Teminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4447 E. 2014/11486 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, Tadil Sözleşmesinin dipnotunda .... A.Ş’nin borcunun silinip, bu borca ilişkin teminatların kaldırılması şartıyla opsiyonun hisse alım opsiyonu haline geleceği belirtilmekle buradaki mevcut opsiyonun hisse alım opsiyonuna dönüşmesinin şarta bağlandığı, ancak şart gerçekleştiği takdirde opsiyonun hisse alım opsiyonu haline geleceği, ön şartın da gerçekleşmediği, davacının talep hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4202 E. 2015/4918 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · çerçeve sözleşme · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince el konulan paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 15/08/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/(1)-k maddesi gereğince «bankacılık sözleşmelerinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» olduğu ve bu sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4405 E. 2016/4860 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çerçeve sözleşme · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında “opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesi»” ile “özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmeleri»” imzalandığı, taraflar arasında kurulan hukuksal ilişkinin kar-kazanç sağlayıcı, ekonomik/parasal/yatırım amaçlı olduğu ve davacının tüketici konumunun bulunmadığı, bu durumda davanın mahkemenin «görev alanına» girmediği, «görevli» mahkemenin ...
Dava, opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesi» ile özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Ancak, 03.03.2015 dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6502 sayılı TKHK'nın 3/k-l ve 73. maddesine göre, tüketiciler ile bankalar arasındaki her türlü sözleşme ve hukuki işlemlerin «tüketici işlemi» olarak tanımlanmış ve tüketici işlemlerinden doğabilecek uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemeleri’nin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğunun kabulü ile işin esasına girilip, gerekli araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde Asliye Ticaret Mahkemesi’ne «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararı bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9952 E. 2015/12886 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · uyuşmazlık konusu · usulden reddi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6502 sayılı TKHK'nın 3/k-l ve 73. maddesine göre, tüketiciler ile bankalar arasındaki her türlü sözleşme ve hukuki işlemlerin «tüketici işlemi» olarak tanımlanmış ve tüketici işlemlerinden doğabilecek uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş olduğuna göre, mahkemece davaya bakmakla görevli olduğunun kabulü ile işin esasına girilip, gerekli araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddi» doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… sözleşme de davacının tüketici konumunun bulunmadığı gerekçesiyle 6502 sayılı Yasa'nın 3. ve HMK'nın 1. maddesi dikkate alınarak, aynı Yasa'nın 2. maddesi gereğince «uyuşmazlık konusu» mahkemenin görevine girmediğinden, davanın görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve HMK'nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının «görevli» İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4447 E. , 2014/11486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/09/2011 gün ve 2010/532-2011/364 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.12.2013 gün ve 2012/5412 - 2013/22711 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketle davalılardan .... Bankası A.Ş. arasında imzalanan 28/09/2005 tarihli "Bankacılık Dışı Varlıklara İlişkin Opsiyon Anlaşması"nın 2.12.maddesinde; ".... Gurubu şirketlerine ilişkin Ek 3'de dökümü verilen hisse senetleri ve paylara sahiptir. .... Holding'in bu hisse senetlerini ve payları baz değer üzerinden satın alma hakkı vardır. .... Holding bu hisse senetleri ve payları 3.bir alıcıya satmakla yükümlü olmayıp, ....'de bunları 3.kişi alıcıya teklif edemez" hükmüne yer verildiğini, belirtilen opsiyon sözleşmesi hükmü ile ....'nin .... Gurubuna ait hisselerinin... Gurubuna satışı ile ilgili aşamada müvekkili şirkete bankacılık dışı varlıklar yönünden opsiyon hakkı tanındığını, bilahare anılan sözleşmeyi tadil eden 25/11/2005 tarihli "Tadil Sözleşmesi" nin Ek 1 ve 485 sıra numarasında yer alan dipnotta davalı bankaya ait ....
Kimya San. ve Tic. A.Ş hisseleri ile ilgili olarak "......'ın borçlarını silip bu borca ilişkin teminatları kaldırması şartı ile bu opsiyon bir hisse alım opsiyonu haline gelecektir. 30/09/2004 tarihli net value 3.376.527 YTL'dir. "şeklindeki düzenleme ile ....'na ....'ın borçlarını silmek ve borca ait teminatları kaldırma yükümlülüğünün, müvekkili şirkete de 3.376.527 YTL'nin % 23'ü olan 776.601,21 TL baz değer üzerinden ödeme yaparak söz konusu hisseleri alma hakkı tanındığını, belirtilen opsiyon anlaşmalarına rağmen davalı ....'nin Sözleşmelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu konuda Beşiktaş 19.Noterliği'nden keşide edilen 06/02/2009 tarihli ihtarnameye rağmen taleplerin reddedildiğini, Opsiyon Sözleşmelerinde ....
Hisseleri ile ilgili olarak müvekkili şirkete opsiyon hakkı tanınırken davalı bankaya da öncelikle ....'ın borcunu silip, bu borca ait teminatları da kaldırma mükellefiyeti yüklendiğini, davalı bankanın borcu silme ve teminatları kaldırmasının kendisine tanınan keyfi bir takdir hakkına bağlanamayacağını, davalı bankanın opsiyon hakkının şarta bağlı olduğuna ilişkin itirazının yerinde olmadığını ileri sürerek davalı ....'nin sahip olduğu ....'daki İlmuhabere, senede bağlanmış veya varsa henüz senede bağlanmamış tüm hisselerinin 776.601,21 TL hisse bedelini ödemeleri şartı ile müvekkili şirkete devri sureti ile aynen ifaya karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, Tadil Sözleşmesinin dipnotunda .... A.Ş’nin borcunun silinip, bu borca ilişkin teminatların kaldırılması şartıyla opsiyonun hisse alım opsiyonu haline geleceği belirtilmekle buradaki mevcut opsiyonun hisse alım opsiyonuna dönüşmesinin şarta bağlandığı, ancak şart gerçekleştiği takdirde opsiyonun hisse alım opsiyonu haline geleceği, ön şartın da gerçekleşmediği, davacının talep hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346866600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz