Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5779 E. 2023/3931 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ucp 600↗ akreditif↗ adil yargılanma hakkı↗ sahtecilik↗ lehtar↗ şirket zararı↗ satım sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ haksız fiil↗ kusur↗ dahili dava↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava; akreditif sözleşmesinin ihlalinden kaynaklandığı iddia olunan davacı şirket zararlarının davalı bankadan tazmini ve tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8494 E. 2015/5665 K.
Ortak:akreditif · şirket zararı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava; «akreditif» sözleşmesinin ihlalinden kaynaklandığı iddia olunan davacı «şirket zararlarının» davalı bankadan tazmini ve tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSerbest Bölge Şubesi'nde açtığı «akreditif» işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı «şirketi zarara» uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten «fatura» ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, «bankacılık işlemine» dayalı («akreditif») olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde «amir banka» olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının «tasdiksiz» olmadığı, «konişmentodaki» yazılı ürün «tanımının» «akreditife» uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amir banka · bankacılık işlemi · konişmento · tanıma · tasdik kararı · denetime elverişlilik · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaOysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının «tasdiksiz» olmadığı, «konişmentodaki» yazılı ürün «tanımının» «akreditife» uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, «bankacılık işlemine» dayalı («akreditif») olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde «amir banka» olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda, mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı vekilinin itirazını değerlendirmeye alan ve Yargıtay «denetimine elverişli» bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönden «eksik incelememeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Serbest Bölge Şubesi'nde açtığı «akreditif» işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı «şirketi zarara» uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten «fatura» ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6914 E. 2016/3506 K.
Ortak:akreditif · lehtar · ibraz · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava; «akreditif» sözleşmesinin ihlalinden kaynaklandığı iddia olunan davacı «şirket zararlarının» davalı bankadan tazmini ve tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… e, davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak...
Şirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · mutabakat · taşıyıcı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaŞirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2720 E. 2017/4923 K.
Ortak:akreditif · şirket zararı · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava; «akreditif» sözleşmesinin ihlalinden kaynaklandığı iddia olunan davacı «şirket zararlarının» davalı bankadan tazmini ve tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaFirmasına «teslim» edildiği, B/L yerine CMR olan taşıma evrakının «akreditif» amiri tarafından kabul edilmediği ve «amir banka» tarafından bankaya iade edildiği, davacının talebi üzerine ikinci bir CMR’nin daha düzenlendiği, davalı «taşıyıcının» akreditif mukabili ödeme şekli ile gerçekleştirilen ihracatta akreditif ilişkisinin tarafı olmadığı, akreditif şartlarından haberdar olmasının beklenemeyeceği, taşıyıcıya verilen «konşimento» talimatında CMR’nin kimin adına düzenlenmesi gerektiği açıkça belirtilmediği sürece davalı taşıyıcının düzenlediği CMR’de gönderici olarak davacı ihracatçıyı, alıcı/gönderilen olarak da ithalatçıyı göstermesinin mutat olduğu, davalı taşıyıcının CMR Konvansiyonu 17. maddesi uyarınca tazmin edilmesini gerektirecek türde davacı «şirketin zararına» sebep olduğu ve kendisine yazılı yükleme talimatlarına aykırı hareket ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nda, 06.08.2013 tarihli göndereni davacı, alıcısı dava dışı firma olan ilk taşıma senedinden sonra, davacının talebi üzerine aynı tarihli, göndereni davacı, alıcısı «amir banka» olan ve üzerinde «akreditif» numarası da belirtilen ikinci bir «taşıma senedinin» daha düzenlendiği, davalı «taşıyıcının» akreditif mukabili ödeme şekli ile gerçekleştirilen ihracatta akreditif ilişkisinin tarafı olmadığı, akreditif şartlarından haberdar olmasının beklenemeyeceği, taşıyıcıya verilen yükleme talimatında taşıma senedinin kimin adına düzenlenmesi gerektiği açıkça belirtilmediği sürece davalı taşıyıcının düzenlediği taşıma senedinde gönderici olarak davacı ihracatçıyı, alıcı olarak da ithalatçı dava dışı firmayı göstermesinin mutat uygulama olduğu yönünde görüş belirtilmişse de; davacı tarafından ikinci bir taşıma senedi düzenlenmesi yönünde bir talimatının olmadığı iddia edilmiş, dosya kapsamından da, davacı şirketin kaşesi ve yetkilisinin imzası olan 06.08.2013 tarihli taşıma belgesinde gönderenin davacı, alıcının ise amir banka olarak düzenlendiği ve üzerinde akreditif numarasının yazılı olduğu, yine amir bankaya «ibraz» edilen belgenin de bu belge olduğu; buna rağmen davalının savunduğu üzere ve bilirkişi raporunda da «teslimata» dayanak olarak ilk düzenlendiği kabul edilen, 06.08.2013 tarihli taşıma belgesinde gönderenin davacı, alıcının ise dava dışı firma olarak gösterildiği ve belgede d …
Uyuşmazlık, davalı «taşıyıcı» tarafından düzenlenen taşıma belgesinin «akreditif» ilişkisindeki «amir banka» adına düzenlenmeyip, doğrudan alıcı firma adına düzenlenmesi ve «teslimatın» da o firma emrine yapılmasından kaynaklanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amir banka · taşıma senedi · sözleşmenin ihlali · konşimento · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
Benzer bu karardaFirmasına «teslim» edildiği, B/L yerine CMR olan taşıma evrakının «akreditif» amiri tarafından kabul edilmediği ve «amir banka» tarafından bankaya iade edildiği, davacının talebi üzerine ikinci bir CMR’nin daha düzenlendiği, davalı «taşıyıcının» akreditif mukabili ödeme şekli ile gerçekleştirilen ihracatta akreditif ilişkisinin tarafı olmadığı, akreditif şartlarından haberdar olmasının beklenemeyeceği, taşıyıcıya verilen «konşimento» talimatında CMR’nin kimin adına düzenlenmesi gerektiği açıkça belirtilmediği sürece davalı taşıyıcının düzenlediği CMR’de gönderici olarak davacı ihracatçıyı, alıcı/gönderilen olarak da ithalatçıyı göstermesinin mutat olduğu, davalı taşıyıcının CMR Konvansiyonu 17. maddesi uyarınca tazmin edilmesini gerektirecek türde davacı «şirketin zararına» sebep olduğu ve kendisine yazılı yükleme talimatlarına aykırı hareket ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nda, 06.08.2013 tarihli göndereni davacı, alıcısı dava dışı firma olan ilk taşıma senedinden sonra, davacının talebi üzerine aynı tarihli, göndereni davacı, alıcısı «amir banka» olan ve üzerinde «akreditif» numarası da belirtilen ikinci bir «taşıma senedinin» daha düzenlendiği, davalı «taşıyıcının» akreditif mukabili ödeme şekli ile gerçekleştirilen ihracatta akreditif ilişkisinin tarafı olmadığı, akreditif şartlarından haberdar olmasının beklenemeyeceği, taşıyıcıya verilen yükleme talimatında taşıma senedinin kimin adına düzenlenmesi gerektiği açıkça belirtilmediği sürece davalı taşıyıcının düzenlediği taşıma senedinde gönderici olarak davacı ihracatçıyı, alıcı olarak da ithalatçı dava dışı firmayı göstermesinin mutat uygulama olduğu yönünde görüş belirtilmişse de; davacı tarafından ikinci bir taşıma senedi düzenlenmesi yönünde bir talimatının olmadığı iddia edilmiş, dosya kapsamından da, davacı şirketin kaşesi ve yetkilisinin imzası olan 06.08.2013 tarihli taşıma belgesinde gönderenin davacı, alıcının ise amir banka olarak düzenlendiği ve üzerinde akreditif numarasının yazılı olduğu, yine amir bankaya «ibraz» edilen belgenin de bu belge olduğu; buna rağmen davalının savunduğu üzere ve bilirkişi raporunda da «teslimata» dayanak olarak ilk düzenlendiği kabul edilen, 06.08.2013 tarihli taşıma belgesinde gönderenin davacı, alıcının ise dava dışı firma olarak gösterildiği ve belgede d …
Dava, uluslararası karayolu «taşıma sözleşmesinin ihlal» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı «taşıyıcı» tarafından düzenlenen taşıma belgesinin «akreditif» ilişkisindeki «amir banka» adına düzenlenmeyip, doğrudan alıcı firma adına düzenlenmesi ve «teslimatın» da o firma emrine yapılmasından kaynaklanmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14232 E. 2014/17134 K.
Ortak:akreditif · lehtar · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava; «akreditif» sözleşmesinin ihlalinden kaynaklandığı iddia olunan davacı «şirket zararlarının» davalı bankadan tazmini ve tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… , davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den ...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak Pantoviç Doo Şirketi gösterilmesine rağmen CMR senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı, CMR senedindeki bu «kaydın» akreditif mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki teslim şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında CMR «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
Zira taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» düzenlendiği, taşımaya konu emtianın, «akreditifli» olarak satıldığı, CMR hamule senedi üzerinde alıcı olarak Sırbistan'daki akreditif bankasının gösterildiği, yine senet üzerinde akreditif numarasının yazılı bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen «konişmento» talimatında da banka teyidi olmadan «teslimat» yapılmamasının belirtildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesi gereken davalı «taşıyıcının», gerek CMR hamule senedinde gerekse de «konişmento» talimatında, «akreditifli» olarak satıldığı belirtilmesine rağmen taşınan emtianın doğrudan ihracaatçısına «teslim» edilmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir Her ne kadar mahkemece, akreditif bedelinin tahsili için istenen belgeler arasında taşınan malın ihracatçısına teslim edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı ve bu nedenle taşımaya konu malın doğrudan ihracatçısına tesliminin gerektiği, davalı taşıyıcının taşıdığı emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gözüken ihracaatçı şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği hususları davanın reddine gerekçe olarak gösterilmiş ise de davalı taşıyıcı akreditif ilişkisinin tarafı olmayıp davalı taşıyıcıya düşen yükümlülük, öncelikle «taşıma sözleşmesinin» gereklerini yerine getirmek ve akidi gönderenin talimatlarına uymaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · sözleşmenin ihlali · konişmento · mutabakat · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · tacir · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… , davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den ...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak Pantoviç Doo Şirketi gösterilmesine rağmen CMR senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı, CMR senedindeki bu «kaydın» akreditif mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki teslim şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında CMR «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
Bu durumda, basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesi gereken davalı «taşıyıcının», gerek CMR hamule senedinde gerekse de «konişmento» talimatında, «akreditifli» olarak satıldığı belirtilmesine rağmen taşınan emtianın doğrudan ihracaatçısına «teslim» edilmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir Her ne kadar mahkemece, akreditif bedelinin tahsili için istenen belgeler arasında taşınan malın ihracatçısına teslim edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı ve bu nedenle taşımaya konu malın doğrudan ihracatçısına tesliminin gerektiği, davalı taşıyıcının taşıdığı emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gözüken ihracaatçı şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği hususları davanın reddine gerekçe olarak gösterilmiş ise de davalı taşıyıcı akreditif ilişkisinin tarafı olmayıp davalı taşıyıcıya düşen yükümlülük, öncelikle «taşıma sözleşmesinin» gereklerini yerine getirmek ve akidi gönderenin talimatlarına uymaktır.
Dava, uluslararası karayolu «taşıma sözleşmesinin ihlal» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
Zira taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» düzenlendiği, taşımaya konu emtianın, «akreditifli» olarak satıldığı, CMR hamule senedi üzerinde alıcı olarak Sırbistan'daki akreditif bankasının gösterildiği, yine senet üzerinde akreditif numarasının yazılı bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen «konişmento» talimatında da banka teyidi olmadan «teslimat» yapılmamasının belirtildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5779 E. , 2023/3931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2012/117 Esas, 2020/340 Karar
HÜKÜM
Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Asıl ve birleşen davada davacı vekili
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/764 E.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçelerinde; müvekkilinin ithalatçı/alıcı amir konumunda davalı bankanın Ege Serbest Bölge Şubesi aracılığıyla akreditif işlemini gerçekleştirdiğini, ancak bu akreditif işleminde satıcı/ihracatçı firma olan Çin menşeili firmanın hukuka ve özelde akreditif hukukuna aykırı şekilde hatta sahteciliği açıkça belge metninden de belli olan birçok belgeyi davalı bankaya akreditif belgesi olarak sunduğunu, tüm bu olumsuz işlem ve belgelere karşın davalı bankanın eksik ve hatalı incelemesi sonucu bu belgelerin davalı tarafından uygun görülerek kabul edildiğini, ibraz konusu belgeler amir barka nezdinde uygun bulunduktan ve amire teslim edildikten sonra müvekkilin malları çektiğini, ancak malların uygunsuz olduğunu bu aşamada görüldüğünü, bankanın akreditif belgelerini uygun bularak işlem yapmasında ve satıcı/ihracatçı firmanın bu belgelere dayalı olarak bankadan ödeme almasında müvekkilinin davalı bankanın ihmal, özensizlik vs...
kusurlu davranışları sonucu zarara uğradığını ileri sürerek akreditif işlemine konu tutarın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; evrak incelemesi dahil tüm işlemlerin banka tarafından akreditif kurallarına uygun yerine getirildiğini, proforma faturanın akreditif belgesi olmadığını ve davacının davada yer verdiği diğer konuların da akreditif ilişkisi içerisinde müvekkili bankaca hukuka uygun olarak karşılandığını, ürün analizi gerekçe gösterilerek akreditif açan bankaya kusur yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı amir bankanın sadece belgelerin varlığını aramakla yükümlü olup, incelemesini belgelerin dış görünüşlerine göre yapmasının yeterli olduğu, davalı banka tarafından incelenen belgelerin dış görünüş itibariyle akreditif şartlarına, UCP 600 kurallarına ve ISBP’ye uygun olduğu anlaşıldığından ve dış görünüşü itibariyle uygun bulunan analiz sertifikasına dayanarak ödeme yapan davalı bankanın ithalatçıya karşı ödeme miktarından sorumlu olmadığı, ayrıca akreditif lehtarı ile davacı şirket arasında akdedilen satım sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin akreditif lehtarınca yerine getirmemesinden dolayı davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 15.06.2022 tarihli ve 2020/8163 E., 2022/4888 K. sayılı kararıyla usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle, Daire ilamının gerekçesiz olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, dosyada bilirkişi raporlarına aykırı karar verildiğini, davalı Bankanın akreditif kurallarına aykırı hareket ettiğini, Daire ilamının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; ilamın kaldırılmasını ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava; akreditif sözleşmesinin ihlalinden kaynaklandığı iddia olunan davacı şirket zararlarının davalı bankadan tazmini ve tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 413.60 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946710000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz