Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3009 E. 2023/2544 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
opsiyon işlemi↗ yetki belgesi↗ bloke↗ görevsizlik kararı↗ iş mahkemesi görev alanı↗ yetki↗ harç↗ tacir↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, davalı Banka çalışanlarının hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden kaynaklı uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6447 E. 2024/1314 K.
Ortak:Tazminat, Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4202 E. 2015/4918 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava tarihi olan 15/08/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/(1)-k maddesi gereğince «bankacılık sözleşmelerinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» olduğu ve bu sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · çerçeve sözleşme · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince el konulan paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 15/08/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/(1)-k maddesi gereğince «bankacılık sözleşmelerinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» olduğu ve bu sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3009 E. , 2023/2544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2016/918 Esas,2021/384 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı Banka görevlileri tarafından aldatılmak suretiyle Akbank Özel Bankacılık türev işlemi olan “opsiyon (nakavt)” isimli yatırım yapmaya yönlendirildiğini, bilahare döviz kurlarındaki artış sebebiyle müvekkillerinin hesaplarına “teminat” adı altında belirli bir oranda bloke konulduğunu, risk konusunda müvekkillerine gerekli uyarıların yapılmadığını, yapılan usulsüz işlemlerden dolayı müvekkillerinin zarara uğradığını ileri sürerek 497.500,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacın zarar etmiş olduğu dava konusu opsiyon işleminde herhangi bir hata vaya usulsüzlük bulunmadığın davacı tarafın zararı kendi bilgisi ve onayı ile gerçekleşen vadeli işlemde uluslararası piyasadaki kur hareketleri sonucu oluştuğunu davacının kâr amacıyla gerçekleştirdiği sermaye piyasası işlemi sonucunda oluşan işlem zararını müvekkili bankadan talep etmesinin akdi veya yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu işlemde tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini standart opsiyon işlem kurallarına uygun olarak işlemi sonuçlandırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli kararı ile ihtilafın mahkemelerinin görev alanına girmediğinden dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın davacılar vekilince temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.01.2016 tarih, 2015/15062 E. ve 2016/110 K. sayılı kararı ile davacıların tacir olmadığını, tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlıkta mahkemenin görevli olduğu, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların dosya kapsamında bulunan sözleşmeleri imzalamış olmaları ve sözleşmelerde bilgilendirme ve aydınlatılmaların yapılmış olması, davacıların davaya konu opsiyon işlemi dışında gerçekleşen işlemler nedeniyle de, kâr elde etmiş ve zarara uğramış olması nedeniyle işleme ilişkin bilgi sahibi olması, yine davacıların kızları olan ... tarafından da bilgilendirilmiş olmaları karşısında, davacıların dava konusu opsiyon işlemleri hakkında aydınlatılmadığına dair iddialarının ve hileli hareketler nedeniyle hataya düşüldüğünün de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın davaya konu işlemleri yapmak için yetki belgesi bulunmadığı gibi banka çalışanlarının da bu işlemeleri gerçekleştirmek için herhangi bir lisansı bulunmadığını yerel mahkemenin gerekçeli kararında yetki belgesi ile ilgili hukuki değerlendirmede bulunmadığını, dava konusu sözleşme ve ekleri matbu olup, hükümlerin müzakere edilmediğini ve müvekkillerinin hiç bir şekilde bilgilendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı Banka çalışanlarının hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden kaynaklı uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacılardan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947187000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz