6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/537 E. 2023/3942 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi def'i aval yazılı delille ispat teminat senedi yemin delili yemin kötü niyet tazminatı def'i bono kefil kötü niyet esastan ret haciz iflas taahhütname taşıyan menfi tespit yükleten (shipper) teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK · TTK — TTK 702TTK 777

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/273 E., 2019/93 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ......'ta bulunan daire için verilen teminat senedine kefil olarak imza atmış bulunduğunu, bu senetten dolayı davalı tarafça icra takibi başlatıldığını, bononun arka yüzünde "Elif […] A bloktaki daire için ...'in ödediği paraya mukabil verimiştir. Tic. kullanılamaz. Devredilemez" ibaresinin yazıldığını, icra takibine konu senedin Elif Ana sitesindeki daireye karşılık verilmesine rağmen müvekkilinin burada ne daireyi satan ne de daireyi alan kişi konumunda olduğunu, senedin teminat senedi olması dolayısıyla da aradaki ticari ilişkinin asıl borçlu olan ... ile davalı (alacaklı) olan ... arasında olduğunu, teminat senedi vasfı taşıyan senetlerin ancak genel haciz yolu ile takibe konu edilebileceğini, müvekkiline karşı haksız olarak icra takibi başlatıldığını ileri sürerek icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun arkasına yazılan ibarenin bononun 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla yazılan bir ibare olup teminat senedi olduğunu belirten bir yazı olmadığını, davalının bonoda kefil olarak imzası bulunup borçtan sorumlu olduğunu, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu takibe dayanak senedi kefil sıfatıyla imzaladığı ve bu senet ile borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, ancak bu hususta herhangi bir delil sunulmadığı, yemin deliline açıkça başvurulmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 702 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olacağı, aval verenin lehine aval verdiği kişiye ait şahsi def'ileri ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Elif Ana Sitesinde bulunan daire için verilen teminat senedine kefil olarak imza atmış bulunduğunu, müvekkilinin daireyi satan ya da daireyi alan kişi konumunda olmadığını, senedin teminat senedi olması dolayısıyla da aradaki ticari ilişkinin asıl borçlu olan ... ile davalı ... arasında olduğunu, teminat senedi vasfı taşıyan senetlerin ancak genel haciz yolu ile takibe konu edilebileceğini, davalının haksız icra takibi başlattığını, 6102 sayılı Kanun'un 776 ve 777 nci maddelerinde düzenlenen kayıtsız-şartsız belirli bir ödeme vaadini içerme zorunluluğu şartı açıkça ihlal edildiğinden davaya konu senedin bono vasfını yitirdiğini, işbu nedenle de kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağını, mahkemece verilen davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesi uyarınca aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrara ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/537 E.  ,  2023/3942 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2248 Esas, 2021/1509 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Mardin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/273 E., 2019/93 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ......'ta bulunan daire için verilen teminat senedine kefil olarak imza atmış bulunduğunu, bu senetten dolayı davalı tarafça icra takibi başlatıldığını, bononun arka yüzünde "Elif […] A bloktaki daire için ...'in ödediği paraya mukabil verimiştir. Tic. kullanılamaz. Devredilemez" ibaresinin yazıldığını, icra takibine konu senedin Elif Ana sitesindeki daireye karşılık verilmesine rağmen müvekkilinin burada ne daireyi satan ne de daireyi alan kişi konumunda olduğunu, senedin teminat senedi olması dolayısıyla da aradaki ticari ilişkinin asıl borçlu olan ... ile davalı (alacaklı) olan ... arasında olduğunu, teminat senedi vasfı taşıyan senetlerin ancak genel haciz yolu ile takibe konu edilebileceğini, müvekkiline karşı haksız olarak icra takibi başlatıldığını ileri sürerek icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun arkasına yazılan ibarenin bononun 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla yazılan bir ibare olup teminat senedi olduğunu belirten bir yazı olmadığını, davalının bonoda kefil olarak imzası bulunup borçtan sorumlu olduğunu, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu takibe dayanak senedi kefil sıfatıyla imzaladığı ve bu senet ile borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, ancak bu hususta herhangi bir delil sunulmadığı, yemin deliline açıkça başvurulmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 702 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olacağı, aval verenin lehine aval verdiği kişiye ait şahsi def'ileri ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Elif Ana Sitesinde bulunan daire için verilen teminat senedine kefil olarak imza atmış bulunduğunu, müvekkilinin daireyi satan ya da daireyi alan kişi konumunda olmadığını, senedin teminat senedi olması dolayısıyla da aradaki ticari ilişkinin asıl borçlu olan ... ile davalı ... arasında olduğunu, teminat senedi vasfı taşıyan senetlerin ancak genel haciz yolu ile takibe konu edilebileceğini, davalının haksız icra takibi başlattığını, 6102 sayılı Kanun'un 776 ve 777 nci maddelerinde düzenlenen kayıtsız-şartsız belirli bir ödeme vaadini içerme zorunluluğu şartı açıkça ihlal edildiğinden davaya konu senedin bono vasfını yitirdiğini, işbu nedenle de kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağını, mahkemece verilen davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesi uyarınca aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrara ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954253700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.