdürünün azline, şirketin yurt içi ve yurt dışı tüm mal varlıkları, sözleşme ve ihale bedeli alacakları banka hesapları, alacak ve borçları tespit edilmek suretiyle müvekkilinin hissesine düşen değerlerin verilmesine TTK'nın 551 ve 504. maddeleri gereğince müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.02.2013 tarihli dilekçesi ve 18.06.2013 tarihli celsedeki beyanıyla taleplerini şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını, şirket müdürünün azlini gerektirir sebeplerin bulunmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.
Mahkemce, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28.07.2017 tarihli raporda; davacının ortaklıktan ayrılma koşullarının oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53-TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen çıkma payının 93.769,60-TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin şirket merkezinde ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir faaliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı ... İhr. Tic. San. ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davaya yönelik davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi uyarınca hakim tarafların talep sonucuyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
''Mahkeme kısmi davanın haklı olduğu sonucuna varırsa, davalı alacağın ancak kısmi dava konusu yapılan bölümünü ödemeye mahkum eder; dava dışı bırakılan saklı tutulan alacak kesimi hakkında karar veremez. Çünkü, mahkeme davacının kısmi talebiyle bağlı olup, talepten fazlaya hüküm veremez.'' Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Birinci Baskı, Ağustos-2016
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde, şirketten çıkma istemi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.- TL çıkma payı alacağı talep etmiş, bu miktar üzerinden nispi harç yatırmıştır. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamından sonra alınan bilirkişi heyeti raporunda tespit edilen 93.769,60 TL çıkma payı alacağının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Ancak, davacının bilirkişi raporunda belirtilen ve mahkemece ödenmesine karar verilen bu miktar yönünden talebi olmadığı gibi, bu miktar yönünden nispi harcın da yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece HMK'nın 26. maddesi uyarınca taraf talebiyle bağlı kalınması gerekirken, davacının talebinden fazlasına hükmedilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, mahkemece davanın kabulü ile davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, ancak alınması gereken 35,90 TL harcın peşin yatırılan 724,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 706,60 TL harcın talep halinde davacıya iadesine karar verilmiştir. Çıkma payının ödenmesi istemli davada, Harçlar Kanunu'nun 1 sayılı tarifesindeki ''Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi harç alınır'' hükmü uyarınca, talep sonucunun kabul edilen miktarı üzerinde nispi harcın ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu harca hükmedilmesi isabetli olmamış, re'sen bozma sebebi yapılmıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6853 E. 2023/5365 K.
Ortak:çıkma payı · kâr payı alacağı · kâr payı dağıtımı · şirket merkezi mahkemesi · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz kararda… vekili; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararıyla «şirket müdürü» olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri «kar payı dağıtımı» yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün …
… oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53-TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen «çıkma payının» 93.769,60-TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin «şirket merkezinde» ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir fa …
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaB. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 30.06.2014 tarih, 2014/5777 E. ve 2014/12536 K. sayılı kararıyla reddedilen «çıkma payı alacağına» yönelik talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporlarının davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde olmadığı, gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı «müdürün azli» talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği, araştırma yapılması ger …
… oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53 TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen «çıkma payının» 93.769,60 TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin «şirket merkezinde» ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir fa …
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, asıl davada davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · müdürün azli · ortaklıktan çıkma · bekletici mesele · şirket müdürlüğü · tahkikat · müktesep hak · malvarlığına ilişkin dava
Benzer bu karardaAsıl davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin ihyasına ilişkin mahkeme kararının dosyaya sunulmuş ise de mahkemece «ihya» kararının kesinleşmesi hususunun «bekletici mesele» yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, şirketin «malvarlığı» bulunmayıp borca batık olması nedeniyle davacının talep edebileceği «ortaklıktan çıkma payı» değerinin bulunmadığını, davacının önceki karar temyiz etmediği gözetildiğinde usulü «müktesep hak» gereğince davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın «ıslah» talebi reddedildiği halde müvekkili lehine reddedilen meblağ üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, «yargılama giderlerinin» tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken tüm giderlerin müvekkili davalı şirket üzerinde bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir …
… rları uyarınca dava konusu şirketin borca batık hale geldiğinin anlaşıldığı, davacıya şirket faaliyetleri ve şirketin adresi hususlarında bilgi verilmediği şirketin «son» bir yıldır faal olmadığı asıl dava yönünden 6102 sayılı Kanun'un 551 nci maddesinin ikinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle ortaklık «payı» olarak talep edilecek bir değerin bulunmadığı davacının asıl davadaki talebinin şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olması ve bu talebinin asıl davada kabulü nedeniyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline dair isteminde «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmişt …
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 30.06.2014 tarih, 2014/5777 E. ve 2014/12536 K. sayılı kararıyla reddedilen «çıkma payı alacağına» yönelik talep yönünden mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporlarının davacı vekilinin ciddi itirazlarını karşılar mahiyette ve karar vermeye elverişli düzeyde olmadığı, gerek davacının çıkma payı ve gerekse de davalı «müdürün azli» talepleriyle ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği, araştırma yapılması ger …
… k üzere “Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin «tahkikata» ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da «ıslah» yapılabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1587 E. 2024/3160 K.
Ortak:çıkma payı · kâr payı alacağı · kâr payı dağıtımı · şirket merkezi mahkemesi · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz kararda… vekili; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararıyla «şirket müdürü» olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri «kar payı dağıtımı» yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün …
… oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53-TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen «çıkma payının» 93.769,60-TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin «şirket merkezinde» ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir fa …
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, «çıkma payı alacağının» tespiti ve bozmadan sonra «ıslaha» ilişkindir.
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı Şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.180,00TL «vekalet ücretinin» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar asıl davada davalı Şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · limited şirket · ıslah · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, «çıkma payı alacağının» tespiti ve bozmadan sonra «ıslaha» ilişkindir.
Mahkemece anılan bozma ilamına uyulmakla «vekalet ücreti» yönünden davalı Şirket yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı Şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.180,00TL «vekalet ücretinin» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar asıl davada davalı Şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Buna göre Mahkemece asıl davada davacı yararına ancak 2.180,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilebilecekken 7.300,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:kâr payı alacağı · kâr payı
İncelediğiniz karardaŞti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Birinci Baskı, Ağustos-2016 Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde, şirketten çıkma istemi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.- TL «çıkma payı alacağı» talep etmiş, bu miktar üzerinden «nispi harç» yatırmıştır.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamından sonra alınan bilirkişi heyeti raporunda tespit edilen 93.769,60 TL «çıkma payı alacağının» davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · limited şirket · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2630 E. , 2021/6859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA
ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2011/917 ESAS
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.02.2018 gün ve 2014/670-2018/68 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürü olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri kar payı dağıtımı yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün kendisine verilen yetkiyi kötüye kullandığını, yapılan ihtarlara cevap vermediğini, ileri sürerek şirket müdürünün azline, şirketin yurt içi ve yurt dışı tüm mal varlıkları, sözleşme ve ihale bedeli alacakları banka hesapları, alacak ve borçları tespit edilmek suretiyle müvekkilinin hissesine düşen değerlerin verilmesine TTK'nın 551 ve 504.
maddeleri gereğince müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.02.2013 tarihli dilekçesi ve 18.06.2013 tarihli celsedeki beyanıyla taleplerini şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını, şirket müdürünün azlini gerektirir sebeplerin bulunmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.
Mahkemce, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28.07.2017 tarihli raporda; davacının ortaklıktan ayrılma koşullarının oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53-TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen çıkma payının 93.769,60-TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin şirket merkezinde ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir faaliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı ...
İhr. Tic. San. ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davaya yönelik davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi uyarınca hakim tarafların talep sonucuyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
''Mahkeme kısmi davanın haklı olduğu sonucuna varırsa, davalı alacağın ancak kısmi dava konusu yapılan bölümünü ödemeye mahkum eder; dava dışı bırakılan saklı tutulan alacak kesimi hakkında karar veremez. Çünkü, mahkeme davacının kısmi talebiyle bağlı olup, talepten fazlaya hüküm veremez.'' Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Birinci Baskı, Ağustos-2016
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde, şirketten çıkma istemi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.- TL çıkma payı alacağı talep etmiş, bu miktar üzerinden nispi harç yatırmıştır. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamından sonra alınan bilirkişi heyeti raporunda tespit edilen 93.769,60 TL çıkma payı alacağının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Ancak, davacının bilirkişi raporunda belirtilen ve mahkemece ödenmesine karar verilen bu miktar yönünden talebi olmadığı gibi, bu miktar yönünden nispi harcın da yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece HMK'nın 26. maddesi uyarınca taraf talebiyle bağlı kalınması gerekirken, davacının talebinden fazlasına hükmedilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, mahkemece davanın kabulü ile davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, ancak alınması gereken 35,90 TL harcın peşin yatırılan 724,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 706,60 TL harcın talep halinde davacıya iadesine karar verilmiştir. Çıkma payının ödenmesi istemli davada, Harçlar Kanunu'nun 1 sayılı tarifesindeki ''Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi harç alınır'' hükmü uyarınca, talep sonucunun kabul edilen miktarı üzerinde nispi harcın ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu harca hükmedilmesi isabetli olmamış, re'sen bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı şirket vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile davalı şirket yararına, (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle re'sen mahkeme kararının asıl dava yönünden BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada davalı şirkete iadesine, 06/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721034800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz