Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8494 E. 2015/5665 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amir banka↗ akreditif↗ denetime elverişli rapor↗ bankacılık işlemi↗ konişmento↗ tanıma↗ tasdik kararı↗ şirket zararı↗ denetime elverişlilik↗ uyuşmazlık konusu↗ içtihadı birleştirme kararı↗ fatura↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın yurt dışından ithal edilecek mallara ilişkin ... Serbest Bölge Şubesi'nde açtığı akreditif işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı şirketi zarara uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten fatura ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 11.02.2014 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından HUMK'nın 433'üncü maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 25.02.2014 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir.01.03.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı'nda, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nın 432/4'üncü maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, bankacılık işlemine dayalı (akreditif) olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde amir banka olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davalı bankanın kusurlu olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının tasdiksiz olmadığı, konişmentodaki yazılı ürün tanımının akreditife uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
Bu durumda, mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı vekilinin itirazını değerlendirmeye alan ve Yargıtay denetimine elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelememeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6914 E. 2016/3506 K.
Ortak:akreditif
İncelediğiniz karardaSerbest Bölge Şubesi'nde açtığı «akreditif» işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı «şirketi zarara» uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten «fatura» ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, «bankacılık işlemine» dayalı («akreditif») olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde «amir banka» olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının «tasdiksiz» olmadığı, «konişmentodaki» yazılı ürün «tanımının» «akreditife» uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
Benzer bu kararda… e, davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak...
Şirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · mutabakat · lehtar · taşıyıcı · cy/cy kaydı · ibraz · teslim
Benzer bu karardaŞirketi gösterilmesine rağmen...senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı,.. senedindeki bu «kaydın» «akreditif» mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki «teslim» şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında... «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
… e, davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5779 E. 2023/3931 K.
Ortak:akreditif · şirket zararı
İncelediğiniz karardaSerbest Bölge Şubesi'nde açtığı «akreditif» işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı «şirketi zarara» uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten «fatura» ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, «bankacılık işlemine» dayalı («akreditif») olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde «amir banka» olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının «tasdiksiz» olmadığı, «konişmentodaki» yazılı ürün «tanımının» «akreditife» uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava; «akreditif» sözleşmesinin ihlalinden kaynaklandığı iddia olunan davacı «şirket zararlarının» davalı bankadan tazmini ve tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14232 E. 2014/17134 K.
Ortak:akreditif · konişmento
İncelediğiniz karardaOysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının «tasdiksiz» olmadığı, «konişmentodaki» yazılı ürün «tanımının» «akreditife» uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
Serbest Bölge Şubesi'nde açtığı «akreditif» işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı «şirketi zarara» uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten «fatura» ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, «bankacılık işlemine» dayalı («akreditif») olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde «amir banka» olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaZira taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» düzenlendiği, taşımaya konu emtianın, «akreditifli» olarak satıldığı, CMR hamule senedi üzerinde alıcı olarak Sırbistan'daki akreditif bankasının gösterildiği, yine senet üzerinde akreditif numarasının yazılı bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen «konişmento» talimatında da banka teyidi olmadan «teslimat» yapılmamasının belirtildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesi gereken davalı «taşıyıcının», gerek CMR hamule senedinde gerekse de «konişmento» talimatında, «akreditifli» olarak satıldığı belirtilmesine rağmen taşınan emtianın doğrudan ihracaatçısına «teslim» edilmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir Her ne kadar mahkemece, akreditif bedelinin tahsili için istenen belgeler arasında taşınan malın ihracatçısına teslim edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı ve bu nedenle taşımaya konu malın doğrudan ihracatçısına tesliminin gerektiği, davalı taşıyıcının taşıdığı emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gözüken ihracaatçı şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği hususları davanın reddine gerekçe olarak gösterilmiş ise de davalı taşıyıcı akreditif ilişkisinin tarafı olmayıp davalı taşıyıcıya düşen yükümlülük, öncelikle «taşıma sözleşmesinin» gereklerini yerine getirmek ve akidi gönderenin talimatlarına uymaktır.
… , davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den ...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak Pantoviç Doo Şirketi gösterilmesine rağmen CMR senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı, CMR senedindeki bu «kaydın» akreditif mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki teslim şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında CMR «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · sözleşmenin ihlali · mutabakat · lehtar · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · tacir · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… , davacının dava dışı ... isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye'den ...'a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir «akreditif» işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına «teslim» edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif «lehtarı» davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya «ibraz» edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak Pantoviç Doo Şirketi gösterilmesine rağmen CMR senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı, CMR senedindeki bu «kaydın» akreditif mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların «mutabakatı» olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki teslim şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı «taşıyıcının» taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında CMR «taşıma senedinin» bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay …
Bu durumda, basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesi gereken davalı «taşıyıcının», gerek CMR hamule senedinde gerekse de «konişmento» talimatında, «akreditifli» olarak satıldığı belirtilmesine rağmen taşınan emtianın doğrudan ihracaatçısına «teslim» edilmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir Her ne kadar mahkemece, akreditif bedelinin tahsili için istenen belgeler arasında taşınan malın ihracatçısına teslim edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı ve bu nedenle taşımaya konu malın doğrudan ihracatçısına tesliminin gerektiği, davalı taşıyıcının taşıdığı emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gözüken ihracaatçı şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği hususları davanın reddine gerekçe olarak gösterilmiş ise de davalı taşıyıcı akreditif ilişkisinin tarafı olmayıp davalı taşıyıcıya düşen yükümlülük, öncelikle «taşıma sözleşmesinin» gereklerini yerine getirmek ve akidi gönderenin talimatlarına uymaktır.
Dava, uluslararası karayolu «taşıma sözleşmesinin ihlal» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, «taşıma sözleşmesine» aykırı davranan davalı «taşıyıcının» bu eyleminden doğan zararlardan sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8494 E. , 2015/5665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2013 tarih ve 2012/102-2013/281 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ithalatçı/alıcı amir konumunda davalı bankanın ... Serbest Bölge Şubesi aracılığıyla 34.673,00 USD'lik Butil Metakrilat, Butil Akrilat türü ürünlerin akreditif işlemini gerçekleştirdiğini, ancak bu akreditif işleminde satıcı/ihracatçı firma olan Çin menşeili ...Chemical Co. Ltd firmasının hukuka ve özelde akreditif hukukuna aykırı şekilde hatta sahteciliği açıkça belge metninden de belli olan birçok belgeyi davalı bankaya akreditif belgesi olarak sunduğunu, tüm bu olumsuz işlem ve belgelere karşın davalı bankanın eksik ve hatalı incelemesi sonucu bu belgelerin davalı tarafından uygun görülerek kabul edildiğini, ibraz konusu belgeler amir barka nezdinde uygun bulunduktan ve amire teslim edildikten sonra müvekkilin malları çektiğini, ancak malların uygunsuz olduğunu bu aşamada görüldüğünü, bankanın akreditif belgelerini uygun bularak işlem yapmasında ve satıcı/ihracatçı firmanın bu belgelere dayalı olarak bankadan ödeme almasında müvekkilinin davalı bankanın ihmal, özensizlik vs...
kusurlu davranışları sonucu zarara uğradığını ileri sürerek, akreditif işlemine konu 34.673 USD TL karşılığı 62.435,67 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline, dava masraf ve giderleri kapsamında 237,99 TL'nin de davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, evrak incelemesi dahil tüm işlemlerin banka tarafından akreditif kurallarına uygun yerine getirildiğini, proforma faturanın akreditif belgesi olmadığını ve davacının davada yer verdiği diğer konuların da akreditif ilişkisi içerisinde müvekkili bankaca hukuka uygun olarak karşılandığını, analiz gerekçe gösterilerek akreditif açan bankaya kusur yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın yurt dışından ithal edilecek mallara ilişkin ... Serbest Bölge Şubesi'nde açtığı akreditif işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı şirketi zarara uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten fatura ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 11.02.2014 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından HUMK'nın 433'üncü maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 25.02.2014 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir.01.03.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı'nda, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nın 432/4'üncü maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, bankacılık işlemine dayalı (akreditif) olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde amir banka olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davalı bankanın kusurlu olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının tasdiksiz olmadığı, konişmentodaki yazılı ürün tanımının akreditife uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.
Bu durumda, mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı vekilinin itirazını değerlendirmeye alan ve Yargıtay denetimine elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelememeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nın 432/4'üncü maddesi uyarınca reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/396547400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz