Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7435 E. 2023/3032 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
opsiyon işlemi↗ kesin hükümsüzlük↗ genel işlem koşulu↗ çerçeve sözleşme↗ mevduat hesabı↗ geçersizlik↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, bir kısım döviz opsiyonu işlemlerinin geçersizliğinin tespiti ile zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4202 E. 2015/4918 K.
Ortak:çerçeve sözleşme
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince el konulan paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 15/08/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/(1)-k maddesi gereğince «bankacılık sözleşmelerinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» olduğu ve bu sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4447 E. 2014/11486 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaA.Ş’nin borcunun silinip, bu borca ilişkin «teminatların» kaldırılması şartıyla opsiyonun hisse alım opsiyonu haline geleceği belirtilmekle buradaki mevcut opsiyonun hisse alım opsiyonuna dönüşmesinin şarta bağlandığı, an …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7435 E. , 2023/3032 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/657 Esas, 2021/205 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı nezdinde mevduat hesabı bulunduğunu ve bu hesap üzerinden 28.01.2013 tarihli sözleşmeye istinaden opsiyonlu işlemler yaptığını, ancak davalının usulsüz işlemleri sonucu zarara uğradığını, döviz kurlarının müşteri aleyhine seyretmesi durumunda müşteriyi koruyan bir üst limite sözleşmede yer verilmediğini, Çerçeve Sözleşmenin sadece son sayfasında müvekkilin imzasının bulunduğunu, diğer sayfalarda yer alan şartlarla bağlı tutulamayacağını, bu çerçeve sözleşmede yer alan şartların genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, açıkça bilgilendirme yapılmadığından yazılmamış sayılması gerektiğini, mevcut risklere karşı müvekkilinin uyarılmadığını, davacının davalı banka çalışanı tarafından yanlış yönlerdirildiğini ileri sürerek, münferit döviz opsiyonu işlemlerinin davacı açısından geçerli ve bağlayıcı olmadığının tespiti ile bu sözleşmeler kapsamına yapılan işlemler nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 240.000,00 TL'nin haksız olarak el konulduğu 29.01.2014 tarihinden itibaren işletilmek üzere mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının itirazlarının dürüstlük ve iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığını, bu profildeki bir müşterinin opsiyon işlemlerinin riskinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıya gerekli risk bildirimlerinin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında opsiyon işlemlerine dair sözleşme ilişkisinin bulunduğu, davalı bankanın dava konusu işlemlerde risk bildirimini davacıya gereği gibi yerine getirdiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında işlemleri yapıp yapmama insiyatifinin tamamen müşteri davacıya ait olduğu, bireysel sözleşmeler kapsamında davacı müşterinin talimatı ile verilen alım emirlerinin davacı bakımından da hukuken bağlayıcı olduğu ve bu kapsamda davacının talimatı ile gerçekleşen işlemlerden kaynaklandığı ileri sürülen zararın davalı bankadan talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 12.10.2022 tarihli ve 2021/5029 E. 2022/6947 K. sayılı kararıyla, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; davalı banka tarafından müvekkilinin eksik ve yanlış bilgilendirildiğini, sözleşme müvekkili aleyhine dengesiz olduğunu, sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin tercihlerini yönlendirirken banka çalışanının psikolojik baskısına maruz kaldığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bir kısım döviz opsiyonu işlemlerinin geçersizliğinin tespiti ile zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946976900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz