İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9001 E. 2023/3228 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işçi-işveren ilişkisi↗ taleple bağlılık ilkesi↗ taleple bağlılık↗ vade tarihi↗ istinaf başvurusunun reddi↗ yemin teklifi↗ i̇i̇k 257↗ ilamsız icra takibi↗ bedelsizlik↗ pasif husumet yokluğu↗ yemin↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ pasif husumet↗ bono↗ husumet yokluğu↗ vade↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ iflas↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/291 E., 2021/79 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2019/7210 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, alacaklısı müvekkilinin, borçlusunun davalı olan 1155 gram altın tutarlı senedin davanın dayanağı olduğunu, davalının sadece borca, faize ve takibe itiraz ettiğini, imzaya ve diğer unsurlara hiç bir itirazının olmadığını, borçlunun itiraz etmesinin alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsilini ve müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak, nesafet ve hukukun temel ilkeleri ile bağdaşmadığını, öncelikle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin senedi davacının 123.000,00 TL alacağına karşı düzenlendiğini, icra takibinin hukuki koşulları oluşmadığını, borcun çek, para, altın ve taşınmaz devri yoluyla ödendiğini, davacının kötü niyetli olarak senedi teslim etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın alacağını ispatladığı ve celse beyanında toplamda çek ve para makbuzu ile davalının kendisine 30.000,00 TL olarak ödeme yaptığını beyan ettiği, ancak davalının borcun geri kalan kısmını ödediğini yazılı delille ispatlayamadığı, davalının yemin de teklif etmediği, taleple bağlılık ilkesi gereğince 1155 gr altının takip tarihi itibariyle fiyatının 290.432,00 TL olduğu, davacı tarafın talebini 290.432,00 TL ile sınırladığı, bu miktardan davalının ödediği 30.000,00 TL'nin çıkartılması sonucu davacının 260.432,00 TL alacağının bulunduğu, alacağın likit olduğu, reddedilen kısım yönünden, dosyadaki ödeme makbuzu tarihi ile çek vade tarihi dikkate alındığında davalı tarafından ödenen 30.000,00 TL'nin takip tarihinden önce ödendiği ve davacının da bu durumu bildiği, bu nedenle davacının 30.000,00 TL yönünden takip başlatmada haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Kayseri İcra Müdürlüğü'nün 2019/7210 E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 260.432,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak 260.432,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 30.000,00 TL'nin %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tamamı için kabul kararı verilmesi gerekirken 30.000,00 TL için davanın reddinin doğru olmadığını, yerel mahkemenin reddedilen tutar için % 20 oranında tazminata hükmetmesi ve müvekkilini kötü niyetli olarak göstermesi doğru olmayıp bu yönden de kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığı gibi, kötü niyet tazminatı koşulları da oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukukun temel ilkelerine aykırı kurulduğunu, davacının müvekkilini tehdit ettiğini, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, davacının bedelsiz senedi kullanmakta kötü niyetli olduğunu, işbu senet konusunun 123.000,00 TL'lik borca karşılık verildiğini, iki ayrı icra dosyasına konu bu kalemlerin çek, makbuz karşılığı elden para, 95 gram altının elden teslimi ve ev devri ile ödendiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senette vade bulunmayıp davalının 1155 gram altın borcuna karşılık 10.08.2018 ve 31.01.2019 tarihlerinde davacıya altın ile ödeme yapmadığı, bunun karşılığı 10.08.2018 tarihinde 15.000,00 TL yine 31.01.2019 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yaptığı, davalının yaptığı bu ödemelerin ödeme tarihi itibarıyla altına çevrilerek toplam borçtan düşülmesi gerektiği, davalının takip tarihinden önce 10.08.2018 tarihinde 70,29 gram, 31.01.2019 tarihinde 67,65 gram olmak üzere toplam 137,94 gram altın ödeme yaptığı, başka bir deyişle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.017,06 gram altın alacağının olduğu, bu meblağ 01.08.2019 tarihli İstanbul kapalı çarşı gram altın fiyatı olan 252,70 TL ile çarpıldığında davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 257.011,06 TL alacağının olduğu, bu husus haricinde kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2019/7210 E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 257.011,06TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak 257.011,06 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 30.000,00 TL'nin %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4549 E. 2021/7126 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · takas-mahsup · takas · mahsup · kâr kaybı
Benzer bu kararda… nışından söz edilemeyeceği, bankanın olayda kusurunun da bulunmadığı, meydana gelen sonucun davalı bankadan bağımsız gerçekleştiği, davalı bankanın iptal işlemi ile «takas mahsup» işleminin taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmüne ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… rkı talep edildiğinden işbu açılan davada artık davacı tarafın müvekkilinin müşteri pozisyonunu kayıp ettiği, altının takribi fiyatının 146.00 TL/gram olduğu ve %75 «kar kaybına» uğradığına yönelik iddiaları incelenemeyeceği, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun gerekçesiyle istinaf iste …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13250 E. 2018/495 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak, nesafet ve hukukun temel ilkeleri ile bağdaşmadığını, öncelikle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin senedi davacının 123.000,00 TL alacağına karşı düzenlendiğini, icra takibinin hukuki koşulları oluşmadığını, borcun «çek», para, altın ve taşınmaz devri yoluyla ödendiğini, davacının kötü niyetli olarak senedi «teslim» etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… lı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukukun temel ilkelerine aykırı kurulduğunu, davacının müvekkilini tehdit ettiğini, taraflar arasında «işçi işveren ilişkisi» bulunduğunu, davacının «bedelsiz» senedi kullanmakta kötü niyetli olduğunu, işbu senet konusunun 123.000,00 TL'lik borca karşılık verildiğini, iki ayrı icra dosyasına konu bu kalemlerin «çek», makbuz karşılığı elden para, 95 gram altının elden «teslimi» ve ev devri ile ödendiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… rgo bilgilerine ilişkin internet sorgulamasında kargo içeriğinin 24 ayar 100 gram altın ve 24 ayar 20 gram altın olarak tespit edildiği, bu haliyle 100 gram altının «teslim» edilmediği, davacının 7 gün içinde ve yazılı olarak taşıma şirketine mail atmak suretiyle başvuruda bulunduğu, davalıların toplam 220 gram altın teslim ettiklerini ispatlamaları gerektiği, davalıların birbirlerini doğrulamayan beyanlarda bulundukları, eksikliğin hangi davalıda olduğunun tespit edilemediği, ancak her iki davalının davacıya karşı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalıların kendi aralarındaki sorumluluğun davacıya yansıtılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.247,56 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsil …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · müteselsil sorumluluk · satım sözleşmesi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… rgo bilgilerine ilişkin internet sorgulamasında kargo içeriğinin 24 ayar 100 gram altın ve 24 ayar 20 gram altın olarak tespit edildiği, bu haliyle 100 gram altının «teslim» edilmediği, davacının 7 gün içinde ve yazılı olarak taşıma şirketine mail atmak suretiyle başvuruda bulunduğu, davalıların toplam 220 gram altın teslim ettiklerini ispatlamaları gerektiği, davalıların birbirlerini doğrulamayan beyanlarda bulundukları, eksikliğin hangi davalıda olduğunun tespit edilemediği, ancak her iki davalının davacıya karşı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalıların kendi aralarındaki sorumluluğun davacıya yansıtılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.247,56 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsil …
1- Dava, taşıma ve «satım sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… icinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına -/- hareket eden …
Bu itibarla, mahkemece; tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, ticaret mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4478 E. 2020/2326 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak, nesafet ve hukukun temel ilkeleri ile bağdaşmadığını, öncelikle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin senedi davacının 123.000,00 TL alacağına karşı düzenlendiğini, icra takibinin hukuki koşulları oluşmadığını, borcun «çek», para, altın ve taşınmaz devri yoluyla ödendiğini, davacının kötü niyetli olarak senedi «teslim» etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… lı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukukun temel ilkelerine aykırı kurulduğunu, davacının müvekkilini tehdit ettiğini, taraflar arasında «işçi işveren ilişkisi» bulunduğunu, davacının «bedelsiz» senedi kullanmakta kötü niyetli olduğunu, işbu senet konusunun 123.000,00 TL'lik borca karşılık verildiğini, iki ayrı icra dosyasına konu bu kalemlerin «çek», makbuz karşılığı elden para, 95 gram altının elden «teslimi» ve ev devri ile ödendiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı satıcı firma kargonun içeriğini belirtildiği şekilde «taşıyacak» olan firmaya «teslim» edildiğini, diğer davalı olan kargo şirketinin ise içeriğini kargonun bilmediklerini kendilerine teslim edildiği haliyle davacı kargonun teslim edildiğini beyan ettikleri ancak davacı tarafından sunulan kargo bilgilerine ilişkin internet sorgulamasında kargo içeriğinin 24 ayar 100 gram altın ve 24 ayar 20 gram altın olarak tespit edildiği, bu haliyle 100 gram altının teslim edilmediği, taşıma «irsaliyesinde» ise 220 gr. altının taşındığının belirtildiği, davacının 7 gün içinde ve yazılı olarak taşıma şirketine mail atmak suretiyle başvuruda bulunduğu, davalıların toplam 220 gram altın teslim ettiklerini ispatlamaları gerektiği, davalıların birbirlerini doğrulamayan beyanlarda bulundukları, eksikliğin hangi davalıda olduğunun tespit edilemediği, ancak her iki davalının davacıya karşı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalıların kendi aralarındaki sorumluluğun davacıya yansıtılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.247,56 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsil …
AŞ. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı ve diğer davalı tarafından sunulan «teslimat» belgesine göre, davalı ...
AŞ. tarafından 120 gr. altın taşındığı ve davacının belirttiği kişiye «teslim» edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:irsaliye · müteselsil sorumluluk · şikayet · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı satıcı firma kargonun içeriğini belirtildiği şekilde «taşıyacak» olan firmaya «teslim» edildiğini, diğer davalı olan kargo şirketinin ise içeriğini kargonun bilmediklerini kendilerine teslim edildiği haliyle davacı kargonun teslim edildiğini beyan ettikleri ancak davacı tarafından sunulan kargo bilgilerine ilişkin internet sorgulamasında kargo içeriğinin 24 ayar 100 gram altın ve 24 ayar 20 gram altın olarak tespit edildiği, bu haliyle 100 gram altının teslim edilmediği, taşıma «irsaliyesinde» ise 220 gr. altının taşındığının belirtildiği, davacının 7 gün içinde ve yazılı olarak taşıma şirketine mail atmak suretiyle başvuruda bulunduğu, davalıların toplam 220 gram altın teslim ettiklerini ispatlamaları gerektiği, davalıların birbirlerini doğrulamayan beyanlarda bulundukları, eksikliğin hangi davalıda olduğunun tespit edilemediği, ancak her iki davalının davacıya karşı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalıların kendi aralarındaki sorumluluğun davacıya yansıtılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.247,56 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsil …
Davacı taraf, bu davalının diğer satıcı davalıdan daha fazla altını «teslim» aldığını ispat edemediği gibi davacı tarafça satıcı davalıya eksik teslimat nedeniyle gönderilen maile, davalı D Market AŞ. personelince, önce "«şikayetin» işleme alındığına" dair daha sonra ise “eksik ürünün adresinize gönderim süreci başlatılmıştır” şeklinde cevap verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9001 E. , 2023/3228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/897 Esas, 2021/1055 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/291 E., 2021/79 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2019/7210 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, alacaklısı müvekkilinin, borçlusunun davalı olan 1155 gram altın tutarlı senedin davanın dayanağı olduğunu, davalının sadece borca, faize ve takibe itiraz ettiğini, imzaya ve diğer unsurlara hiç bir itirazının olmadığını, borçlunun itiraz etmesinin alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsilini ve müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak, nesafet ve hukukun temel ilkeleri ile bağdaşmadığını, öncelikle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin senedi davacının 123.000,00 TL alacağına karşı düzenlendiğini, icra takibinin hukuki koşulları oluşmadığını, borcun çek, para, altın ve taşınmaz devri yoluyla ödendiğini, davacının kötü niyetli olarak senedi teslim etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın alacağını ispatladığı ve celse beyanında toplamda çek ve para makbuzu ile davalının kendisine 30.000,00 TL olarak ödeme yaptığını beyan ettiği, ancak davalının borcun geri kalan kısmını ödediğini yazılı delille ispatlayamadığı, davalının yemin de teklif etmediği, taleple bağlılık ilkesi gereğince 1155 gr altının takip tarihi itibariyle fiyatının 290.432,00 TL olduğu, davacı tarafın talebini 290.432,00 TL ile sınırladığı, bu miktardan davalının ödediği 30.000,00 TL'nin çıkartılması sonucu davacının 260.432,00 TL alacağının bulunduğu, alacağın likit olduğu, reddedilen kısım yönünden, dosyadaki ödeme makbuzu tarihi ile çek vade tarihi dikkate alındığında davalı tarafından ödenen 30.000,00 TL'nin takip tarihinden önce ödendiği ve davacının da bu durumu bildiği, bu nedenle davacının 30.000,00 TL yönünden takip başlatmada haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Kayseri İcra Müdürlüğü'nün 2019/7210 E.
sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 260.432,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak 260.432,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 30.000,00 TL'nin %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tamamı için kabul kararı verilmesi gerekirken 30.000,00 TL için davanın reddinin doğru olmadığını, yerel mahkemenin reddedilen tutar için % 20 oranında tazminata hükmetmesi ve müvekkilini kötü niyetli olarak göstermesi doğru olmayıp bu yönden de kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığı gibi, kötü niyet tazminatı koşulları da oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukukun temel ilkelerine aykırı kurulduğunu, davacının müvekkilini tehdit ettiğini, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, davacının bedelsiz senedi kullanmakta kötü niyetli olduğunu, işbu senet konusunun 123.000,00 TL'lik borca karşılık verildiğini, iki ayrı icra dosyasına konu bu kalemlerin çek, makbuz karşılığı elden para, 95 gram altının elden teslimi ve ev devri ile ödendiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senette vade bulunmayıp davalının 1155 gram altın borcuna karşılık 10.08.2018 ve 31.01.2019 tarihlerinde davacıya altın ile ödeme yapmadığı, bunun karşılığı 10.08.2018 tarihinde 15.000,00 TL yine 31.01.2019 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yaptığı, davalının yaptığı bu ödemelerin ödeme tarihi itibarıyla altına çevrilerek toplam borçtan düşülmesi gerektiği, davalının takip tarihinden önce 10.08.2018 tarihinde 70,29 gram, 31.01.2019 tarihinde 67,65 gram olmak üzere toplam 137,94 gram altın ödeme yaptığı, başka bir deyişle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.017,06 gram altın alacağının olduğu, bu meblağ 01.08.2019 tarihli İstanbul kapalı çarşı gram altın fiyatı olan 252,70 TL ile çarpıldığında davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 257.011,06 TL alacağının olduğu, bu husus haricinde kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2019/7210 E.
sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 257.011,06TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak 257.011,06 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 30.000,00 TL'nin %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947425100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz