6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borca batık limited şirkette çıkma payı ve kâr payının doğmaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/541 E. 2023/3972 K. · · İlk derece: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Limited şirkette ortaklıktan çıkma payı, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki malvarlığının gerçek değeri esas alınarak belirlenir; şirket gayrifaal ve borca batıksa çıkma payı/ayrılma akçesi doğmaz. Kâr payı dağıtımında yetkili organ genel kuruldur (TTK 616/1-e); genel kurulca dağıtım kararı alınmadıkça kâr payı istenemez.

Ele alınan sorunlar

Ayrılma (çıkma) payının hesabı ve borca batık şirkette ödenememesi → ret

İddia: Davacı, ayrılma akçesi belirlenirken dava tarihindeki şirket değerinin esas alınması gerektiğini, şirketin kurulduğundan beri kâr ederken davadan sonra zarar gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davalıların aynı adreste rakip şirket kurarak şirketin içini boşalttığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ortaklıktan çıkma payı, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki malvarlığının gerçek değeri saptanarak belirlenir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin gayrifaal ve borca batık olduğu, bu nedenle davacıya herhangi bir kâr payı ve ayrılma akçesi ödenemeyeceği tespit edilmiştir. Ayrıca 6102 sayılı TTK 616/1-e uyarınca kâr payı dağıtımında yetkili organ genel kuruldur; genel kurulca kâr payı dağıtımına ilişkin bir karar alınmadan kâr payı dağıtılması mümkün değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Çıkma payının hesap zamanı ile borca batık şirkette çıkma payı ve kâr payının doğmaması yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkma ayrılma akçesi çıkma payı borca batıklık kâr payı genel kurul yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 616(1)-e6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 638

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 638/2

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5107 E. 2015/12189 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5820 E. 2018/89 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan çıkma | Ayrılma akçesi | Kâr payı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1894 E. 2023/4140 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/541 E.  ,  2023/3972 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1433 Esas, 2021/1818 Karar

HÜKÜM

Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/888 E., 2019/547 K.

Taraflar arasındaki şirket ortaklığından ayrılma, kâr ve sermaye payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin davalılar ... ile ... ile birlikte kurulduğunu, şirketin kurulduğu tarihten sonra davalı ortakların tutumları nedeniyle kendisinin şirketten dışlandığını, davalıların aynı faaliyet alanında başka bir şirket kurarak faaliyetlerine devam ettiğini, şirket ortakları arasında güven ilişkisinin sarsıldığını, müvekkilinin uzun zamandan beri şirket faaliyetlerine katılamadığını belirterek müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmasına ve şirket kurulduğu tarihten itibaren dağıtılmayan kâr payı ile ayrılma akçesinin kendisine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacının herhangi bir şekilde şirketten dışlanmadığını, davacının kendi isteğiyle şirketten ayrıldığını, şirketteki kararların birlikte alındığını, davacıya hakkının verilmemesi gibi bir durumun olmadığını, davacı tarafından şirketten defalarca para çekildiğini, davalının şirketin işçilerini kendisi tarafından kurulan firmaya çekmeye çalıştığını, davalının şirketin diğer ortağına hakaret ettiğini, şirketin hali hazır gayrı faal olduğu hususunun doğru olduğunu, şirketin borçları nedeniyle sermayesini tükettiğini, bu bağlamda davacının talep edebileceği herhangi bir ayrılma akçesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ortakları arasında meydana gelen geçimsizlik ve güven ilişkisinin sarsılmasından dolayı gayrifaal hale geldiği, davalılar ... ve ... tarafından dava konusu şirketle aynı konuda faaliyette bulunan Tambela Reklam Ltd. Şti.'nin aynı adreste kurulduğu, davacının ortağı olduğu şirketten çıkmasını istemekte haklı olduğu, ancak şirketin karar tarihine en yakın tarihte borca batık olduğu, bu nedenlerle davacıya ödenebilecek herhangi bir çıkma payı bulunmadığı, şirketin kâr payı dağıtılmasında yetkili olan genel kurul tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 616 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alınan bir karar bulunmadığı, şirketin kârı da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının şirket ortaklığından çıkmasına, kâr payı ve çıkma payı istemi yönünden davanın reddine, davalılar ...

ve ... yönünden ise davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; limited şirketlerde ortaklardan birinin şirketten ayrılması durumunda ayrılma akçesi belirlenirken davacının dava açtığı tarihteki şirket değerinin esas alınması gerektiğini, 2016 yılında kurum kârının 41.234,31 TL, 2017 yılı ilk üç çeyreğinde 18.396,14 TL olduğunu, ancak davanın açılmasından sonra 2017 yılının kalan son çeyreğinde kurum zararının 62.390,62 TL olarak kayıt altına alındığını, kurulduğundan itibaren kâr eden şirketin davanın açılmasından sonra zarar etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların, davalı şirketin bulunduğu adreste aynı konuda faaliyet gösteren başka bir şirket kurduklarını, davalıların kötüniyetli olarak davalı şirketin içini boşalttıklarını, ortaklık payı ve kâr payı alacağı ile ilgili eksik inceleme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklıktan çıkma payının, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerektiği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.10.2017 tarih, 2016/2571 E. ve 2017/5023 K. sayılı içtihadı) davalı şirketin gayrifaal olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin borca batık olduğu ve bu nedenlerle davacıya herhangi bir kâr payı ve ayrılma akçesi ödenemeyeceği tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kâr payı dağıtılmasında yetkili organ olan genel kurulda kâr payı dağıtılmasına ilişkin herhangi bir karar alınmadan kâr payı dağıtılmasının da mümkün olmadığı, mahkemece sermaye payı ve kâr payı ödenmesine yönelik talep bakımından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesi uyarınca haklı sebeplerle ortaklıktan çıkma, sermaye ve kâr payının ödenmesi istemine istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954170400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1433 E. 2021/1818 K.

Ortaklıktan çıkmada ayrılma akçesi hangi tarihe göre hesaplanır

Gerekçe özeti

Limited şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma davasında, ayrılma akçesi davanın açıldığı tarihe göre değil, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek mal varlığı değerine göre belirlenir; şirketin borca batık olduğu tespit edilmişse ayrılan ortağa ayrılma akçesi ödenemez. Ayrıca kâr payı, yetkili organ olan genel kurulun TTK 616/1-e uyarınca alacağı bir dağıtım kararı bulunmadıkça talep edilemez.

Emsal değeri

Ortaklıktan çıkmada ayrılma akçesinin hangi tarihteki mal varlığı değerine göre hesaplanacağı ve genel kurul kararı olmadan kâr payı talep edilemeyeceği hususlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: haklı sebeple ortaklıktan çıkma ayrılma akçesi esas sermaye payının gerçek değeri borca batıklık kâr payı dağıtım kararı genel kurul yetkisi pasif husumet

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1433

KARAR NO 2021/1818

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/05/2019

NUMARASI 2017/888 Esas 2019/547 Karar

DAVA

Şirket Ortaklığından Ayrılma, Kar ve Sermaye Payı Alacağı

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/12/2021

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin davalılar ... ile ... ile birlikte kurulduğunu, ancak şirketin kurulduğu tarihten sonra davalı ortakların tutumları nedeniyle kendisinin şirketten dışlandığını, davalıların aynı faaliyet alanında başka bir şirket kurarak faaliyetlerine devam ettiğini, şirket ortakları arasında güven ilişkisinin sarsıldığını, müvekkilinin uzun zamandan beri şirket faaliyetlerine katılamadığını belirterek müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmasına ve şirket kurulduğu tarihten itibaren dağıtılmayan kar payı ile ayrılma akçesinin kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacının herhangi bir şekilde şirketten dışlanmadığını, davacının kendi isteğiyle şirketten ayrıldığını, şirketteki kararların birlikte alındığını, davacıya hakkının verilmemesi gibi bir durumun olmadığını, davacı tarafından şirketten defalarca para çekildiğini, davalının şirketin işçilerini kendisi tarafından kurulan firmaya çekmeye çalıştığını, davalının şirketin diğer ortağına hakaret ettiğini, şirketin hali hazır gayrı faal olduğu hususunun doğru olduğunu, şirketin borçları nedeniyle sermayesini tükettiğini, bu bağlamda davacının talep edebileceği herhangi bir ayrılma akçesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı ile davalılar ... ve ...'in birlikte kurulan davalı ... Ltd Şti'nin ortaklar arasında meydana gelen geçimsizlik ve güven ilişkisinin sarsılmasından dolayı gayrifaal hale geldiği, davalılar ... ve ... tarafından dava konusu şirketle aynı konuda faaliyette bulunan ... Ltd. Şti'nin aynı adreste kurulduğu, davacının ortağı olduğu şirketten çıkmasını istemekte haklı olduğu, ancak şirketin karar tarihine en yakın tarihte borca batık olduğu, bu nedenlerle davacıya ödenebilecek herhangi bir çıkma payı bulunmadığı, şirketin kar payı dağıtılmasında yetkili olan genel kurul tarafından TTK 616/1-e maddesi kapsamında alınan bir karar bulunmadığı, şirketin kârı da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının şirket ortaklığından çıkmasına, kar payı ve çıkma payı istemi yönünden davanın reddine, davalılar ...

ve ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; limited şirketlerde ortaklardan birinin şirketten ayrılması durumunda ayrılma akçesi belirlenirken davacının dava açtığı tarihteki şirket değerinin esas alınması gerektiği, 2016 yılında kurum karının 41.234,31-TL, 2017 yılı ilk üç çeyreğinde 18.396,14-TL olduğunu, ancak davanın açılmasından sonra 2017 yılının kalan son çeyreğinde kurum zararının 62.390,62-TL olarak kayıt altına alındığını, kurulduğundan itibaren kar eden şirketin davanın açılmasından sonra zarar etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların, davalı şirketin bulunduğu adreste aynı konuda faaliyet gösteren başka bir şirket kurduklarını, davalıların kötüniyetli olarak davalı şirketin içini boşalttıklarını, ortaklık payı ve kar payı alacağı ile ilgili eksik inceleme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK.'nun 638. maddesi uyarınca haklı sebeplerle ortaklıktan çıkma, sermaye ve kar payının ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ortaklıktan çıkma talebi yönünden davanın kabulüne, kar payı ve sermaye payı ödenmesi talebi yönünden davanın reddine dair verilen karara karşı istinaf kanunyoluna davacı tarafından müracaat edilmiştir. TTK'nun 638/2. maddesi gereğince her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. TTK'nun 641. maddesine göre ise ortak şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkına haizdir. Somut olayda davacı ayrılma akçesinin belirlenmesinde davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiğini ileri sürmektedir.

Ancak, ortaklıktan çıkma payının, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/10/2017 tarihli, 2016/2571 E. 2017/5023 K. Sayılı içtihadı). Davalı şirketin gayrifaal olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin borca batık olduğu ve bu nedenlerle davacıya herhangi bir kâr payı ve ayrılma akçesi ödenemeyeceği tespit edilmiştir. Diğer taraftan TTK 616/1-e maddesi gereğince kar payı dağıtılmasında yetkili organ olan genel kurulda kâr payı dağıtılmasına ilişkin herhangi bir karar alınmadan kâr payı dağıtılması da mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece sermaye payı ve kâr payı ödenmesine yönelik talep bakımından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.02/12/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.