6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8494 E. 2015/5665 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amir banka akreditif denetime elverişli rapor bankacılık işlemi konişmento tanıma tasdik kararı şirket zararı denetime elverişlilik uyuşmazlık konusu içtihadı birleştirme kararı fatura eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 432HUMK 433

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın yurt dışından ithal edilecek mallara ilişkin ... Serbest Bölge Şubesi'nde açtığı akreditif işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı şirketi zarara uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten fatura ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 11.02.2014 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından HUMK'nın 433'üncü maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 25.02.2014 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir.01.03.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı'nda, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nın 432/4'üncü maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, bankacılık işlemine dayalı (akreditif) olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde amir banka olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davalı bankanın kusurlu olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının tasdiksiz olmadığı, konişmentodaki yazılı ürün tanımının akreditife uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.

Bu durumda, mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı vekilinin itirazını değerlendirmeye alan ve Yargıtay denetimine elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelememeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6914 E. 2016/3506 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5779 E. 2023/3931 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Rücuan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14232 E. 2014/17134 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/8494 E.  ,  2015/5665 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2013 tarih ve 2012/102-2013/281 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ithalatçı/alıcı amir konumunda davalı bankanın ... Serbest Bölge Şubesi aracılığıyla 34.673,00 USD'lik Butil Metakrilat, Butil Akrilat türü ürünlerin akreditif işlemini gerçekleştirdiğini, ancak bu akreditif işleminde satıcı/ihracatçı firma olan Çin menşeili ...Chemical Co. Ltd firmasının hukuka ve özelde akreditif hukukuna aykırı şekilde hatta sahteciliği açıkça belge metninden de belli olan birçok belgeyi davalı bankaya akreditif belgesi olarak sunduğunu, tüm bu olumsuz işlem ve belgelere karşın davalı bankanın eksik ve hatalı incelemesi sonucu bu belgelerin davalı tarafından uygun görülerek kabul edildiğini, ibraz konusu belgeler amir barka nezdinde uygun bulunduktan ve amire teslim edildikten sonra müvekkilin malları çektiğini, ancak malların uygunsuz olduğunu bu aşamada görüldüğünü, bankanın akreditif belgelerini uygun bularak işlem yapmasında ve satıcı/ihracatçı firmanın bu belgelere dayalı olarak bankadan ödeme almasında müvekkilinin davalı bankanın ihmal, özensizlik vs...

kusurlu davranışları sonucu zarara uğradığını ileri sürerek, akreditif işlemine konu 34.673 USD TL karşılığı 62.435,67 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline, dava masraf ve giderleri kapsamında 237,99 TL'nin de davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, evrak incelemesi dahil tüm işlemlerin banka tarafından akreditif kurallarına uygun yerine getirildiğini, proforma faturanın akreditif belgesi olmadığını ve davacının davada yer verdiği diğer konuların da akreditif ilişkisi içerisinde müvekkili bankaca hukuka uygun olarak karşılandığını, analiz gerekçe gösterilerek akreditif açan bankaya kusur yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın yurt dışından ithal edilecek mallara ilişkin ... Serbest Bölge Şubesi'nde açtığı akreditif işlemine ilişkin satıcı/ihracatçı Çin menşeili firmanın akreditif kurallarına, akreditif hukukuna ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlediği akreditif belgelerine dayalı olarak özen borcuna aykırı şekilde ve davacı şirketi zarara uğratan nitelikte akreditif ödemelerini serbest bıraktığı, oluşan hukuka aykırılıklar konusunda davacı şirkete rezerv mektubu dahi göndermeyerek onayını almadığı, satıcı yabancı firmanın davacı şirketten fatura ettiği dava konusu miktarı ödediği, davalı bankanın yapılan işlemlerde tamamen kusurlu görüldüğü gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 11.02.2014 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından HUMK'nın 433'üncü maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 25.02.2014 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir.01.03.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı'nda, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nın 432/4'üncü maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, bankacılık işlemine dayalı (akreditif) olarak davalı bankadan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, dava konusu akreditif işleminde amir banka olan davalı bankanın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davalı bankanın kusurlu olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı analiz sertifikasının tasdiksiz olmadığı, konişmentodaki yazılı ürün tanımının akreditife uygun olduğu yönünde sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlarda bulunulmasına rağmen mahkemece, itirazları karşılıyan ek rapor alınmadığı gibi, raporun yeterli görülme nedenleri de gerekçede yeterince açıklanmamıştır.

Bu durumda, mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı vekilinin itirazını değerlendirmeye alan ve Yargıtay denetimine elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelememeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nın 432/4'üncü maddesi uyarınca reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/396547400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.